|
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2013/2699
Karar No : 2013/4016
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi: Adana 5. Sulh Hukuk Hakimliği
Tarihi:
11/12/2012
Numarası: 2010/120-2012/1458
Davacı:
Smenta Sağlık Vek. Av.
Damla Yürekli
Davalı:
Turgut Şenbal Vek. Av.
Emrah Sökmen
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükme karşı Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz isteğinde
bulunulmuş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu
gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin temyiz edilmemek
suretiyle kesinleşen 11/12/2012 gün, 2010/120 E.,
2012/1458 K. Sayılı kararına karşı 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu’nun 427/6. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum
üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz
isteğinde bulunulmuştur.
Kanun yararına bozma
isteminde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yemine Davet” başlıklı
228. maddesinden sözedilmiş, aynı kanunun “yemini
yerine getirecek kimseler” başlıklı 232. maddesinin 1. fıkrasında ise
yeminin tarafa teklif olunacağı hususunun düzenlendiği mahkemece anılan
hükümlere aykırı olarak yemin teklif edilen davalıya yemin davetiyesi
çıkarılmaksızın vekiline yemin teklifinde bulunmak suretiyle hüküm
kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülmüştür.
Somut olayda yargılamanın 11/9/2012
tarihli celsesinde delil listesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle
yemin deliline de dayanmış olan davacı vekiline, karşı tarafa yemin teklif
etme hakkı bulunduğu hatırlatılmış bu celse hazır bulunan davacı vekili
müvekkili ile görüşüp beyanda bulunacağını beyan ettikten sonra müteakip
11/12/2012 tarihli celsede “1/10/2012 tarihli dilekçesinde belirtildiği
hususlarda yemin teklifinde bulunduğunu” beyan etmiştir. Davacı tarafın
yemin teklifinde bulunduğu celsede davalı asil hazır değildir. Hazır
bulunan vekili Avukat Emrah Sökmen ise vekâletnamesinde bulunan yetkiye
dayanarak yemin teklifini kabul etmediğini bildirmiş davalı vekilinin bu
beyanına dayanılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekilinin yemin teklifi 6100 Sayılı HMK’nın 232. maddesine uygun olarak tarafa
yöneltilmiştir, vekile yemin teklifi sözkonusu
değildir. Ancak yeminin kabul veya reddi için vekâletnameye özel yetki
konulmuş olsa bile vekil buna dayanarak yemini kabul veya red edemez. Vekilin yemini kabul veya red yetkisini kullanabilmesi için müvekkilin (yemin
edecek kimsenin) yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra vekiline
yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki vermiş olması gerekir.
Çünkü, yeminin kabul veya reddini bildirmek için
özel yetki ancak yemin edecek kimse tarafından yemin teklif olunan meseleyi
öğrendikten sonra verilebilir (HUMK md. 63). Müvekkile durum bildirilmeden
yemin teklif olunan celsede vekilin yemini reddetmesi usule aykırıdır.
(Yargıtay 19. H.D. 2006/3948 E. 2006/5915 K.,
2/6/2006 tarihli kararı. 4. H.D. 28.11.1969 tarih 9007 E.,
9983 K. sayılı kararı.) Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilmeden davalı
vekilinin teklif olunan yemini kabul etmediği gerekçesi ile yazılı şekilde
davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, kararın
kanun yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adana 5. Sulh Hukuk
Mahkemesinin 11/12/2012 gün ve 2010/120 E.,
2012/1458 K. sayılı kararının HUMK’nın 427/6.
maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin
Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
20/6/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|