|
Karar Sayısı : 2012/3010
14 Eylül 2005 tarihinde New York’ta imzalanan ve
15/2/2012 tarihli ve 6277 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ekli
“Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme”nin bildirim
ve çekince ile birlikte onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 19/3/2012
tarihli ve HUM/2351034 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244
sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 2/4/2012
tarihinde kararlaştırılmıştır.
Abdullah
GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
B. ARINÇM. ŞİMŞEKB. ATALAYB. BOZDAĞ
Başbakan YardımcısıBaşbakan Yardımcısı V.Başbakan YardımcısıBaşbakan Yardımcısı
S. ERGİNF. ŞAHİNE. BAĞIŞN. ERGÜN
Adalet BakanıAile ve Sosyal Politikalar
Bakanı Avrupa Birliği BakanıBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
F. ÇELİKE. BAYRAKTARA. DAVUTOĞLUM. Z. ÇAĞLAYAN
Çalışma ve Sosyal Güvenlik BakanıÇevre ve Şehircilik BakanıDışişleri BakanıEkonomi Bakanı
T. YILDIZS. KILIÇM. M. EKERH. YAZICI
Enerji ve Tabii Kaynaklar BakanıGençlik ve Spor BakanıGıda, Tarım ve Hayvancılık BakanıGümrük ve Ticaret Bakanı
İ. N. ŞAHİNC. YILMAZE. GÜNAYM. ŞİMŞEK
İçişleri BakanıKalkınma BakanıKültür ve Turizm BakanıMaliye Bakanı
Ö. DİNÇERİ. YILMAZV. EROĞLU
Milli Eğitim BakanıMilli Savunma BakanıOrman ve Su İşleri Bakanı
R. AKDAĞB.
YILDIRIM
Sağlık
BakanıUlaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
NÜKLEER
TERÖRİZMİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN
ULUSLARARASI
SÖZLEŞME
Bu Sözleşmeye Taraf Devletler,
Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ve
Devletler arasında iyi komşuluk ve dostane ilişkilerin geliştirilmesine
ilişkin Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerini gözönünde tutarak,
Birleşmiş Milletler’in Ellinci Yıldönümü vesilesiyle
yayınlanan 24 Ekim 1995 tarihli Beyannamesini anımsayarak,
Tüm Devletlerin barışçıl amaçlarla nükleer enerjiyi
geliştirme ve kullanma hakları bulunduğunu ve nükleer enerjinin barışçıl
olarak kullanılmasından kaynaklanacak potansiyel yararlanma konusunda meşru
çıkarları bulunduğunu düşünerek,
1980 Nükleer Maddelerin Fiziki Korunmasına ilişkin
Uluslararası Sözleşmeyi akılda bulundurarak,
Her biçim ve görünümüyle terörist eylemlerin tüm dünyada
giderek arttığından derin endişe duyarak,
Aynı zamanda, Birleşmiş Milletlere Üye Devletlerin,
diğerleri yanında, Devletler ve halklar arasında dostça ilişkileri
tehlikeye düşüren ve Devletlerin ülke bütünlüğü ve güvenliğini tehdit
edenler de dahil olmak üzere, kim tarafından ve nerede işlenirse işlensin,
tüm terörist eylem, yöntem ve uygulamaları suç ve mazur görülemez olarak
sarih bir şekilde kınadıklarını ciddi olarak yeniden teyit ettikleri
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1994 tarihli ve 49/60 sayılı
kararına ekli Uluslararası Terörizmin Ortadan Kaldırılması İçin Önlemler
hakkındaki Beyannameyi de hatırlayarak,
Beyannamenin aynı zamanda Devletleri, konunun tüm
veçhelerini kapsayan kapsamlı bir hukuki çerçevenin mevcut olmasını temin
etmek amacıyla, terörizmin bütün biçim ve görünümleriyle önlenmesi,
bastırılması ve ortadan kaldırılmasına dair mevcut uluslararası hukuki
düzenlemelerin kapsamını ivedi olarak gözden geçirmeye teşvik ettiğini not
ederek,
Genel Kurul’un 17 Aralık 1996 tarihli ve 51/210 sayılı
kararını ve Uluslararası Terörizmin Ortadan Kaldırılması İçin Önlemler
hakkındaki 1994 tarihli Ek Beyannameyi anımsayarak,
Aynı zamanda, Genel Kurul’un 51/210 sayılı kararına
uygun olarak, diğerleri yanında, ilgili mevcut uluslararası belgelere
eklemek üzere nükleer terörizm eylemlerinin önlenmesi için uluslararası bir
sözleşmenin hazırlanması amacıyla geçici bir komitenin kurulduğunu
hatırlayarak,
Nükleer terörizm eylemlerinin vahim sonuçlarının
olacağını ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit edebileceğini not
ederek,
Mevcut çok taraflı hukuki hükümlerin bu saldırıları uygun
şekilde karşılamadığını da not
ederek,
Bu tür terörist eylemlerin önlenmesi ve faillerinin
kovuşturulması ve cezalandırılması için etkin ve pratik önlemler
tasarlanması ve kabul edilmesinde Devletler arasındaki uluslararası
işbirliğinin arttırılmasına ivedi gereksinim duyulduğuna inanarak,
Devletlerin askeri kuvvetlerinin faaliyetlerinin, bu
Sözleşmenin çerçevesi dışındaki uluslararası hukuk kurallarınca
düzenlendiğini ve belirli eylemlerin bu Sözleşmenin kapsamı dışında
bırakılmasının, yasadışı eylemlere gözyumulduğu veya bu eylemlerin yasal
kılındığı veya diğer kanunlara göre kovuşturulmasına engel olunduğu anlamına
gelmediğini not ederek,
Aşağıdaki hususlar üzerinde anlaşmışlardır:
Madde 1
Bu Sözleşmenin amaçları açısından:
1. “Radyoaktif
madde”, nükleer madde ve kendiliğinden parçalanan (alfa, beta, gamma
veya nötron ışınları gibi bir veya daha fazla iyonize etkili ışımanın
salınımıyla gerçekleşen bir süreç) ve radyolojik ve atomik parçalanmaya
uygun olma özelliği gereği ölüme, vücutta ağır yaralanmalara veya eşyalarda
veya çevrede maddi hasara yol açabilen parçacıklar içeren diğer radyolojik
malzeme anlamına gelir.
