|
Danıştay
Beşinci Daire Başkanlığından:
Esas
No : 2012/5281
Karar
No : 2012/5575
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı
Davacı: Nusret Konan
Palmiye Mah. 1217. Sok. No: 26/5 - MERSİN
Davalı: Nevşehir İl
Özel İdaresi
Vekili: Av. Oğuz
Çekiç
Lale Cad. Modern İşhanı
Kat: 3/88 - NEVŞEHİR
İsteğin Özeti: Kayseri 2.
İdare Mahkemesinin 31.5.2010 günlü, E:2009/1069, K:2010/444 sayılı
kararının onanması yolundaki Kayseri Bölge İdare Mahkemesi'nin 6.10.2010
günlü, E:2010/866, K:2010/785 sayılı kararının düzeltilmesi isteminin
reddine dair Kayseri Bölge İdare Mahkemesi'nin 26.1.2011 günlü, E:2011/6,
K:2011/7 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Mustafa Bölükbaşı
Düşüncesi: İstemin reddi gerektiği
düşünülmüştür.
Danıştay Başsavcısı: Turgut
Candan
Düşüncesi: Nevşehir İl Özel İdaresinde
mühendis olarak çalışmakta iken 16.10.2009 tarihli olurla emekliye sevk
edilen davacı tarafından, daha önce 5.2.2007 tarihli emeklilik işleminin
yargı kararıyla iptali üzerine görevine dönmesi nedeniyle dönüş yolluğu
ödenmesi ve 16.10.2009 tarihinde emekliye sevk işleminin sonucu olan
500.-TL. tutarındaki zararının tazmin edilmesi
istemleriyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile
ödenmeyen tazminat ve yolluğun yasal faiziyle birlikte tazminine karar
verilmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Kayseri İkinci İdare
Mahkemesi kararını onayan Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin bu karara karşı
yapılan kararın düzeltilmesi isteminin reddi yolundaki 26.1.2011 gün ve
E:2011/6, K:2011/7 sayılı kararının isteme ve vekalet ücretine yönelik
hüküm fıkralarının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun
yararına bozulması istemiyle Danıştay Başsavcılığı'na yapılan başvuru
üzerine konu incelendi.
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesinde; Bölge İdare Mahkemesi
kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay'ca ilk derece
mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade
edenlerin ilgili Bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden
Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği; temyiz isteği
yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı; bu bozma
kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının
hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesine göre, Kanun yararına
temyiz yoluna, ancak, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade eden" kararlara karşı başvurulabilme olanağı mevcuttur.
Olayda ise,
söz konusu kararın davacının istemine yönelik hüküm fıkrasının yürürlükteki
hukuka aykırı bir hususu içermediği anlaşılmıştır.
Kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
1136 sayılı
Avukatlık Kanununun, 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı Yasanın 77'nci
maddesiyle değişik, ''Avukatlık ücreti'' başlıklı 164'üncü maddesinin
1'inci fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının
karşılığı olan meblâğ veya değeri ifade ettiği hüküm altına alınarak
avukatlık ücretinin davaya katkısı bulunan avukata ödenmesi öngörülmüştür.
İstem
yazısı üzerine Mahkemece gönderilen dava dosyasının incelenmesinden, dava
dilekçesinin davalı Nevşehir İl Özel İdaresi adresinde 19.1.2010 tarihinde
evrak memuru Nuri Ekmekçioğlu'na tebliğ edildiği;
ancak, savunmanın, davalı idarenin vekili olan avukat tarafından otuz
günlük cevap süresinin geçirilmesinden sonra Kayseri İkinci İdare
Mahkemesine gönderilmek üzere 2.4.2010 tarihinde Nevşehir İkinci Asliye
Hukuk Mahkemesinin kaydına giren dilekçe ile yapıldığı; İdare Mahkemesince,
savunmanın usulüne uygun olarak (süresinde) verilmemesi nedeniyle karşı
tarafa tebliğ edilmemesine ve kararın ''Savunmanın özeti'' kısmında
savunmanın yasal süresi içinde verilmediğinin belirtilmesine karşın, hüküm
fıkrasında davalı idarenin vekili lehine vekalet
ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Davalı
kurum avukatının, dosyaya ve davaya katkısının bulunmaması sebebiyle
yukarıda açıklanan yasa hükümleri karşısında hukuki yardım karşılığı olan
avukatlık ücretini haketmediği açık olduğundan;
lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde
yürürlükteki hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan
nedenle, aksi yolda verilen ve vekalet ücreti
yönünden hukuka aykırı olan Kayseri İkinci İdare Mahkemesinin 31.5.2010 gün
ve E:2009/1069, K:2010/444 sayılı kararını onayan Kayseri Bölge İdare
Mahkemesinin kararın düzeltilmesi isteminin reddi yolundaki 26.1.2011 gün
ve E:2011/6 K:2011/7 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren
Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Dava,
Nevşehir İl Özel İdaresi emrinde metalürji mühendisi olarak görev yapmakta
iken 16.10.2009 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılan davacı
tarafından, 05.02.2007 tarihli emekliye sevk edilme işleminin Kayseri 2.
