|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2012/129
Karar Sayısı: 2013/40
Karar Günü: 7.3.2013
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 5. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.12.2010 günlü, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun
geçici 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının son cümlesinde yer alan “…birinci sınıfa ayrılmalarına ve
uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun çerçevesinde Sayıştay Genel Kurulunca
belirlenir.” ibaresinin, Anayasa’nın 2., 7. ve 160. maddelerine
aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunda
(YDK) başdenetçi iken bu Kurulun Sayıştaya devredilmesi üzerine, 6085
sayılı Sayıştay Kanunu’nun geçici 4. maddesi uyarınca Sayıştayda uzman
denetçi olarak göreve başlayan davacı tarafından, YDK’da meslek mensubu
olarak göreve başlamadan önce kamu hizmetinde geçen sürelerinin üçte
ikisinin birinci sınıfa ayrılmada dikkate alınması için yaptığı başvurunun
zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz
konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali
için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:“Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti,
eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup
bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık
olan devlet olduğu, Anayasa’nın 7. maddesinde yer alan yasama yetkisinin
Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve bu yetkinin
devredilemeyeceği kuralı uyarınca idarenin düzenleme yetkisinin sınırlı,
tamamlayıcı ve bağımlı bir yetki olduğu, yasayla düzenlenmesi Anayasa’da
hüküm altına alınmış bir konuda yasama organının idareye düzenleme yetkisi
vermesinin yasama yetkisinin devri anlamını taşıyacağı, Anayasa’nın 160.
maddesinde Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve
diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenleneceğinin
öngörüldüğü, Sayıştay mensuplarının hakları ve yükümlülüklerinin Anayasanın
160. maddesi uyarınca yasa ile düzenlenmesi gerekirken bu konuda düzenleme
yapma yetkisinin 19/12/2010 gün ve 27790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Geçici 4’üncü maddesinin 2. fıkrasında
…Sayıştay uzman denetçiliğine atanmış sayılan başdenetçi ve denetçilerin “birinci sınıfa ayrılmalarına ve
uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun çerçevesinde Sayıştay Genel Kurulunca”
belirlenmesinin öngörülmesi nedeniyle itiraz konusu
kuralın Sayıştay mensupları yönünden Anayasa’nın 2., 7. ve 160. maddelerine
aykırıdır.
Anayasa
Mahkemesi’nin birçok kararında belirtildiği gibi, Anayasa’da yasa ile
düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırları
belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin
düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu
nedenle, Anayasa’da öngörülen ayrık durumlar dışında, yürütme organına
yasalarla düzenlenmemiş bir alanda genel nitelikte kural koyma yetkisi
verilemez. Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının
Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkelerin konulması,
çerçevenin çizilmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmeye
bırakılmaması gerekir. Yürütme organına, ancak temel kurallar konulup,
çerçeve çizildikten sonra, uygulamaya dönük ayrıntılar ile uzmanlık ve
yönetim tekniğine ilişkin konuların düzenlenmesi bırakılabilir.
Bu
durumda; davacının Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunda meslek mensubu
olarak göreve başlamadan önceki dönemlerde kamu hizmetinde geçen
sürelerinin üçte ikisinin birinci sınıfa ayrılmada dikkate alınması
isteminin özlük hakkına ilişkin olduğu, özlük haklarının yasada belirtilmiş
olmasının yeterli olmadığı, söz konusu hakkın çerçevesi çizilerek temel
ilkeleri ortaya konulduktan sonra idareye düzenleme yetkisi verilmesi
gerekirken genel nitelikte verilen yetkiye ilişkin 19/12/2010 gün ve 27790
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Geçici
4’üncü maddesinin 2. fıkrasında …Sayıştay uzman denetçiliğine atanmış
sayılan başdenetçi ve denetçilerin “birinci sınıfa ayrılmalarına
ve uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun çerçevesinde Sayıştay Genel
Kurulunca belirlenir.” şeklindeki ibarenin, Anayasa’nın 2’nci
maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi ile 7’nci maddesinde düzenlenen
yasama yetkisinin devredilemeyeceği ilkesine ve 160’ınci maddesinin son
fıkrası hükmüne aykırı olduğu kanaatine varıldığından, anılan Kanun
hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerekmiştir.