2. “Nükleer
madde”, plütonyum-238’de izotop konsantrasyonu oranı yüzde 80’i geçen
dışındaki plütonyum; uranyum-233; izotop 235 veya 233’de zenginleştirilmiş
uranyum, maden filizi veya maden filizi tortusu biçiminde olanlar dışında
doğrudan oluşan izotop karışımları içeren uranyum veya yukarıdakilerden bir
veya daha fazlasını içeren maddeler anlamına gelir.
Bunun yanında, “235 veya 233 izotopunda
zenginleştirilmiş uranyum”, 235 veya 233 izotopu içeren uranyum veya bu
izotopların 238 izotopuna göre bolluk oranı, doğada bulunan 235 izotopunun
238 izotopuna oranından daha fazla olacak şekilde her iki izotop anlamına
gelir.
3. “Nükleer
tesis”,
a) Enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere gemi, araç,
uçak veya uzay araçlarını ileriye doğru itmek için veya diğer herhangi bir
sebeple gemilere, araçlara, uçaklara veya uzay araçlarına yüklenmiş
reaktörler de dahil herhangi bir nükleer reaktör;
b) Radyoaktif maddeyi üretmek, depolamak, işlemek veya
taşımak üzere kullanılan her türlü tesis veya araç anlamına gelir.
4. “Cihaz”,
a) Herhangi bir nükleer patlayıcı cihaz, veya
b) Radyolojik özellikleri gereği, ölüme, vücutta ciddi
yaralanmalara veya çevreye veya eşyaya maddi hasar verebilen herhangi bir
radyoaktif madde dağıtan veya radyasyon yayan cihaz anlamına gelir.
5. “Devlet veya
hükümet tesisi”, bir Devletin temsilcileri, Hükümet, yasama veya yargı
üyeleri, veya bir Devletin memurları veya çalışanları veya diğer her tür
kamu kurumu veya makamı veya hükümetlerarası bir örgütün memurları veya
çalışanları tarafından resmi görevleri çerçevesinde sürekli veya geçici
olarak kullanılan veya işgal edilen her tür tesis veya taşıma aracı
anlamına gelir.
6. “Devletin
silahlı kuvvetleri”, bir Devletin iç hukuku uyarınca, asıl amacı ulusal
savunma ve güvenlik olmak üzere örgütlenen, eğitilen ve teçhiz edilen
silahlı kuvvetleri ile bu silahlı kuvvetlerin resmi emir ve komutası,
denetimi ve sorumluluğu altında hareket eden ve onlara destek hizmeti veren
kişiler anlamına gelir.
Madde 2
1. Eğer bir kişi, yasadışı bir biçimde ve kasten
a)i) Ölüme veya vücutta ciddi yaralanmaya
sebep olma niyetiyle,
ii) Mülke veya çevreye zarar verme
niyetiyle
radyoaktif
maddeye sahip olursa veya radyoaktif bir cihaz imal ederse ya da böyle bir
cihaza sahip olursa,
b)i) Ölüme veya vücutta ciddi yaralanmaya
sebep olma niyetiyle; veya
ii) Mülke veya çevreye maddi hasar
vermek niyetiyle; veya
iii) Gerçek veya tüzel bir kişiyi,
uluslararası bir örgütü veya bir Devleti bir eylemi yapmaya veya yapmaktan
kaçınmaya zorlamak niyetiyle,
herhangi bir şekilde radyoaktif maddeyi veya cihazı
kullanırsa veya radyoaktif maddeyi yayacak veya yayma riski taşıyacak bir
şekilde nükleer bir tesisi kullanırsa veya zarar verirse, bu Sözleşme
çerçevesinde suç işlemiştir.
2. Eğer bir kişi;
a) Tehdidi inanılır kılacak şartlarda, işbu maddenin
1(b) paragrafında belirtildiği şekilde suç işlemekle tehdit ederse; veya
b) Tehdidi inanılır kılacak şartlarda tehdit ederek veya
güç kullanarak radyoaktif madde, cihaz veya bir nükleer tesisi yasadışı ve
kasti bir biçimde talep ederse dahi suç işler.
3. Bu maddenin 1 inci paragrafında yer alan suçu
işlemeye teşebbüs ederse de suç işler.
