|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2010/9
Karar Sayısı: 2011/109
Karar Günü: 30.6.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Kemalpaşa 1. Asliye
Hukuk (1. İcra Hukuk) Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 12.4.2000 günlü, 4562 sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanunu’nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 9. ve 37.
maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyetinin
yönetim aidatının ödenmemesi nedeniyle başlattığı ilâmlı icra takibinin
iptali için açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu
kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının
gerekçe bölümü şöyledir:
“Davacılar
tarafından davalı Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi aleyhine Mahkememizin
2010/1 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından Kemalpaşa İcra
Müdürlüğü’nün 2009/3899 Esas sayılı takip dosyası ile aleyhlerine “Yönetim
aidatı ve gecikme cezalarına ilişkin 15.01.2009 tarih ve 2009/01 sayılı
müteşebbis heyeti kararına” istinaden 7.076,31TL asıl alacak ile 1.602,89
TL gecikme cezası olmak üzere toplam 8.679,20 TL alacağın faiz ve
masrafları ile birlikte tahsili talebine ilişkin İlamlı Takibin iptali
talebi ile açılan 11.01.2010 tarihli davada 4562 Sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanununun 16. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasanın 9. ve 37.
maddelerine aykırı olduğu iddiasında bulundukları anlaşılmıştır.
4562
Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun Yönetim Aidatları başlıklı 16.
maddesinin ikinci fıkrası ile; “Müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile
ilgili kararları ilam hükmünde olup, ilamların icrasına ilişkin yolla takip
edilirler.” hükmü öngörülmüştür. Anayasa’nın 9. maddesi “Yargı yetkisi Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.” hükmünü amir olup ayrıca
yine Anayasanın 37/2. maddesi de “Bir kimseyi kanunen tabi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” hükmünü amirdir. Yapılan yasal
düzenleme ile 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 16.
maddesinin 2. fıkrasında müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili
kararlarının ilam hükmünde olduğu öngörülerek ilamların icrasına ilişkin
yolla takip edilirler hükmüne yer verilmiş olduğundan bu hükümle yargı
yetkisi, mahkeme sıfatı olmayan bir heyete devredilmiş olup bu hususun
Anayasa’nın 9. ve 37. maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiği kanaatine
varılmıştır. Zira 4562 Sayılı Kanun’un 16/2 maddesinde yer alan müteşebbis
heyetin kararlarına ilam niteliği verilmekle yargı yetkisi bağımsız mahkeme
olmayan bir heyete devredilmekte bu da kanuni hakim güvencesi ilkesini
düzenleyen Anayasa’nın 37. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Kaldı kiİİK.nun 38. maddesi ile de
ilam mahiyetini haiz belgeler sınırlı olarak sayılmış olup özel kanunlarla
yapılacak düzenlemeler saklı tutulmamıştır. Bu şekilde özel kanunlarla
yapılan yasal düzenlemeler ile heyetlerin kararlarına ilam hükmü verilmesi
hukukun temel ilkelerine ve Anayasa’nın 9. ve 37. maddelerine aykırılık
teşkil etmektedir. Bu düzenleme ile yargı yetkisi bağımsız mahkemeden
alınıp bir heyete verilmekte ve kararları ilam hükmünde olmaktadır ki bunun
sakıncaları da fazladır. Zira heyetin bağımsız mahkeme gibi tarafsız ve
objektif şekilde karar alması mümkün görülmemekte ve bu yargı yetkisinin
4562 Sayılı Kanunu 16/2 f ile müteşebbis heyete devri; yargı yetkisine
sahip olağanüstü bir merciinin oluşturulmasına sebep olmaktadır ki, bu
durum yukarıda da izah edildiği gibi
Anayasanın Genel Esaslar Bölümü’nde düzenlenen 9. maddesine ve Temel Haklar
ve Ödevler Bölümü’nde düzenlenen 37. maddesine de aykırılık teşkil ettiği
kanaatine varılmıştır.
Açıklanan
sebeplerle davacıların Anayasa’ya aykırılık iddiası Mahkememizce de ciddi
bulunmakla ve resende 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun 16.
maddesinin 2. fıkrasının Anayasa’nın 9 ve 37. maddelerine aykırı olduğu
kanaatine varılmakla Yüksek Mahkemenizce gerekli incelemenin yapılarak,
4562 Sayılı Kanun’un l6. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa’nın 9 ve 37.
maddelerine aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi arz ve
talep olunur.”
