|
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2010/23381
Karar
No: 2011/13559
YARGITAY
İLAMI
İncelenen
Kararın:
Mahkemesi: Polatlı 1. Asliye Hukuk
(Aile) Mahkemesi
Tarihi:
18/9/2008
Numarası: Esas No: 2007/974Karar No: 2008/741
Davacı:
Christina Racamier
Davalı:
Ahmet Bulut
Dava Türü: Tenfiz
Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Christine Racamier tarafından davalı Ahmet Bulut'a karşı açılan tanıma
davasında, tarafların boşanmalarına ilişkin olarak Fransa Aile Mahkemesi
kararının tanınmasının talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar
verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
2675 sayılı
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37/a maddesi
uyarınca, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı
ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke
makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin
dilekçeye eklenmesi zorunlu olduğu halde bu hususa uyulmayarak fotokopi ile
yetinilmesi doğru bulunmamıştır.
1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 38. maddesinin (b) bendinde, avukatın aynı işte
menfaati zıt olan tarafları temsil edemeyeceği, yine aynı maddenin son
fıkrasına göre bu zorunluluğun avukatların ortaklarını ve yanlarında
çalıştırdıkları avukatları da kapsayacağı belirtildiği halde, davada
davacının Avukat (A.T.) tarafından temsil edildiği, Avukat (A.T.) nin,
davalının da vekili olduğu ancak vekaletnamesindeki tevkil yetkisine
istinaden dava tarihinden üç gün sonra Avukat (M.Ü.) ye vekaletname verdiği
anlaşılmakla davada menfaati zıt olan tarafların bu şekilde temsili doğru
bulunmamıştır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 20/9/2011
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7038
Karar
No: 2011/8854
YARGITAY
İLAMl
Davacı
Erol Tokgöz ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Tekirdağ 2. Asliye
Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş
bulunan 6/4/2010 günlü ve 2009/207-2010/73 sayılı kararın yürürlükteki
hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/6/2011
gün ve Hukuk-2011/184177 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek
bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği
düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı dava dilekçesinde; Tokgöz soyadına ikinci bir
soyad olarak Sauerbrey soyadının ilave edilmesini istemiş, mahkemece
davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin
kesinleşmiştir.
27/12/1934 tarihli soyadı nizamnamesinin 6. maddesinde
“soyadı ya yalnız olarak veyahut (oğlu) ile birlikte kullanılır.”, 16.
maddesinde ise “evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır. Ergin olan
evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını
alabilir. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması durumunda evlatlık, evlat
edinilmeden önceki soyadını alır.” hükümleri yer almaktadır.
Soyadı Nizamnamesinin 6. ve 16. maddesi hükümleri
birlikte değerlendirildiğinde, erkek bir şahsın soyadının yanına bir başka
soyad eklenemeyeceği gözönünde bulundurularak, davanın reddine karar
verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul
ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15/9/2011 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7039
Karar
No: 2011/9290
YARGITAY
İLAMl
Davacılar
Mehmet Salih ve Nafise Beğde ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Beşiri Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin
kesinleşmiş bulunan 18/5/2010 gün ve 2009/171 Esas 2010/54 Karar sayılı
kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 5/4/2011 gün ve Hukuk 2011/160363 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacılar, Mehmet Salih ve Nafise Beğde’nin, davalı
Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada, velayetleri altında bulunan
müşterek çocukları Hatice Beğde’nin doğum tarihinin 1/9/1991 olmasına
rağmen nüfus kayıtlarına sehven 1/1/1995 olarak yazıldığını iddia ederek
1/9/1991 olarak düzeltilmesini istedikleri, mahkemece Hatice Beğde’nin
nüfus kaydında 1/1/1995 olan doğum tarihinin gün ve ay kısmı baki kalmak
üzere 1/1/1991 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Hatice ile
aynı anneden olma kardeşi 1/9/1990 doğumlu Hamza arasında düzeltilen doğum
tarihine göre sadece 122 günlük bir zaman farkı mevcut olup, bu süre
içerisinde bir kadının iki kez doğum yapması tıbben mümkün değildir.
Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar
arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek
durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat
edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması
usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26/9/2011 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7041
Karar
No: 2011/9292
YARGITAY
İLAMl
Davacılar
Alaattin Kırlanğıç, Mualla Kırlanğıç, Metin Kırlanğıç, Türkan Kırlanğıç,
Yusuf Kırlanğıç, Sakibe Kırlanğıç ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 10/3/2010 günlü ve 2009/279 Esas,
2010/148 Karar sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve
yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığının
25/5/2011 gün ve Hukuk-2011/169452 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz
edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği
düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacılar Alaattin Kırlanğıç, Metin Kırlanğıç, Yusuf
Kırlanğıç, Türkan Kırlanğıç, Sakibe Kırlanğıç ve Mualla Kırlanğıç’ın davalı
Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada, “Kırlanğıç” olan soyisimlerinin
“Kırlangıç” olarak değiştirilmesini istedikleri, Amasya 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin anılan hükmü ile davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün
temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak, dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden
de açıkça belli olduğu şekilde daha önce de Amasya 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 31/1/1983 tarih ve 1983/10 Esas, 1983/18 Karar sayılı
18/3/1983 kesinleşme tarihli hükmü ile adı geçen kişilerin “Karlangıç” olan
soyadlarının “Kırlanğıç” olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
29/4/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Nüfus
Davaları” kenar başlığını taşıyan 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde: “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası
ancak bir kere açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5490 sayılı Kanunun anılan hükmü uyarınca bir kişinin
soyadına ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği gözönünde
bulundurularak, daha önce soyadı mahkeme kararı ile tashih edilmiş olan
davacıların soyadlarının ikinci kez düzeltilmesine karar verilmesi usul ve
yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26/9/2011 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7043
Karar
No: 2011/9294
YARGITAY
İLAMl
Turgutlu
Cumhuriyet Başsavcılığı ile Nüfus Müdürlüğü ve Ali Tayfan arasındaki davada
Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksin
kesinleşmiş bulunan 30/5/2008 günlü ve 2007/602 Esas-2008/199 Karar sayılı
kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 30/5/2011 gün ve Hukuk-2011/175554 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından
davalılar İlçe Nüfus Müdürlüğü ve Ali Tayfan aleyhine açılan davada,
Ramazan Tayfan’ın 20/9/1992 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla
1989 olarak tashihinin istendiği, Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin
anılan hükmü ile davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği ancak, dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinde de
açıkça belli olduğu şekilde daha önce de aynı kişinin Turgutlu 2. Asliye
Hukuk Mahkemesinin 2006/471 Esas, 2007/348 Karar 13/9/2007 kesinleşme
tarihli hükmü ile doğum tarihinin 20/9/1988 olarak düzeltildiği
anlaşılmaktadır.
29/4/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun “Nüfus
Davaları” kenar başlığını taşıyan 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde: “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası
ancak bir kere açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5490 sayılı Kanunun anılan hükmü uyarınca bir kişinin
doğum tarihine ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği gözönünde
bulundurularak, daha önce doğum tarihi mahkeme kararı ile tashih edilmiş
olan Ramazan Tayfan’ın doğum tarihinin ikinci kez tashihine karar verilmesi
usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun
427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA
ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26/9/2011 gününde oybirliğiyle
karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/7044
Karar
No: 2011/9295
YARGITAY İLAMl
Karşıyaka
Cumhuriyet Başsavcılığı ile davalı Nüfus Müdürlüğü ve Kerem Bulut, Hüsniye
Bulut, Tuncay Bulut, Serkan Bulut ve Gülizar Bulut arasındaki davada
Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 10/11/2009 günlü ve 2006/250 Esas,
2009/258 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/5/2011 gün ve Hukuk-2011/175557
sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş
olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalılar
Nüfus Müdürlüğü ve Kerem Bulut, Hüsniye Bulut, Tuncay Bulut, Serkan Bulut
ve Gülizar Bulut aleyhine açılan davada Serkan Bulut’un 1/1/1989 olan doğum
tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 1/1/1987 olarak düzeltilmesinin
istendiği, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan hükmü ile davanın
kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak,
dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden de açıkça belli olduğu şekilde daha
önce de Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1/12/2006 tarih ve 2003/114
Esas, 2006/870 Karar sayılı hükmü ile adı geçen kişinin doğum tarihinin
1/1/1982 olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
29/4/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Nüfus
davaları” kenar başlığını taşıyan 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde, “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası
ancak bir kere açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5490 sayılı Kanunun anılan hükmü uyarınca bir kişinin
yaşına ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği gözönünde
bulundurularak, daha önce yaşı mahkeme kararı ile tashih edilmiş olan
Serkan’ın yaşının ikinci kez tashihine karar verilmesi usul ve yasaya
aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün
HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun
yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile
dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 26/9/2011
gününde oybirliğiyle karar verildi.
|