4. a) Bu maddenin 1 inci, 2 nci ve 3 üncü paragraflarında
belirtilen suça işbirlikçi olarak katılırsa; veya
b) Bu maddenin 1 inci, 2 nci ve 3 üncü paragraflarında
belirtilen suçu işlemek üzere diğerlerini örgütlerse veya yönetirse; veya
c) Bu maddenin 1 inci, 2 nci ve 3 üncü paragraflarında
belirtilen bir veya daha fazla suçun işlenmesine ortak amaçla hareket eden
bir grup kişiye herhangi bir başka biçimde katkıda bulunursa; böyle bir
katkıyı kasti olarak ve genel suç faaliyetlerini veya grubun niyetini daha
da ileri götürmek amacıyla veya ilgili suç veya suçları işleyen grubun
niyetini bilerek yaparsa,
suç işler.
Madde 3
Bu Sözleşme, suç tek bir Devlette işlendiğinde, zanlı ve
mağdurlar mezkur Devletin vatandaşı olduğunda, zanlı mezkur Devletin
ülkesinde bulunduğunda ve başka hiçbir Devletin 9 uncu maddenin 1 inci ve 2
nci paragrafları uyarınca yargı yetkisi kullanması için mesnet
bulunmadığında uygulanmayacaktır. Şu kadarki, 7 nci, 12 nci, 14 üncü, 15
inci, 16 ncı ve 17 nci maddelerin hükümleri bu hallerde uygun şekilde
uygulanacaktır.
Madde 4
1. Bu Sözleşmedeki hiçbir husus, Devletlerin ve
bireylerin uluslararası hukuktan, özellikle Birleşmiş Milletler Şartı ve
uluslararası insancıl hukuktan kaynaklanan diğer haklarını,
yükümlülüklerini ve sorumluluklarını etkilemeyecektir.
2. Silahlı bir çatışma sırasında silahlı kuvvetlerin
faaliyetleri, sözkonusu koşullar uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde
anlaşıldığı ve bu hukuk tarafından düzenlendiği cihetle, bu Sözleşme
tarafından düzenlenmez ve bir Devletin silahlı kuvvetleri tarafından resmi
görevin icrası olarak üstlenilen faaliyetler, diğer uluslararası hukuk kurallarınca
düzenlendiği ölçüde bu Sözleşme kapsamı dışında kalır.
3. Bu maddenin 2 nci paragrafının hükümleri, kanunsuz
eylemlere göz yumulacağı veya yasal hale getirileceği veya diğer hukuklar
uyarınca kovuşturmaya tabi tutulmasının engelleneceği şeklinde
yorumlanmayacaktır.
4. Bu Sözleşme, Devletler tarafından nükleer silah
kullanımı veya kullanma tehdidinin meşruluğu hususlarına hiçbir şekilde
temas etmez ve temas ettiği şeklinde yorumlanamaz.
Madde 5
Her bir Taraf Devlet gerektiğinde aşağıdaki tedbirleri
kabul edecektir:
a) 2 ncimaddede
öngörülen suçları, ulusal hukukunda cezai müeyyideye tabi suçlar olarak
ihdas etmek,
b) Sözkonusu suçları, suçların ağır nitelikte
olduklarını dikkate almak suretiyle, uygun cezalarla cezalandırılabilir
hale getirmek.
Madde 6
Her bir Taraf Devlet, gerektiğinde bu Sözleşmenin
kapsamında yer alan, özellikle kamu genelinde veya bir grupta veya belirli
şahıslarda terör halini tahrik etme niyetiyle veya hesabıyla işlenen suç
fiillerini, hiçbir koşulda siyasi, felsefi, ideolojik, ırksal, etnik, dini
veya benzeri diğer mülahazalarla mazur görmeyecek ve ağır tabiatına uygun
cezalarla cezalandıracak türden tedbirleri ulusal mevzuatında kabul
edecektir.
Madde 7
1. Taraf Devletler aşağıdaki şekilde işbirliği
yapacaklardır:
a. Ülkelerinde veya ülkeleri dışında 2 nci maddede
öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi veya karşı hazırlıkların
yapılması için, bu suçların işlenmesini cesaretlendiren, tahrik eden,
örgütleyen, bilerek mali destek sağlayan veya bilerek teknik yardım veya
bilgi sağlayan ya da suçların işlenmesine katılan şahıs, grup ve örgütlerin
yasadışı eylemlerini yasaklayacak tedbirler dahil, kendi ülkeleri dahilinde
tüm uygulanabilir tedbirleri, gerekirse bu hususta ulusal hukukta düzenleme
yapmayı da içerecek şekilde almak;
b. Ulusal hukuklarına uygun olarak ve burada belirtilen
şekil ve şartlar dahilinde, doğru ve doğrulanmış bilgileri teati etmek ve 2
nci maddede öngörülen suçların ortaya çıkarılması, önlenmesi, bastırılması
ve soruşturulması ve bu suçların zanlılarına yönelik cezai mekanizmalar
tesis etmek için alınan uygun idari ve diğer tedbirleri koordine etmek.
Taraf Devlet, bilhassa, 2 nci maddede öngörülen suçların işlenmesi halinde
ve bu suçların işlenmesi için yapıldığı öğrenilen hazırlıklar hakkında, 9
uncu paragraf uyarınca, gecikmeksizin diğer Devletleri ve uygun durumlarda,
uluslararası örgütleri haberdar etmek konusunda gerekli tedbirleri
alacaktır.
