|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2010/62
Karar Sayısı : 2011/175
Karar Günü : 29.12.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
İTİRAZIN KONUSU : 26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanunu’nun 96. maddesinin (B) fıkrasının, Anayasa’nın 2.,
6., 8., 11. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı Şirket tarafından broşür
şeklinde bastırılıp dağıtımı yapılan el ilanları için davalı Belediye’nin
Meclisince belirlenmiş olan oranlar üzerinden hesaplanıp, ihtirazi kayıtla beyan edilip ödenen ilan ve reklam
vergisinin tahakkuktan terkin ve iadesi istemiyle açılan davanın temyiz
incelemesinde, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına
varan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu iptali için başvurmuştur.
II-
İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe
bölümü şöyledir:
“... Hipermarketler Zinciri Anonim
Şirketi tarafından, ihtirazi kayıtla verilen Şubat 2005 dönemine ilişkin
ilan ve reklam vergisi beyannamesi üzerinden 120.000 adet broşür için
tahakkuk ettirilerek, tahsil edilen ilan ve reklam vergisinin ret ve iadesi
istemiyle Kartal Belediye Başkanlığına karşı açılan davayı reddeden
İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin, 10.11.2009 günlü ve E:2009/3012,
K:2009/2878 sayılı ısrar kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz
başvurusunu içeren dosya, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca
incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı Kurumun, Şubat 2005 döneminde
Kartal Belediye sınırları içinde elle dağıttığı broşürler için 28.2.2005
tarihinde ihtirazi kayıtla verdiği ilan ve reklam vergisi beyannamesi
üzerinden, 28.2.2005 günlü ve 109/4 sayılı tahakkuk fişiyle her bir broşür
için 0,10 YTL olarak tahakkuk ettirilen maktu vergiler, davacı tarafından
aynı gün ve seri A 2546913 sayılı makbuz karşılığı ödenmiş; hukuka aykırı
tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin ret ve iadesi istemiyle dava
açılmıştır.
Davaya konu yapılan tahakkukun, 2464
sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin (B) fıkrasında tanınan yetkiye dayanılarak
Kartal Belediye Meclisi tarafından yürürlüğe konulan tarifede öngörülen
ilan ve reklamın her biri için 0,10 YTL üzerinden yapıldığı
anlaşıldığından, ilan ve reklam vergisi tahakkukunda esas alınan ve her bir
broşür için belirlenen maktu verginin dayanağı, Kartal Belediye Meclisinin
7.1.2005 günlü ve 2005/7 sayılı kararıdır.
Davacı tarafından; vergi, resim, harç
ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması, değiştirilmesi ve kaldırılmasında
yasallık ilkesinin geçerli olduğu; bu konudaki tek istisnanın, vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak konusunda Bakanlar Kuruluna
verilebileceği öngörülen yetki olduğu, vergilendirme alanında belediye
meclislerine tanınmış bir yetki bulunmadığından, vergilendirmeye esas
alınan tarifeyi belirleyen Kartal Belediye Meclisi kararına dayanak
oluşturan 2464 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin (B) fıkrasının, Anayasanın
73’üncü maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu,
belediye gelirlerini dört ayrı kısımda düzenlemiştir. Birinci Kısım, vergileri;
ikinci Kısım, harçları; Üçüncü Kısım, harcamalara katılma paylarını
kapsamaktadır. Yasanın Dördüncü Kısmı ise vergi ve harç tarifelerinin
tespitine ilişkin düzenlemeleri de içeren çeşitli hükümlere ayrılmıştır.
Vergiler, harçlar ve katılma
paylarından oluşan belediye gelirlerinden harcamalara katılma payları,
hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamı üzeriden ve Yasanın Üçüncü
Kısmında öngörülen yöntem ve esaslara göre tahakkuk ettirildiğinden belli
tarifeye göre alınan belediye gelirleri, vergi ve harçlardan oluşmaktadır.
İlan ve reklam vergisinin en az ve en
çok tutarı Yasanın 15’inci maddesinde yer alan maktu tarifede öngörülmüştür.
Bu tarife, 1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere 31.12.2004 tarihinde
yürürlüğe giren 5281 sayılı Yasanın 16’ncı maddesiyle değiştirilmiştir.
