|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2011/19
Karar Sayısı : 2012/21
Karar Günü : 16.2.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Trabzon İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :22.6.1965
günlü, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun’a 27.4.2005 günlü, 5338 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen Geçici
Madde 11’in “Bu kişilerden asaleti
tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış
hak aylıklarında değerlendirilir.” biçimindeki son cümlesinin
Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İmam-hatip olarak görev yapmakta olan davacının,
vekil imam-hatiplik görevinde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak
aylığında değerlendirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine
ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın
Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“22.6.1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri
Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5338 sayılı Diyanet
İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesinde,
imam-hatip kadrolarına vekaleten atananlardan bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görevli olanlar veya askerlik hizmeti
nedeniyle söz konusu görevden ayrılmış olanlar Devlet Personel Başkanlığınca
açılan kamu personeli seçme sınavlarının herhangi birinden, Diyanet İşleri
Başkanlığınca belirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla aynı
göreve aday imam-hatip olarak atanmış sayılacağı, bu kişilerden asaleti
tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış
hak aylıklarında değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Olay: Dava dosyasının incelenmesinden; Trabzon ili,
Araklı ilçesi, Konakönü Mahallesi Camii, imam-hatibi
olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 21.10.1992 ile 14.02.1994
tarihleri arasında vekil imam hatiplik görevinde bulunduğu, 15.02.1994
tarihinde imam hatip olarak açıktan atandığı, 23.11.2004 tarihinden
itibaren Araklı Konakönü Camii imam hatibi olarak
görev yaptığı, 08.03.2010 tarihinde 03.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5338
sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca 21.10.1992 ile 14.02.1994 tarihleri
arasında vekil imam hatip olarak görev yaptığı hizmet süresinin kazanılmış
hak aylığında değerlendirilmesi istemiyle idareye başvuru yaptığı, anılan
başvuruya davalı idarece 03.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5338 sayılı
Kanun’un 1. maddesi uyarınca sadece 03.05.2005 tarihinde vekil imam hatip
olarak görev yapanlar için geçmişteki vekil imam hatiplik hizmet
sürelerinin mükteseplerinde değerlendirileceği, dolayısıyla davacının o
tarihte vekil imam hatip olmadığından geçmişteki vekil imam hatiplikte geçen
hizmet sürelerinin müktesebinde değerlendirilemeyeceğinden bahisle
reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer
konu ile ilgili; Samsun İdare Mahkemesi 07.06.2007 gün ve E.2006/3538; K.2007/819
sayılı kararı ile 5338 sayılı Yasa ile getirilen haktan, daha önce vekil
imam-hatip olarak görev yapanların yararlanamayacağına yönelik kısıtlayıcı
bir hükme açıkça yer verilmediğinden 5338 sayılı Yasa ile getirilen 633
sayılı Yasa’nın geçici 11. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte imam hatip
kadrolarına vekaleten atananların sadece bu
Kanunla getirilen haklardan yararlanmasının Anayasada ifadesini bulan
eşitlik ilkesi ile hak ve nesafet kurallarına
aykırılık teşkil edeceği hususları dikkate alınarak davacının 26.10.1993
ile 02.01.1996 tarihleri arasındaki vekil imam-hatiplikte geçen hizmet
sürelerinin kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilmesine karar verildiği,
bu kararın temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay 5. Dairesi’nin E.2008/515;
K.2010/5434 sayılı kararı ile anılan maddede, vekil imam-hatiplikte
geçirilen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi
için imam-hatip kadrolarına vekaleten atananlardan bu maddenin yürürlüğe
girdiği 03.05.2005 tarihinde görevde bulunanların veya askerlik hizmeti
nedeniyle söz konusu görevden ayrılmış olmalarının ön şart olarak sayılması
nedeniyle bu tarihte vekil imam hatip kadrosunda olmayan veya askerlik hizmeti
nedeniyle görevinden ayrılmış durumda bulunmayan davacının 26.10.1993 ile 02.01.1996
tarihleri arasındaki vekil imam hatiplikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış
hak aylığında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı
bozulmuştur.
Anayasa’nın
10. Maddesine Aykırılık Sebepleri:
Anayasanın
10. maddesinde; herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde
eşit olduğu vurgulanmış ve Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
Eşitlik
ilkesi ile birbirleriyle aynı durumda olanlara aynı kuralların
uygulanmasının sağlanması amaçlanmıştır. Bu itibarla aynı hukuksal durumda
olanlar için yapılan farklı düzenlemeler Anayasa’nın eşitlik ilkesine
aykırılık oluşturmaktadır.