2. Taraf Devletler, bu Sözleşmenin hükümleri uyarınca,
diğer bir Taraf Devletten aldıkları veya Sözleşmenin uygulanması kapsamında
yürütülen bir faaliyete katılım vesilesiyle temin ettikleri herhangi bir
gizli bilginin mahremiyetini korumak için, ulusal hukuklarına uygun
tedbirleri alacaklardır. Taraf Devletler, uluslararası örgütlere gizlilik
değeri taşıyan bilgi sağladıkları takdirde, bu bilginin mahremiyetinin
korunmasını teminen gerekli adımlar atılacaktır.
3. Taraf Devletlerden, ulusal hukuklarının iletilmesine
izin vermediği veya ilgili Devletin güvenliğini veya nükleer maddenin
fiziki korunmasını tehlikeye sokan herhangi bir bilgi sağlamaları bu
Sözleşme kapsamında talep edilmeyecektir.
4. Taraf Devletler, bu maddede atfedilen, bilgi vermek
ve almaktan sorumlu yetkili makamlar ile temas noktaları konusunda,
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterini bilgilendireceklerdir. Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri, bu bilgileri Taraf Devletlerin yetkili makamları
ve temas noktaları ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na iletecektir.
Sözkonusu makamlara ve temas noktalarına sürekli erişim sağlanmalıdır.
Madde 8
Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamındaki suçların
önlenmesi amacıyla, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının ilgili tavsiye ve
görevlerini dikkate alarak, radyoaktif malzemenin korunmasını sağlayacak uygun
tedbirleri almak için her türlü çabayı göstereceklerdir.
Madde 9
1. Her Taraf Devlet, 2 nci maddede belirtilen suçlarla
ilgili olarak,
a) Suçun bu Devletin ülkesinde işlenmesi; ya da
b) Suçun, bu Devletin bayrağını taşıyan bir gemide ya da
suçun işlendiği anda bu Devletin kanunları uyarınca bulunan bir uçakta
işlenmesi; ya da
c) Suçun bu Devletin bir vatandaşı tarafından işlenmesi
durumlarında da, kendi yargı yetkisini tesis etmek için
gerekli olabilecek tedbirleri alacaktır.
2. Bir Taraf Devlet aynı zamanda,
a) Suçun bu Devletin bir vatandaşına karşı işlenmiş
olması veya
b) Suçun, bu Devlete ya da bu Devletin Hükümetinin,
Büyükelçilik ya da diğer diplomatik ya da konsolosluk binaları da dahil,
yurtdışında bulunan tesislerine karşı işlenmesi veya
c) Suçun, bu Devletin ülkesinde daimi olarak ikamet eden
vatansız bir kişi tarafından işlenmesi durumunda veya
d) Suçun, bu Devleti belirli bir eylemi gerçekleştirmeye
zorlamaya ya da gerçekleştirmekten caydırmaya yönelik olarak işlenmesi;
veya
e) Suçun, bu Devletin Hükümeti tarafından işletilen bir
uçakta işlenmesi.
Durumlarında kendi yargı yetkisini tesis edebilir.
3. Bu Sözleşmenin onaylanması, kabul edilmesi, uygun
bulunması ya da bu Sözleşmeye katılınması sırasında, her bir Taraf Devlet
bu maddenin 2 nci paragrafına uygun olarak iç hukukunda tesis ettiği yargı
yetkisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine bildirecektir. Herhangi bir
değişiklik halinde ilgili Taraf Devlet, bu hususu derhal Birleşmiş
Milletler Genel Sekreterine bildirecektir.
4. Her bir Taraf Devlet, zanlı kendi ülkesinde
bulunuyorsa ve bu kişiyi yargılama yetkisini bu maddenin 1 inci ve 2 nci
paragrafları uyarınca kendi hukukunda tesis etmiş olan herhangi bir ülkeye
iade etmiyorsa, 2 nci maddede belirtilen suçlara ilişkin kendi yargı
yetkisini tesis için benzer şekilde gerekli olabilecek tedbirleri
alacaktır.
5. Bu Sözleşme, Taraf Devletin, iç hukukuna uygun olarak
tesis ettiği herhangi bir cezaî yargı yetkisinin kullanımını engellemez.
Madde 10
1. 2 nci maddede belirtilen suçlardan birinin bir Taraf
Devletin ülkesinde işlendiğine ya da işlenmekte olduğuna veya bu suçlardan
birini işleyen kişinin ya da zanlının ülkesinde bulunduğuna dair
istihbaratın alınması üzerine bu Taraf Devlet, istihbaratta yer alan
unsurları ulusal hukuku çerçevesinde araştırmak üzere gerekli önlemleri
alacaktır.
2. Koşulların gerektirdiğinden emin olunması üzerine,
suçlu veya zanlının ülkesinde bulunduğu Taraf Devlet, bu kişinin
mevcudiyetinin cezaî kovuşturma ya da iade etme amacına yönelik olmasını
temin etmek üzere, kendi iç hukukunda uygun görülen önlemleri alacaktır.
3. Hakkında bu maddenin 2 nci paragrafında sözü edilen
önlemlerden biri alınan herhangi bir kişi, aşağıda bulunan haklara
sahiptir:
(a) Vatandaşı olduğu ya da haklarını korumakla yükümlü
olan Devletin veya bu kişi vatansızsa, daimi olarak ikamet ettiği ülkenin
Devletinin en yakın temsilcisiyle gecikmeksizin iletişim kurmak
(b) Bu Devletin temsilcisi tarafından ziyaret edilmek,
(c) Alt paragraflar (a) ve (b) çerçevesinde hakları
konusunda bilgilendirilmek.
