|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2012/70
Karar Sayısı: 2012/157
Karar Günü: 18.10.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Aydın Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28.
maddesinin birinci fıkrasının, 23.7.2010 günlü, 6009 sayılı Gelir Vergisi
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci
cümlesinde yer alan “…kararın verilmesinden
itibaren…” ibaresinin Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı savıyla
iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
I- OLAY
Asliye hukuk mahkemesince hükmedilen nispi karar
harcının, kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenmemesi üzerine,
söz konusu harcın tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin
iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı
olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali ve yürürlüğünün durdurulması için
başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk
devletinin en önemli ilkelerinden olan hukuk güvenliği, belirliliği zorunlu
kılar. Vergilendirmede belirlilik ilkesi yükümlülüğün hem kişiler hem de
idare yönünden belli ve kesin olmasına, yasa kuralının ilgili kişilerin
mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini
makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesini
gerektirir.
Belirlilik ilkesi gereğince, kişi ve kurumlar
yargılama neticesinde hüküm altına alınacak ve kendilerinden istenilecek
olan nispi karar ve ilam harcını ancak kararın tebliği ile
öğrenebileceklerdir. Yargılama esnasında hazır bulunmayan, hüküm
duruşmasına katılmayan tarafın, hüküm fıkrasından haberdar olması ve ne
kadar harç ödemesi gerektiğini bilmesi mümkün değildir. Hüküm fıkrasında
hesap edilen harca, ancak gerekçeli kararın tebliği ile muttali
olunmaktadır.
Uygulamada ise, karar duruşmasında genellikle kısa
karar yazılmakta, gerekçeli karar ise daha sonra yazılarak taraflara tebliğ
edilmektedir. Gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliği ise belli
bir süreye tabi olmayıp, kimi zaman iş yoğunluğuna göre makul olmayacak
süreleri bulabilmektedir.
Bu nedenle, karar harcının tahsili için öngörülen 2
aylık süre geçtikten sonra, gerekçeli karar yazılarak taraflara tebliğ
olunabilmektedir. Bu durumda harcın yükümlüsü, ne miktarda harç ödeyeceğini
öğrendiğinde, Kanunda belirtilen iki aylık süre geçmiş olacak ve akabinde
gecikme zammı ödemek zorunda kalacaktır. Ayrıca, kararı veren mahkeme tarafından,
harcın tahsili amacıyla vergi dairesi müdürlüğüne harç tahsil müzekkeresi
yazılacağından, artık taraf hakkında cebri tahsilat
işlemleri başlayacaktır.
Normalde vergilendirmede tebliğ ile başlaması
gereken tahsilat aşaması, nispi karar ve ilam harçlarında;
tarafın yokluğunda karar verilse dahi, gerekçeli karar verildikten çok uzun
bir süre sonra yazılsa ve tebliğ edilse bile, kararın verildiği tarihten
itibaren başlamaktadır.
Tebliğ edilmeyen bir işlem veya karara hukuki
sonuçlar bağlanması, hukuk hayatında etki doğurması, kişi ve kurumların
hukuki güvenliğini etkileyeceği gibi, tebliğ olunmayan bir kararın kişiler
üzerinde olumsuz sonuçlar doğurması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Borçlu olunan harç miktarı ancak gerekçeli kararın
mahkemece hazırlanıp yazılması, kararın tebliğe çıkarılacak hale gelmesi
ile açıklığa kavuşacağından, kararın hazırlanması, tebliğe çıkarılacak hale
gelmesi tarihlerinin daha önce tespiti tam olarak mümkün olamayacağı gibi,
karar tarihi itibariyle, yokluğunda aleyhine hüküm verilen kişinin ödemesi
gereken harcı bilmesi imkansız olduğundan,
2.7.1964 tarih ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 23.7.2010 tarih ve 6009
sayılı Kanun’un 18’inci maddesiyle değişik 28. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin “Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının
dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde
ödenir” cümlesinin, “kararın verilmesinden itibaren” tümcesinin Anayasanın
2’nci maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
IV. UYGULANACAK KURAL SORUNU
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28’inci maddesi
uyarınca karar ve ilam harcının kararın verildiği tarihten itibaren iki ay
içinde ödenmesi gerekmektedir. Kanunun 37 ve 130’uncu maddelerine göre, bu
iki aylık süre içinde mahkeme veznesine ödenmeyen harçların tahsili için,
ilgili mahkeme tarafından vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi
yazılmaktadır.
Vergi dairesi müdürlüğü, mahkemeden gelen harç
tahsil müzekkeresi üzerine tahsilat işlemlerine
başlamaktadır.
Çünkü, Harçlar Kanunu nispi karar ve ilam harcının ödeme
süresini ve zamanını göstermiş olduğundan, ayrıca vergi dairesi
müdürlüğünce vade belirleme ve tahakkuk verme işlemleri yapılmayacaktır.
Tahsilat işlemi ödeme emri ile başlayacağından, ödeme
emrinin konusunu, kararın verildiği tarihten itibaren iki ay içinde
ödenmeyen harç oluşturacaktır.
Yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme
emrinin iptali istemiyle açılacak davada da, uyuşmazlığı çözecek olan
mahkemece, harç tahsil müzekkeresinde tahsili istenilen harcın, kararın
verildiği tarihten itibaren iki ay içinde ödenip ödenmediğine bakılacak ve
bu hususta karar verilecektir.
