|
Askerî Yargıtay Başkanlığından :
ASKERÎ
YARGITAY İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI
Esas No: 2011
/ 1
Karar No: 2011
/ 1
Karar Tarihi:
06 Haziran 2011
Ö Z E
T:
Kışla içerisindeki kamu hizmet
binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik
emirlere aykırı davranışın, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş idari para cezasını
gerektiren “Tütün mamulü tüketmek” kabahatini oluşturduğuna dair.
KONU:
Kamu
hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına
yönelik emirlere aykırı davranışın, Askerî Ceza Kanunu’nun (ASCK’nın) 87’nci maddesinin 1’inci fıkrasında yazılı
emre itaatsizlikte ısrar suçunu mu yoksa 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin
Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş
idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek” kabahatini mi?
oluşturacağı konusundaki farklı içtihatların, Askerî Yargıtay Kanunu’nun 30
ve 31’inci maddeleri ile Askerî Yargıtay İç Tüzüğü’nün 42’nci maddesi
uyarınca birleştirilmesi.
BAŞVURUDA BULUNAN:
Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesi
Hâkimi.
BAŞVURU NEDENİ VE İSTEM:
Hava Eğitim
Komutanlığı Askerî Mahkemesi Hâkimi, 30.12.2010 tarihli ve 2010/1076 Muh. sayılı başvuru yazısında;
Askerî
Yargıtay Daireler Kurulunun 09.12.2010 tarihli, 2010/123-120; 21.01.2010
tarihli, 2010/4-3; Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 27.01.2010 tarihli,
2010/170-165;03.02.2010 tarihli,
2010/320-307; 25.11.2009 tarihli, 2009/2352-2337; Askerî Yargıtay 2’nci
Dairesinin 26.11.2008 tarihli, 2008/1923-2550; 27.10.2010 tarihli, 2010/2297-2289;
Askerî
Yargıtay 4’üncü Dairesinin 21.04.2010 tarihli, 2010/1206-1198; 26.05.2010
tarihli, 2010/1640-1635; 03.11.2010 tarihli, 2010/2320-2307 ve 21.09.2010
tarihli, 2010/2199-2164 Esas ve Karar sayılı kararlarında, birlik
komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere rağmen,
anılan yerlerde (Koğuşta,
yemekhanede ve tim malzemelik deposunda) sigara içilmesi
eylemlerinin, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
39’uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş idari para cezasını
gerektiren “Tütün mamulü tüketmek” kabahati niteliğinde olduğu kabul
edildiği hâlde,
Askerî Yargıtay
Daireler Kurulunun 16.12.2010 tarihli, 2010/122-122; 07.10.2010 tarihli,
2010/96-94; 27.05.2010 tarihli, 2010/45-52; 11.02.2010 tarihli, 2010/14-13;
Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 03.11.2010 tarihli, 2010/2158-2146;
29.09.2010 tarihli 2010/2065-2063; Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin
23.06.2010 tarihli, 2010/1912-1754; 16.06.2010 tarihli, 2010/1870-1734;
18.05.2010 tarihli, 2010/1530-1513; Askerî Yargıtay 3’üncü Dairesinin
28.09.2010 tarihli, 2010/1921-1939 ve Askerî Yargıtay 4’üncü Dairesinin 10.03.2010
tarihli, 2010/491-484 Esas ve Karar sayılı kararlarında, sanıkların aynı
nitelikteki eylemlerinin ASCK’nın 87’nci maddesinin
birinci cümlesinde düzenlenen “emre itaatsizlikte ısrar” suçunu oluşturduğu
kabul edildiği için,
İçtihatlar
arasında oluşan aykırılığın, önceden verilmiş emirlere rağmen kışla
içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesi
eylemlerinin, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü
Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu
maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek”
kabahatini oluşturacağını kabul eden Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun
09.12.2010 tarihli, 2010/123-120 Esas ve Karar sayılı kararı doğrultusunda
birleştirilmesi talep edildiğinden,
Askerî Yargıtay İçtihatları
Birleştirme Kurulu, Başkanlığın 04 Mayıs 2011 tarihli ve GN.SEK.: 2037-414-11 sayılı Genel Kurul toplantı çağrısı
uyarınca, 06 Haziran 2011 Pazartesi günü saat 09.30’da, Askerî Yargıtay
Başkanı Hâkim Tuğgeneral Hasan DENGİZ Başkanlığında Genel Kurul Toplantı
Salonunda toplandı.
Yapılan yoklamada, Başkan ve 34
üyenin tamamının hazır olduğu anlaşıldı.
Sözcü Üye Genel Sekreter Hâkim Kd.Albay
Ersun ÇETİN tarafından hazırlanan 25.02.2011
tarihli rapor ve aralarında aykırılık bulunduğu ileri sürülen içtihatlar
okundu. 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanunu’nun 30, 31 ve İç Tüzüğün 42’nci
maddeleri uyarınca konunun usul ve esas yönlerinden incelenmesine geçildi.
1. USULE İLİŞKİN İNCELEME:
A. BAŞVURU
YETKİSİ VE ŞARTLARI :
1600 sayılı Askerî
Yargıtay Kanunu’nun 30 ve 31’inci maddeleri ile İç Tüzüğün 42’nci maddesi
hükümlerine göre, bir dairenin hukuki bir meselede kendinin yerleşmiş bir
içtihadından veya Daireler Kurulunun veya diğer bir dairenin yerleşmiş
içtihadından ayrılmak istemesi veya bir daire ile Daireler Kurulunun
kararları arasında aykırılık bulunması veya Daireler Kurulunun kendisinin
yerleşmiş bir içtihadından ayrılmak istemesi veya Daireler Kurulunun
kararları arasında bir aykırılık bulunması hâllerinde, Askerî Yargıtay Başkanı,
Daire Başkanları veya Başsavcı içtihatların birleştirilmesini talep
edebilecekleri gibi, diğer merci ve kişilerin de içtihatların birleştirilmesi
için başvuruda bulunabilecekleri öngörülmüştür.
Hava Eğitim Komutanlığı
Askerî Mahkemesi Hâkimi de kanunda belirtilen “Diğer merci ve kişiler” kavramı
içinde yer aldığından, başvurunun geçerli ve usule uygun olduğu kabul
edilmiştir. Ancak, Askerî Yargıtay Kanunu’nun 31’inci maddesinin ikinci
fıkrasında, diğer merci ve kişiler tarafından gerekçeli olarak yapılan başvuruların
görüşülebilmesi, İçtihatları Birleştirme Kurulunun mevcut üye sayısının
salt çoğunluğu ile vereceği karar şartına bağlanmıştır.
Bu nedenle,
içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olup olmayacağının tespit
edilmesi şeklinde ortaya çıkan bu ön sorunun çözümü için öncelikle
içtihatları birleştirme başvurusunda tarih ve sayıları belirtilmek
suretiyle gösterilen ve birbirine aykırı olduğu ileri sürülen içtihatların
incelenmesi gerekmiştir.
