|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2012/24
Karar Sayısı : 2012/95
Karar Günü : 15.6.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Ankara 17. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 42.
maddesinin (3) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…iki ay
içinde ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca ilgili medya hizmet sağlayıcı
kuruluşun yayın lisansının iptaline karar verilir…” ibaresinin
Anayasa’nın 2. ve 13. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
2011 yılı Haziran ayına ait ticari iletişim
gelirleri Üst Kurul payının iki ay içerisinde yasal faizi ile birlikte
ödenmesi, aksi halde yayın izinlerinin ve yayın lisanslarının iptal
edileceğine dair RTÜK işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacının
Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi gören Mahkeme, kuralın iptali
için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru
kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Davacı … vekili … tarafından davacının 2011 yılı Haziran ayına ait ticari
iletişim gelirleri üst kurul payını iki ay içerisinde yasal faizi ile
birlikte ödenmesi, aksi halde yayın izinlerinin ve yayın lisanslarının
iptal edileceğine ilişkin 29/9/2011 tarih ve 6786 sayılı işlemin iptali
istemiyle RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU’na karşı
açılan davada, davacının Anayasaya aykırılık iddiasında bulunması üzerine,
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında
Kanun’un uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan 42. maddesinin 3.
fıkrasında yer alan “...iki ay içinde ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca ilgili
medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptaline karar
verilir...” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasının incelenmesine
geçildi.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni
kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan
kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı
denetimine açık olan devlettir.
Üst Kurul tarafından yapılan uyarıya rağmen Kanunda
öngörülen iki aylık süre içinde ticari iletişim gelirleri üst kurul payının
ödenmemesi nedeniyle ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptal edilmesi, idari yaptırım niteliği taşımaktadır.
Yasa koyucunun idari yaptırıma konu eylemleri
(kabahatleri) ve bu eylemler karşılığında uygulanacak yaptırımları
belirleme konusunda anayasal sınırlar içerisinde takdir yetkisi
bulunmaktadır. Ancak bu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin
bulunması, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil
denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt
ilkelerini de, elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri
oluşturmaktadır. “Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak
istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen
yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve
“orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında
olması gereken orantıyı ifade etmektedir.
İtiraz konusu kuralla öngörülen yayın lisansın
iptali yaptırımı ile ticari iletişim gelirleri üst kurul payının zamanında
ödenmesinin amaçlandığı kuşkusuzdur. Bu çerçevede, söz konusu yaptırımın
hedeflenen amaca ulaşma bakımından elverişli olduğu söylenebilir ise de
itiraz konusu kuralın yer aldığı maddede, ödenmeyen kurum gelirinin genel
hükümlere göre tahsil edileceği hususunun özel olarak düzenlendiği de
gözetildiğinde, bu yolla tahsili mümkün olan bir alacak nedeniyle özel
radyo veya televizyonun yayın izni ve lisansının iptal edilmesinin Üst
Kurul alacağının tahsili bakımından zorunlu olduğundan söz edilmesi
olanaklı olmadığı gibi, bu yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında
makul bir orantı da bulunmamaktadır. Bu durumun ise yaptırıma konu eylem
ile yaptırım ilişkisinde ölçülülük ilkesinin ihlali sonucunu doğurmakta
olduğu ve hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğu düşüncesiyle
davacının Anayasaya aykırılık iddiasının ciddi olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan
nedenlerle, Mahkememizce bakılmakta olan davada uygulanması gereken 6112
sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında
Kanun’un 42. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “...iki ay içinde ödeme
yapılmazsa, Üst Kurulca ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptaline karar verilir...” ibaresinin Anayasanın 2. ve 13.
maddelerinde yer verilen hukuk devleti ile ölçülülük ilkelerine aykırı
olduğu kanaatine ulaşıldığından, Anayasanın 152. ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddeleri
uyarınca sözkonusu ibarenin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa
Mahkemesine başvurulmasına 27/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un itiraz konusu
ibarenin de yer aldığı 42. maddesi şöyledir:
“(1) Yayın lisans ücreti ve yayın
iletim yetkilendirme ücreti, lisans veya yetki belgesi verilmesini müteakip
altı ay içinde eşit taksitlerle alınır.
(2) 41
inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek televizyon
kanal, multipleks kapasitesi ve radyo frekans
yıllık kullanım ücreti, her yılın ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında
olmak üzere dört eşit taksitte, (ç) bendinde öngörülen ticarî iletişim
gelirlerinden ayrılacak paylar, elde edildikleri ayı takip eden üçüncü ayın
en geç yirmisinde ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar tarafından
ödenir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralar
uyarınca yapılması gereken ödemelerin gecikmesi hâlinde, ilgili özel medya
hizmet sağlayıcı kuruluş bir ay içerisinde uyarılarak kanunî faizleri ile
birlikte ödeme yapması ihtar edilir. İhtar kararının tebliğ edildiği
tarihten itibaren iki ay içinde
ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptaline karar verilir ve ödenmeyen kurum geliri genel
hükümlere göre tahsil edilir.”
