|
TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİNE
YÖNELİK TERÖR TEHDİDİ VE HER TÜRLÜ GÜVENLİK
RİSKİNE KARŞI ULUSLARARASI
HUKUK ÇERÇEVESİNDE GEREKLİ HER TÜRLÜ TEDBİRİ
ALMAK, IRAK VE SURİYE’DEKİ TÜM
TERÖRİST ÖRGÜTLERDEN ÜLKEMİZE YÖNELEBİLECEK
SALDIRILARI BERTARAF ETMEK VE
KİTLESEL GÖÇ GİBİ DİĞER MUHTEMEL RİSKLERE
KARŞI ULUSAL GÜVENLİĞİMİZİN
İDAME ETTİRİLMESİNİ SAĞLAMAK İÇİN HUDUT, ŞÜMUL,
MİKTAR VE ZAMANI HÜKÜMETÇE
TAKDİR VE TAYİN OLUNACAK ŞEKİLDE, GEREKTİĞİNDE
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN YABANCI
ÜLKELERE GÖNDERİLMESİ, YABANCI SİLAHLI
KUVVETLERİN TÜRKİYE’DE BULUNMASI
VE BU KUVVETLERİN HÜKÜMETİN BELİRLEYECEĞİ
ESASLARA GÖRE KULLANILMASI İLE
HÜKÜMET TARAFINDAN BELİRLENECEK ESASLARA
GÖRE GEREKLİ DÜZENLEMELERİN
YAPILMASI İÇİN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN
02.10.2014 TARİHLİ VE 1071
SAYILI KARARIYLA HÜKÜMETE VERİLEN BİR YILLIK İZİN
SÜRESİNİN ANAYASA’NIN 92’NCİ
MADDESİ UYARINCA 02.10.2015 TARİHİNDEN
İTİBAREN BİR YIL DAHA UZATILMASINA
DAİR KARAR
Karar
No. 1098Karar
Tarihi: 03.09.2015
Türkiye’nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğimize dönük
risk ve tehditler artmaktadır. Irak’ın kuzey bölgesinde silahlı PKK terör
unsurları varlığını sürdürmektedir. Suriye ve Irak’ta diğer terör
unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları tehditte de önemli artış
gözlenmektedir.
Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2170 (2014) ve 2178
(2014) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve
bağımsızlığını teyit etmiş, bu ülkelerdeki terör faaliyetlerini kınamış,
DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler
üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
Kararı ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde
gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunmuştur.
Komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün, millî birliğinin ve
istikrarının korunmasına büyük önem atfeden Türkiye, terör gruplarının
Irak’taki mevcudiyetine ve bunun doğurduğu tehditlere karşı askerî, siyasi
ve diplomatik tedbir ve girişimlerini artırarak sürdürmek durumundadır.
Diğer taraftan, Suriye’de rejimin beşinci yılına giren şiddet
politikalarının, terör gruplarına desteğinin ve halkının etnik ve mezhepsel
farklılıklarını fiilî çatışmaya dönüştürme siyasetinin insani durum,
bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar bakımından yol açtığı risk ve
tehditler devam etmektedir.
Bu çerçevede, ilk olarak 2007 yılında kabul edilen ve altı defa
uzatılan Irak tezkeresi ile 2012 yılında kabul edilen ve bir defa uzatılan
Suriye tezkeresinin 2014 yılında tek bir metin hâlinde kabulünü zaruri hâle
getiren ve ulusal güvenliğimizi tehlikeye atabilecek her türlü risk, tehdit
ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız doğrultusunda
gerekli önlemlerin ulusal düzeyde tespit edilerek hayata geçirilmeye devam
olunması, bunun yanı sıra DEAŞ ve benzeri terör örgütleriyle mücadele
amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde Türkiye’nin de
iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi önem taşımaktadır.
Bu mülahazalar ışığında, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik
terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk
çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye’deki tüm
terörist örgütlerden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları
bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal
güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında
hasıl olabilecek gelişmeler istikametinde Türkiye’nin yüksek menfaatlerini
etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride
telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika
izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükûmetçe takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede
bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak
üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması, bu kuvvetlerin Hükûmetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile
risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve
bunlara imkân sağlayacak düzenlemelerin Hükûmet
tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 2/10/2014 tarihli ve
1071 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile Hükûmete
verilen bir yıllık izin süresinin, aynı kararda belirlenen ilke ve esaslar
dâhilinde, 2/10/2015 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması, Anayasanın
92’nci maddesi uyarınca Genel Kurulun 03.09.2015 tarihli 9’uncu Birleşiminde
kabul edilmiştir.
|