B. BAŞVURU
YAZISINDA AYKIRI OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEN İÇTİHATLAR :
a) Birlik
komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı
davranışın, ASCK’nın 87’nci maddesinin birinci
fıkrasında düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağına ilişkin
kararlar :
İçtihatları
birleştirme istemine neden olarak gösterilen Askerî Yargıtay Daireler
Kurulunun 16.12.2010 tarihli, 2010/122-122; 07.10.2010 tarihli, 2010/96-94;
27.05.2010 tarihli, 2010/45-52 ve 11.02.2010 tarihli, 2010/14-13;Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin
03.11.2010 tarihli, 2010/2158-2146 ve 29.09.2010 tarihli, 2010/2065-2063;
Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin 23.06.2010 tarihli, 2010/1912-1754;
18.05.2010 tarihli, 2010/1530-1513 ve 16.06.2010 tarihli, 2010/1870-1734;
Askerî Yargıtay 3’üncü Dairesinin 28.09.2010 tarihli, 2010/1921-1939;
Askerî Yargıtay 4’üncü Dairesinin 10.03.2009 tarihli, 2009/491-484 Esas ve
Karar sayılı ilamlarında, birlik komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki
kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesinin
yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı hareket ederek, koğuşta sigara içen sanıkların
eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde
düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir.
b) Birlik
komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı
davranışın, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü
Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu
maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek”
kabahati niteliğinde olduğuna ilişkin kararlar:
Askerî
Yargıtay Daireler Kurulunun 09.12.2010 tarihli, 2010/123-120 Esas ve Karar
sayılı ilamında, birlik komutanlığınca tebliğ edilen, koğuşta, kademede, iş
ocaklarında, araçta, diğer yasaklanan yerler ile otluk ve ormanlık
alanlarda sigara içilmesinin yasak olduğuna ilişkin emre rağmen koğuşta; 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 Esas
ve Karar sayılı ilamında; birlik komutanlığınca verilen, yemekhane,
koridor, çalışma odası, koğuş, tuvalet, depo, silahlık gibi yerlerde sigara
içmenin yasak olduğuna ilişkin emre aykırı davranarak, kamu hizmet binası
olduğunda kuşku bulunmayan birlik
yemekhanesinde, sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte
ısrar suçunu oluşturmadığı, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren
“Tütün mamulü tüketmek” kabahati niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Askerî Yargıtay
1’inci Dairesinin 27.01.2010 tarihli, 2010/170-165 Esas ve Karar sayılı ilamında,
tim malzeme deposunda; 03.02.2010
tarihli, 2010/320-307 ve 25.11.2009 tarihli, 2009/2352-2337 Esas ve Karar
sayılı ilamlarında, koğuşta;
Askerî Yargıtay
2’nci Dairesinin 26.11.2008 tarihli, 2008/1923-2550 ve 27.10.2010 tarihli,
2010/2297-2289 Esas ve Karar sayılı ilamlarında, koğuşta;
Askerî Yargıtay
4’üncü Dairesinin 03.11.2010 tarihli, 2010/2320-2307; 21.09.2010 tarihli,
2010/2199-2164 ve 26.05.2010 tarihli, 2010/1640-1635 sayılı ilamlarında, koğuşta (İkinci kararda koğuş
koridorunda);
Sigara içtikleri
anlaşılan sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturmadığı, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü
tüketmek” kabahati niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Ancak,
bu ilamlara Askerî Yargıtay Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine, Askerî
Yargıtay 4’üncü Dairesinin 03.11.2010 tarihli, 2010/2320-2307 Esas ve Karar
sayılı ilamı dışında kalan diğer kararlar, Askerî Yargıtay Daireler
Kurulunca kaldırılarak, sanıkların eylemlerinin ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturacağı yönünde karar verilmiş; 4’üncü Dairenin sözü edilen kararına
yönelik itiraz ise, yukarda içeriğine yer verilen Askerî Yargıtay Daireler
Kurulunun 09.12.2010 tarihli, 2010/123-120 Esas ve Karar sayılı ilamıyla
reddedilmiştir.
Askerî
Yargıtay 4’üncü Dairesinin 21.04.2010 tarihli, 2010/1206-1198 sayılı
ilamında; Askerî Mahkemece, olaydan önce kendisine tebliğ edilmiş olan emre
rağmen, sosyal tesisler restoran bölümünde sigara içtiği belirlenen sanığın
eyleminin, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında “Tütün mamulü tüketmek”
kabahatini oluşturduğundan bahisle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39/1
ve 24’üncü maddeleri uyarınca verilen idari para cezasına yönelik itirazın
reddine karar verilmiştir.
C. ASKERÎ YARGITAY’IN KONU İLE
İLGİLİ SAPTANABİLEN DİĞER İÇTİHATLARI:
Askerî
Yargıtay Daireler Kurulunun 17.02.2011 tarihli, 2011/15-14; 11.11.2010
tarihli, 2010/113-111; 14.05.2009 tarihli, 2009/73-66; 12.02.2009 tarihli,
2009/19-17; 22.01.2009 tarihli, 2009/7-9; 22.06.2000 tarihli, 2000/131-129;
18.11.1999 tarihli, 1999/224-239 Esas ve Karar sayılı ilamlarında,koğuşta;
04.06.2009 tarihli, 2009/76-76 Esas ve Karar sayılı ilamında, sivil eşya deposunda; 19.03.2009
tarihli, 2009/34-38 Esas ve Karar sayılı ilamında, havan dershanesinde; 27.05.2010 tarihli, 2010/42-51 Esas ve Karar
sayılı ilamında, tim malzeme
deposunda, sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı
kabul edilmiştir.
Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 19.06.2008 tarihli, 2008/133-121
Esas ve Karar sayılı ilamında; Birlik Komutanlığınca ‘Koğuşlarda ve garaj
bölgesinde ...’ sigara içilmesinin yasaklandığı, sanığın sigara içtiği
koğuş önündeki koridorun, günlük emirde yazılı olan ‘Koğuşlarda’ tabiri
kapsamına girmediği, Birlik komutanlığınca sigara içme yasağı ile ilgili
yayımlanan emrin, koğuşların dışındaki koridoru da kapsadığı hususunun açık
olmadığı, bu nedenlerle sanığın üzerine atılı emre itaatsizlikte ısrar
suçunun unsurlarının oluşmadığı” sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun
09.05.2002 tarihli, 2002/40-39 Esas ve Karar sayılı ilamında, sanığın
sigara içtiği tuvaletin koğuş, depo, garaj, yemekhane gibi yangına neden
olabilecek veya kişilerin istirahat etmekte iken hava kirliliği yaratması
nedeniyle onların sağlığına zarar verebilecek bir yer olmadığı, yemekhane,
depo, koğuş ve benzeri yerlerle kıyaslandığında, emrin amaçladığı personel
sağlığı veya yangını önleme gibi nedenlerin tuvalet için geçerli olmadığı, dolayısıyla
tuvalette sigara içilmemesi hususunun da emre ilave edilmiş olmasına rağmen
emrin bu bölümünün hizmetle bir ilgisinin bulunmadığı, koğuşlar bölgesinde
yer alan tuvalette sigara içen sanığın eyleminde emre itaatsizlikte ısrar
suçunun unsurlarının bulunmadığına karar verilmiştir.
Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 18.05.2010 tarihli,
2010/1361-1354; 28.01.2009 tarihli, 2009/131-207; 17.12.2008 tarihli,
2008/3008-3004; 09.01.2008 tarihli, 2008/77-61; 12.12.2007 tarihli,
2007/2684-2679; 06.06.2007 tarihli, 2007/1116-1113; 29.03.2006 tarihli, 2006/571-561;
10.08.2005 tarihli, 2005/783-789; 16.06.2004 tarihli, 2004/665-662;
10.03.2004 tarihli, 2004/240-231 ve 24.02.2001 tarihli, 2001/328-326 Esas
ve Karar sayılı ilamlarında, koğuşta;
20.04.2004 tarihli, 2004/414-410 ve 22.10.2003 tarihli, 2003/896-895
Esas ve Karar sayılı ilamlarında, yemekhanede;
22.01.2003 tarihli, 2003/73-72 Esas ve Karar sayılı ilamında, mutfakta;
09.01.2008 tarihli, 2008/51-43 Esas ve Karar sayılı ilamında, garajda; 04.03.2009 tarihli,
2009/518-515 Esas ve Karar sayılı ilamında,
kışla içerisindeki askerî araçlarda sigara içilmesinin yasaklanmasına
yönelik emirlere aykırı hareket ederek, askerî araçta, sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir.