B- İlgili Görülen Yasa Kuralı
6112 sayılı Kanun’un 41. maddesi şöyledir:
“(1) Üst Kurulun gelirleri şunlardır:
a) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan
alınacak yayın lisansı ücretleri.
b) Karasal ortamdan yayın yapan kamu ve
özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak televizyon kanal,
multipleks kapasite ve radyo frekans yıllık kullanım ücretleri.
c) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu
ve ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yayın hizmetlerinin
iletimi faaliyetinde bulunan platform, multipleks ve altyapı işletmecileri
ile verici tesis ve işletim şirketinden alınacak yayın iletim yetkilendirme
ücretleri.
ç) Medya hizmet sağlayıcılarının, program
destekleme gelirleri hariç aylık brüt ticarî iletişim gelirlerinden
ayrılacak yüzde üç paylar.
d) Gerektiğinde Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığı bütçesinden alınacak Hazine yardımı.
e) Sair gelirler.
(2) Üst Kurul, gerektiği takdirde her yıl
için yapacağı işlerin programını hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı bütçesinden bu işler için ayrılmasını talep ettikleri ödenek
tutarını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunar.
(3) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların
ticarî iletişim gelirlerinin, aracı kurumların hesaplarıyla birlikte Maliye
Bakanlığınca denetlenmesi ile bu gelirlerin beyanına ve birinci fıkranın
(ç) bendine göre alınacak payların ödenmesine ilişkin usul ve esaslar,
Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Üst Kurulca hazırlanacak yönetmelikle
düzenlenir.”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın 2. ve 13.
maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,
Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin
YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal
Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN’ın katılımlarıyla
30.3.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa
Mahkemesi Raportörü Erhan TUTAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen yasa kuralları, dayanılan Anayasa
kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında,
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin tanımına yer verilerek
idari yaptırıma konu eylemler ile bu eylemler karşılığında uygulanacak
yaptırımlar arasında adil bir dengenin bulunmasının hukuk devleti ilkesinin
bir gereği ve bahsedilen adil dengenin de ölçülülük ilkesi olduğu
belirtilerek genel hükümler uyarınca tahsili mümkün olan bir alacak
nedeniyle medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptal
edilmesinin ölçülülük ilkesine ve bu bağlamda Anayasa’nın 2. ve 13.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un
41. maddesinde medya hizmet sağlayıcılarının program destekleme gelirleri
hariç aylık brüt ticari iletişim gelirlerinden ayrılacak %3 oranında pay,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun gelirleri arasında sayılmış ve itiraz
konusu kuralla bu payların Üst Kurulca yapılan uyarıya rağmen, elde
edildikleri ayı takip eden üçüncü ayın en geç yirminci gününde ödenmemesi
halinde, ilgili kuruluşun bir ay içinde uyarılacağı ve uyarıya rağmen
süresi içerisinde ödemeyen medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptal edileceği öngörülmüştür.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen
hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu
hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk
düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve
tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı
sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Üst Kurul tarafından yapılan uyarıya
rağmen Kanunda öngörülen iki aylık süre içinde reklam geliri üst kurul
payının ödenmemesi nedeniyle medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptal edilmesi, idari yaptırım niteliği taşımaktadır.
Yasa koyucunun idari yaptırıma konu
kabahat nevinden eylemleri ve bu eylemler karşılığında uygulanacak
yaptırımları belirlemesi anayasal sınırlar içerisinde takdir yetkisi
kapsamındadır. Ancak bu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin
bulunması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Eylem ile yaptırım arasında bulunması
gereken adil dengenin kurulabilmesi için bunun ölçülülük ilkesine uygun
olması gerekir. Bu ilkenin alt ilkelerinden olan,“Elverişlilik
ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli
olmasını, “zorunluluk ilkesi”
öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve
“orantılılık ilkesi” ise
öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken
orantıyı ifade etmektedir.