Açıklanan
nedenlerle; Anayasa’nın 152’nci maddesi uyarınca bakılmakta olan davada
uygulanacak olan 19/12/2010 gün ve 27790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Geçici 4’üncü maddesinin 2. fıkrasında …
Sayıştay uzman denetçiliğine atanmış sayılan başdenetçi ve denetçilerin “birinci sınıfa ayrılmalarına ve uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun
çerçevesinde Sayıştay Genel Kurulunca belirlenir.” şeklindeki ibaresinin Anayasa’nın
2, 7 ve 160. maddelerine aykırı olduğu kanaatiyle, anılan ibarenin iptali
istemiyle
Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına, Anayasa Mahkemesi’nin
konu hakkında vereceği karara kadar davanın geri bırakılmasına, beş ay
içinde bir karar verilmezse davanın yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırılmasına, kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, işbu
kararla birlikte dava dosyası ve içeriği evrakın çıkarılacak birer onaylı
örneğinin Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine, 11/6/2012 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.”
III-
YASA METİNLERİ
A-
İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3.12.2010 günlü, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun
itiraz konusu ibareyi de içeren geçici 4. maddesi şöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 4- (1) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun
personeli, araç, gereç ve her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bütçesi
Sayıştaya devredilmiştir. Devirle ilgili işlemler Sayıştay Başkanınca
yerine getirilir.
(2)
Sayıştaya devredilen Yüksek Denetleme Kurulunda, devir tarihi itibariyle
çalışmakta olan; başkan ve üyeler başka bir işleme gerek kalmaksızın ve
kadro şartı aranmaksızın birinci sınıfa ayrılmış, birinci sınıfa
ayrıldıktan sonra dokuz yılını tamamlamış ve birinci sınıfa ayrılma
niteliklerini kaybetmemiş Sayıştay uzman denetçisi; başdenetçi, denetçi ve
denetçi yardımcıları kazanılmış hak aylık derecelerine uygun Sayıştay uzman
denetçisi, Sayıştay başdenetçisi, Sayıştay denetçisi ve Sayıştay denetçi
yardımcısı kadrolarına atanmış sayılır. Sayıştay uzman denetçiliğine
atanmış sayılan başdenetçi ve denetçilerin birinci sınıfa ayrılmalarına ve uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun
çerçevesinde Sayıştay Genel Kurulunca belirlenir.
(3)
Kurulda görevli sözleşmeli personel, sözleşmeli statüde geçen hizmet
süreleri, öğrenim durumları itibariyle yükselebilecekleri dereceyi aşmamak
şartıyla, 657 sayılı Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri ile
2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerine Bir
Derece Verilmesi Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınarak tespit edilecek
kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadrolara Sayıştay Başkanınca
atanır.
(4)
Devredilen personelden bu madde uyarınca yeni bir kadroya atananların
atandıkları kadroların aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları
ile diğer mali hakları toplamı net tutarının (fazla çalışma ücreti hariç),
eski kadro veya pozisyonlarına bağlı olarak en son ayda almakta oldukları
aylık, ücret, ek gösterge, ikramiye (bir aya isabet eden tutar), her türlü
zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamı net tutarından az olması
halinde aradaki fark, farklılık giderilinceye kadar atandıkları kadrolarda
kaldıkları sürece herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak
ödenir.
(5) Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu
tarafından başlatılan denetimler, 72 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine göre Sayıştay tarafından sonuçlandırılır.
(6)
8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname, 3346 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kuruluna yapılmış olan atıflar Sayıştaya yapılmış sayılır.”