Değişik tarifenin (5) işaretli bölümünde; ilan ve reklam amacıyla dağıtılan
broşür, katalog, duvar ve cep takvimleri, biblolar veya benzerlerinin her
biri için en az 0,01; en çok 0,25 YTL ilan ve reklam vergisi
belirlenmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanununun 96’ncı maddesinin (A) fıkrasında Bakanlar Kurulu, yasada en az ve
en çok miktarları gösterilen ve aynı fıkrada yer alan vergi ve harçların
tarifelerini, belediye grupları itibarıyla tayin ve tespite yetkili
kılınmıştır. Maddenin birinci fıkrası gereğince Bakanlar Kurulunun 96’ncı
maddenin (A) fıkrasında tanınan yetkiyi; Maliye Bakanlığı ve Devlet
Planlama Teşkilatının görüşü de alındıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından,
belediyelerin nüfusları ile ekonomik ve sosyal gelişme durumlarına göre
yapılan ve Resmi Gazetede ilan edilen gruplandırmayı gözeterek kullanması
gerekmektedir.
Yasanın 96’ncı maddesinin (A)
fıkrasında gösterilmeyen vergi ve harç tarifelerini yapmak konusunda Bakanlar
Kuruluna tanınmış bir yetki bulunmamaktadır. İlan ve reklam vergisi, 96’ncı
maddenin (A) fıkrasında yer almayan vergilerdendir.
2464 sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin
(B) fıkrasında ise (A) fıkrasında sayılanlar dışındaki vergi ve harçlara
ait maktu tarifelerin; bu Kanunda belirtilen en alt ve en üst sınırları
aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve ekonomik
farklılıklar göz önünde tutularak belediye meclislerince tespit olunması
düzenlenmiştir.
İlan ve reklam vergisine ilişkin maktu
tarifeler, 96’ncı maddenin (B) fıkrasında yer alan kuraldan dolayı, en az
ve en çok tutarı 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 15’inci
maddesinde öngörülen, 5281 sayılı Yasa ile değişik düzenlemedeki tutarlar
gözetilerek belediye meclisleri tarafından yapılan tarifeye göre tahsil
edilmektedir. Bu nedenle, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 96’ncı
maddesinin (B) fıkrası, dava konusu ilan ve reklam vergisinin dayanağını
oluşturmaktadır.
Yasa, Bakanlar Kuruluna, 96’ncı
maddenin (A) fıkrasında tanınmış olan yetkinin kullanılması sırasında
tespit şekli ve duyurulması da Yasada gösterilen gruplandırmanın
gözetilmesini öngörmüşken; 96’ncı maddenin (B) fıkrasında belediye
meclislerine tanınmış olan yetkinin kullanılmasına esas olmak üzere, ne
şekilde tespit edileceği, hangi ölçütlere dayanacağı yasada gösterilmeyen
ve belirsizlik içeren, çeşitli semtler arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıklara
bakılması dışında bir ölçü öngörmemiştir. Dolayısıyla konusunu, belediye ve
mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın oluşturduğu ilan
ve reklam vergisi için belediye meclisleri, yetki alanında, belirlilik ve
ölçülülük kriterlerini içermeyen, bu yüzden hukuki güvenlik ilkesine de
aykırı düşebilecek şekilde tarife yapabilecektir. Kuralda öngörülen,
çeşitli semtler arasındaki sosyal ve ekonomik farklılığın hangi ölçütlere dayanılarak göz önüne
alınacağının belirsiz kalmasından doğan bu durumun, hukuki güvenlik
ilkesine aykırı düştüğü açıktır.
Herkesi, kamu giderlerini karşılamak
üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü tutan ve vergi yükünün
adaletli ve dengeli dağılımını maliye politikasının sosyal amacı olarak
belirleyen Anayasanın 73’üncü maddesi; vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülüklerin kanunla konulmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını
öngörmüştür. Bu nedenle vergilendirme yetkisi, yasama organı tarafından
kullanılabilen yetkilerdendir. Bu yetkinin kullanılmasında vergi yükünün âdil
ve dengeli dağılımını ve herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini sağlama
amacının gerçekleştirilebilmesi için sosyal ve ekonomik değişimlerin de bir
gereği olarak, 73’üncü maddenin son fıkrasında yasama organınca bu
yetkinin, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden muaflığa,
vergi istisnalarına, vergi indirimlerine ve vergi oranlarına ilişkin olmak
üzere ve yukarı ve aşağı sınırları yasada gösterilmek koşuluyla değişiklik
yapılması konusunda Bakanlar Kuruluna kısmen devredilebilmesine olanak
tanınmıştır. Anayasada, yasallık ilkesinin tek istisnasını Bakanlar
Kuruluna devredilebilen bu yetki oluşturmaktadır. Bunun dışında
vergilendirme alanında başka hiçbir organa tanınmış veya devredilebileceği
öngörülmüş bir yetki bulunmamaktadır.