Öte yandan, Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 11.11.2009 tarihli,
2009/2233-2219 Esas ve Karar sayılı ilamında, yasak olduğuna ilişkin
emirlere rağmen, yemekhanede
sigara içtiği anlaşılan sanığın eyleminin, ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturmadığı, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü
tüketmek” kabahati niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 05.11.2008 tarihli,
2008/2752-2746, 05.11.2008 tarihli, 2008/2791-2785 ve 09.07.2008 tarihli,
2008/2130-2131 Esas ve Karar sayılı ilamlarında, kışla içerisindeki kapalı
alanlarda sigara içilmesini yasaklayan emirlerin koğuş dışında yer alan
koridorları kapsamadığından bahisle koğuş
koridorlarında, yine 04.10.2006 tarihli, 2006/1437-1433 Esas ve
Karar sayılı ilamında da; “Bina içerisinde sigara içilmeyecektir” şeklindeki
emrin açıkça yemekhaneyi kapsamadığı belirtilerek yemekhanede, sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığına karar verilmiştir.
Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin 18.05.2010 tarihli, 2010/1490-1473;
24.03.2010 tarihli, 2010/759-780; 16.09.2009 tarihli, 2009/1778-1766;
16.09.2009 tarihli, 2009/1771-1759; 08.07.2009 tarihli, 2009/1451-1445;
10.04.2009 tarihli, 2009/711-709; 10.04.2009 tarihli, 2009/630-690;
01.04.2009 tarihli 2009/612-644; 12.03.2008 tarihli, 2008/608-617;
07.11.2007 tarihli, 2007/1956-1944; 20.12.2006 tarihli, 2006/1734-1712;
04.10.2006 tarihli, 2006/1426-1413; 01.03.2006 tarihli 2006/294-288;
12.01.2005 tarihli, 2005/39-35; 26.05.2004 tarihli, 2004/760-755; 07.05.2003
tarihli, 2003/548-538 ve 08.01.2003 tarihli, 2003/5-3 Esas ve Karar sayılı
ilamlarında, koğuşta;
04.11.2009 tarihli, 2009/2340-2331 Esas ve Karar sayılı ilamında, eğitim merkezi otel kısmında; 17.10.2007
tarihli, 2007/1798-1775 Esas ve Karar sayılı ilamında, hizmet binasında; 29.11.2006
tarihli, 2006/1597-1586 Esas ve Karar sayılı ilamında, biksi mevziinde; 04.10.2006 tarihli,
2006/1416-1403 Esas ve Karar sayılı ilamında, garajda; 15.04.2009 tarihli, 2009/783-773 Esas ve Karar sayılı
ilamında, kapalı otoparkta; 04.07.2007
tarihli, 2007/1176-1166; 06.12.2006 tarihli, 2006/1641-1631; 24.11.2004
tarihli, 2004/1474-1457 ve 18.02.2004 tarihli 2004/196-190 Esas ve Karar
sayılı ilamlarında, kışla içerisinde askerî araçlarda sigara içilmesinin
yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı hareket ederek askerî araçta, sigara içen
sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci
maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı kabul
edilmiştir.
Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin 16.12.2009 tarihli, 2009/2801-2792;
30.04.2008 tarihli, 2008/1034-1136 ve 21.03.2007 tarihli, 2007/488-480 Esas
ve Karar sayılı ilamlarında, sanıklara tebliğ edilen kışla içerisinde
kapalı alanlarda sigara içilmesinin yasak olduğuna ilişkin emirlerin
yeterince açık olmaması nedeniyle yasağın yemekhane, gazino ve koğuş
katlarını kapsadığının söylenemeyeceğinden bahisle sırasıyla yemekhanede, gazinoda ve koğuş katında sigara içen
sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1 maddesinde
düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmayacağına karar
verilmiştir (Anılan kararlarda eylemlerin kabahat niteliğinde olduğuna
ilişkin değerlendirme bulunmamaktadır).
Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin 30.12.2009 tarihli, 2009/3005-2999
ve 09.07.2003 tarihli, 2003/805-798 Esas ve Karar sayılı ilamlarında,
sanıkların sigara içtikleri tuvaletin; yemekhane, koğuş, araç içlerinde ve
garaj bölgesinde vb. yerlerde yangına neden olabilecek veya kişilerin
istirahat etmekte iken hava kirliliği yaratması nedeniyle onların sağlığına
zarar verebilecek bir yer olmadığı, tuvalette sigara içilmemesi hususunun
emirlerde yer almasına rağmen emrin bu bölümünün askerî hizmetle bir
ilgisinin bulunmadığı belirtilerek, tuvalette
sigara içen sanıkların eylemlerinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
Askerî
Yargıtay 3’üncü Dairesinin 21.09.2010 tarihli, 2010/1930-1901; 19.01.2010
tarihli, 2010/147-145; 02.12.2009 tarihli, 2009/3049-3047; 17.11.2009
tarihli, 2009/2950-2949; 10.11.2009 tarihli, 2009/2867-2866; 10.11.2009
tarihli, 2009/2831-2830; 29.09.2009 tarihli, 2009/2529-2492; 12.05.2009
tarihli,2009/1302-1283; 24.03.2009
tarihli, 2009/853-833; 03.02.2009 tarihli, 2009/355-342; 16.09.2008 tarihli
2008/2292-2092; 12.03.2008 tarihli, 2008/700-682; 05.02.2008 tarihli,
2008/302-298; 09.01.2008 tarihli, 2008/57-50; 12.09.2007 tarihli,
2007/1926-1878; 24.04.2007 tarihli, 2007/994-991; 10.04.2007 tarihli,
2007/858-854; 16.01.2007 tarihli, 2007/78-77; 12.12.2006 tarihli,
2006/1766-1763; 03.10.2006 tarihli, 2006/1519-1515; 13.06.2006 tarihli,
2006/972-969; 28.02.2006 tarihli, 2006/334-333; 12.10.2004 tarihli,
2004/923-914; 08.06.2004 tarihli, 2004/598-590; 21.10.2003 tarihli,
2003/1142-1139; 14.01.2003 tarihli, 2003/52-48 ve 05.12.2000 tarihli,
2000/791-789 Esas ve Karar sayılı ilamlarında,koğuşta; 06.06.2006 tarihli, 2006/931-928
Esas ve Karar sayılı ilamında, yemekhanede;
22.07.2008 tarihli, 2008/2036-2035 Esas ve Karar sayılı ilamında, bölük malzemeliğinde; 24.02.2004
tarihli, 2004/202-198 Esas ve Karar sayılı ilamında, batarya gazinosunda; 12.08.2003
tarihli, 2003/921-911 Esas ve Karar sayılı ilamında, hizmet binası koridorunda; 17.07.2007
tarihli, 2007/1715-1709 Esas ve Karar sayılı ilamında, katlı otoparkta; 23.03.2010
tarihli, 2010/824-818 Esas ve Karar sayılı ilamında, koridorda silahlık nöbetçisinin bulunduğu
yerde, sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturacağı kabul edilmiştir.
Askerî Yargıtay 3’üncü Dairesinin 22.07.2008 tarihli, 2008/2036-2035
ve 15.02.2005 tarihli, 2005/210-208 Esas ve Karar sayılı ilamlarında,
sanıklara tebliğ edilen kışla içerisinde kapalı alanlarda sigara
içilmesinin yasak olduğuna ilişkin emirlerin yeterince açık olmaması
nedeniyle yasağın bölük malzemeliğini ve er gazinosunu kapsadığının söylenemeyeceğinden
bahisle, sırasıyla bölük
malzemeliğinde ve er
gazinosunda sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın
87/1 maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturmayacağına karar verilmiştir (Anılan kararlarda eylemlerin kabahat
niteliğinde olduğuna ilişkin değerlendirme bulunmamaktadır.).
