|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı :
2012/11
Karar Sayısı : 2012/104
Karar Günü : 5.7.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi İkinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU :14.7.1965
günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinin dördüncü
fıkrasında yer alan “… birinci fıkrada sayılan…”
ibaresi ile altıncı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde zabıt kâtibi olarak
görev yapmakta iken, Askeri Mahkeme Kıdemli Hâkimliği işlemiyle, boş
durumda bulunan yazı işleri müdürlüğü kadrosuna vekâleten görevlendirilen
davacının, vekâlet aylığı ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin
işlemin iptali ve uğranılan parasal kayıpların işletilecek yasal faiziyle
birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali istemiyle başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü
şöyledir:
“657 sayılı DMK’nın
86’ncı maddesine göre; Memurların kanunî izin, geçici görev, disiplin
cezası uygulaması ve görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici
olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan
veya açıktan atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam
eden süresi için vekâlet aylığı ödenmesine karşın, herhangi bir sebeple
(Atama, emeklilik, istifa vb.) boşalan kadrolara atanan vekil memurlara
herhangi bir vekâlet aylığı ödenmemekte, boş kadrolara ait görevler lüzum
görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak gördürülmektedir. Bu durumda aynı görevi vekâleten yürüten
memurlardan, Kanun’un 86’ncı maddesinde belirtilen sebeplerle boşalan kadro
görevini vekâleten yürütenler vekâlet aylığı alırken, herhangi bir sebeple
kadronun boşalması sebebiyle bu kadro görevini yürütenler vekâlet aylığı
alamamaktadır. Boşalan bu kadroların bazen 1-2 yıl gibi uzun süre
doldurulamaması nedeniyle, bu görevi vekâleten yürüten devlet memurları bu
göreve ait her türlü sorumluluğu üstlenmelerine rağmen, bu kadroya ait
haklardan yararlanamamaktadırlar. Bu durum Anayasanın 2’nci maddesinde
düzenlenen ‘Hukuk devleti’ ilkesine, 10’uncu maddesinde düzenlenen ‘Kanun
önünde eşitlik’ ilkesine, 18’inci maddesinde düzenlenen ‘Angarya yasağı’
ilkesine ve 55’inci maddesinde düzenlenen ‘Ücrette adalet’ ilkesine
aykırılık içermektedir.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun iptali istenen kuralları içeren 86. maddesi şöyledir:
“Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları:
Madde 86-
Memurların kanunî izin, geçici görev, disiplin
cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici
olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan
veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi
halinde aylıksız vekâlet asıldır.
Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç),
tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve
hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve
müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî
idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan vekil atanabilir.
Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar
dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam
eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden
ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine
atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.
Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim
veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru
bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu
hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekâlet aylığı
verilmek suretiyle atanabilirler.
Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait
görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten
gördürülebilir.
Bu Kanuna tabi kurumlarda, mali, nakdi ve ayni
sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara
işe başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı verilmek suretiyle
memurlar arasından atama yapılabilir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 10., 18. ve 55. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi
İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince, Haşim
KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya
KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM,
Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Cemal Mümtaz
AKINCI ve Erdal TERCAN’ın
katılımlarıyla 9.2.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa
Mahkemesi Raportörü Ayhan KILIÇ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa’nın
152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun’un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları
davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını
Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa
Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa
Mahkemesi’ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin
görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da o
davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,
davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan
Mahkeme’de bakılmakta olan dava, boş bulunan yazı işleri müdürlüğü
kadrosuna vekâleten görevlendirilen davacıya vekâlet aylığı ödenmemesi
yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86.
maddesinin birinci fıkrasında idarenin, dolu kadrolara kurum içinden veya diğer kurumlardan
veya açıktan vekil atayabileceği belirtildikten sonra ikinci fıkrasında
aylıksız vekâletin asıl olduğu kurala bağlanmış; dördüncü, beşinci ve yedinci
fıkralarında da bu kuralın istisnalarına yer verilerek aylık verilecek
durumlar tek tek sayılmıştır.
Aynı maddenin altıncı
fıkrasında ise önceki fıkralarda açıklanan ve aylık ödenmesini gerektiren
haller dışında da, boş kadrolara
ait görevlerin idarece lüzum görüldüğü takdirde memurlara vekâleten
gördürülebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu kuralda, idareye dolu kadrolar
ve diğer fıkralarda açıkça zikredilenler dışındaki boş kadrolar yönünden de
vekâleten atama yetkisi verilirken, bu atamaların ücretsiz olacağı
belirtilerek ikinci fıkrada düzenlenen genel kural tekrarlanmıştır.
