|
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4022
Karar No :
2012/4558
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Kadir Özdilek
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1.3.2011 tarihli ve E:2011/83, K:2011/671
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 14.09.2010 gün ve
E:2009/1872, K:2010/1084 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 01.03.2011 gün ve E:2011/83, K:2011/671
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 19.07.2011 gün ve E:2011/2276, K:2011/3297 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 1.3.2011 gün ve E:2011/83, K:2011/671 sayılı
kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca,
kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 1.3.2011 gün ve E:2011/83, K:2011/671 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük
sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın
tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer
almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı
tarafından14.10.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 1.3.2011 gün ve
E:2011/83, K:2011/671 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4019
Karar No :
2012/4559
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: Nurşen Demir
Vekili: Av. İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 23.11.2011 tarihli, E:2011/3910, K:2011/5599
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, davanın süre aşımından reddine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 29.06.2011 gün ve
E:2011/376, K:2011/932 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun
reddi yolundaki İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 23.11.2011 gün ve
E:2011/3910, K:2011/5599 sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde reddine ilişkin 21.02.2012 gün ve 2012/1873
K:2012/992 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun
yararına bozulması konusunda Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe
üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 23.11.2011 gün ve E:2011/3910, K:2011/5599
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 23.11.2011 tarihli, E:2011/3910, K:2011/5599 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek
bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince davanın 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 11. ve
12. maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle süre aşımı nedeniyle
reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun
reddine dair İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme
aşamasından da geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı
tarafından 24.12.2010 tarihinde yapılan başvuru, Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesinin iptali
istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci
Dairesince verilen iptal kararının kendi hukuki durumunu da etkilemesi
nedeniyle yapılmış bir başvuru olup, davacının, söz konusu iptal kararına
da değinerek yaptığı bu başvurunun, genel ve düzenleyici nitelikteki bir
idari işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için
hüküm ifade edeceği gerçeğinden hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle
daha önce menfaati ihlal edilmiş bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu
hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru
niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.Bu nedenle
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 23.11.2011
tarihli, E:2011/3910, K:2011/5599 sayılı kararın 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili
olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir
Valiliği ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî
Gazete'de yayımlanmasına, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4028
Karar No :
2012/4560
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Mehmet Akif Gürsoy
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1.12.2010 tarihli, E:2010/2050, K:2010/4967
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 24.02.2010 gün ve
E:2009/1613, K:2010/197 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 01.12.2010 gün ve E:2010/2050, K:2010/4967
sayılı karar ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 22.03.2011 gün ve E:2011/849, K:2011/924 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı statüdeki
idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun doğmasını
sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 01.12.2010 gün ve E:2010/2050, K:2010/4967
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 1.12.2010 tarihli, E:2010/2050, K:2010/4967 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek
bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel
Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği
tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki
durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi
durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel
düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur.
İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan işlemlerin
doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal edilen bir
düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı
etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 15.9.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 1.12.2010 tarihli,
E:2010/2050, K:2010/4967 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4021
Karar No :
2012/4561
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Ramazan Akın
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 18.1.2011 tarihli, E:2010/2259, K:2011/200
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 23.12.2009 gün ve
E:2009/1269, K:2009/1978 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 18.01.2011 gün ve E:2010/2259, K:2011/200
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 17.05.2011 gün ve E:2011/1758, K:2011/1644 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 18.01.2011 gün ve E:2010/2259, K:2011/200
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 18.1.2011 tarihli, E:2010/2259, K:2011/200 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz başvurusunun
kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 22.6.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 18.1.2011 tarihli,
E:2010/2259, K:2011/200 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4029
Karar No :
2012/4562
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: Güner Kurtuluş
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli, E:2011/98, K:2011/695 sayılı
kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 01.10.2010 gün ve
E:2010/451, K:2010/1258 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 02.03.2011 gün ve E:2011/98, K:2011/695
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 05.07.2011 gün ve E:2011/2156, K:2011/3147 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 02.03.2011 gün ve E:2011/98, K:2011/695
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli, E:2011/98, K:2011/695 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük
sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın
tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer
almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 11.2.2010 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 2.3.2011
tarihli, E:2011/98, K:2011/695 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak
üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de
yayımlanmasına, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No : 2012/4016
Karar No :
2012/4563
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Özgür Ulutaş
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 9.2.2011 gün ve E:2010/2955, K:2011/359
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 24.02.2010 gün ve
E:2009/1614, K:2010/196 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 09.02.2011 gün ve E:2010/2955, K:2011/359
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 01.06.2011 gün ve E:2011/1901, K:2011/2202 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 09.02.2011 gün ve E:2010/2955, K:2011/359
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 9.2.2011 gün ve E:2010/2955, K:2011/359 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair
Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 15.9.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 9.2.2011 gün ve
E:2010/2955, K:2011/359 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4024
Karar No :
2012/4564
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Mustafa Bahtiyar
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 10.2.2011 gün ve E:2010/2901, K:2011/484
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 24.02.2010 gün ve
E:2009/1603, K:2010/203 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 10.02.2011 gün ve E:2010/2901, K:2011/484
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 01.06.2011 gün ve E:2011/1898, K:2011/2164 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı statüdeki
idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun doğmasını
sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 10.2.2011 gün ve E:2010/2901, K:2011/484
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 10.2.2011 gün ve E:2010/2901, K:2011/484 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz başvurusunun
kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 30.9.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 10.2.2011 gün
ve E:2010/2901, K:2011/484 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4026
Karar No :
2012/4565
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Yaşar Aydın
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2011 tarihli ve E:2010/3260, K:2011/759
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyledavacı tarafından yapılan
başvurunun, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması
istemiyle yapıldığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10.
maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 26.02.2010 gün ve
E:2009/1490, K:2010/247 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 03.03.2011 gün ve E:2010/3260, K:2011/759
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 19.07.2011 gün ve E:2011/2268, K:2011/3298 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 3.3.2011 gün ve E:2010/3260, K:2011/759
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 3.3.2011 tarihli ve E:2010/3260, K:2011/759 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 4.8.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda,
2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12. maddeleri
uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan İzmir Bölge
İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 3.3.2011
tarihli ve E:2010/3260, K:2011/759 sayılı kararın 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili
olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir
Valiliği ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî
Gazete'de yayımlanmasına, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4017
Karar No
: 2012/4566
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Kevser Kuşat Ol
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 28.9.2011 tarihli ve E:2011/2079,
K:2011/3934 sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına
bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 21.01.2011 gün ve
E:2010/1306, K:2011/61sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu kabul
edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki İzmir
Bölge İdare Mahkemesinin 28.09.2011 gün ve E:2011/2079, K:2011/3934 sayılı
kararı ile karar düzeltme istemininde reddine
ilişkin 05.12.2011 gün ve E:2011/4015, K:2011/5819 sayılı kararının hukuka
aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda Danıştay
Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 28.9.2011 gün ve E:2011/2079, K:2011/3934
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 28.9.2011 tarihli ve E:2011/2079, K:2011/3934 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek
bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 15.6.2010 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9.
maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 28.9.2011
tarihli ve E:2011/2079, K:2011/3934 sayılı kararın 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili
olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir
Valiliği ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî
Gazete'de yayımlanmasına, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4025
Karar No :
2012/4567
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: Ayten Kılınç Parlak
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli ve E:2011/81, K:2011/688
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 14.09.2010 gün ve
E:2009/1869, K:2010/1080 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 02.03.2011 gün ve E:2011/81, K:2011/688
sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına
bozulması konusunda Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine
konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 2.3.2011 gün ve E:2011/81, K:2011/688 sayılı
kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca,
kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli ve E:2011/81, K:2011/688 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek
bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru tarihinden
itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar
verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 14.10.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 2.3.2011
tarihli ve E:2011/81, K:2011/688 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak
üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4020
Karar No :
2012/4568
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: Erbil Kömür
Vekili: Av. İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2011 tarihli ve E:2010/3265, K:2011/730 sayılı
kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun,iptal
kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle
yapıldığı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi
kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 26.02.2010 gün ve
E:2009/1600, K:2010/255 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 03.03.2011 gün ve E:2010/3265, K:2011/730
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 06.07.2011 gün ve E:2011/2145, K:2011/3182 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 3.3.2011 gün ve E:2010/3265, K:2011/730
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 3.3.2011 gün ve E:2010/3265, K:2011/730 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış
günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse
cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 20.8.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 3.3.2011 gün ve
E:2010/3265, K:2011/730 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4018
Karar No
: 2012/4569
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Makbule Bıçakcı
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1.3.2011 gün ve E:2010/3264, K:2011/659
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 26.02.2010 gün ve
E:2009/1599, K:2010/253 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 01.03.2011 gün ve E:2010/3264, K:2011/659
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 19.07.2011 gün ve E:2011/2269, K:2011/3282 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 1.3.2011 gün ve E:2010/3264, K:2011/659
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 1.3.2011 gün ve E:2010/3264, K:2011/659 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren
dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak
dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma
süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı
geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük
sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın
tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer
almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 9.9.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 1.3.2011 gün ve
E:2010/3264, K:2011/659 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4027
Karar No :
2012/4570
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: Mehmet Alkan
Vekili: Av. İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1.3.2011 gün ve E:2010/3841, K:2011/657
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 26.02.2010 gün ve
E:2009/1609, K:2010/257 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu
kabul edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 01.03.2011 gün ve E:2010/3841, K:2011/657
sayılı kararı ile karar düzeltme istemininde
reddine ilişkin 19.07.2011 gün ve E:2011/2271, K:2011/3280 sayılı kararının
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda
Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 1.3.2011 gün ve E:2010/3841, K:2011/657
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 1.3.2011 gün ve E:2010/3841, K:2011/657 sayılı kararının
Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair
Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz
başvurusunun kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap
verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği
tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava
açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse
ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı
da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme
süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya
davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra
yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın tebliğinden itibaren
altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 30.9.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 1.3.2011 gün ve
E:2010/3841, K:2011/657 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir Valiliği ile
Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Danıştay
Onbirinci Daire Başkanlığından
:
Esas No:
2012/4023
Karar No
: 2012/4571
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Hasan Öksüzler
Vekili: Av.
