|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2013/53
Karar Sayısı: 2013/81
Karar Günü: 18.6.2013
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: İstanbul 4. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 18.5.2004 günlü, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği Kanunu’nun 77. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 9.
maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline
karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Davacı şirketin aidat borcunun 5174 sayılı Kanun’un
77. maddesi gereğince tahsili ve icra takibinin yapılması ile mazbata
tanzimi hususunda İstanbul Ticaret Borsası Genel Sekreterliğinin yetkili
kılınmasına dair İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulunun kararı ile
aidat borcunun tahsiline ilişkin mazbatanın icra dairesine tevdiine ilişkin
işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya
aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“…
Davacı ... UN SANAYİ VE TİC.LTD.ŞTİ. tarafından
İSTANBUL TİCARET BORSASI’na karşı açılan davada işin gereği düşünüldü.
Dava, aralarında davacı şirketin de bulunduğu
firmaların aidat-kaydiye borçlarının 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 77 nci maddesi gereğince ve 6183
sayılı Kanun uyarınca mezkur firmalardan gecikme zammı ile birlikte tahsili
için icra takibatı yapılması ile bu kapsamda mazbata tanzimi hususunda
İstanbul Ticaret Borsası Genel Sekterliği’nin yetkili kılınmasına dair
İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu’nun 12/3/2009 tarihli ve 3 sayılı
kararı ile davacı şirkete atfedilen ve 200,00 TL aidat-kaydiye ücretinden
kaynaklanan borcun tahsiline ilişkin İstanbul Ticaret Borsası Yönetim
Kurulu’nun (5174 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi uyarınca) ilâm niteliğinde
olan 12/3/2009 tarihli ve 3 sayılı kararının infazı için düzenlenen
01/11/2011 tarihli ve 15933 sayılı mazbatanın İstanbul İcra Dairesi’ne
tevdiine ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın Yargı yetkisi’ başlıklı 9 uncu
maddesinde, “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır.” hükmü yer almıştır.
Bununla birlikte, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun dava konusu işlemlerde
belirtilen ve dava konusu işlemlere dayanak alınan 77 nci maddesinin 2 nci
fıkrasında, “Kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun
hasılatından alınacak oda payları ve Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti
ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline
ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm
hükmünde olup, icra dairelerince yerine getirilir.” kuralı yer almıştır.
5174 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 77 nci
maddesinin 2 nci fıkrasındaki kural ile, mahkeme değil, kamu tüzel
kişiliğine sahip bir kamu kurumu olan davalı borsanın yönetim kuruluna,
ancak yargı yetkisinin kullanılması neticesinde ortaya çıkan ve bir davanın
mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi belge olarak tanımlanabilecek
‘ilâm’ hükmünde, niteliğinde veya kuvvetinde karar verme yetkisinin
tanınmasının, davalı idarenin yönetim kuruluna ‘yargı yetkisi’ kullanma
veya bahşetme anlamına geldiği ve ancak Anayasa’nın yukarıda metni yazılı 9
uncu maddesine göre, yargı yetkisi yalnızca mahkemelerce
kullanılabileceğinden, söz konusu kuralın Anayasa’nın 9 uncu maddesine
aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan sebeple, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 77 nci maddesinin 2 nci
fıkrasında yer alan, “Kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun
hasılatından alınacak oda payları ve Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti
ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline
ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm
hükmünde olup, icra dairelerince yerine getirilir.” kuralının Anayasa’nın 9
uncu maddesine aykırı olduğu kanısıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına,
Anayasa’nın 152 inci maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40 ncı maddesi uyarınca, 24/04/2013
tarihinde karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5174 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren
77. maddesi şöyledir:
“Süresinde ödenmeyen kayıt ücretleri, yıllık aidat,
munzam aidat, navlun hâsılatından alınacak oda payları, borsa tescil ücreti
ve Birlik aidatına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun uyarınca günlük gecikme zammı tahakkuk ettirilir.
Kayıt
ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun hasılatından
alınacak oda payları ve Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti ve bunlara
ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline ilişkin
olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm
hükmünde olup, icra dairelerince yerine getirilir.
Kayıt
ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun hasılatından alınacak oda
payları ve Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti ve bunlara ait kesinleşen
gecikme zamları ile para cezalarının tahsil zamanaşımı süresi beş yıldır..”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 9.
maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü
hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan
ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM,
Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz
AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ’un katılımlarıyla 22.5.2013 günü yapılan ilk
inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa’nın 152. ve
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda
uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya
aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının
ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin
Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen
kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde
veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak
nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz
yoluna başvuran Mahkeme, 5174 sayılı Kanun’un 77. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan “Kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam
aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve
Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti ve bunlara ait kesinleşen gecikme
zamları ile para cezalarının tahsiline ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik
Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm hükmünde olup, icra dairelerince
yerine getirilir.”
hükmünün iptalini istemiştir.
