|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2010/104
Karar Sayısı: 2011/180
Karar Günü: 29.12.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu’nun 48. maddesinin 8.1.2003 günlü, 4785 sayılı Kanun’un 3.
maddesiyle değiştirilen altıncı fıkrasında yer alan “…sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.” ibaresinin,
Anayasa’nın 23. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Uyuşturucu madde alarak araç kullanan kişinin
sürücü belgesinin süresiz olarak geri alınmasının talep edildiği davada,
itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,
iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Tokat Asayiş Şube
Müdürlüğüne bağlı ekiplerce 13/11/2009 tarihinde şüphe üzerine otomobil sürücüsü
..’in araçtan sağa sola yalpalayarak indiği ve elinde, içerisinde bally ile
doldurulmuş bir poşet görülmesi üzerine aldırılan doktor raporunda bally
kullandığı ve bu haliyle araç kullanımının tehlike doğuracağı
belirtilmekle; 2918 sayılı K.Y.T.K.nun 48/6. maddesi uyarınca sürücü
ehliyetinin geri alınması talep edilmiştir.
Dosyamıza sunulan
bilgi ve belgelerden sanığın trafik görevlileri tarafından bir şey içerken
ve zik-zag yaparak gitmesi sonucunda ve nihayetinde alınan raporunda balley
kullandığının belirtildiği, buna ilişkin hakkında ehliyeti süresiz alınması
talep edilenle ilgili 13/11/2009 tarih ve F 748741 numaralı 2918 sayılı
Yasanın 48/6. maddesine muhalefetten suç duyurusunda bulunulduğu ve
mahkememize de anılan şahsın ehliyetinin sürekli alınması talebiyle
başvurulduğu, mahkememizce yapılan yargılama ve alınan 17/05/2010 tarihli
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporunun sonuç kısmında anılan maddenin
uyarıcı ve uyuşturucu nitelikte olduğu, suiistimalinin yaygın olduğu,
üretim ve ithalatının yaygın olduğu, üretim ve izninin resmi izinlere tabi
olduğu, illegal kullanımı halinde TCK. 188/6. madde kapsamında
değerlendirileceği rapor edilmiş ve ayrıca balley kullanımının tedavisine
ilişkin bunun mümkün bulunup bulunmadığına ilişkin Tokat Adli Tıp Şube
Müdürlüğünden görüş sorulmuş ve anılan Şube Müdürlüğünün 27/09/2010 tarihli
yazısında uyuşturucu madde bağımlılarıyla ilgili ülke genelinde AMATEM
Birimlerinin görevli olduğu, tedavi süresinin etkisinin tedavi programına
ve kişinin buna uyup devam edip etmemesine bağlı olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce
yargılama yapılırken söz konusu kabahat eylemi nedeniyle sürücü belgesinin
süresiz olarak geri alınması Anayasa hükümlerine ciddi oranda aykırı
olduğu, aşağıdaki gerekçelerle değerlendirilmiştir.
Öncelikle 2918 sayılı
Yasanın 48/6. maddesi “Uyuşturucu ve keyif verici maddeleri alarak araç
kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile ayrıca, altı ay hafif
hapis cezası ile birlikte 532.600.000 lira hafif para cezası uygulanır ve sürücü belgeleri süresiz
olarak geri alınır.” hükmü mevcuttur, ayrıca bu maddenin
başında başka suç hükümleri saklı kalmak üzere ibaresi de mevcuttur.