Belediye Gelirleri Kanununun 96’ncı
maddesinin (B) fıkrasında belediye meclislerine aynı maddenin (A) fıkrası
dışında kalan vergi ve harçlara ait maktu tarifeler yapmak konusunda yetki
tanıyan kural, Anayasanın 73’üncü maddesine aykırı düşmektedir. Esasen
Anayasa, maktu vergileri tespit konusunda Bakanlar Kuruluna dahi yetki tanımamıştır.
2464 sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin
(B) fıkrası, aynı zamanda Anayasanın 2’nci, 6’ncı, 8’inci ve 11’inci
maddelerine de aykırı görülmektedir.
Yukarıda belirtilen tüm nedenlerle, davacı
tarafından ileri sürülen, düzenlemenin Anayasanın 2’nci, 6’ncı, 8’inci,
11’inci ve 73’üncü maddelerine aykırı olduğu yönündeki iddia ciddi
görüldüğünden, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 96’ncı maddesinin
(B) fıkrasında yer alan; “Yukarıda sayılanlar dışındaki vergi ve harçların
maktu tarifeleri; bu kanunda belirtilen en alt ve en üst sınırları aşmamak
şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve ekonomik
farklılıklar göz önünde tutularak belediye meclislerince tespit olunur.”
şeklinde yetki tanıyan düzenlemenin iptali istemiyle ve 2949 sayılı Yasanın
28’inci maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine
başvurulmasına; dava dosyasındaki belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine ve Anayasa Mahkemesince itiraz
yoluyla yapılan başvuru hakkında karar verilmesine kadar yargılamanın
ertelenmesine, 12.2.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.”
III- YASA
METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanunu’nun itiraz konusu (B) fıkrasını içeren 96. maddesi şöyledir:
“MADDE 96–
A) Bakanlar Kurulu, bu Kanunda en az ve en çok
miktarları gösterilen aşağıda yazılı vergi ve harçların tarifelerini
belediye grupları itibariyle tayin ve tespit eder.
1. (...)
(Madde 96 nın (A) fıkrasının (1) numaralı bendi,
7.11.1984 tarih ve 3074 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile yürürlükten
kaldırılmıştır.)
2. Kaynak
Suları Harcı,
3. Hayvan
Kesimi Muayene ve Denetleme Harcı,
4. Ölçü ve
Tartı Aletleri Muayene Harcı,
5. Kayıt
ve Suret Harcı,
6. İmar
Mevzuatı Gereğince Alınacak Harçlar, (Ticaret ve konut bölgeleri için ayrı ayrı)
7.
Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı,
8. Sağlık
Belgesi Harcı,
9. Bina
İnşaat Harcı.
B)
Yukarıda sayılanlar dışındaki vergi ve harçların maktu tarifeleri; bu
Kanunda belirtilen en alt ve en üst sınırları aşmamak şartıyla mahallin
çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıklar gözönünde tutularak belediye meclislerince tespit
olunur.
C) (Ek: 3239 - 4.12.1985) Bakanlar Kurulu bu Kanunda yer alan maktu
vergi ve harçların en az ve en çok miktarlarını belirleyen hadleri birlikte
veya ayrı ayrı yahut her vergi ve harçla ilgili
tarifelerde yer alan en az ve en çok hadleri birlikte veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya ve Kanunda yazılı
hadlerden az ve bu hadlerin on katından çok olmamak üzere yeni hadler
tespit etmeye ve 21'inci maddede yazılı Eğlence Vergisi nispetlerini
birlikte veya ayrı ayrı bir katına kadar
artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.”
