|
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
Esas No: 2010/8639
Karar No: 2011/11432
YARGITAY İLAMI
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Samsun 2.
Aile Mahkemesi
Tarihi: 6/5/2008
Numarası:Esas no:
2008/350 Karar no: 2008/332
Davacı:Sosyal
Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü
Davalı: Hasımsız
Dava Türü: Koruma
Kararı
Temyiz
Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi
sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle
evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacıİl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından açılan davada, küçük hakkında 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Kanunu uyarınca koruma kararı alınması talep edilmiş, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 73. maddesinde "istisnalar haricinde hakimin
her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdaafalarını
beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan
davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği" kabul
edilmiştir.
2828 sayılı Kanunda işin evrak üzerinde incelenip, karara bağlanacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Koruma kararı alınmasıçocuğun hak ve menfaatleriyle de ilgilidir. Bu nedenle, husumetin hakkında
korunma kararı alınacak
olan çocuğa,
çocuk ergin değilse yasal temsilcisine
(veli veya vasisine) yöneltilmesi,
kanuni mümessilin menfaati ile küçüğün menfaati birbirine zıt olursa kayyım tayin edilerek husumetin
ona yöneltilmesi, tarafların göstereceği deliller varsa toplanıp, değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar oluşturulması gerekirken, evrak üstünden
karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA,
oybirliğiyle karar verildi. 4/7/2011
——•——
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
Esas No: 2010/23159
Karar No: 2011/4348
YARGITAY İLAMI
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Ankara 6.
Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 9/2/2010
Numarası:
2009/2065-2010/241
Davacı:
H.
Erdal Demir Av. Mustafa Kemal Dölek
Davalı:Orhan Erden
Av. Akın İbil
Dava dilekçesinde 67 TL ecrimisilin faiz ve
masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm kesin olarak verildiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HUMK 427/6.
madde hükmü gereğince kanun yararına bozulması istenilmiştir.
YARGITAY K ARARI
Temyiz
isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar
okunup gereği düşünüldü.
Davada, paylı mülkiyete konu taşınmazın davalı tarafından haksız işgali nedeniyle tahliye tarihine kadar ödenmeyen 21 gün karşılığı 67,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.
Mahkemece,
davanın reddine miktar itibariyle kesin olarak karar
verilmiştir.
Kural olarak ecrimisil; kötüniyetli zilyedin
haksız işgali nedeniyle hak sahibine ödemekle yükümlü olduğu bir tür (haksız fiil benzeri eylem nedeniyle oluşan zarara ait) tazminattır (TMK m. 995).
Somut olayda,
dava konusu bağımsız bölümün müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu ve davacının 7/36, davalının 4/36 nispetinde payları bulunduğu, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/490-2009/30 sayılı kararı ile davalının müdahalesinin önlenmesine ve ecrimisile karar verildiği ve hükmün Yargıtay incelemesinden
geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil konusunda açtığı dava sonucu kesinleşen karar, taraflar yönünden bu davada kesin delil ve emsal niteliğindedir. Bu davada dava konusu edilen dönemde davalı tarafından işgale son verildiği de ileri sürülmediğine göre bilirkişi tarafından saptanan ecrimisile
hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle
kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 21/3/2011
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
——•——
Yargıtay 14. Hukuk
Dairesinden:
Esas No:
2011/7046
Karar No :
2011/8152
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi: Çorum 2. Asliye
Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 27/1/2009
Numarası: 2008/231-2009/18
Davacı: Satı Hodul
Davalılar: Muharrem Hodul VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16/7/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi
istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen
27/1/2009 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2011 gün 160340 sayılı tebliğnamesi
ile HUMK'nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla; dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davayı, yasal hasım olan tapu sicil
müdürlüğünü hasım göstermeksizin açmış, davanın kabulüne ilişkin kesinleşen hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım bunları fiilen tutmakla görevli ve sorumlu
tapu sicil muhafızlıkları veya tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle davanın tapu sicil müdürlüğüne yöneltilerek açılması gerektiği halde, ilgili tapu sicil müdürlüğüne dilekçe tebliği ile taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı" gerekçesiyle HUMK'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemiyle temyiz
edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/3/1999 tarihli
ve 1999/14-165-149 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım bunları tutmakla görevli ve sorumlu
tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle tapu sicil müdürlüğü hasım gösterilerek dava açılması gerekir.
Somut olayda;
dava tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmemiş, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiştir. Bu durum yasaya aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK'nun 427/6.
maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21/6/2011
tarihinde oybirliği ile karar verildi.
|