Öncelikle anılan
uyuşmazlığa bakmayan mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığının
değerlendirilmesi gerekir buna göre Yargıtay Ceza Genel Kurulunun
09/06/2009 tarihli ve 2009/7-119 Esas ve 2009/158 Karar sayılı ilamına
göre; “buna göre 2918 sayılı Yasanın 48/5, 5252 sayılı Yasanın 7, 5326
sayılı Yasanın 19. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; kabahat
nedeniyle sürücü belgesinin geri alınmasına veya alınmamasına ilişkin
olarak verilen karar 5237 sayılı TCY. kapsamında güvenlik tedbirine ilişkin
olarak verilmiş bir karar ve bu anlamda 5271 sayılı CYY.nın 223. maddesi
anlamında hüküm sayılamayacağından somut olayda alkollü araç kullanma kabahati nedeniyle, hükmedilecek idari tedbir
nedeniyle yaptırıma karşı sadecehükümlere karşı başvurulabilecek bir yasa yolu olan temyiz yasa
yoluna başvuralamaz,” daha önceden 2918 sayılı Yasanın 48. maddesindeki
hafif para cezaları ve hafif hapis cezalarını mahkememiz baktığından 5252
sayılı Yasanın 7. maddesi ve Kabahatler Kanununun 3 ve 19. maddeleri
dikkate alındığında artık para cezası vermeye Cumhuriyet Başsavcılıkları ve
tedbir niteliğinde ehliyetin geri alınması taleplerine ise mahkememiz
bakmaktadır, ayrıca dosyanın niteliği dikkate alınarak mahkememizce duruşma
açılmak suretiyle yargılama yapılması yolu tercih edilmiştir.
Bilindiği üzere
01/06/2005 tarihinden sonra yeni Türk Ceza Sistemi yürürlüğe girmiş ve
burada da eski mülga 765 sayılı TCK. 121, 122 ve 123. maddelerinde
belirtilen cezanın infazından sonra 3 yıl iyi halli olduğuna kanaat
getirilmesi şartıyla 3 yıl sonunda memnu hakların iadesi sistemi mevcuttu,
fakat yeni ceza sisteminde TCK 53. maddesi uyarınca suçla ilgili ceza ve
güvenlik tedbirine hükmedilmesi halinde cezanın infazıyla birlikte biten
hak mahrumiyetleri düzenlemesi getirilmiştir, yani yeni sistemde infazdan
sonra tedbir niteliğindeki hak mahrumiyeti söz konusu değildir. Bu bağlamda
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin “Uyuşturucu suçlarından 5237 sayılı TCK.nun 5.
ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı TCK.nun uygulama Kanununun geçici 1.
maddesi hükmü gereğince sanık hakkında 2918 sayılı Yasanın 119. maddesinin
uygulanmasına olanak bulunmaması” (10. Ceza Dairesi 2008/14735 Esas,
2009/429 Karar) hükmü de dikkate alındığında artık suçlarda 2918 sayılı
Yasanın 119. maddesindeki uyuşturucu ve benzeri suçlardan mahkûmiyet
halinde sürücü belgesinin süresiz alınması da artık mümkün değildir.
Hal böyleyken daha
ağır nitelikte olan suçlar için yeni Türk Ceza sisteminde infazdan sonra
hak mahrumiyeti söz konusu olmazken Karayolları Trafik Kanununu 48/6.
maddesindeki sürücü belgesinin süresiz olarak geri alınması Anayasamıza
aykırıdır. Şöyleki;
Sürücü belgesi bir
kimse için bu çağımızda araçların çoğaldığı, bireysel araç kullanımının
arttığı bu devirde kanaatimize göre seyahat hürriyeti açısından son derece
önemlidir. Yani bir kimsenin sürücü belgesinin olmaması seyahat hürriyetini
ciddi oranda kısıtlama getirmektedir. Bu bağlamda Anayasamızda yerleşme ve
seyahat hürriyetini düzenleyen;
“Madde 23- Herkes,
yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti,
suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve
düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti,
suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.
(Değişik
fıkra:07.05.2010-5982 S.K./3.mad) Vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti,
ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı
olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı
edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmü mevcuttur,
buna göre bu şekilde bir kabahat nedeniyle süresiz olarak sürücü belgesinin
geri alınması Anayasamızın bu hükmüne ciddi oranda aykırılık teşkil
etmektedir. Yine Anayasamızın 23. maddesindeki seyahat hürriyetinin dolaylı
olarak bir çok hürriyetle ilintili olması nedeniyle de bu yönüyle de
kanaatimize göre 2918 sayılı Yasanın 48/6. maddesindeki “... sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.”
Anayasamıza aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca Avrupa insan
Hakları Sözleşmesi hükümlerinde ve yine Anayasamızın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve
laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” bu
madde hükmüne göre de bu şekilde trafikteki kabahat eylemi nedeniyle bu
oranda Anayasamızın 23. maddesindeki yerleşme ve seyahat hürriyetinin özüne
dokunacak surette ve yine ölçüsüz bir şekilde tedbir uygulanması bu yönüyle
de kanaatimize göre 2918 sayılı Yasanın 48/6. maddesindeki “... sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.”
