|
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7042
Karar
No: 2011/9293
YARGITAY İLAMl
Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı ile Nüfus Müdürlüğü ve
Meryem Özel arasındaki davada Midyat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve
Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 04.06.2010 günlü ve
2010/119 Esas, 2010/362 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı
olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2011 gün ve
Hukuk-2011/175552 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup
gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Midyat Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından açılan davada, davalı Meryem Özel’in ailesi
tarafından nüfusa kaydı yapılmayarak 08.01.1956 doğumlu ve kendisi doğmadan
önce 28.11.1959 tarihinde vefat eden ablası Meryem Özel'in nüfus kaydının
kullanıldığı, esasen davalının isminin Miray Özel olduğu, bu nedenle
davalıya ait ölüm şerhinin iptali ile bu iki şahsın aynı kişi olduğunun
tespitine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece Meryem Özel’in ölüm
kaydının iptali yönünden talebin reddine, davalının 1973 doğumlu Miray Özel
olarak nüfusa tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin
kesinleştiği anlaşılmıştır.
Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus
idaresine verilmiş idari bir görevdir. Diğer yandan, bir kimsenin doğumdan
nüfusa kayıt edilmeyerek kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus
kaydını kullanması nedeniyle ölen kimsenin ölüm kaydının düşülmesi ve
nüfusa kaydedilmeyen kimsenin nüfusa tescil edilmesi dolayısıyla, saklı
nüfustan sicile yazılması idari işlem niteliğindedir. Nitekim,
Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 35/1.
maddesinde de "Saklı nüfus olduklarını iddia edenlerin aile
kütüklerine tescil için müracaat makamı illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklardır..."
şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1.
maddesi gereğince görev yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde
tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|