III- YASA METNİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
12.4.2000 günlü, 4562 sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanunu’nun iptali istenenikinci fıkrayı da içeren 16.
maddesi şöyledir:
“ Yönetim aidatları ve hizmetlerin karşılıkları,
müteşebbis heyet tarafından arıtma tesisi işletme masrafları hariç parsel
büyüklüğüne göre belirlenir. Arıtma tesisi işletme masraflarına katılım
payları ise debi ve kirletme parametreleri esas alınarak yönetim kurulunca
tespit edilir. Yönetim kurulunun yıllık bütçesinde belirtilen,
bölgenin alt yapı ve müşterek hizmetlerine ait tüm masraflar önceki yıla
ait kesinhesap da dikkate alınarak katılımcılar
tarafından karşılanır. Belirtilen hizmetlerden yararlanmadıkları gerekçesi
ile yönetim aidatlarının ödenmesinden kaçınılamaz.
Müteşebbis
heyetin yönetim aidatı ile ilgili kararları ilam hükmünde olup, ilamların
icrasına ilişkin yolla takip edilirler.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 9. ve 37. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet
AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar
ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİve Zehra
Ayla PERKTAŞ’ın katılmalarıyla 25.2.2010 gününde
yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin
esasına geçilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 38.
maddesinde ilâm mahiyetini haiz belgelerin sınırlı olarak sayıldığı, özel
yasalarda yapılacak düzenlemelerin saklı tutulmadığı, bu şekilde özel
yasalarda yapılan düzenlemeler ile organize sanayi bölgeleri müteşebbis heyetlerinin
kararlarına ilâm hükmü verilmesinin hukukun temel ilkelerine aykırılık
teşkil ettiği,itiraz konusu kuralla
yargı yetkisinin mahkeme sıfatı olmayan bir heyete devredildiği, heyetin bağımsız
mahkemeler gibi tarafsız ve objektif şekilde karar almasının mümkün
olmadığı, yargı yetkisinin müteşebbis heyete devrinin Anayasa’nın 9. ve 37.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural, organize sanayi bölgesi
müteşebbis heyetinin yönetim
aidatı ile ilgili kararlarının ilâm hükmünde olup ilâmların icrasına
ilişkin yolla takip edileceğini öngörmektedir.
Anayasa'nın “Yargı yetkisi” başlıklı 9. maddesinde,
yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı
belirtilmektedir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun
392. maddesine göre ilâm, mahkeme kararının taraflardan her birine verilen
mühürlü suretlerini ifade etmekte olup, alacaklı taraf bu ilâma dayanarak
İcra ve İflas Kanununda yer alan ilâmlı icra yolu ile alacağını elde
edebilir. Ancak icra hukukunda ilâmlı icra yolu ile takip sadece mahkemeler
tarafından verilen kararlarla sınırlı tutulmamıştır. İcra ve İflas
Kanunu’nun 38. maddesinde ilâm mahiyetini haiz belgeler belirtildiği gibi
özel yasalarla da bazı belgeler ilâm niteliğinde sayılarak ilâmların icrası hakkındaki hükümlere
tâbi kılınmıştır.
Organize sanayi bölgesinin işletme aşamasında genel
kurulu konumundaki karar organı olan müteşebbis heyeti yargı yetkisine
sahip bulunmadığından, yönetim aidatı ile ilgili verdiği kararlar kesin
hüküm niteliği taşımamakta ve bu kararlara karşı yargı yoluna
başvurulabilmektedir. İtiraz konusu kuralda yönetim aidatıyla ilgili
kararların ilâm hükmünde olmasına bağlanan sonuç ilâmlar gibi infaz
edilmesini ve ilâmların yerine getirilmesi usulünün uygulanmasını göstermesinden
ibarettir. Bu nedenle kuralda müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili
kararlarının ilâm hükmünde olduğunun belirtilmesi, bu kararların maddi
anlamda kesin hüküm niteliği taşıdığı sonucunu doğurmaz.İlâmlı icra yoluyla alacağın tahsilini
kolaylaştırmak dışında bir özellik içermez.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 9. maddesine
aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 37. maddesi ile bir ilgisi
görülmemiştir.
VI- SONUÇ
12.4.2000 günlü, 4562 sayılı Organize
Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya
aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
30.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
Üye
Alparslan ALTAN
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|