|
Ekonomi Bakanlığından:
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO:
2015/19)
Dayanak
ve başvuru
MADDE 1
‒ (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989
tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun,
20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve
30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik)oluşan ithalatta haksız rekabetin
önlenmesi hakkında mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan damping ve
sübvansiyon soruşturması başvurusu ile bu başvuruya ilişkin olarak söz
konusu mevzuat kapsamında yapılan değerlendirmenin sonuçlarını
içermektedir.
(2) Sardoğan Endüstri ve Ticaret tarafından yapılan
başvuruda Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli “demir (dökme demir hariç) ve
çelikten dikişsiz çekme borular” maddesinin Türkiye’ye dampingli ve
sübvansiyonlu fiyatlarla ihraç edildiği ve bu durumun yerli üretim dalında
zarara neden olduğu iddiasıyla anılan ülke menşeli söz konusu madde
ithalatına karşı önlem alınması talep edilmektedir.
Başvuru
konusu ürün
MADDE 2
‒ (1) Başvuru konusu ürün,
7304 gümrük tarife pozisyonu altında yer alan ve tam listesi Ek’te verilen
“demir (dökme demir hariç) ve çelikten dikişsiz çekme borular”dır.
(2)Bahse
konu gümrük tarife istatistik pozisyonları, bilgi amaçlı verilmiş olup
bağlayıcı mahiyette değildir.
(3) Başvuru konusu ürünün Türk Gümrük Tarife
Cetvelinde yer alan tarife pozisyonunda ve/veya eşya tanımında yapılacak
değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel getirmez.
Başvurunun
temsil niteliği
MADDE 3
‒ (1) Başvuru aşamasında
sunulan delillerden, başvurunun Yönetmeliğin 20 nci maddesi çerçevesinde
yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu anlaşılmıştır.
Damping
iddiası
MADDE 4
‒ (1) ÇHC’nin piyasa
ekonomisi uygulamayan bir ülke olarak değerlendirilmesi nedeniyle, normal
değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde
şikâyetçi yerli üreticinin maliyetlerinden yola çıkılarak oluşturulmuş
normal değer belirlenmiştir. Bu bağlamda, yerli üretim dalının fiili üretim
maliyeti, satış, genel, idari giderleri ile finansman giderleri esas
alınarak hesaplanan yerli üretim dalının birim ticari maliyetine makul kâr
marjı eklenerek normal değer oluşturulmuş ve bulunan değerin fabrika çıkış
aşamasında olduğu kabul edilmiştir.
(2) Şikâyet konusu ülkeden, Türkiye’ye
gerçekleştirilen satışların ihraç fiyatının belirlenmesinde, şikâyet konusu
ürünün normal değerinin hesaplamasında kullanılan döneme ilişkin Türkiye
İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerinden elde edilen ticarete en çok konu
olan gümrük tarife istatistik pozisyonunun ağırlıklı ortalama birim FOB
ihraç fiyatı esas alınmıştır. Söz konusu fiyatın fabrika çıkış aşamasında
olduğu kabul edilmiştir.
(3) Normal değer ile Türkiye’ye ihraç fiyatlarının
mümkün olduğu ölçüde aynı ticari aşamada (fabrika çıkış aşaması)
karşılaştırılması yoluyla şikayet konusu ürün için hesaplanan damping
marjının, şikayete konu ülke için ihmal edilebilir oranın üzerinde olduğu
görülmüştür.
Sübvansiyon
iddiası
MADDE 5 –
(1) Yapılan başvuru ile ÇHC’de
yerleşik üretici/ihracatçıların ÇHC merkezi ve yerel idareleri tarafından
verilen çok sayıda sübvansiyondan yararlandığı iddia edilmiştir. Şikayete
konu olan sübvansiyon programları şunlardır:
(i) dikişsiz boru üreticilerine yönelik politikalar
kapsamında verilen krediler,
(ii) dikişsiz boru üreticilerine yönelik
politikalar kapsamında verilen ihracat kredileri,
(iii) devlet tarafından bazı firmaların
borçlarının, kredilerinin ya da faizlerinin affı,
(iv) çelik kütüklerin makul olandan daha düşük bir
bedelle temin edilmesi,
(v) elektriğin makul olandan daha düşük bir bedelle
temin edilmesi,
(vi) desteklenen endüstrilerde ithal ekipman
kullanan yabancı yatırımların ve belirli yerel işletmelerin ithalat
vergileri ve KDV’den muaf tutulması.