B- İlgili Yasa Kuralları
1- 6085 sayılı Kanun’un ilgili görülen 2.
maddesinin (m) bendi ile 10. ve 63. maddeleri şöyledir:
“MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
(…)
m)
Sayıştay denetçisi: Uzman denetçi, başdenetçi, denetçi ve denetçi
yardımcısını,
(…)
ifade
eder.
MADDE 10-(1) Sayıştay mensupları şunlardır:
a) Meslek
mensupları,
1)
Sayıştay Başkanı,
2) Daire
başkanları ve üyeler,
3)
Sayıştay denetçileri.
b)
Başsavcı ve savcılar,
c) Yönetim
mensupları.
MADDE 63- (1) Aylık,
ödenek, mali, sosyal, emeklilik ve diğer hakları ile teminatları
bakımından;
a)
Sayıştay Başkanı, daire başkanları ve üyeleri, sırasıyla Yargıtay Birinci
Başkanı, daire başkanları ve üyeleri,
b) Yukarıdakiler
dışında kalan Sayıştay meslek mensupları kıdem, sınıf ve derecelerindeki
birinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış, ikinci sınıf ve üçüncü sınıf hâkim
ve savcılar, hakkındaki hükümlere tabidir. Ek göstergelere ilişkin olarak
birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar için aranan “Yargıtay ve Danıştay
üyeliklerine seçilme hakkını kaybetmemiş olmak” şartı Sayıştay denetçileri
için “birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş olmak” şeklinde
uygulanır.
(2)
Denetçi yardımcıları, hâkim ve savcı adayları gibi aylık ve ek ödeme
alırlar.
(3)
Sayıştay Başkanı, daire başkanları ve üyeler dışında kalan meslek
mensupları üçüncü sınıf, ikinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış ve birinci
sınıf olmak üzere dört sınıfa ayrılır. Bunların sınıfları ile birinci sınıfa
ayrılma şart ve yöntemleri, 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve
Savcılar Kanununda belirtilen esaslara göre Sayıştay Genel Kurulunca
belirlenir.
(4) Meslek
mensuplarının aylık, ödenek, mali, sosyal, emeklilik ve diğer hakları ile
diğer hususlara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2802
sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
(5)
Sayıştay denetçilerinin atanmaları ve görevde yükselmeleri, Meslek
Mensupları Yükseltme ve Disiplin Kurulu kararı ve Sayıştay Başkanının onayı
ile olur. Sayıştay denetçilerinin yükselme süreleri iki yıldır.
(6)
Sayıştay denetçilerinden yükselme sürelerini dolduranların bulundukları
kadroda üst derece aylığı verilerek veya üst kadroya atanarak
yükselmelerinde sicillerine göre belirlenecek yeterlik esastır. Bunların
yükselebilmeleri, üst üste iki sicillerinin olumlu olmasına bağlıdır. Üç
sicil döneminde iki olumlu sicil alanlar da yükselebilirler.
(7)
Boşalan bir üst kadroya atanmada aynı derecede yeterli olanlar birden fazla
ise; disiplin cezası almamış bulunmak, mesleki inceleme ve yayınlarda
bulunmuş olmak ve kıdem tercih sebepleri sayılır. Tercih sebepleri yoksa
yapılacak sınavda üstün başarı gösterenler yükseltilir.
(8) (Mülga: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)”
2-
24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun ilgili görülen
32. maddesi şöyledir:
“Madde 32- Birinci sınıfa ayrılabilmek için:
a) Birinci
dereceye yükselmek,
b) (Değişik: 9/3/1995 – 4087/1 md.) Hâkimlik
ve savcılık mesleğinde on yılını doldurmak,
c)
Bilimsel güç ve yeteneği ile hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali
arasında temayüz etmiş olmak,
d) Yer
değiştirme cezası almamış olmak,
e) Kınama,
kademe ilerlemesinin durdurulması veya derece yükselmesinin durdurulması
cezalarını aynı neviden olmasa bile birden fazla almamış olmak,
f)
Mesleğin vakar ve onuruna dokunan veya kişisel haysiyet ve itibarını kıran
veya görevle ilgili herhangi bir suçtan affa uğramış olsa bile hüküm
giymemiş olmak,
Gerekir.
