|
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi
Başkanlığı)’ndan:
VERGİ USUL
KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SIRA NO: 517)
1. Amaç
ve Kapsam
Vergi sistemimizde re’sen, ikmalen ve idarece
yapılan vergi tarhiyatları ile kesilen vergi cezalarına ilişkin ihbarnamelerin
tebliğ edilmesini müteakip mükellefler sahip oldukları yasal hakları
çerçevesinde çeşitli mekanizmaları kullanabilmektedir. Bunlardan, uzlaşma
ve cezada indirim müesseseleri yargılama sürecine gerek kalmaksızın durumun
çözümlenmesini sağlayan idari mekanizmalar iken mükellefler bu tarhiyat ve
cezalara dava açmak suretiyle ihtilafın yargı birimlerince çözümlenmesi
yoluna da gidebilmektedir.
Söz konusu tarhiyat ve cezaların mükelleflerce
yargı denetimine götürülmesi Anayasal ve kanuni bir hak olup, verilecek
yargı kararına göre İdarece işlem yapılması da yine Anayasal ve kanuni bir
gerekliliktir. Bununla birlikte, vergi yargısında istinaf ve temyiz yolu
açık olan kararlar, bu kararlara karşı söz konusu kanun yollarının
taraflarca kullanılması hâlinde kesin olma mahiyetini taşımamakta,
yargılama süreci devam etmekte ve yargı mercilerince verilen kararlara göre
nihai hâlini almaktadır.
Bugün gelinen noktada, yargılama sürecinin
sonuçlanmasını beklemeksizin tarhiyat ve cezalara ilişkin uyuşmazlıkların
yargılama aşamasında da çözümlenmesini ve böylece İdare ile mükellefler
arasında tarhiyat ve cezalara ilişkin çözüm ve uyumu her aşamaya yaymayı
sağlayacak bir müesseseye ihtiyaç duyulmuştur.
Bu anlamda, İdare ile mükellefler arasında vergi ve
cezalara ilişkin olarak ortaya çıkan ihtilafların yargı aşamasında da
mükelleflerin tercihlerine bağlı olarak sonlandırılması, yargı mercilerinin
iş yüklerinin azaltılması ile uyuşmazlık konusu vergi ve cezaların müessese
kapsamında tahakkuku ve tahsilinin sağlanması amacıyla 7/12/2019 tarihli ve
30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi
ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 27 nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 379 uncu maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmek
suretiyle vergi sistemimizde “Kanun yolundan vazgeçme” müessesesi ihdas
edilmiştir.
Buna göre, özetle; vergi/ceza ihbarnamesine karşı
süresinde açılan davalarda mükelleflerin, istinaf veya temyiz başvuru
süresi içerisinde kanun yolundan vazgeçmeleri hâlinde, İdarece de
ihtilaflar sürdürülmeyecek, verilen yargı kararının niteliğine göre vergi
ve/veya cezalar indirimli olarak tahakkuk edecektir. Bu şekilde tahakkuk
eden vergilerin ve/veya cezaların vergiye ilişkin gecikme faiziyle
süresinde ödenmesi hâlinde ayrıca indirim uygulanacaktır.
Bu Tebliğde mezkûr 379 uncu maddeye ilişkin
açıklamalar yer almakta ve uygulamaya yönelik usul ve esaslar
belirlenmektedir.
2. Yasal
Düzenlemeler ve Dayanak
7194 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle 213 sayılı
Kanunun 379 uncu maddesi “Kanun yolundan vazgeçme:” başlığı altında
“Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi
mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare
mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı
üzerine verilen kararlar hariç);
1. Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen
vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı
cezasının %75’i,
2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan
veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı
cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının
%25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,
mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru
süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için
kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine
verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih
itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.
Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk
tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden
vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile
birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20
oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi
tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava
konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi
cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi
şarttır.
Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince
ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği
tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan
vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan
vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu
başvurular incelenmez.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı
cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi
ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek
tutarlara mahsup edilir.
Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan
vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri,
avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu
alacaklar için icra takibi yapılamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.” şeklinde düzenlenmiş olup,
ayrıca 7194 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle de 213 sayılı Kanunun 112 nci
maddesinin gecikme faizinin hesaplanmasıyla ilgili (3) numaralı fıkrasına
(b) bendinden sonra gelmek üzere “379 uncu madde kapsamında kanun yolundan
vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere,
kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme
ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar;” hükmünün yer aldığı
(c) bendi eklenmiştir.
3. Kanun
Yolundan Vazgeçme Kapsamındaki Kararlar
Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan
davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge
idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlar (Danıştayın bozma
kararı üzerine verilen kararlar hariç) kanun yolundan vazgeçme
kapsamındadır. Dolayısıyla bir yargı kararının kanun yolundan vazgeçme
kapsamında olması için;
1. Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan
dava sonucu verilen karar olması,
2. Vergi mahkemesince verilen karara karşı istinaf
veya bölge idare mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolunun açık
olması,
3. Kararın Danıştayın bozma kararı üzerine
verilmemiş olması
şartlarını birlikte taşıması gerekmektedir.
Bu itibarla, örneğin;
- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde dava
açılmaması nedeniyle davanın süre aşımı gerekçesiyle reddi yönünde verilen,
- Davanın ehliyet yönünden reddi şeklinde verilen,
- İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi
gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen,
- Vergi mahkemesince verilip istinaf yolu açık
olmayan kesin nitelikli,
- Bölge idare mahkemesince verilip temyiz yolu açık
olmayan kesin nitelikli,
- Danıştayın bozma kararı üzerine verilen,
- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı açılmamış olan
davalarda verilen,
- Beyanname verilmesi üzerine tahakkuk fişi esasına
göre yapılan tarhiyatlara açılan davalarda verilen,
- 213 sayılı Kanun kapsamında yapılan şikâyet
yoluyla müracaatın reddi üzerine açılan davalarda verilen,
- Ödeme emrinin tebliği, haciz gibi takip ve
tahsilat işlemlerine karşı açılan davalarda verilen
kararlar ile buna benzer kararlar kanun yolundan
vazgeçme müessesesi kapsamında değildir.
4. Kanun
Yolundan Vazgeçme Müessesesinden Yararlanmak İçin Şartlar
Kanun yolundan vazgeçme müessesesinden
yararlanabilmek için;
1. Bu müessese kapsamında olan yargı kararının
mahkemece mükellefe tebliği üzerine, mükellef için geçerli olan istinaf
veya temyiz başvuru süresi içerisinde, kanun yolundan vazgeçildiğine
ilişkin dilekçenin dava konusu edilen vergi/ceza ihbarnamesini düzenleyen
vergi dairesine verilmesi,
2. Kanun yolunun kullanılmasından vazgeçilen
kararın mükellefe tebliğ edildiği tarihi gösteren belge (mahkemeden alınan
belge, tebliğ tarihini gösteren tebligata ilişkin belge vs.) ile birlikte
verilen karar örneğinin bu dilekçeye eklenmesi,
3. Verilen dilekçede dava konusu vergi ve/veya
vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğinin beyan edilmesi
gerekmektedir.
Bu itibarla, başvuruların, mükellef için geçerli
olan istinaf ve temyiz süreleri içerisinde yapılması gerekmekte olup, bu
sürelerden sonra yapılan başvurular için 213 sayılı Kanunun 379 uncu
maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Yapılan
başvuruların taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya
verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi veya özel dağıtım şirketleri
tarafından getirilmesi hâlinde ise vergi dairesinin kayıtlarına intikal
ettiği tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınır.
Dava konusu edilen vergi ve/veya cezaların bir
kısmı için veya birden fazla ihbarnamenin tek davaya konu olması durumunda
ihbarnamelerin biri ya da bir kısmı için başvuru yapılmış olması hâlinde
söz konusu madde hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
Kanun yolundan vazgeçme başvurusu, mükellefin veya
vekilinin ya da temsilcisinin ad ve soyadları veya unvanları ile imzalı
olarak ve dava konusu vergi/ceza ihbarnamesini düzenleyen vergi dairesine
hitaben yazılan bu Tebliğ ekinde yer alan dilekçe (Ek-1) ile yapılır. Kanun
yolundan vazgeçilen her bir karar için ayrı ayrı dilekçe verilir.