4. Bu maddenin 3 üncü paragrafında atıfta bulunulan
haklar, suçlunun ya da zanlının ülkesinde bulunduğu Devletin kanun ve
düzenlemesine uygun olarak kullanılacaktır. Şu kadar ki sözkonusu kanun ve
düzenleme 3 üncü paragrafta sağlanan haklar ile öngörülen amaçları tam
olarak gerçekleştirme kabiliyetine sahip olmalıdır.
5. Bu maddenin 3 üncü ve 4 üncü paragraflarındaki
hükümler, 9 uncu maddenin 1(c) ya da 2(c) alt paragraflarına uygun olarak
yargı yetkisinin bulunduğunu iddia eden Taraf Devletin, suçlu olduğu iddia
edilen kişiyle iletişim kurmak ve onu ziyaret etmek için Uluslararası
Kızılhaç Komitesi’ni davet etmek hakkına halel getirmeyecektir.
6. Bir Taraf Devlet, bu madde uyarınca bir kişiyi
gözaltına aldığı zaman, bir an önce doğrudan ya da Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri aracılığıyla 9 uncu maddenin 1 inci ve 2 nci paragrafları
uyarınca yargı yetkisini tesis eden Taraf Devletlere ve yararlı olduğu
düşüncesinde ise, ilgili diğer Taraf Devletlere, kişinin gözaltında
olduğunu ve kişinin gözaltına alınmasını gerektiren koşulları
bildirecektir. Bu maddenin 1 inci paragrafında belirtilen soruşturmayı
yapan Devlet, ilgili Taraf Devletlere gecikmeksizin bulguları hakkında
bilgi verecek ve yargı yetkisini kullanma niyeti olup olmadığını
bildirecektir.
Madde 11
1. Zanlının ülkesinde bulunduğu Taraf Devlet, 9 uncu
maddenin uygulandığı durumlarda, bu kişiyi iade etmediği takdirde, suç
kendi ülkesinde işlensin ya da işlenmesin, istisnasız ve gecikmeksizin
durumu kanunları uyarınca kovuşturulması maksadıyla yetkili makamlarına
iletecektir. Sözkonusu makamlar, o Devletin kanunları uyarınca ağır suç
niteliği taşıyan diğer durumlarda olduğu gibi karar vereceklerdir.
2. Bir Taraf Devlet, ulusal hukuku gereği
vatandaşlarından birini ancak bu kişinin iade talebine konu suçtan
yargılanması sonucu hükmedilecek cezasını çekmek üzere geri gönderilmesi
koşuluyla bir başka Devlete iade veya teslim edebiliyorsa ve o Devlet ile
iade talep eden Devlet bu hususta ve diğer koşullarda mutabık kalırlarsa,
sözkonusu koşullu iade veya teslim, işbu maddenin 1 inci paragrafında
belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmiş olması için yeterli
addedilecektir.
Madde 12
Bu Sözleşmeye uygun olarak gözaltına alınan ya da
hakkında herhangi bir önlem alınan ya da adli kovuşturması devam eden
herhangi bir kişinin, ülkesinde bulunduğu Devletin hukukuna ve uluslararası
insan hakları hukuku dahil, uluslararası hukukun uygulanabilir hükümlerine
uygun bir şekilde bütün hak ve güvencelerden yararlandırma da dahil, adil
bir muamele görmesi teminat altına alınacaktır.
Madde 13
1. 2 nci maddede belirtilen suçların, bu Sözleşmenin
yürürlüğe girmesinden önce Taraf Devletler arasında mevcut herhangi bir
iade anlaşmasında yer alan iade edilebilir suçlara dahil edildiği
addedilecektir. Taraf Devletler bu tür suçları, birbirleri arasında daha
sonra akdedecekleri her iade anlaşmasına iade edilebilir suçlar olarak
dahil etmekle yükümlüdürler.
2. İadeyi bir anlaşmanın mevcudiyeti koşuluna bağlı
olarak kabul eden bir Taraf Devlet, kendisiyle iade anlaşması bulunmayan
bir Taraf Devletten iade talebi alması halinde, talep edilen Taraf Devlet,
bu Sözleşmeyi, kendi seçimiyle, 2 nci maddede belirtilen suçlara ilişkin
olarak iade için yasal bir dayanak kabul edebilir. İade, talep edilen
Devletin hukukunca hükme bağlanan diğer koşullara tâbi olacaktır.
3. İadeyi bir andlaşmanın mevcudiyeti koşuluna bağlı
olmaksızın kabul eden Taraf Devletler, talep edilen Devletin hukukunun
hükmettiği koşullara tâbi olarak, 2 nci maddede belirtilen suçları kendi
aralarında iade edilebilir suçlar olarak tanıyacaklardır.
4. Gerektiğinde 2 nci maddede belirtilen suçlar, Taraf
Devletler arasında suçluların iadesi amacıyla, sadece meydana geldikleri
yerde değil, 9 uncu maddenin 1 inci ve 2 nci paragrafları uyarınca yargı
yetkisini tesis eden Devletlerin toprakları üzerinde de işlenmiş gibi
muamele görecektir.
