|
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2011/4715
Karar No:
2011/19616
YARGITAY İLAMI
İncelenen Kararın:
Mahkemesi: Çameli Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:
24/5/2004
Numarası: Esas: 2004/44Karar: 2004/43
Davacı:Çameli Kaymakamlığı
Kendisine Vasi
Atanmasıİstenen: GüllüŞaylan
Dava Türü: Vasi Tayini
Temyiz Eden:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle
evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa, 31/3/2011
tarihli 6217 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrası gereğince; 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmiştir.
Çameli Kaymakamlığı tarafından hasımsız olarak açılan vasi tayini
davasında GüllüŞaylan’ın evlilik dışı doğduğu, babasının belli olmadığı, velayeti altında bulunduğu annesi Nesibe Şaylan’ın ise Çameli Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/6/2003
tarih ve 2003/39 esas, 2003/68 karar sayılı kararı ile yasal kısıtlılık altına alındığı belirtilerek, Kocaeli Köseköy
Gençlik Eğitim ve
Rehabilitasyon Merkezine yerleştirilebilmesi için vesayet altına alınmasına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile GüllüŞaylan’ın vesayet altına alınmasına ve İsa Akyol’un
vasi olarak atanmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut
nüfus kaydı ile vasi adayının beyanından, 5/2/1999 doğumlu Güllü’nün evlilik dışı ilişkiden doğduğu ve babasının belli olmadığı, annesinin sağ olduğu ancak Çameli Sulh Hukuk
Mahkemesinin 25/6/2003 tarih 2003/39 esas, 2003/68 karar sayılı kararı ile yasal kısıtlılık altına alındığı görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 226’ncı maddesinde;
“Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata
son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir.
Velayet, ana ve
babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir” hükmü mevcuttur.
Türk Medeni Kanununun 404. maddesinde de velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.
İncelenen dosya içeriğine göre, küçük Güllü’nün babasının belli olmaması sebebiyle sağ kalan annesine ait olan velayet hakkının annenin kısıtlılık altına alındığı gerekçesiyle kaldırıldığına ilişkin herhangi bir
bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Mahkemece küçük Güllü’nün
babasının belli olmadığı da dikkate alınarak velayet durumunun araştırılması, sağ ve ergin olduğu anlaşılan annesinin kısıtlılık halinin devam edip etmediğinin veya velayetinin kaldırılmasına ilişkin bir karar
bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, vasi atanması konusunda haklı sebeplerin olup olmadığının değerlendirilmesi sonunda, velayetin anneden alınması gerektiği yönünde bir kanaatin oluşması halinde, Medeni Kanun hükümlerine göre re’sen
yasal prosedürün işletilerek velayet konusunda bir hüküm alınması, oluşacak sonuca göre vesayet konusunun değerlendirilmesi
gerekirken, bu incelemelere girilmeksizin vesayet altına alınmasına ve İsa Akyol’un
vasi olarak tayinine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA,
oybirliğiyle karar verildi. 24/11/2011
|