5. Kanun
Yolundan Vazgeçme Durumunda Tahakkuk Edecek Vergi ve/veya Cezalar
Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde, tahakkuk
edecek vergi ve/veya cezaların hesaplanmasında istinaf veya temyiz yolu
kullanılmayan yargı kararı dikkate alınacaktır. Örneğin, vergi mahkemesince
verilen karara karşı bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda
bulunulmuş ve bunun üzerine bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu
açık olan karara karşı kanun yolundan vazgeçilmiş olması hâlinde,
kaldırılan ve/veya tasdik edilen vergi ve/veya ceza tutarı üzerinden
tahakkuk edecek vergi ve cezaların hesaplanmasında, vergi mahkemesince
verilen karar değil bölge idare mahkemesince verilen karar esas
alınacaktır.
Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde, istinaf veya
temyiz yolu kullanılmayan yargı kararına göre;
- Konusu sadece vergi olan davalarda, bu verginin
kaldırılması durumunda verginin %60’ı tahakkuk edecek, verginin kalan %40’ı
terkin edilecek, bu verginin tasdik edilmesi durumunda ise verginin tamamı
tahakkuk edecek,
- Vergi ve buna bağlı vergi ziyaı cezasının
kaldırılması durumunda, verginin %60’ı tahakkuk edecek, verginin kalan
%40’ı ve vergi ziyaı cezasının tamamı terkin edilecek,
- Vergi ve buna bağlı vergi ziyaı cezasının tasdik
edilmesi durumunda, verginin tamamı ve vergi ziyaı cezasının %75’i tahakkuk
edecek, vergi ziyaı cezasının kalan %25’i terkin edilecek,
- Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan
veya 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillere iştirak
nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük
cezalarının kaldırılması durumunda, bu cezaların %25’i tahakkuk edecek,
kalan %75’i terkin edilecek, bu kapsamdaki cezaların tasdik edilmesi
hâlinde ise cezaların %75’i tahakkuk edecek, kalan %25’i terkin
edilecektir.
Yargı mercilerince vergi ve/veya cezaların kısmen
tasdik edilmesi kısmen kaldırılması durumunda da vergi ve/veya cezalar,
tasdik edilen ve kaldırılan kısmına göre yukarıda yer verilen oranlarda
tahakkuk edeceğinden tahakkuk edecek kısımlar dışında kalan tutarlar terkin
edilecektir.
6. Vergi
Dairesince Yapılması Gereken İşlemler
Mükelleflerin kanun yolundan vazgeçmeye ilişkin
dilekçelerini vermeleri üzerine vergi dairesince dilekçe;
- Başvuruya ilişkin yargı kararının, kararın
mükellefe tebliğ edildiği tarihi gösteren belgeyle birlikte dilekçeye
eklenip eklenmediği,
- Başvuruya ilişkin yargı kararının kanun yolundan vazgeçme
kapsamında olup olmadığı,
- Başvurunun ilgisine göre 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 8 inci maddesi de dikkate alınarak istinaf veya
temyiz süresinde yapılıp yapılmadığı
yönlerinden incelenir.
Yapılan başvurunun gerekli şartları sağlaması
hâlinde başvuru tarihi itibarıyla vergi ve/veya cezalar 213 sayılı Kanunun
379 uncu maddesinde belirlenen oranlarda tahakkuk edeceğinden, buna ilişkin
tahakkuk fişi düzenlenir. Tahakkuk fişi ile ilgili olarak 213 sayılı Kanun
ve diğer mevzuat uyarınca vergi dairesince gerekli işlemler yapılır.
Tahakkuk tarihinden başlamak üzere 1 aylık ödeme süresi esas alınmak
suretiyle vade belirlenir. Kanun yolundan vazgeçilmesinden evvel mahkeme
kararına göre tahakkuk eden tutarlar var ise terkin edilir.
