|
Danıştay Onuncu Daire Başkanlığından:
EsasNo: 2009/374
Karar No: 2013/8792
Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı
Davacı: Mehmet Vural
Vekili:Av. Orkun Ağaoğlu
Menekşe
1 Sk. 13/9-13 Kızılay/ANKARA
Davalı: Ankara
Valiliği/ANKARA
İstemin Özeti: Ankara İli, Mamak İlçesi, Ekin
Mahallesi, 37752 ada 6 parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın
120m² lik kısmının fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 667,00 TL
tutarlı ecrimisil ihbarnamesinin iptaline karar veren Ankara 9. İdare
Mahkemesi'nin 2.7.2007 tarih ve E:2004/2587, K:2007/963 sayılı kararına
yapılan itiraz üzerine anılan kararın bozularak davanın reddi yolunda
verilen Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 6.3.2008 tarih ve E:2008/1139,
K:2008/1638 sayılı kararının ve karar düzeltme isteminin reddine dair
25.6.2008 tarih ve E:2008/3021, K:2008/4192 sayılı kararının, Danıştay
Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
51.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Ahmet Faruk Özer
Düşüncesi: Davacının, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin getirdiği imkan çerçevesinde yapı bedeli ödeninceye kadar bu
yapıları kullanma hakkı bulunduğundan, yapı bedeli ödenmedikçe davacının
fuzuli şagil sayılması mümkün değildir.
Bu nedenle; yapılan parselasyon planı sonucu
davacının hissesine karşılık başka yerden hisse verildiği ve davacının
Hazineye ait taşınmaz üzerinde fuzuli şagil konumuna geldiği gerekçesiyle
davanın reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararının ve itiraz üzerine
verilen karar düzeltme isteminin reddine dair kararın, 2577 sayılı Kanun'un
51.maddesine göre kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili
olmamak üzere bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu
Dairesince gereği görüşüldü:
Ankara
İli, Mamak İlçesi, Ekin Mahallesi, 37752 ada 6 parsel sayılı mülkiyeti
Hazineye ait taşınmazın 120m² lik kısmının fuzulen işgal edildiğinden
bahisle düzenlenen 667,00 TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesinin iptali
istemiyle dava açılmıştır.
Ankara
Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare
Mahkemesi kararı bozularak, yapılan parselasyon planı sonucu davacının
hissesine karşılık başka yerden hisse verildiği ve davacının Hazineye ait
taşınmaz üzerinde fuzuli şagil konumuna geldiği gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiştir.
Anılan
karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu, Ankara Bölge İdare
Mahkemesinin 25.6.2008 tarih ve E:2008/3021, K:2008/4192 sayılı kararıyla
reddedilmiştir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.maddesinde, bölge idare
mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk
derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş
bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir
sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya
kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği,
temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına
bozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya
Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı ve bozma kararının bir
örneğinin ilgili bakanlığa gönderilip,Resmi
Gazete'de yayımlanacağı kuralına yer verilmiştir.
Danıştay
Başsavcılığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca, yapı bedeli
ödeninceye kadar davacının bu yapıları kullanma hakkı bulunduğu
gerekçesiyle mahkeme kararını kanun yararına temyiz etmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinin 1. fıkrasında,
Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz
malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden
ecrimisil isteneceği, son fıkrasında da, işgal edilen taşınmaz malın,
idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün
içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Yasanın 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca
çıkartılan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Devlete Ait Taşınmaz Mal
Satış Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve
Tahliye Yönetmeliğinin, Tanımlar başlıklı 2. maddesinde, ecrimisil: Bir
malın, sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara
uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya
her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle şagil tarafından
ödenen veya idarece talep edilen tazminat; fuzuli şagil ise, kusuru
aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibinin de rızası veya muvafakatı
bulunmayan bir malın zilyetliğini eline geçiren, elinde tutan veya her ne
şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufta bulunan kimseler olarak
tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 78. maddesinde,
Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki
taşınmaz malların milli emlak servislerince bir program dahilinde
fiili durumları mahallinde tespit edilerek, tespitten önceki sürelere ait
işgal ve tasarruf sebebi ile ecrimisil tespit, takip ve tahsilatı
yapılacağı, sonraki sürelere ait fuzuli işgal ve tasarrufun devamına meydan
verilmeden denetim ve idare altına alınacağı açık bir şekilde kurala bağlanmıştır.