(Değişik ikinci fıkra: 22/12/2005 - 5435/15 md.) Meslekleriyle
ilgili yüksek lisans öğrenimi yapmış olanlarla Türkiye ve Ortadoğu Amme
İdaresi Enstitüsünün yüksek lisans programını ve Türkiye Adalet
Akademisinde bir akademik yıldan az olmamak üzere düzenlenen uzmanlık
eğitim programını başarıyla bitirenler için dokuz, meslekleriyle ilgili
öğrenim dallarında doktora yapanlar için sekiz yıllık meslek kıdemi,
birinci sınıfa ayrılmada yeterli sayılır. Ayrıca fiilen avukatlıkta geçen
sürenin üçte ikisi, hâkim ve savcı adaylarının 4954 sayılı Kanunda
belirtilen staj dönemlerini aşan adaylık süreleri, avukatlık stajının üçte
ikisi ve askerlik hizmetinde geçen sürenin yarısı, birinci sınıfa ayrılmaya
esas sürenin hesabında dikkate alınır. Ancak birinci sınıfa ayrılabilmek
için her halde meslekte fiilen üç terfi dönemi çalışmak zorunludur.
Birinci
sınıfa ayrılma incelemesine tabi tutulacaklar hakkında 22 nci maddenin;
listelerin yayımı, yeniden inceleme ve itiraza ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 22/12/2005 - 5435/15 md.) Birinci sınıfa ayrılma koşul ve
yöntemlerine dair ilkeler, Kanunda belirtilen esaslar doğrultusunda
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca tespit edilerek, Resmî Gazetede
yayımlanır.”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru
kararında, Anayasa’nın 2., 7. ve 160. maddelerine dayanılmıştır.
IV-
İLK İNCELEME
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan
ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM,
Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer
TOPAL ve Zühtü ARSLAN’ın katılımlarıyla 15.11.2012 gününde yapılan ilk
inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V-
ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı
ve ekleri, Raportör Ayşegül ATALAY
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,
itiraz konusu ve ilgili görülen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları
ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten
sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında,
davacının YDK’da meslek mensubu olarak göreve başlamadan önceki dönemlerde
kamu hizmetinde geçen sürelerinin üçte ikisinin birinci sınıfa ayrılmada
dikkate alınması isteminin özlük hakkına ilişkin olduğu ancak, özlük
haklarının kanunda belirtilmesinin yeterli olmadığı, söz konusu hakkın
çerçevesinin çizilerek temel ilkeleri ortaya konulduktan sonra idareye
düzenleme yetkisi verilmesi gerekirken, itiraz konusu ibarenin yer aldığı
kuralda Sayıştay Genel Kuruluna genel nitelikte yetki verilmesinin
Anayasa’nın 2., 7. ve 160. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6085 sayılı Kanun’un itiraz konusu ibareyi de
içeren geçici 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Sayıştay uzman
denetçiliğine atanmış sayılan başdenetçi ve denetçilerin, birinci sınıfa
ayrılmalarına ve uygulamaya ilişkin hususların anılan Kanun çerçevesinde
Sayıştay Genel Kurulunca belirleneceği öngörülmüştür.
Anayasa’nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına
saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli
bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum
ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı
sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 7.
maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği belirtilmektedir. 8. maddesinde
de, “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir” denilmiştir. Buna göre, Anayasa’da kanunla düzenlenmesi
öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme
yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi,
sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa’da
öngörülen ayrık durumlar dışında, kanunlarla düzenlenmemiş bir alanda,
kanun ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez. Yürütme
organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa’nın 7.
maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi,
sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması
gerekir. Bununla birlikte, kanun koyucu, gerektiğinde sınırlarını
belirlemek koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir.