İbrahim Atila
518 Sok. No:13 Daire:1 - Şirinyer / Buca / İZMİR
Davalı:
İzmir Valiliği - İZMİR
İstemin Özeti:
İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli ve E:2010/4497, K:2011/721
sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı
Düşüncesi: Dosyanın
incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9. maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptali üzerine, anılan kararın kendi hukuki durumunu da
etkilemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan başvurunun, iptal kararının
doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığı ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir
başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, yürürlükteki hukuka ve Danıştay
İçtihatlarına aykırı olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere
kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı: Turgut Candan
Düşüncesi:
Kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali haklarına ilişkin
usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına
Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun' un 5' inci maddesinin 6' ncı
fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla
yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'
uncu maddesinin, Danıştay Onbirinci Dairesinin
10.3.2008 gün ve E:2006/6044, K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine,
eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle
açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, ek ödemelerin idareye başvuru
tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine dair İzmir İkinci İdare
Mahkemesi Hakimliğinin 27.05.2010 gün ve
E:2010/55, K:2010/708 sayılı kararına karşı yapılan itiraz başvurusu kabul
edilerek, anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki İzmir
Bölge İdare Mahkemesinin 02.03.2011 gün ve E:2010/4497, K:2011/721 sayılı
kararı ile karar düzeltme istemininde reddine
ilişkin 19.07.2011 gün ve E:2011/2279, K:2011/3289 sayılı kararının hukuka
aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda Danıştay
Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin
idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki
hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere
göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari
işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı
hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı
statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun
doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava
Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 1.8.2005 gün ve 15307
sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9' uncu maddesinin Danıştay
Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, anılan
Genel Yazının düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve
iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan
nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki
hukuka aykırı sonuç ifade eden 2.3.2011 gün ve E:2010/4497, K:2011/721
sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi
uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbirinci Dairesince İzmir Bölge
İdare Mahkemesinin 2.3.2011 tarihli ve E:2010/4497, K:2011/721 sayılı
kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının
istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın
incelenmesinden; kadroları Sağlık Bakanlığına devredilen personelin mali
haklarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum
ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine
Dair Kanun' un 5. maddesinin (6). fıkrasına ilişkin olarak uygulamadaki
tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan Maliye Bakanlığı Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık
Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının 9. maddesi Danıştay Onbirinci Dairesinin 10.3.2008 gün ve E:2006/6044,
K:2008/2354 sayılı kararı ile iptali üzerine, davacının, iptal edilen genel
düzenleyici işlem nedeniyle fark tazminatından mahsup edilmek suretiyle
eksik ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle
başvuruda bulunduğu, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik
ödenen mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle dava açıldığı, İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimliğince dava konusu
işlemin iptaline, eksik yapılan ek ödeme tutarının davalı idareye başvuru
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine
karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz başvurusunun
kabul edilerek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 11. ve 12. maddesi kapsamında değerlendirilmek
suretiyle bozulmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İzmir
Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar düzeltme aşamasından da geçerek
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin söz
konusu kararının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün
1.8.2005 gün ve 15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu
Genel Yazısının 9'uncu maddesinin Danıştay Onbirinci
Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan, davacının da yararlanması
ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu
parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve
bu başvurunun reddi üzerine idari dava yoluna gitmesinin olanaklı olduğu,
bu haliyle İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde, "İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması
için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap
verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği
tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava
açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse
ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı
da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme
süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya
davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra
yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın tebliğinden itibaren
altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer almaktadır.
İdare
Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis
edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki
hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal
edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil,
bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği
kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan
işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal
edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel
hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan
yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 23.11.2009 tarihinde yapılan başvuru,
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 1.8.2005 gün ve
15307 sayılı "Sağlık Birimlerinin Devri" konulu Genel Yazısının
9. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi
hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup,
davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun,
genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki
kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden
hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş
bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan
yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde
olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu
durumda, 2577 sayılı Kanun'un 7., 11. ve 12.
maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin bulunan
İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz
isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 2.3.2011
tarihli ve E:2010/4497, K:2011/721 sayılı kararın 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili
olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin İzmir
Valiliği ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmî
Gazete'de yayımlanmasına, 20.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|