Anayasamıza aykırılık teşkil etmektedir.
Sonuç olarak;
hakkında tedbir uygulanmak istenilen kişi ile ilgili 2918 sayılı
Karayolları Trafik Yasasının48/6“… sürücü belgeleri
süresiz olarak geri alınır” ibaresinin Anayasanın 23. maddesindeki seyahat
hürriyeti ve yine bu hürriyet ile bağlantılı olarak bir çok temelhak veözgürlüğü de dolaylı olarak etkileyebileceği anlaşılmakla Anayasamızın
152. maddesi ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkındaki Kanunun28. ve
29. maddeleri uyarınca anılan metnin iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurulmasına, bu tarihten itibaren 5 ay içerisinde, Anayasa Mahkemesince,
karar verilmediği taktirde dosyamızın yeniden işleme alınıp (13/03/2011 tarihinde)
mevcut mevzuat uyarınca karar verilmesine şeklinde karar vermek
gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda
açıklandığı üzere,
Hakkında tedbir
uygulanmak istenilen kişi ile ilgili 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının
48/6 “...sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır.” ibaresinin,
Anayasanın 23. maddesindeki seyahat hürriyeti ve yine bu hürriyet ile
bağlantılı olarak bir çok temel hak ve özgürlüğü de dolaylı olarak
etkileyebileceği anlaşılmakla Anayasamızın 152. maddesi ve 2949 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 28.
ve 29. maddeleri uyarınca anılan
metnin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına,
Bu tarihten itibaren
5 ay içerisinde, Anayasa Mahkemesince, karar verilmediği taktirde
dosyamızın yeniden işleme alınıp (13/03/2011 tarihinde) mevcut mevzuat
uyarınca karar verilmesine,
Dair hakkında tedbir
uygulanması talep edilen vekilinin yüzüne karşı tedbir istenilenin
yokluğunda karar verildi, 13/10/2010”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu ibareyi de içeren 2918 sayılı
Kanun’un 48. maddesi şöyledir:
“Madde 48- Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış
olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini
kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmeleri yasaktır.
(Değişik fıkra: 08/01/2003
- 4785 S.K./3. md.) Uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile
alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla,
trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılır. Tespit usulleri ve muayene
şartları, Sağlık Bakanlığının görüşüne uygun olarak hazırlanacak
yönetmelikte düzenlenir.
Bu madde hükmüne uymayan sürücüler derhal araç
kullanmaktan men olunur.
(Ek fıkra: 17/10/1996 -
4199/20 md; Değişik fıkra: 21/05/1997 - 4262/4 md.) Toplu taşım araçlarında
sigara içilemez. Sigara içenler hakkında 4207 sayılı Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun
hükümleri uygulanır.
(Değişik fıkra: 08/01/2003
- 4785 S.K./3. md.) Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü
araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten
itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri
altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265 300 000 lira para cezası
uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve
haklarında 332 600 000 lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık
Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca
çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme
eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri
süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri
beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis
cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı
muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun
görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı
muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir.
(Değişik fıkra: 08/01/2003
- 4785 S.K./3. md.) Uyuşturucu ve keyif verici maddeleri alarak araç
kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile ayrıca, altı ay hafif
hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır ve sürücü belgeleri süresiz olarak geri
alınır.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 23. maddesine
dayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi hükmü
uyarınca Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,
Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah
OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ,Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin
YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal
Mümtaz AKINCI’nın katılımlarıyla yapılan ilk
inceleme toplantısında;
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme’nin
çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda;
Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet
ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal
Mümtaz AKINCI’nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı
dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin ESASININ
İNCELENMESİNE,
7.12.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa
kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten
sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, sürücü
belgesinin, araçların çoğaldığı ve bireysel araç kullanımının arttığı
günümüzde seyahat özgürlüğü açısından son derece önemli olduğu, bir
kimsenin sürücü belgesinin olmamasının seyahat hürriyetini ciddi oranda
kısıtladığı ve trafikteki bir kabahat eylemi nedeniyle sürücü belgesinin
süresiz olarak geri alınmasının seyahat hürriyetini özüne dokunacak şekilde
sınırladığı ve öngörülen tedbirin ölçüsüz olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın
23. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle
itiraz konusu kural Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
2918 sayılı Karayolları
Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun’un amacı karayollarında can ve mal
güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlaması ve trafik güvenliğini
ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifade
edilmiştir. Bu bağlamda trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla
Kanun’un“alkollü içki, uyuşturucu ve
keyif verici maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48.