Askerî Yargıtay 3’üncü Dairesinin 05.01.2010 tarihli, 2010/27-24;
18.04.2006 tarihli, 2006/591-589 Esas ve Karar sayılı ilamlarında, koğuş,
yemekhane, depo ve benzeri yerlerle kıyaslandığında, emrin amaçladığı
yangını önleme veya personel sağlığı gibi nedenlerin tuvalet için geçerli
olmadığı, sigara içilmesi yasaklanan kapalı yerler kapsamına tuvaleti dâhil
ederek hizmet bağlantısı kurulmasının emrin ve yasağın çıkarılma sebebiyle
uyuşmadığı, dolayısıyla tuvalette sigara içmeyi yasaklamanın hizmete
ilişkin bir emir olmadığı belirtilerek, tuvalette sigara içen sanıkların eylemlerinin emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
Askerî Yargıtay 4’üncü Dairesinin 21.07.2009 tarihli, 2009/1813-1794;
17.12.2008 tarihli, 2008/2291-2284; 22.07.2008 tarihli, 2008/1552-1585;
29.04.2008 tarihli, 2008/917-915; 15.04.2008 tarihli, 2008/798-788;
22.04.2008 tarihli, 2008/778-841; 18.03.2008 tarihli, 2008/522-523;
30.01.2007 tarihli, 2007/114-113; 19.12.2006 tarihli, 2006/1521-1518;
21.06.2005 tarihli, 2005/747-744; 07.06.2005 tarihli, 2005/694-690;
14.12.2004 tarihli, 2004/1529-1527;06.05.2003 tarihli, 2003/469-463; 26.10.1999 tarihli, 1999/707-704
ve 13.10.1999 tarihli, 1999/664-661 Esas ve Karar sayılı ilamlarında, koğuşta; 14.04.2010 tarihli,
2010/1130-1120 Esas ve Karar sayılı ilamında, kışla gazinosunda; 28.01.2003 tarihli, 2003/104-101 Esas ve
Karar sayılı ilamında, cephanelik
binalarının bulunduğu alanın yakınında; 24.03.2010 tarihli,
2010/877-865; 13.11.2007 tarihli, 2007/1816-1807 ve 14.12.2004 tarihli,
2004/1541-1539 Esas ve Karar sayılı ilamlarında, kışla içerisinde askerî
araçlarda sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı hareket
ederek askerî araçta; 04.03.2008
tarihli, 2008/385-391 Esas ve Karar sayılı ilamında, gemi içerisinde sigara
içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı hareket ederek gemi güvertesinde sigara içen
sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci
maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı kabul
edilmiştir.
Askerî Yargıtay 4’üncü Dairesinin 27.05.2008 tarihli, 2008/1190-1181
Esas ve Karar sayılı ilamında, dava dosyasında sanığın tam olarak nerede
sigara içtiği konusunda bir bilgi ve belge yer almadığı, koğuşlar bölgesi
gibi genel ve sınırları belirsiz bir yerde sigara içilmesinin atılı suçun
sübutuna elverişli kanıt olarak kabulüne olanak bulunmadığından bahisle,
sanığı sigara içerken yakalayan görevlilerin tanık sıfatıyla ifadelerine
başvurulup, tam olarak nerede sigara içtiğinin belirlenmesinden sonra hüküm
kurulması gerektiği belirtilerek, Askerî Mahkemece, koğuşlar bölgesinde
sigara içmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul
edilen sanık hakkındaki mâhkumiyet hükmünün
noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
D. İÇTİHAT
AYKIRILIĞI BULUNUP BULUNMADIĞI:
Başvuru yazısında,
Askerî Yargıtay 1’inci Dairesinin 25.11.2009 tarihli, 2009/2352-2337;
27.01.2010 tarihli, 2010/170-165; 03.02.2010 tarihli, 2010/320-307;Askerî Yargıtay 2’nci Dairesinin
26.11.2008 tarihli, 2008/1923-2550; 27.10.2010 tarihli, 2010/2297-2289;
Askerî Yargıtay 4’üncü Dairesinin 26.05.2010 tarihli, 2010/1640-1635;
21.09.2010 tarihli, 2010/2199-2164 ve 03.11.2010 tarihli, 2010/2320-2307
Esas Karar sayılı ilamları da aykırı içtihatlar arasında sayılmış ise de; Askerî
Yargıtay Başsavcılığınca itirazedilmesi üzerine, anılan kararlar,
Askerî Yargıtay Daireler Kurulunca kaldırılarak sanıkların eylemlerinin ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı yönünde karar verildiğinden, söz
konusu ilamlar içtihatları birleştirmeye konu edilecek kararlar arasında değerlendirilmemiştir.
Ancak,
yukarıda belirtildiği üzere, Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 09.12.2010
tarihli, 2010/123-120; 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 ve Askerî Yargıtay
1’inci Dairesinin 11.11.2009 tarihli, 2009/2233-2219 Esas ve Karar sayılı
kararlarında, birlik komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki kamu hizmet
binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik
emirlere aykırı davranışın, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren
“Tütün mamulü tüketmek” kabahatini oluşturduğu görüşü benimsenmiş, geri
kalan tüm Daire ve Daireler Kurulu ilamlarında ise, aynı nitelikteki
eylemlerin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde
düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu durum karşısında; Daireler Kurulunun 09.12.2010
tarihli, 2010/123-120; 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 ve Askerî Yargıtay
1’inci Dairesinin 11.11.2009 tarihli, 2009/2233-2219 Esas ve Karar sayılı
ilamları ile yukarıda tarih ve sayıları belirtilen diğer Daire ve Daireler
Kurulu kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğuna oy çokluğu ile
karar verilmiştir (Başkan Hâkim Tuğgeneral Hasan DENGİZ, Üyeler Hâkim Kd.Albay
E. Ozan ODABAŞ, Hâkim Kd.Albay Kemal BAL, Hâkim Kd.Albay Gürcan GÜRDAL, Hâkim Kd.Albay
Bilgin AK, Hâkim Kd.Albay Semih PALAVAROĞLU, Dz.Hâkim Kd.Albay Turgut
SÖNMEZ, Hâkim Kd.Albay Ersun
ÇETİN, Hâkim Kd.Albay Süleyman KAYMAKCI, Hâkim Kd.Albay Tamer USTAOĞLU, Hâkim Kd.Albay
Haluk ZEYBEL, Hâkim Yarbay Mehmet AVCIOĞLU ve Hâkim Yarbay Dr.Muharrem KÖSE, bu konuda Askerî Yargıtay Daireler
Kurulunca verilen toplam 18 karardan 16’sında, yine Askerî Yargıtay
Dairelerince verilen onlarca karardan birisi hariç geri kalanın tamamında,
birlik komutanlığınca verilen emirlere aykırı hareket ederek kışla
içerisindeki kapalı alanlarda sigara içen sanıkların eylemlerinin ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun, buna karşılık 2010 yılı
içerisinde verilen iki Daireler Kurulu kararı ile 2009 yılı içerisinde
verilen bir Daire kararında, söz konusu eylemlerin, 4207 sayılı Tütün
Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para
cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek” kabahati niteliğinde olduğunun
kabul edilmiş olması karşısında, Askerî Yargıtay’ın uyum ve kararlılık
gösteren içtihatlarının, söz konusu eylemlerin ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturacağı yönünde yerleşik bir uygulama hâlini aldığı, konunun bu yönde
istikrar kazandığı, bu bağlamda yasanın buyurduğu anlamda içtihat
çatışmasının bulunmadığı nazara alınarak içtihatları birleştirme yoluna
gidilmesine gerek olmadığı görüşü ile karşı oy kullanmışlardır).
