|
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/10253
Karar
No: 2011/11079
YARGITAY
İLAMI
Davacı Vahap Gürsul ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Baskil Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin
kesinleşmiş bulunan 27.2.2008 gün ve 2007/100-2008/12 sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 24.12.2010 gün ve Hukuk-2010/322142 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY
KARARI
Davacı Vahap Gürsul vekilinin 20.11.2007 tarihinde açtığı davada,
davacının velayeti altında bulunan oğlu Hasan'ın 12.11.2004 olan doğum
tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 2007 olarak düzeltilmesini
istediği, küçüğün annesinin davaya katılımının sağlanmadığı, mahkemece
davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde
"Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte
kullanırlar." hükmü mevcuttur. Bu madde hükmüne göre eşlerden herhangi
birine öncelik veya üstünlük tanınmamıştır. Aynı Kanunun 342. maddesinde de
ayırım yapılmaksızın anne ve babanın, çocuğu velayetleri çerçevesinde
temsil edecekleri ilkesi getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu hükümler, evlilik birliği içinde
velayetin kullanılması kapsamında, ana ve baba tarafından çocuk adına
açılacak tüm davalar yönünden geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin
birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya
diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile
velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer
eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın reddi gerekir.
İncelenen dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden,
davacının eşi ve küçüğün annesi Feride Gürsul'un
sağ olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da
duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini
gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için süre verilip, bunun
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birinin istemi yeterli
bulunarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Diğer taraftan, dosya içinde bulunan 21.1.2008 tarihli
sağlık kurulu raporuna göre, muayene tarihi itibariyle küçüğün 1 yaş
civarında olduğu, doğum tarihinin bu tarihin bir yıl öncesi olan 21.1.2007
tarihiyle uyumlu olduğu gözetilmeksizin, doğum tarihinin 12.11.2007 olarak
tashih edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
1.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|