|
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2010/19122
Karar
No : 2011/11578
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi: Bursa
Tüketici Mahkemesi
Tarihi: 30/12/2009
Numarası:
2009/389-2009/418
Davacı: Türk
Telekomünikasyon A.Ş. vekili avukat Mehmet Noyan
Davalı: Mesut
Sarıkaya
Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının
yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın
reddine yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Başsavcılığınca kanun
yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına
karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının telefon abone sözleşmesinden doğan
borcunu ödemediği için 232.47 TL alacağın 3095
sayılı yasanın 2/II maddedeki faiz oranı ile tahsili için icra takibi
yaptığını, itiraz üzerine Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu,
hakem heyetinin alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verdiğini oysa
alacağına 3095 sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt faizine ilişkin Kanunun 2/II
maddesinde belirtilen oranda faiz istenebileceğini belirterek Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti Kararının iptalini istemiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davalının Tüketici olması nedeniyle ancak
yasal faiz istenebileceğinden, talebin reddine ilişkin verdiği karar,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, telefon abone sözleşmesi bulunduğu ve
davacının tacir olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. TTK 21/1 maddesi
gereğince tüzel kişi tacirin hertürlü iş ve
işleminin ticari olması asıldır. TTK 21/II maddesine göre taraflardan yalnız
biri için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm
olmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 3095 sayılı Kanuni faiz ve
Temerrüt faizine ilişkin kanunun 1. maddesi gereğince Borçlar Kanunu ve
Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde miktarı sözleşme
ile tesbit edilmemişse, bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. Bakanlar Kurulu, bu
oranı aylık olarak belirlemeyle yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına
kadar artırmaya yetkilidir.
Aynı yasanın 2/1 maddesi gereğince temerrüde düşen
borçlu sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça birinci maddede belirtilen
orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
2/II maddesince TC Merkez Bankası önceki yılın 31 Aralık
günü kısa vadeli oranlar için uyguladığı faiz oranı yukarıda açıklanan
miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt
faizi bu oran üzerinden istenebilir.
Yukarıda açıklanan yasa
hükümlerine göre davacının tacir olması nedeniyle 3095 sayılı Kanuni faiz
ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2/II maddesi gereği davacının Merkez
Bankası kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz taleb edebileceği gözetilmeden yasal faize hükmedilmesi
usul ve yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma isteminin kabulü gerekir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HUMK 4271/6
maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile mahkemece
kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 18.7.2011
gününde oybirliğiyle karar verildi.
|