Kanun yolundan vazgeçme kapsamında verilen
dilekçeler, dilekçe ekinde verilmiş olan kararlar ve tebliğ tarihini
gösteren belgelerle birlikte 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinde yer
alan hükümlere ve söz konusu madde kapsamında İdarece de ihtilafın
sürdürülmeyeceğine ilişkin açıklamalara da yer verilmek suretiyle yazılacak
bu Tebliğin ekinde yer alan üst yazı örneğine (Ek-2) uygun olarak
hazırlanan yazıyla birlikte derhal ilgili yargı merciine gönderilir.
7. Ödeme
ve Süresinde Ödemeye Bağlı Olarak Yapılacak İndirim
Kanun yolundan vazgeçme kapsamında tahakkuk eden
tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Tahakkuk eden
tutarların vadesinde ödenmemesi kanun yolundan vazgeçilmediği anlamına
gelmeyecektir. Vadesinde ödenmeyen tutarlar için 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Tahakkuk eden vergilere 213 sayılı Kanunun 112 nci
maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca, kendi vergi
kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal
vade tarihinden kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarihe kadar gecikme faizi hesaplanır.
Kanun yolundan vazgeçme kapsamında tahakkuk eden
vergi ve cezaların %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bir ay
içinde tamamen ödenmesi şartıyla vergi ve ceza tutarından %20 oranında
indirim yapılır. Bu durumda, gecikme faizi verginin indirimden sonra kalan
%80’lik kısmı üzerinden hesaplanır. Ancak, mahkeme kararında tasdik
edilerek tahakkuk eden vergi tutarında bu indirim yapılmaz. Dolayısıyla,
vergide söz konusu indirim ancak, kanun yolundan vazgeçme kapsamındaki
kararda verginin kısmen ya da tamamen kaldırılan kısmı üzerinden tahakkuk
eden tutardan yapılabilir.
İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava
konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve vergi cezaları ile
gecikme faizinin birlikte ve tamamen (indirilen kısımları hariç) süresinde
ödenmesi şarttır. Bu itibarla, ödemenin süresinde yapılmaması veya ödenmesi
gereken gecikme faizi, vergi ve cezaların tamamı yerine bir kısmının
ödenmesi durumunda söz konusu indirimden yararlanılması mümkün
bulunmamaktadır.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve cezalar için 379
uncu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme
zammı da dâhil tutarlar, kanun yolundan vazgeçme kapsamında ödenecek
tutarlara mahsup edilir. Söz konusu mahsup işleminden dolayı iadesi gereken
bir tutar bulunması hâlinde ise 6183 sayılı Kanun kapsamında ret ve iade
işlemi yapılır.
8. Kanun
Yolundan Vazgeçmeye İlişkin Örnekler
Örnek 1: Mükellef (A) hakkında Katma Değer Vergisi (KDV)
2019/Eylül dönemine ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen
rapor uyarınca Ostim Vergi Dairesince 100.000 TL re’sen KDV tarh edilmiş,
100.000 TL vergi ziyaı cezası kesilmiş ve buna ilişkin vergi/ceza
ihbarnamesi tebliğ edilmiştir. Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde
vergi mahkemesinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi
mahkemesi tarafından istinaf yolu açık olmak üzere vergi ve cezanın
tamamının tasdik edilmesi yönünde karar verilmiştir. Buna ilişkin mahkeme
kararı; İdareye 25/9/2020’de, mükellefe ise 6/10/2020’de tebliğ edilmiştir.
Mükellefin 30 günlük istinaf süresi, kendisine
yapılan tebliğ tarihinden itibaren başlamaktadır. Bu durumda, 5/11/2020
tarihine kadar kanun yolundan vazgeçme kapsamında başvurunun yapılması
şartıyla mükellef 379 uncu madde hükmünden yararlanabilecektir.