2. ESASA İLİŞKİN
İNCELEME:
A. İÇTİHAT BİRLEŞTİRMESİNİN
EYLEMİN İŞLENDİĞİ YER İTİBARIYLA SINIRLANDIRILMASININ GEREKİP GEREKMEDİĞİ
SORUNU:
Başvuru
yazısında belirtilen, Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 09.12.2010
tarihli, 2010/123-120 ve 1’inci Dairesinin 11.11.2009 tarihli,
2009/2233-2219 Esas ve Karar sayılı ilamlarında koğuşta, Daireler Kurulunun
21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 Esas ve Karar sayılı ilamında, birlik
yemekhanesinde sigara içen sanıkların eylemlerinin, 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39/1’inci maddesinde düzenlenen “Tütün mamulü tüketmek” kabahati
niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu üç karar dışındakalan, yukarıda
tarih ve sayıları yazılı Daireler Kurulu ve Daire kararlarının tamamı
incelendiğinde, içtihat aykırılığının oluştuğu kararlarda suçun işlendiği
kamu hizmet binası kapalı alanlarının koğuş ve yemekhane ile
sınırlandırılmış olmasına rağmen, diğer kapalı alanlar (Sivil eşya deposu,
tim malzeme deposu, hizmet binası, biksi mevzii,
erbaş-er gazinosu, garaj ve askerî araç vb.) konusunda aykırılık bulunmaması
göz önüne alındığında, kapalı alanlar konusunda koğuş ve yemekhane ile
sınırlandırma yapılıp yapılmaması hususunda oylama yapılmış, 4207 sayılı
Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ile
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında,
hiçbir ayrım yapılmaksızın kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün
mamulü tüketen kişiye idari para cezası verileceğinin düzenlenmiş olması
karşısında, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarında koğuş, yemekhane vb.
sınırlama yapılmasınagerekolmadığınaoy çokluğu ile karar verilmiştir (Başkan HâkimTuğgeneral Hasan DENGİZ, Üyeler Hâkim Kd.Albay
E. Ozan ODABAŞ, Hâkim Kd.Albay Kemal BAL, Hâkim Kd.Albay Gürcan GÜRDAL, Hâkim Kd.Albay
Bilgin AK, Hâkim Kd.Albay Semih PALAVAROĞLU, Dz.Hâkim Kd.Albay Turgut
SÖNMEZ, Hâkim Kd.Albay Ersun
ÇETİN, Hâkim Kd.Albay Süleyman KAYMAKCI, Hâkim Kd.Albay Tamer USTAOĞLU, Hv.Hâkim
Yarbay Yavuz ÇOLAK ve Hâkim Yarbay Mehmet AVCIOĞLU, içtihat aykırılığının
oluştuğu kararlarda suçun işlendiği kamu hizmet binası kapalı alanlarının
koğuş ve yemekhane ile sınırlandırılmış olmasına rağmen, diğer kapalı
alanlar (Sivil eşya deposu, tim malzeme deposu, hizmet binası, biksi mevzii, erbaş-er gazinosu, garaj ve askerî araç
vb.) konusunda aykırılık bulunmaması karşısında, bu aşamada, İçtihatları
Birleştirme Kararının (İBK’nın) aykırı olduğu
belirtilen Daireler Kurulunun2010/4-3
ve 2010/123-120 Esas ve Karar sayılı kararlarında yer alan kışla içerisinde
bulunan kamu hizmet binalarından “Koğuş” ve “Yemekhane” ile
sınırlandırılması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır).
B. AYKIRILIĞIN
ESASININ İNCELENMESİ:
Bilindiği üzere,
emre itaatsizlikte ısrar suçunun düzenlendiği ASCK’nın
87/1’inci maddesinin ilk cümlesi, “Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler ... cezalandırılırlar.”
hükmünü içermektedir.
Buna göre, emre itaatsizlikte ısrar suçunun
oluşabilmesi için, ilk olarak “hizmete ilişkin bir emrin” varlığı gereklidir.
O hâlde, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının
kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlerin
hizmete ilişkin bir emir olup olmadığının ve bu emirlere riayet etmeyen
sanıkların eylemlerinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmayacağının
belirlenmesi gerekmektedir.
Hizmet; TSK İç Hizmet Kanunu’nun 6’ncı maddesinde,
“Kanunlarla nizamlarda yapılması
veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya
sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir”;
ASCK’nın
12’nci maddesinde de, “Bu kanunun
tatbikatında (hizmet) tabirinden maksat gerek malum ve muayyen olan gerek
bir amir tarafından emredilen bir askerî vazifenin madun tarafından
yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır.
TSK İç Hizmet
Kanunu’nun 7’nci maddesine göre vazife ise, “Hizmetin icabettirdiği şeyi yapmak veya
men ettiği şeyi yapmamak”tır.
ASCK’nın 12’nci maddesindeki “Malum ve muayyen olan askerî
vazife”yi, kanunlarda yapılması veya yapılmaması açıkça gösterilmiş olan
hususlar olarak; “Bir amir tarafından emredilen vazife”yi ise, kanunlarda
ve nizamlarda açıkça gösterilmeyip yetkililerin takdirlerine bırakılan
hususlar şeklinde anlamak gerekmektedir.
Bu düzenlemelere göre, her kademedeki amirin,
disiplini sağlamak, hizmetin düzgün, verimli ve kesintisiz bir şekilde yürütülmesini
temin maksadıyla, konusu suç oluşturmayan, kanun veya diğer hukuk kurallarıyla düzenlenmemiş konularda
düzenleme yapıp emir vermeye yetkili olduğu hususunda kuşku
bulunmamaktadır. Ancak amirin bu yetkisine dayanarak yaptığı her düzenlemenin
ve verdiği her emrin, askerî hizmete ilişkin bir emir olduğu söylenemeyeceğinden,
bu şekildeki düzenleme ve emirlere aykırı her davranışın ASCK’nın 87/1’inci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulü de mümkün değildir.
Uyuşmazlık konusunda karar verilebilmesi için, bugüne
kadar yürürlüğe giren tütün ürünlerinin kullanımını yasaklayan düzenlemelerin
de incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
26.11.1996
tarihinde yürürlüğe giren 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının
Önlenmesine Dair Kanun’un 2’nci maddesi, sağlık, eğitim-öğretim ve kültür
hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık
yapan her türlü nakil vasıtaları ile bunların bekleme salonlarında, kamu
hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev
yaptığı kapalı mekanlarda tütün veya tütün
mamullerinin içilmesini yasaklamıştır.
Aynı Kanun’un 5’inci
maddesinde, yasağa aykırı hareket edenleri, ilgili yerin amir veya
yetkilisinin uyarı yazısını göstermek suretiyle yasaya uyması, aksi
takdirde o yeri terk etmesi konusunda ikaz etmesi gerektiği; 6’ncı maddesinin
ikinci fıkrasında ise, uyarıya rağmen
tütün ve tütün mamulü içen kişiye idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür.
