|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2012/2 (Siyasi Parti - İhtar)
Karar Sayısı: 2013/2
Karar Günü: 10.1.2013
İHTAR İSTEMİNDE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İHTAR İSTEMİNİN KONUSU : Siyasi parti siciline kayıtlı bulunan bir
başka siyasi partinin adını ve kısaltılmış adını kullanarak 22.4.1983
günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesine aykırı hareket
eden Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne, bu aykırılığı gidermesi için aynı Kanun’un 104. maddesi
uyarınca ihtar kararı verilmesi istemidir.
I- OLAYLAR
A-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne gönderdiği 6.3.2012
günlü, 376 sayılı yazıyla, 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinin emredici hükmü dikkate
alınmak suretiyle Parti’nin aynı ismi taşıyan bir diğer partiden
ayırt edilmesine olanak verecek biçimde, adının ve kısaltılmış adının
değiştirilmesini ve sonucundan bilgi verilmesini talep
etmiştir.
B- Parti, sözü edilen yazıyı 7.3.2012
tarihinde tebellüğ etmesine rağmen öngörülen süre içerisinde cevap vermemiştir.
C- Bunun üzerine Başsavcılık, Parti’ye
söz konusu aykırılığı gidermesi için 2820
sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca ihtar
verilmesini talep etmiştir.
D- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü
hükümlerine göre 20.9.2012 gününde yapılan toplantıda, 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53.
maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince Parti’ye, ihtar istemi ile ilgili
savunmasını sunması için süre verilmesine karar vermiştir.
E- Parti, savunmasını 31.10.2012 günlü
yazıyla Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
II- İHTAR İSTEMİNİN GEREKÇESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
10.4.2012 günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/4
sayılı ihtar istemi şöyledir:
“A- Giriş
27.2.2012 tarihinde 30 kurucu üye ile kurularak
tüzel kişilik kazanan davalı Adaletçi Kurtuluş Partisi, 4.3.2012 tarihinde
gerçekleştirilen tüzük değişikliği sonucu, partinin adının Adalet ve
Kalkınma Partisi, simgesinin (Ak Parti) olarak değiştirilmesine ilişkin
tüzük hükmünü değiştirerek aykırılığın giderilmesi için ihtar kararı
verilmesi talebi ile bu dava açılmıştır.
B- İhtar İsteminden Önceki Süreç
Adaletçi Kurtuluş Partisine 6.3.2012 gün ve
02.04/376 sayılı yazımız ile “2820 sayılı Kanunun anılan 96. maddesinin
buyurucu hükmü karşısında; partinizin aynı ismi taşıyan bir diğer partiden
ayırt edilmesine olanak verecek biçimde, parti adının ve kısaltılmış adının
yazımızın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde değiştirilmesi ve
sonucundan bilgi verilmesi, aksi halde 2820 sayılı Kanunun 104. maddesi
gereğince Anayasa Mahkemesine ihtar davası açılacağının bilinmesi önemle
rica olunur.” denilmiştir.
Davalı parti, ilgili yazımızı 7.3.2012 tarihinde
tebellüğ etmesine rağmen, öngörülen süre içerisinde olumlu ya da olumsuz
bir yanıt vermemiştir.
C- İhtar İsteminin Gerekçesi
Adalet ve Kalkınma Partisi, 14.8.2001 tarihinde
Recep Tayyip Erdoğan ve 73 arkadaşı tarafından kuruluş bildiriminde
bulunulup tüzel kişilik kazanmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi
Partiler Sicilinin 109. sırasına kayıtlı Adalet ve Kalkınma Partisi ismini
almıştır.
Adaletçi Kalkınma Partisi 27.2.2012 tarihinde Özgür
Tekin ve 30 arkadaşı tarafından İçişleri Bakanlığına verilen bildirim ile
kurulmuş ve 4.3.2012 tarihinde gerçekleştirilen tüzük değişikliği sonucu
partinin adı ve kısaltılmış adı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi
Parti Sicilinin 109. sırasına kayıtlı parti (Adalet ve Kalkınma Partisi)
ile aynı ismi almıştır. Parti tüzüğünün 1. maddesi “Partinin adı Adalet ve
Kalkınma Partisi’dir. Merkezi Ankara’dadır. Simgesi AK PARTİ’dir.”
şeklindedir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96.
maddesinin birinci fıkrası, “Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya
siyasi parti siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimleri,
amblemleri, rumuzları, rozetleri ve benzeri işaretleri başka bir siyasi
partice kullanılmayacağı gibi, daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait
topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamalar da siyasi partilerce
kullanılmaz...” buyurucu hükmünü taşımaktadır.
Anılan 96. maddenin gerekçesi ise “Kapatılmış veya
feshedilmiş siyasi partilerin isimleri, amblemleri, rumuzları, rozetleri ve
benzeri işaretlerin kullanılması, kapatılan ya da feshedilen partinin devam
ettiği izlenimini yaratacağından maddenin birinci fıkrası getirilmiş,
hürriyetçi demokrasi ilkeleri ile bağdaşmayan adların parti adı olarak
kullanılması uygun görülmediğinden ikinci fıkraya yer verilmiştir.”