Mükellef (A) 2/11/2020 tarihinde kanun yolundan
vazgeçme kapsamında Ostim Vergi Dairesine başvurmuştur. Bu durumda;
- 100.000 TL vergi tasdik edildiği için bu tutarın
tamamı ve
- Bu vergiye bağlı 100.000 TL vergi ziyaı cezası
tasdik edildiği için bu tutarın %75’i olan 75.000 TL
olmak üzere toplamda 175.000 TL (100.000 TL vergi +
75.000 TL vergi ziyaı cezası) tahakkuk edecek, 25.000 TL tutarındaki ceza
kısmı ise terkin edilecektir.
Mükellef, kanun yolundan vazgeçme dilekçesini
2/11/2020 tarihinde verdiğinden bu tarih tahakkuk tarihi olacaktır.
Tahakkuk eden tutarların maddeye göre 1 ay içinde ödenmesi gerektiğinden
son ödeme tarihi 2/12/2020 olacaktır.
213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre, KDV’nin
normal vade tarihi olan 26/10/2019 tarihinden kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin verildiği tarih olan 2/11/2020 tarihine kadar 100.000 TL
tutarındaki vergi üzerinden gecikme faizi hesaplanacaktır.
Mükellefin ödeme süresinin son günü olan 2/12/2020
tarihine kadar;
- Tahakkuk eden vergi tutarının tamamı olan 100.000
TL’yi,
- 100.000 TL vergi üzerinden hesaplanacak gecikme
faizini ve
- Tahakkuk eden ceza tutarının %80’i (75.000 * %80
= 60.000 TL) olan 60.000 TL’yi
birlikte ödemesi durumunda tahakkuk eden ceza
tutarının %20’si olan 15.000 TL ayrıca indirilecektir. Kanun yolundan
vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan
tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi dâhil tutarlar, kanun yolundan
vazgeçme kapsamında ödenecek tutarlara mahsup edilecektir.
Mükellefin vadesinde ödeme yapmaması, kanun
yolundan vazgeçilmediği anlamına gelmeyecektir. Bu durumda ödemeye bağlı
indirim imkânından yararlanılamayacak ve 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Örnek 2: Mükellef (B) hakkında KDV 2019/Eylül dönemine
ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen rapor uyarınca Bakırköy
Vergi Dairesince 100.000 TL re’sen KDV tarh edilmiş, 100.000 TL vergi ziyaı
cezası kesilmiş ve buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiştir.
Söz konusu ihbarnameye ilişkin İdare ile mükellef arasında 30/4/2020’de
yapılan tarhiyat sonrası uzlaşma görüşmesinde uzlaşma vaki olmamıştır.
Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde vergi
mahkemesinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi mahkemesi
tarafından istinaf yolu açık olmak üzere vergi ve cezanın tamamının
kaldırılması yönünde karar verilmiştir. Buna ilişkin mahkeme kararı
mükellefe 6/10/2020’de tebliğ edilmiştir. İdareye ise henüz tebligat yapılmamıştır.
Mükellefin 30 günlük istinaf süresi, kendisine
yapılan tebliğ tarihinden itibaren başladığından 5/11/2020 tarihine kadar
kanun yolundan vazgeçme kapsamında başvurunun yapılması şartıyla mükellef
379 uncu madde hükmünden yararlanabilecektir.
Mükellef 2/11/2020 tarihinde kanun yolundan
vazgeçme kapsamında Bakırköy Vergi Dairesine başvurmuştur. Bu durumda;
100.000 TL vergi kaldırıldığı için bu tutarın %60’ı olan 60.000 TL
tutarındaki vergi tahakkuk edecek, verginin kalan kısmı olan 40.000 TL ile
vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının tamamı (100.000 TL)
terkin edilecektir.
Mükellef, kanun yolundan vazgeçme dilekçesini
2/11/2020 tarihinde verdiğinden bu tarih tahakkuk tarihi olacaktır.
Tahakkuk eden tutarların maddeye göre 1 ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
Bu durumda son ödeme tarihi 2/12/2020 olacaktır.