5. Taraf Devletler arasında mevcut tüm suçluların iadesi
anlaşmalarının ve düzenlemelerin 2 nci maddede belirtilen suçlara ilişkin
hükümleri, bu Sözleşme ile bağdaşmadığı ölçüde, Taraf Devletler arasında
değiştirilmiş gibi addedilecektir.
Madde 14
1. Taraf Devletler, 2 nci maddede belirtilen suçlar
kapsamında yer alan suçlarla ilgili araştırmalar, cezai kovuşturmalar veya
iade işlemlerine ilişkin olarak, yasal işlemler için gerekli kanıtların
toplanması da dahil olmak üzere, birbirlerine azami yardım
sağlayacaklardır.
2. Taraf Devletler, bu maddenin 1 inci paragrafı
çerçevesindeki yükümlülüklerini, aralarında varolan karşılıklı adli yardım
andlaşmaları ya da diğer düzenlemelere uygun olarak yerine getireceklerdir.
Böyle andlaşma veya düzenlemenin bulunmaması halinde, Taraf Devletler,
ulusal yasalarına uygun olarak birbirlerine yardım edeceklerdir.
Madde 15
2 nci maddede zikredilen suçlardan hiçbiri, suçluların
iadesi veya karşılıklı adli yardımlaşma bağlamında, siyasi bir suç veya
siyasi suçla ilgili bir suç veya siyasi saiklerle mülhem bir suç olarak
addedilmeyecektir. Dolayısıyla, böyle bir suça ilişkin iade veya karşılıklı
adli yardım talebi, salt siyasi bir suç olduğu veya siyasi bir suçla
ilişkili bir suç olduğu veya siyasi saiklerle mülhem bir suç olduğu
gerekçesiyle reddedilemeyecektir.
Madde 16
2 nci maddede zikredilen suçlara ilişkin olarak iade
veya adli yardımlaşma talebinde bulunulan Taraf Devletin, bu talebin bir
kişinin ırk, din, milliyet, etnik köken veya siyasi fikri nedeniyle
kovuşturulması veya cezalandırması için yapıldığına dair esaslı gerekçeleri
varsa veya talebi yerine getirmek o şahsın konumuna karşı belirtilen
sebeplerden biri nedeniyle önyargı oluşturacaksa, bu Sözleşmenin hiçbir hükmü
suçluların iadesi veya adli yardımlaşma yükümlülüğü getirecek şekilde
yorumlanamaz.
Madde 17
1. Bir Taraf Devletin ülkesinde gözaltında tutulan veya
cezasını çeken bir kişinin, Sözleşme’de yer alan suçların soruşturulması
veya kovuşturulması için kimlik tespiti, ifade verme veyahut delil elde
edilmesine yardımcı olma maksadıyla diğer bir Taraf Devlette hazır
bulunması talep edilirse, aşağıdaki koşulların karşılanması suretiyle kişi
diğer Taraf Devlete nakledilebilir.
a) Kişi bilgilendirilmiş olarak özgürce rızasını verirse
ve
b) Her iki Taraf Devletin de yetkili mercileri, bu
Devletlerin uygun addettikleri koşullara tabi olarak, mutabık kalırlarsa.
2. Bu maddenin amaçları açısından,
a) Nakleden Devlet aksini talep etmedikçe veya aksine
izin vermedikçe, nakledilen Devletin, nakledilen şahsı gözaltında tutmak
yetki ve yükümlülüğü bulunmaktadır;
b) Nakledilen Devlet, her iki Devletin yetkili
mercilerince önceden veya başka şekilde vardıkları mutabakat uyarınca,
kişiyi nakleden Devlet’in nezaretine iade etme yükümlüğünü gecikmeksizin
yerine getirecektir;
c) Nakledilen Devlet, kişinin geri verilmesi için
nakleden Devletin iade muameleleri başlatmasını talep etmeyecektir;
d) Nakledilen kişinin nakledildiği Devlet gözetiminde
geçirdiği süre, nakleden Devlette çekmekte olduğu cezadan mahsup
edilecektir.
3. Nakleden Devlet bu maddeye uygun olarak onay
vermezse, milliyeti ne olursa olsun bu kişi, nakledildiği Devlet ülkesinde
nakleden Devlet ülkesinden ayrılmasından önceki eylem veya mahkumiyetleri
nedeniyle kovuşturulamayacak, gözaltına alınamayacak yahut kişisel
özgürlüğü başka türlü kısıtlamalara maruz bırakılamayacaktır.
Madde 18
1. Taraf Devlet, 2 nci maddede yer alan suçlardan
birinin işlenmesini müteakiben ele geçirme veya başka suretle radyoaktif
madde, cihaz veya nükleer tesislerin kontrolünü ele geçirdiği takdirde;
a) Radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisin zararsız
hale getirilmesi için gerekli adımları atacak;
b) Nükleer maddenin Uluslararası Atom Enerjisi
Ajansı’nın ilgili ihtiyati tedbirlerine uygun olarak elde tutulmasını temin
edecek ve
c) Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından
yayımlanan fiziksel koruma tavsiyeleri ile sağlık ve güvenlik
standartlarına riayet edecektir.