şeklindedir.
Gerekçede sicile kayıtlı partilerin isim. amblem
veya işaretlerinin kullanımı ile ilgili bir açıklama bulunmamakla beraber,
maddenin amacı, bir partinin başka bir parti izlenimini yaratacak isim,
amblem veya işaret kullanmasının önlenmesidir. Madde gerekçesi ile birlikte
yorumlandığında, sicile kayıtlı bir partinin amblem veya işaretinin dahi
birebir kullanılması gerekli olmayıp, o parti izlenimini yaratacak, seçmeni
yanıltacak şekilde başka bir ifade ile karıştırılmaya elverişli amblem veya
işaret kullanması yasaklanmıştır.
D- Davada Uygulanabilir Diğer Yasa
Hükümleri
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi
uyarınca “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler
hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri,
siyasi partiler hakkında da uygulanır.” 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
1. maddesine göre de “Türk Ticaret Kanunu, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz
bir cüzüdür.”
Türk Ticaret Kanununun “Hüsnüniyet kaidelerine
aykırı hareketler” başlıklı 57. maddesinin 5. bendi, “Başkasının emtiası,
iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana
getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle
başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma
vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret
gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları,
durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan
başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” iyi niyet kurallarına
aykırı davranışlar arasında sayılmıştır.
Maddeye göre, başkasının kullandığı işareti
iltibasa, hukuk sözlüğüne göre “benzeşime” veya “karışıklığa” yol açacak
şekilde kullanmak iyi niyet kurallarına uygun değildir.
4721 sayılı Medeni Kanunun “Dürüst Davranma”'
başlıklı 2. maddesinde de “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını
yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça
kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” kuralı getirilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanununun 29. maddesinin
“Demeklerin, mevcut veya mahkeme kararıyla kapatılmış veya feshedilmiş bir
siyasi partinin, bir sendikanın veya üst kuruluşun, bir derneğin veya üst
kuruluşun adını, amblemini, rumuzunu, rozetini ve benzeri işaretleri ya da
başka bir ülkeye ve daha önce kurulmuş Türk devletlerine ait bayrak, amblem
ve flamaları kullanmaları yasaktır.” hükmü ile dernekler arasında herhangi
bir yanılgı veya yanlış anlamaya meydan vermeden, faaliyetlerinin
sürdürülmesi bu sayede demokrasinin tam olarak gerçekleşmesi amaçlanmıştır.
Davalı partinin ismini ve amblemini değiştirmemesi
halinde, ileride giderilmesi olanaklı bulunmayan aksaklıkların yaşanması,
hatta hukuki veya demokratik olmayan sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz
olacaktır.
E- Sonuç ve İstem
Davalı siyasi partiye, siyasi parti sicilimize
kayıtlı olan Adalet ve Kalkınma Partisinden ayırt edilmesine olanak verecek
şekilde, parti adını ve kısaltılmış adını düzenleyen parti tüzüğünün 1.
maddesinin “Partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Merkezi
Ankara’dadır. Simgesi AK PARTİ’dir.” hükmünü değiştirmesi suretiyle
aykırılığın giderilmesinin sağlanması için 2820 sayılı Kanunun 104. maddesi
gereğince ihtar kararı verilmesi arz ve talep olunur.”
III- PARTİNİN SAVUNMASI
Aleyhine ihtar isteminde bulunulan Parti’nin
31.10.2012 günlü, 2012/2 sayılı savunması şöyledir:
“KONUSU:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.4.2012 tarihli ihtar başvurusuna
karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
AÇİKLAMALAR
1- Adaletçi Kurtuluş Partisi
27.2.2012 tarihinde 30 kurucu üye ile birlikte İçişleri Bakanlığına
bildirimde bulunarak tüzel kişilik kazanmıştır.
2- Parti Kurucular Kurulu 4.3.2012
tarihinde yaptığı toplantıda tüzük değişikliğine giderek parti tüzüğünün 1.
maddesinin; “Partinin adı ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’dir
Merkezi Ankara’dır. Simgesi AK PARTİ’dir.”
şeklinde değiştirilmesine, tüzük değişikliğinin Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığına bildirilmesine oy birliğiyle karar
vermiştir.
3- Tüzük değişikliği Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına ve İçişleri Bakanlığına 5.3.2012 tarihinde
bildirilmiştir.
4- Ancak Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tüzük değişikliği ile parti adı ve simgesi değiştirilmesine
rağmen tüm yazışmalarında parti adını ADALETÇİ KURTULUŞ PARTİSİ olarak
yazmakta ve tüm tebligatları da değiştirilen isimle göndermektedir. Eğer
Partimizin adı hukuki olarak ve sizlerin nezdinde bu ise oluşmamış bir
durum için ihtara gerek yoktur. Bu durumun tarafımıza ve benzer durumda
olan diğer partilere açıkça bildirilmesi ve varsa kanuni boşlukların
giderilmesi gerekmektedir.
5- Partimizin adı ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’dir Simgesi AK PARTİ’dir.