213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre, KDV’nin
normal vade tarihi olan 26/10/2019 tarihinden kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin verildiği tarih olan 2/11/2020 tarihine kadar 60.000 TL tutarındaki
vergi üzerinden gecikme faizi hesaplanacaktır. Mükellefin ödeme süresinin
son günü olan 2/12/2020 tarihine kadar;
- Tahakkuk eden vergi tutarının %80’i (60.000 * %80
= 48.000 TL) olan 48.000 TL’yi ve
- 48.000 TL vergi üzerinden hesaplanacak gecikme
faizini
birlikte ödemesi durumunda tahakkuk eden tutarın
%20’si olan 12.000 TL vergi ayrıca indirilecektir. Bu durumda 48.000 TL
üzerinden gecikme faizi hesaplanacak olup, daha önce 60.000 TL üzerinden
hesaplanan gecikme faizinin ise buna göre düzeltilmesi icap etmektedir.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı
cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi
dâhil tutarlar, kanun yolundan vazgeçme kapsamında ödenecek tutarlara
mahsup edilecektir.
Mükellefin vadesinde ödeme yapmaması, kanun
yolundan vazgeçilmediği anlamına gelmeyecektir. Bu durumda ödemeye bağlı
indirim imkânından yararlanılamayacak ve 6183 sayılı Kanun hükümleri
uygulanacaktır.
Örnek 3: Mükellef (C) hakkında KDV 2019/Eylül dönemine
ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucu düzenlenen rapor uyarınca Erciyes
Vergi Dairesince 100.000 TL re’sen KDV tarh edilmiş, 100.000 TL vergi ziyaı
cezası kesilmiş ve buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiştir.
Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava
açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi mahkemesi tarafından istinaf
yolu açık olmak üzere verginin 50.000 TL ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı
cezasının 50.000 TL tutarındaki kısımlarının tasdik edilmesi, vergi ve
cezanın kalan kısımlarının ise kaldırılması yönünde karar verilmiştir. Buna
ilişkin mahkeme kararı; İdareye 25/9/2020 tarihinde, mükellefe ise
6/10/2020’de tebliğ edilmiştir.
Mükellefin 30 günlük istinaf süresi, kendisine
yapılan tebliğ tarihinden itibaren başladığından 5/11/2020 tarihine kadar
kanun yolundan vazgeçme kapsamında başvurunun yapılması şartıyla mükellef
379 uncu madde hükmünden yararlanabilecektir.
Mükellef 2/11/2020 tarihinde kanun yolundan
vazgeçme kapsamında Erciyes Vergi Dairesine başvurmuştur. Bu durumda;
- 50.000 TL vergi tasdik edildiği için bu tutarın
tamamı,
- 50.000 TL vergi kaldırıldığı için bu tutarın
%60’ı olan 30.000 TL ve
- Bu vergiye bağlı 50.000 TL vergi ziyaı cezası
tasdik edildiği için bu tutarın %75’i olan 37.500 TL
olmak üzere toplamda 117.500 TL (80.000 TL vergi +
37.500 TL vergi ziyaı cezası) tahakkuk edecek, kalan tutar olan 82.500 TL
(20.000 TL vergi + 62.500 TL vergi ziyaı cezası) terkin edilecektir.
Mükellef kanun yolundan vazgeçme dilekçesini
2/11/2020 tarihinde verdiğinden bu tarih tahakkuk tarihi olacaktır.
Tahakkuk eden tutarların maddeye göre 1 ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
Bu durumda son ödeme tarihi 2/12/2020 olacaktır.
213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre, KDV’nin
normal vade tarihi olan 26/10/2019 tarihinden kanun yolundan vazgeçme
dilekçesinin verildiği tarih olan 2/11/2020 tarihine kadar 80.000 TL
tutarındaki vergi üzerinden gecikme faizi hesaplanacaktır.