01.06.2005
tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Tütün
mamullerinin tüketilmesi” başlığını taşıyan 39’uncu maddesinin birinci
fıkrasında, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen
kişiye, ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri
tarafından idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
19.01.2008 tarihli ve 26761 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5727 sayılı Kanun’la,
4207 sayılı Kanun’un idari para cezasına ilişkin 6’ncı maddesi dışında
kalan tüm hükümleri değiştirilmiş, daha sonra 26.02.2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
5739 sayılı Kanun’la da, söz konusu 6’ncı madde ilga edilmiş, 4207 sayılı
Kanun’un 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi dışında kalan tüm
değişiklikler, 19.05.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Son olarak, 4207
sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasını değiştiren, 5’inci
maddesinin sekiz, dokuz ve on üçüncü fıkralarını ilga eden 5752 sayılı
Kanun da 19.05.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Yapılan tüm bu değişiklikler
sonucunda, 19.05.2008 tarihinden
itibaren, görev yapan kişi sınırlaması olmaksızın, kamu hizmet
binalarının kapalı alanlarında tütün ürünlerinin tüketilmeyeceği, bu yasağa
aykırı hareketin yaptırımının ise, 4207 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin
atıfta bulunduğu 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesi
gereğince idari para cezası olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Kanunlar tarafından düzenlenmiş kuralların ihlali
hâlinde yapılacak işlemler ve bunların sonuçları yine kanunlarda gösterilmiş
olup, hangi amaçla olursa olsun, aynı kuralların hizmete ilişkin emir
haline getirilip emre itaatsizlik suçlarının konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, birlik komutanlığınca
olaydan önce tebliğ edilmiş olan, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının
kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına ilişkin emirlere
rağmen, anılan yerlerde sigara içtikleri tespit edilen sanıkların
eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde
düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu değil, 4207 sayılı Tütün
Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
39’uncu maddesinde düzenlenmiş olup idari para cezasını gerektiren “Tütün
mamulü tüketmek” kabahatini oluşturacağı sonucuna varıldığından,
içtihatların bu yönde birleştirilmesine oy çokluğu ile karar verildi.
SONUÇ:
Birlik
komutanlığınca verilen, kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emirlere aykırı
davranışın, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü
tüketmek” kabahatini oluşturacağına ve bu nedenle aykırı içtihatların
Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 ve
09.12.2010 tarihli, 2010/123-120 Esas ve Karar sayılı kararları
istikametinde BİRLEŞTİRİLMESİNE, Başkan Hâkim Tuğgeneral Hasan DENGİZ,
Üyeler Hâkim Kd.Albay E. Ozan ODABAŞ, Hâkim Kd.Albay
Kemal BAL, Hâkim Kd.Albay Gürcan GÜRDAL, Hâkim Kd.Albay Bilgin AK, Hâkim Kd.Albay
Semih PALAVAROĞLU, Dz.Hâkim Kd.Albay
Turgut SÖNMEZ, Hâkim Kd.Albay Ersun
ÇETİN, Hâkim Kd.Albay Süleyman KAYMAKCI, Hâkim Kd.Albay Tamer USTAOĞLU, Hâkim Kd.Albay
Haluk ZEYBEL ve Hâkim Yarbay Mehmet AVCIOĞLU’nun
karşı oyu ve oy çokluğu ile (23/12) karar verildi. 6 Haziran 2011
USUL
(İÇTİHAT AYKIRILIĞI BULUNUP BULUNMADIĞI) YÖNÜNDEN KARŞI OY GEREKÇESİ
Bilindiği üzere, 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanunu’nun 30’uncu
maddesinin birinci fıkrasına göre, içtihatların birleştirilmesi yoluna
başvurulabilmesi için, bir dairenin hukuki bir meselede kendinin yerleşmiş
bir içtihadından veya Daireler Kurulunun veya diğer bir dairenin yerleşmiş
içtihadından ayrılmak istemesi veya bir daire ile Daireler Kurulunun
kararları arasında aykırılık bulunması veya Daireler Kurulunun kendisinin
yerleşmiş bir içtihadından ayrılmak istemesi veya Daireler Kurulunun
kararları arasında bir aykırılık bulunması hâllerinden birisinin
gerçekleşmesi gerekmektedir.
Doktrinde, içtihatları birleştirme kurumunun
hukukun dinamizmini olumsuz yönde etkilediği, oysa yargı içtihatlarının hukukun
kaynakları arasında yer aldığı, bu bakımdan belli konuda ve belli bir
dönemde içtihatlar arasında meydana gelebilecek her aykırılığın her zaman
içtihatları birleştirme yolu ile düzeltilmesi hâlinde, bundan yine hukuk
sisteminin zarar görerek hukukun dondurulup kalıplaşabileceği, yargıçların
ve yargısal kurulların aynı konuda içtihatlarını geliştirebilmeleri
imkânının son bulacağı göz önüne alınarak, bu yola gidilirken son derece
titiz ve seçici olunması gerektiği ifade edilmektedir (Baki KURU,
İçtihatların Birleştirilmesi Yolu İle İlgili Bazı Sorunlar, Konferans, AÜHF
Yayınları No:415, Ankara-1977, Tartışmalar: Esat ŞENER, s.52-53; Yılmaz
ALİEFENDİOĞLU, s.66; Seza REİSOĞLU s.71; M.Kürşad
COŞKUN, “İçtihatların Birleştirilmesi”, Ankara Barosu Dergisi, S.2001-1,
s.133 vd.).
Kaldı
ki KUNTER de, hukukun kalıplaşmaması ve değişen ihtiyaçlara uydurulabilmesi
için aykırı içtihatlara her rastlandığında birleştirmeye gidilmemesi,
mümkün olduğunda sadece bizde bulunan “İçtihat birleştirme” kurumunun,
yerini “İçtihat değiştirme” kurumuna terk etmesi gerektiğini ileri
sürmektedir (Nurullah KUNTER, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi
Hukuku, İstanbul-1989, 9. bası, s.556).
Yapılan
açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu incelendiğinde, bu konudaki tartışmaların
şimdi değil, 4207 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 25.11.1996 tarihinden
itibaren devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu
husus, ilk olarak Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 18.11.1999 tarihli,
1999/224-209 Esas ve Karar sayılı ilamında tartışılmış olup, anılan
kararda, kışla içerisindeki kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan
emrin, 4207 sayılı Kanun’da belirtilenden (Kendisinin veya başkalarının
sağlığını korumaktan) daha farklı ve geniş bir alanı (Yangın, sabotaj ve
güvenlik gibi) düzenlediği vurgulanarak, koğuşta sigara içen sanığın
eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı yönündeki askerî
mahkeme hükmünü onayan Daire kararına karşı Askerî Yargıtay Başsavcılığınca
yapılan itirazınreddine karar verilmek suretiyle, kışla içerisindeki kamu
hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesinin yasaklanmasına
yönelik emirlere aykırı davranışın, ASCK’nın
87’nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar
suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Nitekim,
2000 ve 2002 yıllarında da Askerî Yargıtay Daireler Kurulu’nun 1999 tarihli
kararına atıf yapılarak aynı yönde iki karar (22.06.2000 tarihli,
2000/131-129 ve 09.05.2002 tarihli, 2002/40-39 Esas ve Karar sayılı
ilamlar) verildiği gibi, Askerî Yargıtay Dairelerinin de yukarıda tarih ve
sayıları belirtilen Daireler Kurulu ilamları doğrultusunda onlarca karar verdikleri
görülmektedir.
Bu
konunun 2008 tarihinden sonra daha da tartışılır hâle gelmesi, 4207 sayılı
Kanun’da yapılan değişikliklerle, 19.05.2008 tarihinden itibaren görev
yapan kişi sınırlaması olmaksızın, kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında tütün ürünleri tüketilemeyeceğinin, buna aykırı hareket
edenlerin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre
cezalandırılacağının düzenlenmiş olmasındandır. Nitekim,
19.05.2008 tarihinden sonra da bu konuda Askerî Yargıtay Daireler
Kurulu’nca verilmiş olan on beş karardan ikisi (09.12.2010 tarihli,
2010/123-120 ve 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 Esas ve Karar sayılı) hariç on
üçünde, aynı şekilde, Askerî Yargıtay Dairelerince verilen onlarca karardan
birisi (1’inci Dairenin 11.11.2009 tarihli, 2009/2233-2219 Esas ve Karar
sayılı) hariç geri kalanın tamamında, aynı nitelikteki eylemlerin emre
itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağının kabul edildiği görülmektedir.