Olayda; 03.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5338 sayılı
Kanun’un 1. maddesi ile 03.05.2005 tarihinde, vekil imam hatip olarak görev
yapanlar ile askerlik hizmeti nedeniyle söz konusu görevinden ayrılmış
olanların açılan kamu personeli seçme sınavlarının herhangi birinden, Diyanet
İşleri Başkanlığınca belirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla
aynı göreve aday imam-hatip olarak atanmış sayılacağı ve asaleti tasdik edilenlerin
vekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylıklarında
değerlendirileceğinin hüküm altına alınmasına rağmen Kanun’un yürürlüğe
girdiği 03.05.2005 tarihinden önce vekil imam hatip olarak görev yapıpta bu tarihten evvel atananların bu kapsamın
dışında tutulduğu, dolayısıyla 22.6.1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet
İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5338 sayılı
Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesinin
“Bu kişilerden asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen
hizmet süreleri, kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilir” tümcesinin
Anayasa’nın 10. maddesinde hüküm altına alınan eşitlik ilkesine aykırı
olduğu kanısına varılmıştır.
3.5.2005 tarihinde yürürlüğe
giren ve iptali istenilen yasa kuralının, bu tarihte vekil imam hatip
olarak görev yapanlar ile askerlik hizmeti nedeniyle söz konusu görevinden
ayrılmış olup asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet
sürelerinin, kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilmesine rağmen; bu
tarihten evvel vekil imam hatip olarak görev yapıpta
bu tarihten evvel kamu personeli seçme sınavına göre aldığı puan
neticesinde ÖSYM kurumunca imam hatip veya herhangi bir kadroya atanan veya
KPSS’den önce açıktan atanan kişilerin vekil imam
hatip olarak yapmış oldukları hizmet sürelerinin kazanılmış hak
aylıklarında değerlendirilmemesinin Anayasa’nın 10. maddesine açıkça
aykırılık teşkil etmektedir. Bir tarafta, vekil imam-hatip olarak görev
yaparken 03.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren Kanunla beraber sadece
herhangi bir KPSS’den geçerli puan almak şartıyla
bu kişilere hem kadro hakkı verilip hem de bu kişilerin geçmişte yapmış
oldukları vekil imam-hatiplik görevindeki hizmet sürelerinin kazanılmış hak
aylıklarında değerlendirmesine rağmen diğer tarafta geçmişte vekil
imam-hatip olarak görev yapmış ve 03.05.2005 tarihinden evvel bir ayrıcalık
tanınmadan memur olarak atanmış kişilerin bu haktan yararlandırılmamasının
Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu düşünülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; 5338 sayılı
Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesinde yer
alan “Bu kişilerden asaleti tasdik
edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak
aylıklarında değerlendirilir” tümcesinin bu davada
uygulanacak hüküm olduğu ve Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olduğu
kanaatine ulaşıldığından bu hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne
başvurulmasına, dava dosyasının tüm belgeleriyle birlikte onaylı suretinin
dosya oluşturularak karar aslı ile birlikte Anayasa Mahkemesi’ne
gönderilmesine, iş bu karar aslı ile dosya suretinin Anayasa Mahkemesi’ne
tebliğinden itibaren 5 ay süre ile beklenmesine, 5 aylık süre içerisinde
karar gelmez ise davanın yürürlükteki mevzuat uyarınca çözümlenmesine,
09.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.6.1965 günlü, 633 sayılı Diyanet İşleri
Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un itiraz konusu cümleyi de
içeren Geçici 11. maddesi şöyledir:
“İmam-hatip
kadrolarına vekaleten atananlardan bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte görevli olanlar veya askerlik hizmeti nedeniyle
söz konusu görevden ayrılmış olanlar Devlet Personel Başkanlığınca açılan
kamu personeli seçme sınavlarının herhangi birinden, Diyanet İşleri
Başkanlığınca belirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla aynı
göreve aday imam-hatip olarak atanmış sayılırlar. Bu kişilerden asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte
geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilir”.