2. 2 nci maddede belirlenmiş suçlardan birine ilişkin
adli kovuşturmaların tamamlanması halinde veya uluslararası hukukun gerekli
tuttuğu durumlarda daha önce, bütün radyoaktif madde, cihaz veya nükleer
tesis, özellikle iade ve depolama usullerine ilişkin olarak ilgili Taraf
Devletlerle istişarelerden sonra ait olduğu Taraf Devlete; bu radyoaktif
madde, cihaz veya nükleer tesis herhangi bir Taraf Devletin uyruğu ya da
mukimi olan gerçek veya tüzel kişiye aitse sözkonusu Taraf Devlete veya
topraklarında çalınan veya yasadışı başka bir yolla elde edilen Taraf
Devlete iade edilecektir.
3. a) Ulusal ya da uluslararası hukukun herhangi bir
Taraf Devleti böyle bir radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisi iade ya
da kabul etmekten menettiği, yahut ilgili Taraf Devletlerin bu yönde
mutabık kaldıkları durumlarda bu maddenin 3(b) paragrafına bağlı olarak,
radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisi elinde tutan Taraf Devlet bu
maddenin 1 inci paragrafında tanımlanan adımları atmaya devam edecek; bu
radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisler münhasıran barışçıl amaçlar
için kullanılacaktır.
b) Elinde radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisi
bulunan bir Taraf Devletin bunları elinde tutmasının yasal olmadığı durumda
sözkonusu Devlet, zararsız hale getirmek amacıyla, bunları elinde tutması
yasal olan ve bu maddenin 1. paragrafındaki koşullara uygun teminatları
sağlayan bir Taraf Devletin mülkiyetine, o Devlet ile istişare ederek
derhal bırakacaktır; bu tür radyoaktif madde, cihaz ve nükleer tesisler
sadece barışçıl amaçlar için kullanılabilecektir.
4. Bu maddenin 1 inci ve 2 nci paragraflarında bahsekonu
radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisler eğer Taraf Devletlerden
hiçbirine veya bir Taraf Devletin uyruğu veya mukimine ait değilse veya bir
Taraf Devletin ülkesinden çalınmış ya da başka bir yasadışı yoldan elde
edilmiş değilse veya hiçbir Taraf Devlet bu maddenin 3 üncü paragrafına
uygun olarak bu parçaları kabul etmeye istekli değilse, bunun
düzenlenmesine ilişkin olarak ilgili uluslararası kuruluşlar ve Taraf
Devletlerin istişarelerinden sonra, bu maddenin 3(b) paragrafı uyarınca,
ayrı bir karar alınacaktır.
5. Bu maddenin 1 inci, 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü
paragraflarına ilişkin olarak, radyoaktif madde, cihaz veya nükleer tesisi
elinde tutan Taraf Devlet, diğer Taraf Devletlerden ve özellikle ilgili
Taraf Devletlerden ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı başta olmak üzere
ilgiliuluslararası örgütlerdenyardım ve işbirliği talep edebilir. Taraf
Devletler ve ilgili uluslar arası örgütler bu paragrafa uygun olarak mümkün
olan en geniş kapsamlı yardımı sağlamaya teşvik olunurlar.
6. Bu madde bağlamında radyoaktif madde, cihaz veya
nükleer tesisle ilgili tasarruf veya alıkonmayla ilgili Taraf Devlet,
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Müdürünü sözkonusu maddenin
alıkonulduğu veya ne şekilde tasarrufta bulunulduğu konusunda bilgilendirecektir.
Genel Müdür bilgiyi diğer Taraf Devletlere iletecektir.
7. 2 nci maddede ortaya konan suçlardan biriyle ilişkili
bir yayılma durumunda, bu maddede yer alan hiçbir husus, nükleer zarar
sorumluluğunu düzenleyen uluslararası hukuk kurallarını veya diğer
uluslararası hukuk kurallarını etkilemeyecektir.
Madde 19
Zanlının cezai takibata uğradığı Taraf Devlet, ulusal
hukuk ve ilgili usullere uygun olarak, adli kovuşturmanın nihai sonucunu
diğer Taraf Devletlere iletilmek üzere Birleşmiş Milletler Genel
Sekreterine ulaştıracaktır.
Madde 20
Taraf Devletler bu Sözleşmenin etkin uygulanmasını
teminen, gerekli durumlarda uluslararası kuruluşların imkânlarını da
kullanarak, birbirleriyle doğrudan veya BM Genel Sekreteri aracılığıyla
istişarelerde bulunacaklardır.
Madde 21
Taraf Devletler, bu Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini,
Devletlerin egemen eşitliği ve ülke bütünlüğü ve diğer Devletlerin
içişlerine müdahale etmeme ilkeleriyle uyumlu bir şekilde yerine
getireceklerdir.
Madde 22
Bu Sözleşmede yer alan hiçbir husus, bir Taraf Devlete,
başka bir Taraf Devletin ülkesinde, o Devletin ulusal hukukunca münhasıran
kendi makamlarına tanınmış yargı ve icra yetkisini kullanma hakkı
tanımamaktadır.
Madde 23
1. Sözleşmenin yorum ve uygulamasına ilişkin olarak iki
ya da daha fazla Taraf Devlet arasında meydana gelen anlaşmazlık, makul bir
süre zarfında görüşmeler yoluyla çözülemediği takdirde, Taraf Devletlerden
birinin talebi üzerine, tahkime sunulacaktır. Tahkim talebinde
bulunulmasından sonra 6 ay içerisinde tahkim tesisinde anlaşma
sağlanamadığı takdirde, Taraf Devletlerden biri, anlaşmazlığı Uluslararası
Adalet Divanı’na, Divanın Statüsüne uygun bir başvuruyla götürebilir.