3194
sayılı İmar Kanunu'nun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18.
maddesinin 1. fıkrasında, " İmar hududu içinde bulunan binalı veya
binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı
aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile,
kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,
bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil,
hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve
re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen
yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler
valilikçe kullanılır. " hükmü yer almaktadır.
Aynı maddenin 9. fıkrasında düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre
muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapının ancak bir imar parseli içinde
bırakılabileceği, tamamının veya bir kısımının plan ve mevzuat hükümlerine
göre muhafazası mümkün görülemeyen yapıların ise, birden fazla imar
parseline de rastlayabileceği, hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde
kalan yapıların bedellerinin, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine
ödenmediği ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmediği veya şüyuu
giderilmediği müddetçe bu yapıların eski sahipleri tarafından
kullanılmasına devam olunacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava
dosyasının incelenmesinden; davacının, Ankara İli, Mamak İlçesi, Ekin
Mahallesinde ve kadastronun 3040 ada 2 no'lu parselinde bulunan taşınmazın
kendi hissesine isabet eden kısmına 1974 yılında üç katlı betonarme bina ve
kömürlük inşa ettiği,Mamak Belediyesince 1994
yılında yapılan imar uygulaması sonucu davacıya imarın 37751 ada 4 no'lu
parselini teşkil eden 897 m²'lik taşınmazın 276 m²'lik kısmının verildiği,
imar uygulaması sonucu davacı tarafından üzerine bina ve kömürlük inşaa
edilen taşınmazın Hazine adına tescil edildiği, ancak bahsi geçen yapılar
nedeniyle davacı adına ecrimisil ihbarnamesi tanzim ve tebliğ edildiği
anlaşılmaktadır.
2886
sayılı Yasanın 75. maddesine göre, fuzuli şagilden ecrimisil istenebilmesi
için Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan
taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişiler tarafından herhangi bir hukuki
ilişki olmaksızın işgal edilmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, imar uygulaması öncesinde kendisine
ait taşınmaz üzerinde inşa ettiği bina ve müştemilatın maliki olması
karşısında, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon
işlemiyle meydana gelen yeni hukuki duruma göre Hazine adına tescil edilen
taşınmaz üzerinde kalan yapılardan dolayı 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi
hükmü kapsamında işgalci sayılmasına olanak bulunmadığından, fuzuli şagil
kabul edilerek ecrimisil istenilmesinde hukuka uygunluk görülmemektedir.
Öte
yandan, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, bir yapının üzerinde
bulunduğu yerin, malikinden başkalarına bırakılması suretiyle oluşturulan
hisseli imar parselleri üzerindeki yapıların bedelleri, ilgili parsel
sahiplerince, yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma
yapılmadığı sürece eski sahiplerine yapı bedeli ödeninceye kadar kullanma imkanı sağlanmıştır. Anılan düzenleme ile yasakoyucu,
imar parselinin yeni maliklerinin imar düzenlemesinden doğan haklarının
kullanılabilmesini, parsel üzerindeki yapı bedelinin bu yapının sahibine
ödenmesi koşulunun gerçekleştirilmesine bağlamıştır. Bu bağlamda, 3194
sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapı bedeli ödeninceye kadar davacının
bu yapıları kullanma hakkı bulunduğundan, bu kullanımdan dolayı fuzuli
şagil sayılması mümkün değildir.
Bu durumda, davacının fuzuli şagil olduğu kabul edilerek adına
düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık, davayı reddeden Bölge
İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, mahkeme
kararının kanun yararına bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan kanun
yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge İdare Mahkemesinin
6.3.2008 tarih ve E:2008/1139, K:2008/1638 sayılı kararının ve karar
düzeltme isteminin reddine dair 25.6.2008 tarih ve E:2008/3021, K:2008/4192
sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.maddesi
uyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına
bozulmasına, kararın bir örneğinin Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine
ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 9/12/2013
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|