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Anayasa’nın 10.
maddesine dayanmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh
KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN,
Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,
Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN’ın
katılımlarıyla 24.2.2011 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler
yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin
incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına,
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO,
Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın,
gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları
ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kuralın yürürlüğe girdiği
tarihten önce vekil imam-hatip olarak görev yapmış ve daha sonra memur
olarak atanmış kişilerin, vekillikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış
hak aylıklarında değerlendirilmemesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
633 sayılı Kanun’un
geçici 11. maddesinin ilk cümlesinde, kuralın yürürlüğe girdiği tarihte
vekil imam-hatiplik görevinde bulunanların veya bu görevlerinden askerlik
hizmeti nedeniyle ayrılmış olanların, Devlet Personel Başkanlığı’nca açılan
kamu personeli seçme sınavlarının herhangi birinden, Diyanet İşleri
Başkanlığı’nca belirlenecek yeterli puanı almaları hâlinde, aynı göreve
aday imam-hatip olarak atanacakları hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin itiraz konusu kuralı
oluşturan son cümlesinde ise bu kişilerin vekil imam-hatiplik görevinde
geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi öngörülmektedir. Buna göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği
3.5.2005 tarihinde vekil imam-hatiplik görevinde bulunanlardan veya bu
görevlerinden askerlik hizmeti nedeniyle ayrılmış olanlardan kuralda öngörülen şartları taşıyarak aday imam-hatip
olarak atananların, vekil imam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin
kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilmesi gerekecektir.
Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen
eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke
ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı,
aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı
tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını
önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı
kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa
önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı
anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar
için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal
durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa
Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İtiraz konusu kural, kapsamına aldığı
imam-hatiplere, vekil imam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin kazanılmış
hak aylıklarında değerlendirilmesi hakkı tanıyan geçici bir düzenlemedir. Uygulamanın başlangıcı ise kanunun yürürlüğe girdiği
tarih esas alınarak belirlenmiştir. Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına bu hak
öngörüldüğüne ve bu kişiler arasında her hangi bir ayırım yapılmadığına
göre itiraz konusu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural
Anayasa’nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
22.6.1965
günlü, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş Ve Görevleri Hakkında
Kanun’a, 27.4.2005 günlü, 5338 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen Geçici
Madde 11’in “Bu kişilerden asaleti
tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet süreleri, kazanılmış
hak aylıklarında değerlendirilir.” biçimindeki son cümlesinin Anayasa’ya
aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Celal Mümtaz AKINCI’nın
karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 16.2.2012 gününde
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh
KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
Üye
Hicabi
DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
KARŞI OY
GEREKÇESİ
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun’a, 27.4.2005 günlü 5338 sayılı Kanunla eklenen Geçici 11.
maddenin son tümcesi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği 3.5.2005 gününde
vekil imam hatip olarak görevde bulunmak veya bu görevden askerlik hizmeti
nedeniyle ayrılmış olmak koşuluyla maddede belirtilen seçme sınavlarının
herhangi birinden yeterli puanı alarak aday imam-hatip olarak atanmış
olanlardan asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet
sürelerinin, kazanılmış hak aylıklarında değerlendirileceği öngörülmüştür. Buna göre, Geçici 11. maddenin yürürlüğe girdiği
3.5.2005 gününde vekil imam-hatip kadrosunda olmayan kişilerin, vekillikte
geçen hizmet sürüleri kazanılmış hak aylıklarında dikkate alınmayacaktır.
Başka bir anlatımla belirtilen tarihten bir gün önce vekil imam-hatiplik
görevi sona erenlerin veya bir gün sonra vekil imam-hatip olarak göreve
başlayanların, bu görevlerine asıl olarak atanmaları halinde vekillikte
geçirdikleri hizmet süreleri kazanılmış hak aylıklarında
değerlendirilemeyecektir.
Anayasa’nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun
refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette
sınırlayan, siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi
ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak,
devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Anayasa’nın “çalışma
hakkı ve ödevi”nin düzenlendiği 49. maddesinde de
devlete çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü
getirilmiştir. Anayasa ile her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu
güçlendirerek sürdürme görevi verilen hukuk devletinin, sosyal alanda Anayasa’nın
öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmesi, çalışma hayatında barışı sağlayabilmesi,
aynı hukuksal konumda bulunan çalışanlar için eşitliğe dayanan adil ve
hakkaniyete uygun kurallar getirmesi ile mümkün olabilir. Anayasa’nın 10.
maddesinde, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz
tanınamayacağı hükme bağlanmasına karşın, yasa koyucu tarafından belirli
bir tarih esas alınıp, sadece bu tarihte görevde bulunanlara imtiyaz
tanınarak ayrıcalıklı bir sınıf yaratılması, eşitlik ilkesi ve onu temel
alan hukuk devleti bağlamında kabul edilemez bir durumdur.