Bakılmakta
olan dava, davacı şirketin yıllık aidat borcu ile bu borca ilişkin gecikme
zammının ödenmemesinden dolayı 5174 sayılı Kanun’un 77. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan yıllık aidata ilişkin tesis edilen idari işleme
ilişkindir. Davacı şirkete ait kayıt ücreti, navlun hasılatı,
Birlik aidatı, borsa tescil ücretine ilişkin herhangi bir idari işlem
bulunmadığı gibi bu konular hakkında açılmış bir dava da bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 5174 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (2) numaralı fıkrasında
yer alan “…yıllık aidat…” ve yıllık
aidat yönünden “…gecikme zamları…” ibareleri dışında kalan
bölüm davada uygulanacak kural değildir.
Bu
nedenlerle, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu’nun;
A- 77.
maddesinin ikinci fıkrasının “…yıllık
aidat…” ve “…gecikme zamları…”
ibareleri dışında kalan bölümünün, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin
bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu bölüme ilişkin
başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B- 77.
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…yıllık
aidat…” ibaresi ile yıllık aidat yönünden “…gecikme zamları…” ibaresi yönünden esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Raportör
Erhan TUTAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu
yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer
yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kamu tüzel kişiliğine sahip bir
kamu kurumu olan davalı Borsa Yönetim Kuruluna, ancak yargı yetkisinin
kullanılması neticesinde ortaya çıkan ve bir davanın mahkemece nasıl hükme
bağlandığını gösteren resmi belge olarak tanımlanan ilam hükmü ve
niteliğinde karar verme yetkisinin tanınmasının yargı yetkisi kullanma ve
bahşetme anlamına geldiği belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 9. maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural, odalar, borsalar
ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yönetim kurullarınca alınan yıllık
aidat ve yıllık aidata ilişkin gecikme zamları ile ilgili kararların ilâm
hükmünde olduğunu ve ilâmların icrasına ilişkin yolla takip edileceğini
öngörmektedir.
Anayasa’nın “Yargı yetkisi” başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı belirtilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun 301. maddesine göre, ilâm, taraflardan her birine verilen hüküm
nüshasını ifade etmekte olup alacaklı taraf bu ilâma dayanarak İcra ve
İflas Kanunu’nda yer alan ilâmlı icra yolu ile alacağını elde edebilir.
Ancak, icra hukukunda ilâmlı icra yolu ile takip sadece mahkemeler
tarafından verilen kararlarla sınırlı tutulmamıştır. İcra ve İflas
Kanunu’nun 38. maddesinde ilâm mahiyetini haiz belgeler belirtildiği gibi
özel kanunlarla da bazı belgeler ilâm niteliğinde sayılarak ilâmların
icrası hakkındaki hükümlere tâbi kılınmıştır.
Odalar, borsalar ve Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği yönetim kurulları yargı yetkisine sahip bulunmadığından,
yıllık aidat ile ilgili verdiği kararlar kesin hüküm niteliği taşımamakta
ve bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulabilmektedir. İtiraz konusu
kuralda, yıllık aidatla ilgili kararların ilâm hükmünde olmasına bağlanan
sonuç, ilâmlar gibi infaz edilmesini ve ilâmların yerine getirilmesi
usulünün uygulanmasını göstermesinden ibarettir. Bu nedenle, kuralda,
yönetim kurullarının yıllık aidat ile ilgili kararlarının ilâm hükmünde
olduğunun belirtilmesi, bu kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği
taşıdığı sonucunu doğurmaz. Kuralla getirilen düzenlemenin ilâmlı icra
yoluyla alacağın tahsilini kolaylaştırmak dışında bir özellik içermediği
açıktır. Dolayısıyla, itiraz konusu kuralla getirilen düzenleme,
Anayasa’nın 9. maddesinde belirtilen yargı yetkisinin kullanılması anlamına
gelmediğinden kuralda, Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu
kural Anayasa’nın 9. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI-
SONUÇ
18.5.2004 günlü, 5174 sayılı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 77.
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
“…yıllık aidat,…” ibaresi ile yıllık aidat yönünden “…gecikme zamları…” ibaresinin
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 18.6.2013 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
|
Üye
Erdal TERCAN
|
Üye
Muammer TOPAL
|
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
Üye
M. Emin KUZ
|
|