2. Her Devlet, Sözleşmenin imzası, onayı, kabulü veya
uygun bulunması, ya da Sözleşmeye katılınması sırasında işbu maddenin 1
inci paragrafının kendisi için bağlayıcı olmadığını beyan edebilir. Diğer
Taraf Devletler, sözkonusu çekinceyi koyan bir Taraf Devletle ilişkileri
bakımından, 1 inci paragraf ile bağlı olmayacaklardır.
3. 2 nci paragraf uyarınca çekince koyan herhangi bir
Devlet, her zaman Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne bildirimde
bulunarak çekincesini geri alabilir.
Madde 24
1. Bu Sözleşme, 14 Eylül 2005 tarihinden 31 Aralık 2006
tarihine kadar, New York’taki Birleşmiş Milletler Merkezi’nde tüm
Devletlerin imzasına açık olacaktır.
2. Bu Sözleşme onay, kabul veya uygun bulmaya tabidir.
Onay, kabul veya uygun bulma belgeleri Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’ne tevdi edilecektir.
3. Bu Sözleşme her Devletin katılımına açık olacaktır. Katılım
belgeleri Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilecektir.
Madde 25
1. Bu Sözleşme, yirmi ikinci onay, kabul veya uygun
bulma ya da katılım belgesinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine
teslimini izleyen otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
2. Yirmi ikinci onay, kabul, uygun bulma ya da katılım
belgesinin tesliminden sonra, Sözleşmeyi onaylayan, kabul eden, uygun bulan
veya katılan her Devlet için Sözleşme, sözkonusu Devletin onay, kabul,
uygun bulma ya da katılım belgesini tevdi etmesini izleyen otuzuncu gün
yürürlüğe girecektir.
Madde 26
1. Bir Taraf Devlet Sözleşmede değişiklik yapılmasını
önerebilir. Değişiklik önerisi, öneriyi ivedilikle tüm Taraf Devletlere
bildirecek olan Depozitere sunulacaktır.
2. Taraf Devletlerin çoğunluğu değişiklik önerilerinin
kabulü için bir konferans düzenlenmesini talep ederlerse, Depoziter, Taraf
Devletleri, davetin iletilmesinden itibaren üç aydan daha erken olmamak
üzere başlayacak bu konferansa katılmaya davet eder.
3. Konferans değişikliklerin oybirliği ile kabul
edilmesini sağlamak üzere gayret sarfeder. Bu mümkün olmadığı takdirde,
değişiklikler tüm Taraf Devletlerin üçte iki çoğunluğuyla kabul edilir.
Konferansta kabul edilen herhangi bir değişiklik Depoziter tarafından
derhal tüm Taraf Devletlere bildirilecektir.
4. Bu maddenin 3 üncü paragrafına uygun bir şekilde
kabul edilen değişiklik, değişikliğe dair onay, kabul, katılım veya uygun
bulunmasına ilişkin belgeyi teslim eden her bir Taraf Devlet için, Taraf
Devletlerin üçte ikisinin ilgili belgelerini teslim ettikleri tarihten
sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girer. Bundan sonra, herhangi bir Taraf
Devlet için değişiklik, o Devletin ilgili belgelerini tevdi etmesini
müteakip otuzuncu gün yürürlüğe girer.
Madde 27
1. Herhangi bir Taraf Devlet, Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’ne yazılı bildirimde bulunmak suretiyle, Sözleşmeyi kendisi
açısından feshedebilir.
2. Fesih, bildirimin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri
tarafından alındığı tarihten bir yıl sonra geçerli olacaktır.
Madde 28
Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca
metinleri aynı derecede geçerli olan Sözleşmenin orijinali, onaylı
nüshalarını tüm Devletlere iletecek olan Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri tarafından muhafaza edilecektir.
Hükümetleri tarafından tam yetkilendirilmiş olan
aşağıdaki imza sahipleri 14 Eylül 2005 tarihinde New York’taki Birleşmiş
Milletler Merkezi’nde imzaya açılan bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.
BİLDİRİM VE
ÇEKİNCE
Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası
Sözleşmenin imzalanması vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti aşağıdaki
bildirimde bulunur ve çekince koyar.
Bildirim:
Türkiye Cumhuriyeti Nükleer Terörizmin Önlenmesine
İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 4 üncü maddesi 2 nci paragrafında yer alan
uluslararası insancıl hukuk tabirinin Türkiye’nin taraf olduğu hukuk
belgelerine atıfta bulunduğu anlayışındadır. Sözkonusu madde hali hazırda
uluslararası hukuk tarafından anlaşıldığı ve uygulandığı şekilde, bir
devletin silahlı kuvvetleri dışındaki silahlı güçlere ve gruplara değişik
bir statü vermek olarak yorumlanmamalı ve Türkiye için yeni yükümlülükler
yaratmamalıdır.
Çekince:
“Sözleşmenin 23(2) nci maddesi uyarınca, Türkiye
Cumhuriyeti Sözleşmenin 23(1) inci maddesi ile kendini bağlı telakki
etmediğini açıklar.”
İngilizce metinler için tıklayınız.
|