(2) Başvuruda, yukarıda sayılan programların,
programlardan yararlanan üretici/ihracatçılar için fayda doğuran mali bir
katkı teşkil etmesi nedeniyle sübvansiyon olarak değerlendirilmesi
gerektiği ifade edilmekte, programların bir kısmının ihracat performansına
dayalı olması ve bazılarının da bölgesel nitelik taşıması nedeniyle de
özgül ve önlem alınabilir sübvansiyonlar olduğu öne sürülmektedir.
(3) Yapılan ilk incelemelerde, başvuruda değinilen
programlara dayanak teşkil eden ÇHC mevzuatının halen yürürlükte olduğu
anlaşılmıştır.
Zarar ve
nedensellik iddiası
MADDE 6
‒ (1) ÇHC menşeli şikayet
konusu ithalat, 2012-2014 döneminde mutlak ve nispi olarak artmıştır.
Dolayısıyla, bahse konu ithalatın Türkiye piyasasındaki pazar payı da aynı
dönemde ciddi oranda artış göstermiştir.
(2) ÇHC menşeli ithalatın YÜD’ün fiyatlarını
2012-2014 yılları arasında ciddi oranlarda kırdığı ve baskı altında tuttuğu
tespit edilmiştir.
(3) Yerli üretim dalı, şikayet konusu ürün
üretimini 2012-2014 döneminde artırmış olmasına rağmen, üretimdeki artışı
yaşanan fiyat baskısı nedeniyle iç piyasa satışlarına yansıtamamış, şikayet
konusu üründen kâr elde edememiş ve nakit kaybetmiştir. Bahse konu dönemde
yaşanan fiyat baskısı ve kârlılıkta görülen olumsuz durum nedeniyle yeterli
kapasite olmasına rağmen yerli üretim dalı üretimini istenilen seviyelere
yükseltememiş ve atıl kapasite sorunu yaşamıştır.
(4) Başvuru aşamasında sunulan deliller ve ithalata
ilişkin resmî istatistikler esas alınarak yapılan tespitler ışığında,
dampingli ve sübvansiyonlu olduğu iddia edilen ithalatın yerli üretim
dalının ekonomik göstergelerinde zarara yol açtığı değerlendirilmiştir.
Karar ve
işlemler
MADDE 7
‒ (1) Yapılan inceleme
sonucunda; başvurunun yeterli bilgi, belge ve delilleri içerdiği anlaşıldığından,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, ÇHC menşeli söz konusu
madde için, Yönetmeliğin 20 nci maddesi çerçevesinde damping ve sübvansiyon
soruşturmaları açılmasına karar verilmiştir.
(2) Soruşturmalar, Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel
Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülecektir.
Piyasa
ekonomisinin uygulandığı üçüncü ülkenin seçimi
MADDE 8
‒ (1) ÇHC’de soruşturmaya
tabi üretici veya üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve
satışında Yönetmeliğin Ek 1 inci maddesindeki ölçütler çerçevesinde piyasa
ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu bu Tebliğin 10 uncu maddesinde
belirtilen süreler içinde yeterli deliller ile ispat etmesi durumunda bu
üretici veya üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci
maddesi, aksi takdirde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümlerinin tatbiki halinde adı geçen ülke için
piyasa ekonomisi uygulayan emsal ülke olarak Türkiye’nin seçilmesi
öngörülmektedir.
Soru
formları ve bilgilerin toplanması
MADDE 9
‒ (1) Soruşturmaların
açılmasını müteakip, başvuruda belirtilen ve Bakanlıkça tespit edilen soruşturmaya
konu ürünün ithalatçılarına, soruşturma konusu ülkede yerleşik bilinen
üretici/ihracatçılarına ve ÇHC Ankara Büyükelçiliğine soruşturmaların
açılışına ilişkin bildirimde bulunulacaktır.
(2) Bildirimde, soruşturmaların açılış Tebliğine,
başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nasıl erişileceği
hususunda bilgi verilecektir.
(3) Bakanlıkça tespit edilememesi nedeniyle
bildirim gönderilemeyen veya kendilerine bildirim ulaşmayan diğer ilgili
tarafların soru formuna Ekonomi Bakanlığına ait internet sayfasındaki
ilgili bölümden erişmeleri mümkün bulunmaktadır.
(4) Soruşturmalara ilişkin yazılı ve sözlü
iletişimler Türkçe yapılacaktır. İlgili tarafların soru formuna ilişkin
yanıtlarını ve bu yanıtlar dışında kalan tüm bilgi, belge, görüş ve
taleplerini yazılı olarak Türkçe sunmaları gerekmektedir.