B- Dayanılan
Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın 2.,
6., 8., 11. ve 73. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi
gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,
Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket
APALAK, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Engin
YILDIRIM ve Nuri NECİPOĞLU’nun katılımıyla
15.7.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN
İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında; vergi, resim, harç
ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması, değiştirilmesi ve kaldırılmasında
yasallık ilkesinin geçerli olduğu, bu konudaki tek istisnanın bunların
muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun
belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak konusunda Bakanlar
Kuruluna verilebilecek yetki olduğu, vergilendirme alanında belediye
meclislerine tanınmış bir yetki bulunmadığından, belediye meclislerine bazı
vergilerin tarifelerini belirleme konusunda yetki veren itiraz konusu
kuralın Anayasa’nın 2., 6., 8., 11. ve 73.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12.
maddesi uyarınca, Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan
her türlü ilân ve reklâm, İlân ve Reklâm Vergisi’ne tabi kılınmış, aynı
Kanun’un 15. maddesinde de İlân ve Reklâm Vergisi’nin tarifeleri
belirlenmiştir. Söz konusu maddenin (5) numaralı
bendinde; ilan ve reklam amacıyla dağıtılan broşür, katalog, duvar ve cep
takvimleri, biblolar veya benzerleri için uygulanacak vergilerin alt ve üst
sınırları belirlenmiş, itiraz konusu olan 96. maddesinin (B) fıkrası ile de
bu verginin maktu tarifelerinin, Kanun’da belirtilen en alt ve en üst
sınırları aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve
ekonomik farklılıklar gözönünde tutularak
belediye meclislerince tespit olunacağı belirtilmiştir.
Devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için
egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir
kamu alacağı biçiminde tanımlanan verginin, anayasal sınırlar içinde
salınıp toplanması zorunluluğu açıktır.
Anayasa’nın 73. maddesinde,
herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle
yükümlü bulunduğu, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının, maliye
politikasının sosyal amacı olduğu, vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı
öngörülerek Anayasa’nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen hukuk devleti
ilkesi vergilendirme ilkeleri yönünden somut biçimde dile getirilmiştir.
Bireylerin sosyal ve ekonomik durumlarını
etkileyecek keyfi uygulamalara neden olmaması için, vergilendirmede,
vergiyi doğuran olayın ve vergilerin matrah ve oranlarının, yukarı ve aşağı
sınırlarının, tarh ve tahakkuklarının, tahsil usullerinin, yaptırımlarının
ve zamanaşımı gibi belli başlı temel ögelerinin
kanunlarla belirlenmesi gerekir. Ancak, kanun ile her konuyu bütün kapsam
ve ayrıntılarıyla düzenlemenin olanaklı bulunmadığı durumlarda çerçevesi
çizilerek bu sınırlar içinde kalmak koşuluyla uygulamaya ilişkin konularda
yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte düzenleyici idarî
işlem yapma yetkisi verilebilir.
İtiraz konusu kuralda, belediye gelirleri arasında
yer alan bazı vergilerin maktu tarifelerini, kanunda belirlenen alt ve üst
sınırlar arasında kalmak kaydıyla belirleme yetkisi belediye meclislerine
verilmiştir. Belediye meclislerine verilen bu yetki, kanun koyucu
tarafından vergilemenin temel ögelerinin
belirlenerek uygulamaya, tekniğe ve uzmanlığa ilişkin konularda yürütme
organına verilen düzenleyici idari işlemlerde bulunma yetkisi ya da kanunla
getirilen bir düzenlemeyi açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte verilen bir
yetki olmayıp doğrudan vergi miktarının belirlenmesine ilişkin bir
yetkidir.
Anayasa’nın 73. maddesinin dördüncü fıkrasında,
“vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna
verilebilir” denilmektedir. Buna göre, Bakanlar Kurulu, yasanın belirttiği
alt ve üst sınırlar içinde değişiklik yapabilecek, ancak bu sınırları
aşacak biçimde herhangi bir düzenleme getiremeyecektir. Bakanlar Kurulu’na
verilen bu yetki istisnai bir yetkidir. Vergilendirmede esas kural,
vergilerin kanunla konulup, kaldırılması ve değiştirilmesidir. Dolayısıyla
bu konularda yukarı ve aşağı sınırları belirleme yetkisi kanun koyucuya
aittir. Bu sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi ise kanunun öngörmesi
koşuluyla ancak Bakanlar Kurulu’na verilebilir.
Bu nedenle, belediye meclislerine vergi tarifesini
belirleme yetkisi veren kural Anayasa’nın 73. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2.,
6., 8. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,
kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da
bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte
yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün
yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte,
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin üçüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
2464 sayılı Kanun’un 96. maddesinin (B) fıkrasının
iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün,
kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe
girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
1- 26.5.1981 günlü, 2464 sayılı
Belediye Gelirleri Kanunu’nun 96. maddesinin (B) fıkrasının Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE,
2-2464
sayılı Kanun’un 96. maddesinin (B) fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle,
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin
(3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
29.12.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|