maddesinde uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü
içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin
kara yolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir. Maddenin itiraz
konusu ibareyi de içeren son fıkrasında ise uyuşturucu ve keyif verici
maddeleri alarak araç kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile
ayrıca, altı ay hafif hapis cezası ile hafif para cezası uygulanacağı ve
sürücü belgelerinin süresiz olarak geri alınacağı kural altına alınmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni
kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan
kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı
denetimine açık olan devlettir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku
alanında düzenleme yaparken Anayasa’ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine
bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç
sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı
konusunda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki,
idari yaptırımlar bakımından da geçerlidir.Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari
yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme
amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.
Ceza hukukunda, doğrudan doğruya bir suçun
karşılığı olmak üzere öngörülen asli cezanın yanında, bu cezanın etkisini
artırmak, suç işlenmesinde caydırıcılığı sağlamak için, asli cezaya ek
olarak kimi hak yoksunlukları da getirilmiştir. Ancak, ceza hukuku alanında
olduğu gibi hak yoksunluğu getiren diğer düzenlemelerde de hukuka aykırı
eylem ile yaptırım arasında adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk bulunmalıdır.
İtiraz konusu kuralın, toplumun, refah, huzur ve
mutluluğunu etkileyen trafik kazalarının önlenmesini sağlamak, dolayısıyla
kişilerin can ve mal güvenliğini ve kamu düzenini korumak amacıyla
öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin anayasal sınırlar içinde yasa
koyucunun takdirinde olduğu açıktır. Ancak itiraz konusu kuralda, sürücü
belgesinin geri alınmasının düzenlendiği diğer kuralların aksine muayene ve
tedavi tedbirine yer verilmemesi, kişinin tedavi ve ıslah olması halinde
sürücü belgesi almasına imkan tanınmaması, güvenli
sürüş yeteneğini kaybetme ölçütüne yer verilmemesi ve belirli sürelerle
kademelendirmenin de yapılmaması nedeniyle kuralın hakkaniyete aykırı
sonuçlar doğuracağı açıktır. Ayrıca, yaptırımlarda güdülen asıl amacın işlediği
suçtan dolayı kişinin ıslah olmasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması
olduğu dikkate alındığında, itiraz konusu kuralla süresiz bir hak
yoksunluğu getirilmesi, yaptırımların ıslah edici yönüyle de
bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2.
maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa’nın 23. maddesiyle
ilgisi görülmemiştir.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin dördüncü
fıkrasında, Kanun’un belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya
tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa
Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
2918 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 4785 sayılı
Kanun’un 3. maddesi ile değiştirilen altıncı fıkrasındaki “sürücü belgeleri
süresiz olarak geri alınır” ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı
kalmayan iptal edilen ibareden önce yer alan “...ve...” sözcüğünün de, 6216
sayılı Kanun’un 43. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince iptali gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte,
6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural
tekrarlanmaktadır.
İtiraz konusu kuralın iptal edilmesi nedeniyle
doğan boşluk, kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal
hükmünün, Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra
yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VIII- SONUÇ
1-13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48.
maddesinin, 8.1.2003 günlü, 4785 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilen
altıncı fıkrasında yer alan“… sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır” ibaresinin
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2-2918
sayılı Kanun’un 48. maddesinin, 4785 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle
değiştirilen altıncı fıkrasında yer alan“… sürücü belgeleri süresiz olarak geri
alınır” ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan iptal edilen
ibareden önceki “… ve …” sözcüğünün de, 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
3- 2918
sayılı Kanun’un 48. maddesinin 4785 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle
değiştirilen altıncı fıkrasında yer alan“…ve sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır” ibaresinin iptal
edilmesi nedeniyle, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN,
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE,
29.12.2011 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|