İdare Mahkemesince iptali üzerine Mersin İli'nden görev yeri olan Nevşehir
İli'ne dönüş yolluğunun ve kendi isteği ile 16.10.2009 tarihinde emekliye
sevk edilmesi üzerine ödenmesi gereken 500,00 TL'lik tazminatın verilmesi istemiyle
yaptığı başvurunun reddine ilişkin 16.12.2009 gün ve 5205 sayılı işlemin
iptali ile dönüş yolluğunun ve 500,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte
ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Kayseri 2.
İdare Mahkemesi'nce verilen 31.5.2010 günlü, E:2009/1069, K:2010/444 sayılı
kararla; Harcırah Kanununda emekliye sevk edilmelerine ilişkin işlemlerin
yargı yerlerince iptaline hükmedilenlerden görevlerine dönmek için ikametgah değiştirmek zorunda kalanlara yolluk
ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, 500,00 TL tutarındaki maktu
tazminatın da, davacının ilk kez emekliye sevk edilmesi üzerine ödenip,
idarece geri alınmadığından ikinci kez ödenmesine imkan olmadığı,
dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle
davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 500,00
TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine
hükmedilmiştir.
Bu karar,
davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine Kayseri Bölge İdare Mahkemesi'nin
6.10.2010 günlü, E:2010/866, K:2010/785 sayılı kararıyla onanmış, kararın
düzeltilmesi istemi de, Kayseri Bölge İdare Mahkemesi'nin 26.1.2011 günlü,
E:2011/6, K:2011/7 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Danıştay
Başsavcılığı, Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu kararının,
süresinde savunma vermeyen davalı idare vekili lehine avukatlık ücretine
hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığını gerekçesiyle 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını
istemektedir.
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kanun Yararına Bozma" başlıklı
51. maddesinin ilk parağrafında, Bölge idare
mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından
yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların
göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun
yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde
kararın, kanun yararına bozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş
olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı
hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; yargılama giderlerinde Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı belirtilmiştir, Kayseri 2. İdare
Mahkemesince kararın verildiği 31.5.2010 tarihinde yürürlükte bulunan 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış
olup, 417. maddesinde ise aleyhinde hüküm kurulan (davayı kaybeden) tarafın
yargılama giderlerini ödemesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı
Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin
1. fıkrasında; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı
olan meblağı veya değeri ifade ettiği hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16.
maddesinin 3 numaralı bendinde; tarafların yapılacak tebliğlere karşı,
tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilecekleri, bu
sürenin ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin
isteği üzerine görevli Mahkemenin kararıyla otuz günü geçmemek üzere ve bir
defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği; aynı maddenin 4 numaralı
bendinde ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara
ve ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri yolunda düzenlemelere
yer verilmiştir.
Anılan
maddelerin incelenmesinden; avukatın, hukuki yardımının karşılığı olan
avukatlık ücretini almaya hak kazanabilmesi için, hukuki yardım olarak
nitelendirilen hizmetini, yasa ile belirlenen süre içinde yerine getirmesi
gerekmektedir.
Dosyanın
incelenmesinden; dava dilekçesinin 19.1.2010 tarihinde usulüne uygun olarak
davalı idareye tebliğ edildiği, ancak savunmanın davalı idare vekili avukat
tarafından otuz günlük cevap verme süresinden sonra Kayseri 2. İdare
Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kaydına
2.4.2010 tarihinde giren dilekçe ile yapıldığı; Mahkeme kararının
"Savunmanın Özeti" kısmında da, savunmanın süresinde
verilmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum
karşısında, yukarıda yer verilen hükümlere göre süresinde savunma vermeyen
davalı idare vekilinin davanın reddedilmesinde, müvekkili olan idareye
herhangi bir hukuki yardımının bulunmadığı açık olup; davalı idare vekili
lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka
uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin
kabulü ile süresinde savunma vermeyen davalı idare vekili için avukatlık
ücretine hükmedilen Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nin 31.5.2010 gün ve
E:2009/1069, K:2010/444 sayılı kararının onanması yolundaki Kayseri Bölge
İdare Mahkemesi'nin 6.10.2010 günlü ve E:2010/866, K:2010/785 sayılı
kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair Kayseri Bölge İdare
Mahkemesi'nin 26.1.2011 gün ve E:2011/6 K:2011/7 sayılı kararının, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına
etkili olmamak üzere, kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin
İçişleri Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve bu
kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 27.9.2012 tarihinde oyçokluğuyla
karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Her ne kadar
davalı idare vekili tarafından dava dilekçesine süresinde savunma
verilmemiş ise de; Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 25.3.2010 günlü,
E:2009/1069 sayılı ara kararına süresinde cevap verdiği açık olan davalı
idare vekilinin, davalı idareye hukuki yardımı bulunmadığından söz
edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle,
kanun yararına bozma isteminin reddi gerekirken, kabulü yolundaki karara
karşıyım.
|