Sonuç olarak, bu konuda Askerî Yargıtay Daireler
Kurulunca verilen toplam 18 karardan 16’sında, yine Askerî Yargıtay Dairelerince
verilen onlarca karardan birisi hariç geri kalanın tamamında, birlik
komutanlığınca verilen emirlere aykırı hareket ederek kışla içerisindeki
kapalı alanlarda sigara içen sanıkların eylemlerinin, ASCK’nın
87/1’inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu
oluşturduğunun, buna karşılık 2010 yılı içerisinde verilen iki Daireler
Kurulu kararı ile 2009 yılı içerisinde verilen bir Daire kararında, söz
konusu eylemlerin, 4207 sayılı Kanuna muhalefet ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren
“Tütün mamulü tüketmek” kabahati niteliğinde olduğunun kabul edilmiş olması
karşısında, Askerî Yargıtay’ın uyum ve kararlılık gösteren içtihatlarının,
söz konusu eylemlerin ASCK’nın 87/1’inci
maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı yönünde
yerleşik bir uygulama hâlini aldığı, konunun bu yönde istikrar kazandığı,
bu bağlamda yasanın buyurduğu anlamda içtihat çatışmasının bulunmadığı ve
içtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesine gerek olmadığı görüşünde
olduğumuzdan, çoğunluğun içtihatların birleştirilmesi yönündeki kararına
katılmadık.
|
Hasan DENGİZ
|
E. Ozan
ODABAŞ
|
Kemal BAL
|
|
Hâkim
Tuğgeneral
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Başkan
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Gürcan GÜRDAL
|
Bilgin AK
|
Semih PALAVAROĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Turgut SÖNMEZ
|
Ersun ÇETİN
|
Süleyman
KAYMAKCI
|
|
Dz.Hâkim
Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Tamer
USTAOĞLU
|
Haluk ZEYBEL
|
Mehmet
AVCIOĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Yarbay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
USULE İLİŞKİN AYRIŞIK KARŞI OY GEREKÇESİ :
Doktrinde
de savunulduğu üzere, içtihatları birleştirme kurumu hukukun dinamizmini
olumsuz yönde etkilediği için, istisnai olan bu yola gidilirken son derece
titiz ve seçici davranılması gerekir. Belli bir dönemde, görüşmelere
katılan üyelerin değişmesi nedeniyle, bazı Askerî Yargıtay Dairelerinin
kendi kararları arasında veya Askerî Yargıtay Daireleri ile Daireler Kurulu
kararları arasında ya da Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun kendi kararları
arasında meydana gelen her aykırılıkta içtihatları birleştirme yoluna
gidilmesi, o konuda askerî hakimlerin değişen
ihtiyaçlara göre içtihatlarını geliştirme imkânını ortadan kaldıracaktır.
Son birkaç
yılda, askerî mahal içindeki hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara
içilmesinin yasaklanmasına ilişkin emirlere aykırılığın, ASCK’nın 87’nci maddesinde düzenlenen emre
itaatsizlikte ısrar suçunu mu , 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinde düzenlenen “Tütün mamülü tüketmek” kabahatini
mi oluşturacağı konusunda bazı Askerî Yargıtay Daireleri ile Daireler
Kurulunun kararları arasında farklılıklar mevcut ise de, içtihatları
birleştirme yoluna gidilmeden zamanla bu konudaki Askerî Yargıtay
içtihadının yerleşeceğini düşündüğümden çoğunluğun içtihatların
birleştirilmesi gerektiği yönündeki kararına katılmadım.
|
|
Muharrem KÖSE
Dr.Hakim Yarbay
Üye
|
İÇTİHATLARIN
BİRLEŞTİRİLMESİNİN EYLEMİN İŞLENDİĞİ YER İTİBARIYLA SINIRLANDIRILMASININ GEREKİP
GEREKMEDİĞİ YÖNÜNDEN KARŞI OY GEREKÇESİ
Doktrinde
ve uygulamada kabul edildiği üzere, içtihatları birleştirme kararları,
mahkemelerin bu kararlara uyma zorunluluğu nedeniyle bir ölçüde hukuku
kalıplaştırmakta, dondurmaktadırlar. Bu durum, ileriye dönük olarak
verilecek tüm yargı kararlarında bağımsız olması gereken hâkimler üzerinde
bir bağlılık oluşturmasının yanında, hâkimlerin bağımsız şekilde karar
vermelerinin önünde bir engel teşkil edebilecektir. Bu nedenle, içtihatları
birleştirme yoluna gidilirken özenli davranılması,kanun koyucu yerine geçilmemesi,
içtihatların birleştirilmesi yönünde karar verilmesi hâlinde ise kapsamının
dar tutulması gerektiği açıktır.
İçtihatları birleştirme istemine neden olarak gösterilen Askerî
Yargıtay Daireler Kurulu’nun 09.12.2010 tarihli, 2010/123-120 ve 1’inci
Dairesinin 11.12.2009 tarihli, 2009/2233-2219 Esas ve Karar sayılı
ilamlarında, koğuşta; Daireler Kurulu’nun 21.01.2010 tarihli, 2010/4-3 Esas
ve Karar sayılı ilamında, birlik yemekhanesinde sigara içen sanıkların eylemlerinin, 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu’nun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Tütün mamulü
tüketmek” kabahati niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu üç karar dışında
kalan, yukarıda tarih ve sayıları yazılı 16 adet Daireler Kurulu ve onlarca
Daire kararlarının tamamı incelendiğinde, içtihat aykırılığının oluştuğu kararlarda
suçun işlendiği kamu hizmet binası kapalı alanlarının koğuş ve yemekhane şeklinde sınırlandırılmış olmasına
rağmen, diğer kapalı alanlar (Sivil eşya deposu, tim malzeme deposu, hizmet
binası, biksi mevzii, erbaş-er gazinosu, garaj ve
askerî araç vb.) konusunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir.
Bu aşamada,
içtihat aykırılığı bulunmayan kapalı alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasınayönelik
emirlere aykırı davranışın,5326
sayılı Kabahatler Kanunu’nun39’uncu
maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş idari para cezasını gerektiren
“Tütün mamulü tüketmek” kabahatini oluşturduğunun kabul edilmesi hâlinde,
şu anda öngörülmeyen, kışla içerisinde yer alan silahlık, cephanelik ve
benzinlik gibi “kapalı alan” olarak kabul edilmesi ihtimal dâhilinde
bulunan mahallerde dahi sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik emir
vermek mümkün olmayacaktır. Bu durumun da kışlalarda yangın, sabotaj ve
buna bağlı olarak oluşacak can ve mal kayıplarına neden olacağı açıktır.