Bu itibarla itiraz konusu
657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin altıncı fıkrasının, boş kadrolara
vekâletin aylıksız olmasının değil, boş kadrolara vekâleten atama
yapılabilmesinin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Boş kadrolara
vekâletin aylıksız olmasının dayanağı, ikinci fıkrada yer alan aylıksız
vekâletin asıl olduğu yolundaki kuraldır. Altıncı fıkrada “ücretsiz
olarak” ibaresine yer verilmiş olması, ikinci fıkrada belirtilen kuralı
tekrarlamaktan ibaret olup bu konuda oluşabilecek tereddütleri giderme
amaçlıdır. Dolayısıyla 657 sayılı
Kanun’un 86. maddesinin itiraz konusu altıncı fıkrası, bakılmakta olan
davada uygulanacak kural niteliği taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin altıncı
fıkrasının, itiraz
başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı
bulunmadığından, bu kurala ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği
nedeniyle reddi gerekir.
B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında özetle, 657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen sebeplerle geçici olarak boşalan kadro görevini vekâleten
yürüten memurlar aylık alırken, herhangi bir sebeple sürekli olarak boşalan
kadro görevini vekâleten yürütenlerin aylık alamadıkları, boş kadroya
vekâlet eden devlet memurunun her türlü sorumluluğu üstlenmesine rağmen bu
kadroya ait haklardan yararlanamamasının “hukuk devleti”, “kanun önünde eşitlik”,
“angarya yasağı” ve “ücrette adalet” ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek,
kuralın Anayasa’nın 2., 10., 18. ve 55.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür
Memur hukukunda vekâlet, asıl görevlinin iş başında
olmadığı bazı durumlarda kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması için bu
kişinin bulunduğu kadroya tanınan hak ve yetkileri kullanmak üzere başka
bir kişinin atanmasıdır.
657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 86. maddesinde bir kadroya vekâlet görevi
düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında, “Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi
halinde aylıksız vekâlet asıldır.” denilmek suretiyle vekâlet görevinin kural
olarak aylıksız olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre bir görevi vekâleten
yürüten memura aylık ödenebilmesi, kanunda açıkça vekâlet aylığı ödenmesini
öngören bir düzenlemenin varlığına bağlıdır.
İptali istenen ibareyi
içeren 657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dördüncü fıkrasında vekâlet
aylığı ödenmesini gerektiren bazı istisnalar düzenlenmiştir. Sözü edilen
istisnalardan biri de aynı kurumdan dolu kadroya vekâleten atanma durumudur.
Bu husus, “Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar
dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam
eden süresi için, … vekâlet aylığı ödenir.”
şeklinde ifade edilmiştir.
İptali istenen “…
birinci fıkrada sayılan…” ibaresiyle, aynı
kurumdan vekil olarak atanan memurlardan vekâlet aylığı hakkı tanınanlar,
657 sayılı Kanun’un 86. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî
izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle meydana gelen ayrılmalar
dolayısıyla vekâleten atananlarla, yani dolu kadroya vekâlet edenlerle
sınırlandırılmış; emeklilik,
istifa, ölüm veya naklen atama gibi bir nedenle sürekli bir biçimde boşalan
kadrolara vekâleten atananlara vekâlet aylığı ödenmesinin yolu
kapatılmıştır. Dolayısıyla kurum içinden dolu kadroya vekâleten atanan
memur aylığa hak kazanırken, kurum içinden boş kadroya vekâleten atanan
memur vekâlet aylığı hakkından mahrum kalmaktadır.
Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen
eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke
ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin
amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı
tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve
ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi
kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin
ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı
kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki
özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli
kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlâl
edilmiş olmaz.
Kanun koyucunun, istisnaî bir nitelik taşıyan
vekâleten atama yoluna, boş kadrolar yönünden gereksiz olarak
başvurulmasını engellemek ve idareyi boşalan kadrolara asaleten atama
yapmaya zorlamak amacıyla boş kadro ile dolu kadro arasında ayrım yaptığı
anlaşılmaktadır. Ancak boş ya da dolu kadroya vekâlet eden memurların
yaptıkları işin niteliği aynı olduğu halde bunlar arasında vekâlet aylığı
yönünden kadronun boş veya dolu olmasına göre ayrım yapılması eşitlik
ilkesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu
ibare, Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdır, iptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 10. maddesine aykırı
görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 2., 18.
ve 55. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
VI- SONUÇ
14.7.1965 günlü, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinin;
1- Dördüncü fıkrasında yer
alan “…birinci fıkrada sayılan…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- Altıncı fıkrasının,
itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma
olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkin başvurunun Mahkeme’nin
yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
5.7.2012 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|