Partilerin isim ve simge değişiklikleri gerek Anayasa gerekse de Siyasi
Partiler Kanunu’na göre herhangi bir şekilde izne bağlanmamıştır. Bu
nedenle yapılan Kurucular Kurulu toplantısı ile değiştirilen tüzük
maddelerine göre partinin adının ADALET VE KALKINMA PARTİSİ ve simgesinin
de AK PARTİ olduğunda kuşku yoktur.
6- Yapılan bu tüzük değişikliği
sonrasında bildirilen isim ve simgenin Siyasi Partiler Sicilini tutmakla
görevli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sicile işlenmemesi
açıkça kanuna aykırıdır.
7- Parti adının Adaletçi Kurtuluş
Partisi olduğunun ve tüzük değişikliğinin yazışmalarda Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından fiilen uygulanmadığı durumda Anayasa Mahkemesindeki
bu davanın hukuken bir sonuç doğurmaması gerekir.
8- Aksi halde, parti adının ADALET VE
KALKINMA PARTİSİ, simgesinin de AK PARTİ olduğu kabul edilmiş olduğundan
dava sonucunun hukuken bir sonuç doğurmaması sonucu ortaya çıkmış olur.
9- Partimiz tüzük değişikliğine
giderek parti adını değiştirmiş ve tüzükte belirtilen simgeyi almıştır.
Partimiz değiştirilen ismi ve simgesini kullanmak istemektedir. Kurucular
Kurulumuzun ve partimizin iradesi bu yöndedir.
10- Partimiz ADALET VE KALKINMA
PARTİSİ ismi ile öğütlenme çalışmalarına başlamış olup, ülke çapındaki,
örgütlenmesini tamamlayarak 2013 yılının sonlarında yapılan Yerel Seçimlere
katılmak istemektedir. Bu nedenle örgütlenme çalışmalarımızda sorun
yaşanmaması ve herhangi bir isim karmaşası yaşanmaması için bu davanın
biran önce sonuçlanması gerekmektedir.
11- Tüm bu nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının ihtar başvurusunun reddini talep ederiz.”
IV- İNCELEME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihtar başvurusu
ile ekleri, Parti'nin savunması, Raportör Selim ERDEM tarafından hazırlanan
işin esasına ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve yasa kuralları, bunların
gerekçeleri ve diğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adaletçi Kurtuluş
Partisi’nce 4.3.2012 tarihinde yapılan tüzük değişikliği ile belirlenen
parti adının ve kısaltılmış adının siyasi parti siciline kayıtlı bulunan
başka bir parti ile aynı olduğunu, Parti’ye aynı ismi taşıyan başka bir
partiden ayırt edilmesine imkân verecek biçimde parti adını ve kısaltılmış
adını değiştirmesi için yazı yazılmasına rağmen bu ad ve kısaltılmış adın
değiştirilmediğini belirterek ihtar kararı verilmesi isteminde bulunmuştur.
2820 sayılı Kanun’un 104. maddesinde, bir siyasi
partinin bu Kanun’un 101. maddesi dışında kalan emredici hükümleriyle diğer
kanunların siyasi partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde
bulunması sebebiyle o parti aleyhine Anayasa Mahkemesine, Cumhuriyet
Başsavcılığınca resen yazı ile başvurulacağı, Anayasa Mahkemesinin söz
konusu hükümlere aykırılık görmesi durumunda bu aykırılığın giderilmesi
için ilgili siyasi parti hakkında ihtar kararı vereceği; 96. maddesinin
birinci fıkrasında da Anayasa Mahkemesince temelli kapatılan veya siyasi parti
siciline kayıtlı bulunan siyasi partilerin isimlerinin, amblemlerinin,
rumuzlarının, rozetlerinin ve benzeri işaretlerinin başka bir siyasi parti
tarafından kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Siyasi partiler tarafından Anayasa Mahkemesine
sunulmuş olan parti sicil dosyalarının incelenmesi sonucunda, aleyhine
ihtar isteminde bulunulan Parti’nin 4.3.2012 tarihinde gerçekleştirdiği
tüzük değişikliği ile kullanmaya başladığı parti adının ve kısaltılmış
adının, 14.8.2001 tarihinde kurulan Adalet ve Kalkınma Partisine ait olduğu
ve halen de siyasi partiler siciline kayıtlı olarak bu Parti tarafından
kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, daha önce kurulmuş olan ve siyasi parti
siciline kayıtlı bulunan başka bir parti tarafından kullanılmakta olan
parti adını ve kısaltılmış adını, 2820 sayılı Kanun’un 96. maddesinde yer
alan emredici hükümlere aykırı olarak kullanan ve uyarılmasına rağmen bu
durumu düzeltmeyen Parti’ye ihtarda
bulunulması gerekmiştir.
V- SONUÇ
Siyasi
parti siciline kayıtlı bulunan bir başka siyasi partinin adını ve
kısaltılmış adını kullanarak 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Siyasi Partiler
Kanunu’nun 96. maddesine aykırı hareket eden Adaletçi Kurtuluş Partisi’ne,
bu aykırılığı gidermesi için aynı Kanun’un 104. maddesi gereğince İHTARDA BULUNULMASINA,
10.1.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
|
|
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|
|
|
|
|