|
Yargıtay
11. Hukuk Dairesinden:
ESAS
NO: 2011/8431
KARAR
NO: 2011/8660
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ: İzmir 12. Sulh Hukuk
Mahkemesi
TARİHİ: 28/09/2010
NUMARASI: 2010/865-2010/955
DAVACI: DERKO KOZ
TUR VE İL İTH İHR TİC LTD ŞTİ
VEKİLİ: AV. N.
SIKICI ŞAFAK
DAVALI: FİNANSBANK
A.Ş.
VEKİLİ: AV. SEZAİ
AĞUSTOS
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk
Mahkemesi'nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2010/865-2010/955 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği
anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi
M. Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya
içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler
okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında
yapılan sözleşme gereğince iki ayrı kredi kartının Ahmet Kadir Erman ve
Nurgül Erman tarafından kullanıldığını, davalı banka tarafından hiçbir
hizmet karşılığı olmaksızın kredi kartı ücreti olarak her bir kart için
ayrı ayrı 55 TL olmak üzere 110 TL'nın kredi kartı hesap ekstrelerine
yansıtıldığını ve müvekkilinden tahsil edildiğini ileri sürerek, 110 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi
ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davanın açıldığı mahkemenin
görevli olmadığını, davacının öncelikle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun hükümleri gereğince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine
başvurması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve
tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşmenin
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu çerçevesinde
düzenlendiği, adı geçen Yasa’nın 24/4 maddesi uyarınca kart hamilinin
yaptığı işlemler nedeniyle sözleşmede yer almayan faiz, komisyon ve masraf
gibi adlar altında ödeme talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü
ile 110 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans
faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmedilen miktar itibariyle kesin olan verilen karar
aleyhine, Bakanlığın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından kanun yararına bozma istenilmiştir.
1 - Dava dosyası
içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan
delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön
bulunmamasına, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/e
maddesi uyarınca tacir olan davacının adı geçen yasa kapsamında tüketici
niteliğine haiz bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan
sair kanun yararına bozma isteminin reddi gerekmiştir.
2 - Dava, kredi kartı kullanım ücretinin iadesi istemine
ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili
şirket ile davalı banka arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkiline
iki ayrı kredi kartı verildiğini ancak söz konusu kartlar nedeniyle davalı
banka tarafından kart kullanım ücreti talep edildiğini ileri sürerek işbu
davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, 5464 sayılı Banka
Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24/4 maddesi uyarınca davanın kabulüne
karar verilmiştir. Değinilen yasanın 24/4 maddesinde "Kart hamilinin
yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya
masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve
kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede
kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek
taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." şeklinde
düzenleme yer almakta olup aynı Yasanın 43. maddesinde ise "Bu Kanunun
8 inci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu, 12 nci,
24 üncü, 25 inci, 26 ncı ve 44 üncü maddesi
hükümleri tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında
uygulanmaz." şeklinde ayrık bir hüküm getirilmiştir. Bu durumda,
davaya konu kredi kartlarına ilişkin sözleşmenin davacı şirket ile davalı
banka arasında düzenlendiği ve davacının TTK'na
tabi bir şirket ve tacir oluşu göz önüne alındığında, 5464 sayılı Kanunun
24/4 maddesinin davacı hakkında uygulanma kabiliyeti bulunmadığı
anlaşıldığından mahkemece, söz konusu kredi kartı kullanım ücretlerinin
iadesine ilişkin kabul hükmü kurulması doğru olmamış, HUMK.’nun 427/6 ncı maddesi
uyarınca kanun yararına bozma isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda
(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın sair kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, (2) numaralı
bentte açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK.’nun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma
isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına
BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 11/07/2011
tarihinde oybirliği ile karar verildi.
|