İtiraz konusu kuralla öngörülen yayın
lisansının iptali yaptırımı ile ticari iletişim geliri Üst Kurul payının zamanında
ödenmesinin amaçlandığı kuşkusuzdur. Bu çerçevede, söz konusu yaptırımın
hedeflenen amaca ulaşma bakımından elverişli olduğu söylenebilir. Ancak
itiraz konusu kuralın yer aldığı maddede, geciken ödemelerin genel
hükümlere göre tahsil edileceğinin özel olarak düzenlendiği de
gözetildiğinde, ayrıca bu yolla tahsili mümkün olan bir alacak nedeniyle
medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptal edilmesinin Üst
Kurul alacağının tahsili bakımından zorunlu olduğundan söz edilmesi
olanaklı değildir. Öte yandan, hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın faaliyetini
bütünüyle ve süresiz biçimde ortadan kaldırmak suretiyle uygulanması
öngörülen yaptırımla ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir oran
bulunduğu da söylenemez. Bu durum ise yaptırıma konu eylem ile yaptırım
ilişkisinde ölçülülük ilkesinin ihlali sonucunu doğurmakta ve hukuk devleti
ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu
kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden, Anayasa’nın 13. maddesi yönünden incelenmemiştir.
Muammer TOPAL bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
15.2.2011 günlü, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 42. maddesinin (3) numaralı fıkrasının
ikinci cümlesinde yer alan “…iki ay içinde ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca
ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptaline karar
verilir…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muammer TOPAL’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 15.6.2012 gününde
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
|
|
Üye
Erdal TERCAN
|
Üye
Muammer TOPAL
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
İtiraz konusu kural, 15.2.2011 günlü, 6112 sayılı
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 42.
maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…iki ay içinde
ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın
lisansının iptaline karar verilir…” ibaresidir.
Anayasa’nın 167. maddesinin birinci fıkrasında,
devletin para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve
düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alacağı,
piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi
önleyeceği hüküm altına alınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10.maddesinde,herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip
olduğu; bu hakkın, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke
sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de
verme özgürlüğünü de kapsadığı belirtildikten sonra, bu maddenin,
devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine
tabi tutmalarına engel olmadığı da açıklanmıştır.
6112 sayılı Kanun’un 41. maddesinin 1/ç fıkrasında,
medya hizmet sağlayıcılarının, program destekleme gelirleri hariç aylık
brüt ticari iletişim gelirlerinden ayrılacak yüzde üç payın Üst Kurulun
gelirleri arasında bulunduğu; 42. maddesinin ikinci fıkrasında, (ç)
bendinde öngörülen ticari iletişim gelirlerinden ayrılacak payların, elde
edildikleri ayı takip eden üçüncü ayın en geç yirmisinde ilgili medya
hizmet sağlayıcı kuruluşlar tarafından ödeneceği; üçüncü fıkrasında, anılan
fıkralar uyarınca yapılması gereken ödemelerin gecikmesi halinde, ilgili
kuruluşun ihtar edileceği belirtildikten sonra itiraz konusu ibareye yer
verilerek, devamında, ödenmeyen kurum gelirinin genel hükümlere göre tahsil
edileceği düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemelerden, bağımsız idari otorite
olarak kurulan Üst Kurul’un medya hizmeti piyasasını, ifade özgürlüğünün
özüne dokunmamak kaydıyla düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu, Kurul’un
mali özerkliğini sağlayan gelirleri arasında medya hizmet sağlayıcılarının
iletişim gelirleri üzerinden alınan payın da bulunduğu, bu payın belli bir
ödeme planına bağlandığı; ödenmediği taktirde
ilgili kuruluşun uyarıldığı,uyarıya
rağmen ödeme yapılmadığında, itiraz konusu düzenlemeye göre yayın
lisansının iptaline karar verilerek, kurum gelirlerinin genel hükümlere
göre tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Ödenmeyen Üst Kurul gelirinin öncelikle diğer takip
usulleri ile tahsili öngörülmeyerek itiraz konusu kuraldaki düzenlemenin
yapılmış olmasının, kitle haberleşme aracı olarak televizyon yayınları
yapan kuruluşların özel durumu ile Üst Kurul’un görev ve yetkilerinin
niteliği göz önüne alındığında, yasa koyucunun takdir yetkisi alanında değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Belli bir ödeme takvimine bağlanmasına ve ilgili
kuruluşun ihtar edilmesine rağmen, ticari iletişim gelirleri üzerinden
hesaplanarak ödenmesi gereken Üst Kurul payının ödenmemesi nedeniyle,
kullanım hakkı sınırsız olmayan yayın lisansının iptaline ilişkin idari
yaptırımın, hedeflenen amaca ulaşma bakımından elverişli, söz konusu
gelirin tahsilini gerçekleştirmek bakımından zorunlu ve orantılı olduğu sonucuna
varılmıştır.
Bu bakımdan, televizyon yayınlarından gelir elde
eden kuruluşların anılan ödemeleri yapmalarını, kendi iradelerine
bırakmadan ve diğer yasal yollara başvurmadan, itiraza konu kuraldaki idari
yaptırım uygulanarak sağlamak kamu düzenine ve kamusal yarara uygun
düşmektedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın,
Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin yer aldığı 2. maddesine aykırı bir yönü
bulunmadığından iptal isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına
katılmıyorum.
Üye
Muammer
TOPAL
|