(5) İlgili taraflar, soru formunda istenilen
bilgiler haricinde, soruşturmalarla ilgili olduğu düşünülen diğer bilgi,
belge ve görüşlerini, destekleyici deliller ile birlikte Genel Müdürlüğe 10
uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde sunabilirler.
(6) Soruşturmaların sonucundan
etkilenebileceklerini iddia eden, ancak birinci ve üçüncü fıkralar
kapsamına girmeyen diğer ilgili taraflar (ürünü girdi olarak kullanan
işletmeler, bunların meslek kuruluşları, tüketici dernekleri, üretim
dalındaki işçi veya işveren sendikaları gibi) görüşlerini Genel Müdürlüğe
10 uncu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde sunabilirler.
(7) Sunumlarda ilgili tarafların isim ve unvanı,
adres bilgileri, elektronik posta adresi, telefon ve faks numaraları yazılı
olarak belirtilir.
(8) Soruşturmalar süresince Yönetmeliğin 22 nci
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları çerçevesinde gizlilik kaydıyla
verilen her tür bilgi, belge ve görüşün gizli olmayan bir özeti sunulur.
Gizli olmayan özet, esas bilginin makul ölçüde anlaşılmasına olanak
sağlayacak ayrıntıda olur. İlgili taraflar, istisnai hallerde bu bilgilerin
özetlenemeyecek nitelikte olduklarını belirtebilirler. Bu gibi istisnai
durumlarda, bilgilerin özetlenemeyecek nitelikte olmasının nedenlerinin
belirtilmesi gerekir.
Süreler
MADDE 10
‒(1) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen
bildirimin gönderildiği bütün ilgili taraflar için soru formunu
cevaplandırma süresi, soruşturmaların açılışına ilişkin bildirimin
gönderildiği tarihten itibaren posta süresi dâhil 37 gündür.
(2) 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
bildirimin gönderilmediği bütün ilgili taraflar, soruşturma ile ilgili
görüşlerini ve soru formuna ilişkin cevaplarını bu Tebliğin yayımı
tarihinden itibaren başlayacak 37 günlük süre içerisinde sunabilirler.
(3) Soruşturmaların sonucundan
etkilenebileceklerini iddia eden 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamına
giren diğer ilgili taraflar, soruşturmalar ile ilgili görüşlerini bu
Tebliğin yayımı tarihinden itibaren soruşturmaların akışını etkilemeyecek
şekilde soruşturma süreci içerisinde sunabilirler.
İşbirliğine
gelinmemesi
MADDE 11
‒ (1) Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi hükmü çerçevesinde, ilgili taraflardan birinin verilen süreler
dâhilinde ve istenilen biçimde gerekli bilgi ve belgeleri sağlamaması ya da
bu bilgi ve belgelere erişimi reddetmesi veya soruşturmaları engellediğinin
anlaşılması veya yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu
taraf işbirliğine gelmemiş sayılır. Bu gibi hallerde soruşturma
kapsamındaki geçici veya nihai belirlemeler, olumlu ya da olumsuz, mevcut
verilere göre yapılabilir.
(2) İlgili tarafların işbirliğine gelmemesi veya
kısmen işbirliğine gelmesi halinde bahse konu taraf için soruşturmaların
sonucu işbirliğine gelinmesine nazaran daha az avantajlı olabilir.
Geçici
önlem alınması ve önlemlerin geriye dönük uygulanması
MADDE 12
‒ (1) Kararın ilgili
hükümleri uyarınca, soruşturmalar süresince geçici önlem uygulanması kararlaştırılabilir
ve kesin önlem geriye dönük olarak uygulanabilir.
(2) Önlemlerin uygulanmasında başlamış işlem
kavramı ve istisnası bulunmamaktadır.
Yetkili
merci ve adresi
MADDE 13
‒ (1) Soruşturmalarla ilgili
bilgi, belge ve görüşlerin aşağıda belirtilen yetkili mercie yazılı olarak
iletilmesi gerekmektedir:
T.C. Ekonomi Bakanlığı
İthalat Genel Müdürlüğü
Damping ve Sübvansiyon Araştırma Dairesi
İnönü Bulvarı No: 36, Emek/ANKARA
Faks: +90-312-204 86 33
E-posta: dms243@ekonomi.gov.tr
Soruşturmaların
başlangıç tarihi
MADDE 14
‒ (1) Soruşturmalar, bu Tebliğin yayımı
tarihinde başlamış kabul edilir.
Yürürlük
MADDE 15
‒ (1) Bu Tebliğ yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE
16‒ (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
Eki için tıklayınız
|