Öte yandan, statü hukukunun geçerli olduğu memurlar
ve kamu görevlileriyle ilgili alanlarda yasa koyucu, kazanılmış hakları ve
hukuk güvenliğini ihlâl etmemek koşuluyla her zaman yeni düzenlemeler
yaparak farklı statüler oluşturabilir. Bu statülerin herkes için eşit ve
aynı derecede bağlayıcı olduğunda duraksamaya yer yoktur. Ancak, yasa
koyucunun, aynı konumda bulunan kamu görevlilerinden bazıları için
ayrıcalık getirerek hak kaybını önlemek veya eşitliği sağlamak gibi haklı
bir nedene de dayanmaksızın belirli bir tarihi esas alarak yaptığı özel
düzenlemenin statü hukukunun gerekleri ile açıklanması olanaklı değildir.
Ayrıca, hukuk devletinde, somut verilere dayanmaksızın, kamu yararı gibi
soyut kavramlarla kişilerin özlük hakları bakımından adaletsiz ve çalışma
barışını bozan kurallar getirilerek bunlara, yargısal denetim yoluyla
meşruiyet kazandırılması, kişi karşısında güçlü konumda bulunan devleti,
keyfi düzenlemeler yapmaya özendirebilir. Hukukun üstünlüğünün kabul
edildiği bir düzende, yasa koyucunun takdir yetkisi de hukukun genel
ilkelerine ve Anayasa’ya uygun olarak kullanılması gereken ve bu yönüyle de
denetim dışında tutulamayacak bir yetkidir. İtiraz konusu kural yönünden,
bu yetkinin eşitliğe, hakkaniyete ve adalete uygun olarak kullanılmadığı açıktır.
Belirtilen nedenlerle Kural’ın Anayasa’nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ve iptali
gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
KARŞIOY
YAZISI
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş Ve
Görevleri Hakkında Kanun’a 5338 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen
Geçici 11. madde, imam-hatip kadrolarına vekaleten
atananlardan, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görevli olanlar veya
askerlik hizmeti nedeniyle söz konusu görevden ayrılmış olanların kamu
personeli seçme sınavlarından herhangi birinden Diyanet İşleri
Başkanlığınca belirlenecek yeterli puanı almış olmaları koşuluyla aynı
göreve aday imam-hatip olarak atanmış sayılacaklarını; bu kişilerden
asaleti tasdik edilenlerin vekil imam-hatiplikte geçen hizmet sürelerinin
kazanılmış hak aylıklarında değerlendirileceğini öngörmektedir.
Buna göre, kuralın yürürlüğe girdiği tarihten önce
vekil imam-hatip olarak görev yapmış ve daha sonra memur olarak atanmış
kişilerin vekillikte geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylıklarında
değerlendirilmemektedir.
İtiraz konusu kural, kapsamına aldığı
imam-hatiplerin vekillikte geçen sürelerinin kazanılmış hak aylıklarında
değerlendirilmesini sağlarken, başka imam-hatiplerin vekillikte geçen
sürelerini benzer bir değerlendirmeye tabi tutmamıştır.
Anayasa’nın 10. maddesinde
yer alan eşitlik ilkesinin hukuksal durumları aynı olanlar arasında eşitlik
şeklinde anlaşılması, yasa koyucunun keyfi olarak belirlediği bir statüyü
belli kişiler için uygulama konusunda mutlak takdir hakkı olduğu ve bu
nedenle bu gruptaki kişilerle bu gruba girmeyen kişiler farklı hukuki
durumda bulunduklarından, bunlar arasında farklı uygulamalar yapılmasına
eşitlik ilkesinin engel oluşturmayacağı şeklinde anlaşılması mümkün
değildir. Vekil imam-hatip
olarak belli sürelerle hizmet etmiş ve daha sonra memur olarak atanıp
asaleti onaylanmış kişiler arasında hukuki statü farkı yoktur. Farklılığı
yaratan, yasa koyucunun belli bir tarih öngörmüş olmasıdır. Vekil
imam-hatiplik yapanlardan belli bir tarihte memuriyete girenlerine farklı
muamele yapılması eşitsizlik yaratır. Aksi bir anayasal yorum, yasa
koyucuya birbirine benzer durumdaki pek çok kişiler arasında faklı
uygulamalar yapma hak ve yetkisini tanımak demek olur ki, bu durumda büyük
eşitsizlikler yapılmasının ve belli kişilerin kayırılmasının yolu açılır.
Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olan kuralın
iptali gerekir.
Üye
Osman
Alifeyyaz PAKSÜT
|