Bu nedenle, 2.7.1964 tarih ve 492 sayılı Harçlar
Kanunu’nun 23.7.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 18’inci maddesiyle
değişik 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, görülen davada
uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak kuraldır.
V. HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle, 2.7.1964
tarih ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 23.7.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanunun
18’inci maddesiyle değişik 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin
“Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri
kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir” cümlesinin,
“kararın verilmesinden itibaren” tümcesinin Anayasa’nın 2’nci maddesinde
yer alan “Hukuk Devleti” ilkesine aykırı olduğu görüldüğünden iptali ve
yürürlüğün durdurulması istemiyle, dosyanın onaylı bir örneğinin,
Anayasa’nın 152’nci ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40’ncı maddeleri uyarınca Anayasa
Mahkemesine gönderilmesine, Anayasa Mahkemesince bu hususta karar
verilinceye kadar ve en fazla kararın Anayasa Mahkemesine tebliğinden
itibaren beş ay süre ile davanın geri bırakılmasına, 06.06.2012 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun
itiraz konusu ibareyi de içeren 28. maddesi şöyledir:
“(1) sayılı
tarifede yazılı nispî harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir
:
a) Karar
ve ilam harcı,
Karar ve
ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Şu kadar
ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat
davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye
karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına,
takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.
b) İcra
Tahsil Harcı,
İcra
takiplerinde Tahsil Harcı, alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan
hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir.
Harç
alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar.
Konunun
değeri üzerinden alınacak İflâs Harçlarında da bu bent hükümleri uygulanır.
c)
Depozito, defter tutma ve miras işlerine ait harçlar,
(1) sayılı
tarifenin (D) bölümünde yazılı depozito, defter tutma ve miras işlerine ait
harçlar işin sonundan itibaren 15 gün içinde ödenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2. maddesine
dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,
Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Recep
KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Celal
Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN’ın
katılımlarıyla 5.7.2012 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma
isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa
Mahkemesi Raportörü Durdu ÖZER tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında,
nispi karar ve ilam harcının miktarının ancak kararın tebliği ile
öğrenilebildiği, yargılama esnasında hazır bulunmayan veya hüküm
duruşmasına katılmayan tarafın gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmedikçe
harcın miktarını bilmesinin mümkün olmadığı, kuralda yer alan iki aylık
sürenin geçmesi halinde ise mükellefin fazladan gecikme zammı ödemek
zorunda kaldığı, bu nedenle henüz tebliğ edilmeyen bir vergi borcu için
gecikme zammı işletilmesine olanak tanıyan itiraz konusu ibarenin hukuk
güvenliği ilkesini ihlal ettiği belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2.
maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
492 sayılı Kanun’un itiraz konusu
ibareyi de içeren 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde,
nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının ise
kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili
Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde ise tahsil edilemeyen kamu
alacakları için gecikme zammı ödeneceği öngörüldüğünden, nispi karar
harcının bakiye miktarının vadesinde, yani kararın verilmesinden itibaren
iki ay içinde ödenmemesi hâlinde, anılan hüküm uyarınca bu kamu alacağına
gecikme zammı uygulanacaktır.
Anayasa’nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini
sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet
organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı
denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan
hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “hukuki güvenlik” tir. Hukuk güvenliği,
normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde
devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven
duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Genel olarak hukuk mahkemeleri tarafından
verilen kararlarda ödenmesi gereken bakiye harç miktarı kısa kararda
açıklanmamaktadır. Diğer bir ifade ile taraflar bakiye harç miktarlarını
gerekçeli kararın kendilerine tebliği ile öğrenmektedirler. Bu hâllerde bakiye karar harcının karar
tarihinden itibaren iki ay içinde ödenmesinin zorunlu tutulması, mükellefin
henüz varlığından haberdar olmadığı veya miktarını tam olarak bilmediği bir
harç için gecikme zammı ödemesi sonucunu doğuracaktır. Kişilerin haberdar
olmadıkları harç nedeniyle gecikme zammı ödemek zorunda kalmaları ise hukuk
devleti ilkesinin gereklerinden olan hukuk güvenliği ilkesi ile
bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu
kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI İSTEMİ
2.7.1964 günlü, 492 sayılı
Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrasının, 23.7.2010 günlü, 6009
sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (a)
bendinin, birinci cümlesinde yer alan “…kararın
verilmesinden itibaren…” ibaresine ilişkin iptal hükmünün yürürlüğe
girmesinin ertelenmesi nedeniyle, bu ibarenin yürürlüğünün durdurulması
isteminin REDDİNE, 18.10.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ
GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasında “Kanun, kanun hükmünde
kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural
tekrarlanmaktadır.
2.7.1964 günlü, 492 sayılı
Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrasının, 23.7.2010 günlü, 6009
sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (a)
bendinin, birinci cümlesinde yer alan “…kararın
verilmesinden itibaren…” ibaresinin iptal
edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek
nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince bu ibareye ilişkin iptal hükmünün, kararın Resmî
Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun
görülmüştür.
VIII-
SONUÇ
1- 2.7.1964 günlü, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun
28. maddesinin birinci fıkrasının, 23.7.2010 günlü,6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18.
maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…kararın
verilmesinden itibaren…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2-492
sayılı Kanun’un 28. maddesinin birinci fıkrasının 6009 sayılı Kanun’un 18.
maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan “…kararın
verilmesinden itibaren…” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince bu ibareye ilişkin İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
18.10.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
|
|
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|
|
|
|
|