Anayasa’nın 160.
maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Sayıştayın
kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri,
atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük
işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.”
denilmektedir.
6085 sayılı Kanun’un geçici
4. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, YDK’nın personeli, araç, gereç ve
her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bütçesinin Sayıştaya devredildiği,
devirle ilgili işlemlerin Sayıştay Başkanı tarafından yerine getirileceği
belirtilmiştir. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde
ise Sayıştaya devredilen YDK’da, devir tarihi itibariyle çalışmakta olan;
başkan ve üyelerin başka bir işleme gerek kalmaksızın ve kadro şartı
aranmaksızın birinci sınıfa ayrılmış, birinci sınıfa ayrıldıktan sonra
dokuz yılını tamamlamış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş
Sayıştay uzman denetçisi; başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcılarının
ise kazanılmış hak aylık derecelerine uygun Sayıştay uzman denetçisi,
Sayıştay başdenetçisi, Sayıştay denetçisi ve Sayıştay denetçi yardımcısı
kadrolarına atanmış sayılacakları hüküm altına alınmıştır.
6085 sayılı Kanun’un 10.
maddesinde, Sayıştay mensupları, meslek mensupları, Başsavcı ve savcılar
ile yönetim mensupları olarak belirtilmiş; (a) bendinde de Sayıştay
Başkanı, daire başkanları ve üyeler ile Sayıştay denetçileri meslek
mensupları olarak sayılmıştır. Kanun’un 2. maddesinin (m) bendinde ise “Sayıştay
denetçisi” tanımının, uzman denetçi,
başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcısını ifade ettiği belirtilmiştir.
6085 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi uyarınca, Sayıştaya devredilen
YDK’da devir tarihi itibariyle çalışmakta olan başkan ve üyeler ile
başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcıları Sayıştay denetçisi sayılmış,
dolayısıyla Sayıştay denetçileri ile aynı hukuki statüye sahip olmuşlardır.
İtiraz konusu ibarenin bulunduğu kuralda, Sayıştay
Genel Kurulu tarafından değerlendirilecek olan hususların, 6085 sayılı
Kanun hükümleri çerçevesinde belirleneceği ifade edilmiştir. 6085 sayılı
Kanun’un 63. maddesinde ise Sayıştay mensuplarının hakları düzenlenmiş, bu
maddenin (3) numaralı fıkrasında; Sayıştay Başkanı, daire başkanları ve
üyeler dışında kalan meslek mensuplarının sınıfları ile birinci sınıfa
ayrılma şart ve yöntemlerinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda belirtilen esaslara göre Sayıştay Genel Kurulunca belirleneceği
öngörülmüştür. Birinci sınıfa ayrılma koşulları ve uygulamaya ilişkin
hususlar da 2802 sayılı Kanun’un 32. ve diğer maddeleri ile 6085 sayılı
Kanun’un ilgili hükümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu nedenle,
birinci sınıfa ayrılma ve uygulamaya ilişkin hususların 6085 ve 2802 sayılı
Kanunlarda yer alan hükümlerle ayrıntılı bir şekilde düzenlenerek
kapsamının belirlenmesinden sonra, itiraz konusu ibare uyarınca Sayıştay
Genel Kuruluna bu çerçevede yetki verilmesi, kanun koyucunun takdir yetkisi
kapsamında olup, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemeyeceği gibi
Anayasa’nın 160. maddesinin son fıkrasına aykırı olduğundan da söz
edilemez.
Açıklanan
nedenlerle, itiraz konusu ibare Anayasa’nın 2., 7. ve 160. maddelerine
aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
3.12.2010 günlü, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun
geçici 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının son cümlesinde yer alan “…birinci sınıfa ayrılmalarına ve
uygulamaya ilişkin hususlar bu Kanun çerçevesinde Sayıştay Genel Kurulunca
belirlenir.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın
REDDİNE, 7.3.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|
|
|
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
|
|
|
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
|
|
|
|
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|
|
|
|
|
|