Mükellefin ödeme süresinin son günü olan 2/12/2020
tarihine kadar;
- Tasdik edilen vergi tutarının tamamı olan 50.000
TL’yi,
- Kaldırılan vergiye ilişkin tahakkuk eden 30.000
TL’nin %80’i (30.000 * %80 = 24.000 TL) olan 24.000 TL’yi,
- 74.000 TL (50.000 TL + 24.000 TL) vergi üzerinden
hesaplanacak gecikme faizini ve
- Tahakkuk eden ceza tutarının %80’i (37.500 * %80
= 30.000 TL) olan 30.000 TL’yi
birlikte ödemesi durumunda verginin kaldırılan
kısmına ilişkin tahakkuk eden tutarının % 20’si olan 6.000 TL ve cezanın
tahakkuk eden tutarının %20’si olan 7.500 TL (toplamda, 6.000 TL vergi +
7.500 TL vergi ziyaı cezası = 13.500 TL) ayrıca indirilecektir. Daha önce
80.000 TL üzerinden hesaplanan gecikme faizinin buna göre düzeltilmesi icap
etmektedir.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı
cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi
dâhil tutarlar, kanun yolundan vazgeçme kapsamında ödenecek tutarlara
mahsup edilecektir.
Mükellefin vadesinde ödeme yapmaması, kanun
yolundan vazgeçilmediği anlamına gelmeyecektir. Bu durumda ödemeye bağlı
indirim imkânından yararlanılamayacak ve 6183 sayılı Kanun hükümleri
uygulanacaktır.
Örnek 4: Mükellef (Ç) hakkında 2018 yılının Gelir Vergisi ve
Gelir Geçici Vergi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen rapor uyarınca
Kazım Karabekir Vergi Dairesince, 100.000 TL Gelir Vergisi tarh edilmiş,
buna bağlı olarak 300.000 TL vergi ziyaı cezası kesilmiş, ayrıca incelemeye
ilişkin rapor uyarınca Gelir Geçici Vergi yönünden 2018/9-12 dönemi Gelir
Geçici Vergi aslı aranmaksızın 60.000 TL vergi ziyaı cezası ve 100.000 TL
özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Mükellef bu ihbarnameye karşı süresinde
vergi mahkemesi nezdinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi
mahkemesi tarafından istinaf yolu açık olmak üzere; 100.000 TL tutarındaki
Gelir Vergisinin ve Gelir Vergisi üzerinden kesilen 300.000 TL vergi ziyaı
cezasının tümü tasdik edilmiş, aslı aranmayan Geçici Vergiye ilişkin vergi
ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının ise tümü kaldırılmıştır.
Mükellef, vergi mahkemesinin bu kararına göre vergi dairesince düzenlenen
ihbarnamenin kendisine tebliği üzerine 75.000 TL ödeme yapmıştır.
Bu karara karşı istinaf yolunun kullanılması sonucu
bölge idare mahkemesi temyiz yolu açık olmak üzere, vergi mahkemesinin
kararını, Gelir Vergisine bağlı kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı
hariç uygun bulmuş, Gelir Vergisine bağlı kesilen vergi ziyaı cezasının
200.000 TL tutarındaki kısmını kaldırmıştır.
Buna ilişkin bölge idare mahkemesi kararı mükellefe
6/10/2020’de tebliğ edilmiştir. İdareye ise henüz tebligat yapılmamıştır.
Mükellefin 30 günlük temyiz süresi, kendisine yapılan
tebliğ tarihinden itibaren başladığından 5/11/2020 tarihine kadar kanun
yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin verilmesi şartıyla mükellef söz
konusu 379 uncu madde hükmünden yararlanabilecektir.
Mükellef 2/11/2020 tarihinde kanun yolundan vazgeçme
kapsamında Kazım Karabekir Vergi Dairesine başvurmuştur. Kanun yolundan
vazgeçilmesi hâlinde, tahakkuk edecek vergi ve cezaların hesaplanmasında
temyiz yolu kullanılmayan yargı kararı dikkate alınacaktır. Bu itibarla
örneğe göre bölge idare mahkemesinin kararı esas alınacaktır. Bu durumda;
- 100.000 TL vergi tasdik edildiği için bu tutarın
tamamı,
- Bu vergiye bağlı 100.000 TL vergi ziyaı cezası
tasdik edildiği için bu tutarın %75’i olan 75.000 TL,
- 60.000 TL tutarında aslı dava konusu olmayan
geçici vergiye ilişkin vergi ziyaı cezası kaldırıldığı için bu tutarın
%25’i olan 15.000 TL ve
- 100.000 TL tutarında özel usulsüzlük cezası
kaldırıldığı için bu tutarın %25’i olan 25.000 TL
olmak üzere toplamda 215.000 TL (100.000 TL vergi +
90.000 TL vergi ziyaı cezası + 25.000 TL özel usulsüzlük cezası) tahakkuk
edecek, kalan tutar olan 345.000 TL (270.000 TL vergi ziyaı cezası + 75.000
TL özel usulsüzlük cezası) terkin edilecektir.