Açıklanan
nedenlerle, bu aşamada, İçtihatları Birleştirme Kararının, aykırı olduğu
belirtilen Daireler Kurulu’nun 2010/4-3 ve 2010/123-120 Esas ve Karar
sayılı ilamlarında yer alan kışla içerisinde bulunan kamu hizmet
binalarından“Koğuş” ve “Yemekhane”
ile sınırlandırılması görüşünde olduğumuzdan, çoğunluk görüşüne katılmadık.
|
Hasan DENGİZ
|
E. Ozan
ODABAŞ
|
Kemal BAL
|
|
Hâkim
Tuğgeneral
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Başkan
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Gürcan GÜRDAL
|
Bilgin AK
|
Semih
PALAVAROĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Turgut SÖNMEZ
|
Ersun ÇETİN
|
Süleyman
KAYMAKCI
|
|
Dz.Hâkim
Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Tamer
USTAOĞLU
|
Yavuz ÇOLAK
|
Mehmet
AVCIOĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hv.Hâkim
Yarbay
|
Hâkim Yarbay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
ESAS YÖNÜNDEN KARŞI
OY GEREKÇESİ
Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi’nin 07.10.2009 tarihinde Resmî
Gazete’de yayımlanan 07.05.2009 tarihli, 2005/69 Esas ve 2009/61 Karar
sayılı kararında, askerlik hizmetinin ulusal güvenliğin sağlanmasındaki
belirleyici yeri ve ağırlığının, sivil yaşamda suç oluşturmayan ya da
önemsiz görülebilecek cezaları gerektiren kimi eylemlerin suç olarak kabul
edilmelerini ve ağır yaptırımlara bağlanmalarını zorunlu kılabileceği kabul
edilmiştir. Bu kapsamda, gerek 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nda ve
gerekse 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İç Hizmet Kanunu’nda
Silahlı Kuvvetlerin harp sanatını öğretmek ve öğretmekle vazifeli
bulunduğu, bu vazifenin ifası için lazımgelen
tesisler ile teşkillerin kurulup, tedbirlerin alınacağı, üste itaatin,
hizmet yapılmasında sebat ve gayretin, intizam severliğin, yapılması men
edilen şeylerden kaçınmanın her askerin esas vazifesi olduğu kurala
bağlanmıştır. Bir başka anlatımla, hizmetten, emirden, amirden, asttan, üstten ve
hizmete ilişkin emirden ne anlaşılması gerektiği ve emre itaatsizlikte
ısrar edenlerin hangi cezalarla cezalandırılacakları, dolayısıyla suçun
esaslı unsurları ve çerçevesi ile cezası yasayla önceden belirlenmiş
bulunmaktadır.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 6, 7 ve 8’inci maddeleri ile Askerî Ceza
Kanunu’nun 12’nci maddesinde yazılı tanımlamalardan çıkan ilk sonuç; emir vermeye yetkili amirlerin
hizmetin düzgün, verimli ve kesintisiz bir biçimde yürütülmesini temin
etmek maksadıyla, konusu suç teşkil etmeyen, yasa ve diğer hukuk
kurallarıyla düzenlenmemiş konularda, somut kural ve prensipler koyabilme
yetkisine sahip olduklarıdır.
Belirtilen yasal düzenlemelerin
içeriğinden çıkan diğer bir sonuç ise, malum ve muayyen hâle getirilerek
ilgilisine duyurulan hizmete ilişkin emirlere bilerek ve isteyerek
uyulmamasının emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağıdır.
4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair
Kanun’un 1’inci maddesinde, Kanunun
amacı, “Kişileri
tütün ve tütün mamullerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını
özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve
tedbirler almak”şeklinde gösterilmiş iken, 5727 sayılı Tütün
Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun ile, “Kişileri ve gelecek nesilleri
tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici
reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri
almak ve herkesin temiz hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde
düzenlemeler yapmak” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu bağlamda, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün
ürünlerinin tüketilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanun’da değişiklik yapan
5727 sayılı Kanun ile bu Kanunun ceza hükümleri yönünden atıfta bulunduğu
Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesinin amacının; tütün ve tütün
ürünlerinin zararlarından kişileri ve gelecek nesilleri korumak, konusunun;
genel sağlık, yasağa aykırı hareketin yaptırımının ise idari para cezası
olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, 4207 sayılı
Kanun’un ilk hâlinde “Kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya
beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekânlar” şeklindeki yasaklama
alanının, daha sonra yapılan değişikliklerle, “Kamu hizmet binalarının
kapalı alanları” şeklinde genişletilerek, kamu hizmet binaları yönünden görev yapan kişi sınırlamasının
yanı sıra, idari para cezasının uygulanması yönünden de uyarı ön şartının
kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer
taraftan yukarıda tarih ve sayıları belirtilen tüm içtihatlarda, birlik
komutanlıklarınca hazırlanan kaza önleme talimatı ve günlük emirlerin
içeriğinde, emniyetinsağlanmasınavekazalarınönlenmesineyönelikdüzenlemelerinbulunduğu, özellikle bu emirlerde birlik
içinde yangına sebep olabilecek koğuş, yemekhane, dershane, cephanelik,
silahlık, malzemelik (depo), araç, garaj, kapalı otopark, benzinlik gibi
yerler sayılmak suretiyle, bu alanlarda sigara içilmesinin yasaklandığı
görülmektedir.
Kışla içerisindeki kamu hizmet
binalarının kapalı alanlarında (Koğuş, yemekhane, dershane, hizmet binası,
erbaş-er gazinosu, cephanelik, silahlık, malzemelik, askerî araç, garaj,
kapalı otopark, benzinlik vb.) sigara içilmesinin yasaklanmasına yönelik
emirlerin, koğuşlarda bulunan yatak, nevresim, battaniye, kıyafet gibi
malzemenin niteliği ve çok sayıda asker kişi tarafından topluca kullanılıyor
olması, keza silahlık, malzemelik, cephanelik, garaj gibi yerlerde muhafaza
edilen malzemenin niteliği (Yanıcı, parlayıcı, patlayıcı) dikkate
alındığında, disiplin, güvenlik, yangın ve sabotajdan korunma gibi, 4207
sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında
Kanun’un düzenleniş amacını aşan, can ve mal güvenliğinin sağlanması gibi
daha geniş bir alanı düzenlediği, koruduğu hukuki menfaatin de farklı
olduğu hususunda kuşku yoktur.
Öte yandan,
askerî disiplinin temini maksadıyla kışla içerisindeki açık alanlarda
(İçtima, eğitim, spor vb. alanları) sigara içilmesinin yasak olduğu yönünde
verilen emirlerin askerî hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu nitelikteki emirleri yerine getirmeyen asker kişilerin
eylemlerinin, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde
düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmasına karşılık, yine
kışla hudutları içerisinde yer alan ve daha fazla tehlikelilik arz eden
kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara içilmesi eylemlerinin,
yaptırımı yalnızca idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek”
kabahati niteliğinde kabul edilmesinin de bir çelişki yaratacağında şüphe bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; birlik komutanlığınca tebliğ edilen
kışla içerisindeki kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında sigara
içilmesinin yasaklanmasına ilişkin emirlerin hizmete ilişkin olduğu ve bu
emirlere aykırı davranışların emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu
düşüncesinde olduğumuzdan, aynı nitelikteki eylemleri 4207 sayılı Tütün
Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna muhalefet ve
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 39’uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş
idari para cezasını gerektiren “Tütün mamulü tüketmek” kabahati kapsamında
değerlendiren çoğunluk kararına katılmadık.
|
Hasan DENGİZ
|
E. Ozan
ODABAŞ
|
Kemal BAL
|
|
Hâkim
Tuğgeneral
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Başkan
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Gürcan GÜRDAL
|
Bilgin AK
|
Semih
PALAVAROĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Turgut SÖNMEZ
|
Ersun ÇETİN
|
Süleyman
KAYMAKCI
|
|
Dz.Hâkim
Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|
|
|
|
|
Tamer
USTAOĞLU
|
Haluk ZEYBEL
|
Mehmet
AVCIOĞLU
|
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Kd.Albay
|
Hâkim Yarbay
|
|
Üye
|
Üye
|
Üye
|
|