Mükellef kanun yolundan vazgeçme dilekçesini
2/11/2020 tarihinde verdiğinden bu tarih tahakkuk tarihi olacaktır.
Tahakkuk eden tutarların maddeye göre 1 ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
Bu durumda son ödeme tarihi 2/12/2020 olacaktır.
213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre, Gelir
Vergisinin birinci taksiti olan 50.000 TL için normal vade tarihi olan
31/3/2019 tarihinden ve ikinci taksiti olan 50.000 TL için ise normal vade
tarihi olan 31/7/2019 tarihinden kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin
verildiği tarih olan 2/11/2020 tarihine kadar gecikme faizi
hesaplanacaktır.
Mükellefin ödeme süresinin son günü olan 2/12/2020
tarihine kadar;
- Tasdik edilen vergi tutarının tamamı olan 100.000
TL’yi,
- 100.000 TL (50.000 TL + 50.000 TL) vergi
üzerinden hesaplanacak gecikme faizini,
- Gelir Vergisine ilişkin tahakkuk eden vergi ziyaı
cezası tutarının %80’i (75.000 * %80 = 60.000 TL) olan 60.000 TL’yi,
- Geçici Vergiye ilişkin tahakkuk eden vergi ziyaı
cezası tutarının %80’i (15.000 * %80 = 12.000 TL) olan 12.000 TL’yi ve
- Özel usulsüzlük cezasına ilişkin tahakkuk eden
ceza tutarının %80’i (25.000 * %80 = 20.000 TL) olan 20.000 TL’yi
birlikte ödemesi durumunda söz konusu cezaların %
20’si olan 23.000 TL (18.000 TL vergi ziyaı cezası + 5.000 TL özel
usulsüzlük cezası = 23.000 TL) ayrıca indirilecektir.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve cezalar için bu
maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı
da dâhil tutarlar kanun yolundan vazgeçme kapsamında ödenecek tutarlara
mahsup edileceğinden mükellefin, daha önce vergi mahkemesi kararına göre
düzenlenen ihbarnamenin kendisine tebliği üzerine ödediği 75.000 TL mahsup
sırasında dikkate alınacaktır.
Mükellefin vadesinde ödeme yapmaması, kanun
yolundan vazgeçilmediği anlamına gelmeyecektir. Bu durumda ödemeye bağlı
indirim imkânından yararlanılamayacak ve 6183 sayılı Kanun hükümleri
uygulanacaktır.
Örnek 5: Mükellef (D) hakkında 2018 yılının Gelir Vergisi
yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen rapor uyarınca Selçuk Vergi
Dairesince, 200.000 TL Gelir Vergisi tarh edilmiş ve buna bağlı olarak
200.000 TL vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Mükellef bu ihbarnameye karşı
vergi mahkemesi nezdinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda vergi
mahkemesi tarafından istinaf yolu açık olmak üzere davanın süre aşımı
yönünden reddine karar verilmiştir. Mükellef istinaf süresi içerisinde vergi
dairesine kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vermiştir.
Karara göre vergi/ceza ihbarnamesine süresinde dava
açılmamıştır. Söz konusu karar kanun yolundan vazgeçme kapsamında
olmadığından, mükellef bu müesseseden yararlanamayacaktır.
9. Diğer
Hususlar
İstinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya
ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve
fer’ileri karşılıklı olarak talep edilemeyecek ve bu alacaklar için icra
takibi yapılamayacaktır.
Bu Tebliğ ekinde yer alan dilekçelerin muhteviyatında
değişiklik yapmaya İdare yetkilidir.
10.
Yürürlük
Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
11.
Yürütme
Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı
yürütür.
Ekler için tıklayınız
|