|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı:
2009/90
Karar Sayısı:
2011/47
Karar Günü:
10.3.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Beşinci Daire
İTİRAZIN KONUSU : 20.2.2001
günlü, 4628 sayılı Elektrik
Piyasası Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 7., 123. ve 128.
maddelerine aykırılığı savıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına
karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu’nda grup koordinatörü unvanıyla çalışmakta iken Kurumun teşkilat yönetmeliğinde
yapılan değişiklik sonucunda kadrosu kaldırılan ve söz konusu yönetmelik
değişikliği ile ihdas edilen daha alt düzeydeki yeni bir kadroya atanan
davacının, atama işlemine dayanak oluşturan yönetmelik hükmünün iptali ve
yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtığı davaya bakan Danıştay Beşinci
Daire, sözü edilen yönetmeliğin dayanağını oluşturan itiraz konusu kuralın
Anayasaya aykırı olduğu yönündeki savı ciddi bularak iptal ve yürürlüğün durdurulması
istemiyle başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“ (…) 4.10.2008 günlü ve 27014
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu Teşkilatı ve Personelinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile
anılan Yönetmeliğe eklenen Geçici 3. maddenin, aynı Yönetmeliğin 15.
maddesinin iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi
istemiyle Başbakanlık ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığı’na
karşı açılan davada; davacının, dava konusu Yönetmeliğin dayanağını
oluşturan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9. maddesinin birinci
fıkrasının; Anayasa’nın 7. ve 123/1. ve 128/2. maddelerine aykırılığı
iddiasıyla dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi istemi
incelendi:
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Kurum
Personelinin statüsü, atanma usulü ve özlük hakları” başlıklı 9. maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurumun hizmet birimleri; Kurum görev ve yetkilerinin
gerektirdiği sayıda daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış ana hizmet
birimleri, danışma birimleri ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.
Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve sorumlulukları, kadro
unvanları ve sayıları Kurul’un önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
19.1.2002 günlü, 24645 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilatı ve
Personelinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam”
başlıklı 2. maddesinde; “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun teşkilatı,
hizmet birimleri ve bu birimlerin görev ve sorumlulukları, kadro unvan ve
sayıları, personelin ücret ve mali hakları ile sosyal güvenlik hakları ve
durumları bu Yönetmelikte düzenlenmiştir.” hükmüne, “Dayanak” başlıklı 3.
maddesinde; “Bu Yönetmelik 20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu’nun 9. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne, “Kadro, Unvan
ve Sayıları” başlıklı 22. maddesinde; “Kurum asli ve sürekli hizmetlerinin
yürütülebilmesi için gerekli kadrolara ait unvanlar ile sayılarına ekli I
sayılı cetvelde yer verilmiştir. Kadro,
unvan ve sayılarının kurum hizmet birimleri itibariyle dağılımını yapmaya
Kurul yetkilidir. Kurumun uzmanlık gerektiren hizmetlerinde, Kurul
kararıyla ve sayıları 50’yi geçmemek üzere sözleşmeli yerli ve yabancı
uzman istihdam edilir.” hükmüne yer verilmiş, ekli (I) sayılı cetvelde
kadro unvan ve sayıları belirlenmiştir.
4.10.2008 günlü, 27014 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan yukarıda belirtilen Yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair
Yönetmeliğin 14. maddesi ile anılan Yönetmeliğe eklenen Geçici 3. maddede;
“Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte Büro Görevlisi kadrosunda bulunanlar
başka hiç bir işleme gerek kalmaksızın Yönetim Görevlisi kadrosuna atanmış
sayılırlar. Kadrosu kaldırılmış olanlar ise, durumlarına uygun münhal
kadrolara atanırlar.” hükmü düzenlenmiş, 15. maddesinde; “Aynı Yönetmeliğin
eki (I) sayılı cetvel ekte yer aldığı şekilde değiştirilmiştir.” hükmü ile
ekli (I) sayılı cetvelde kadro unvan ve sayıları belirlenmiştir.
4628 sayılı Yasayla oluşturulan Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu’nun çalışma usul ve esasları aynı Yasayla belirlenmiştir.
Yasayla kurulmuş kamu tüzel kişisi olan Kurumun hizmet birimlerinin ve bu
birimlerin kadro unvan ve sayılarının da yasayla belirlenmesi gerekirken
yönetmelik ile düzenleneceği yolunda hüküm getiren 4628 sayılı Yasa’nın 9.
maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 7., 123.
maddesinin birinci fıkrası ve 128. maddesi ikinci fıkrasına aykırı olduğu
sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2003
günlü, E:2002/32, K:2003/100 sayılı kararı ile 4733 sayılı Yasa ile oluşturulan
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu’nun
hizmet birimleri ile bunların görev ve sorumlulukları, kadro unvanları,
sayıları ve kurum personelinin emeklilik statülerinin belirlenmesi
açısından durumu, kurumların önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından
çıkarılacak yönetmelikle ile düzenleneceğine ilişkin 9. maddesinin A
bendinin 2 numaralı alt bendi Anayasa’nın 7 nci
maddesine, 123. maddesinin birinci fıkrasına ve 128. maddesinin ikinci
fıkrasına aykırı görülerek iptal edilmiştir.
Bir davaya bakmakta olan
Mahkemenin, taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi
olduğu kanısına varması durumunda tarafların bu konudaki sav ve
savunmalarını ve kendisini bu kanıya götüren görüşünü açıklayan kararı ile
Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gerektiğini düzenleyen 2949 sayılı Yasa’nın
28. maddesinin 2. fıkrası gereğince, 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması
için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına, dosyada bulunan ilgili belgelerin
onaylı birer örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine,
Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda vereceği karara kadar davanın geri
bırakılmasına, 9.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun iptali istenilen fıkrayı da içeren Kurum
personelinin statüsü, atanma usulü ve özlük hakları başlıklı 9. maddesi
şöyledir:
“Kurumun hizmet birimleri; Kurum görev ve
yetkilerinin gerektirdiği sayıda daire başkanlıkları şeklinde
teşkilatlanmış ana hizmet birimleri, danışma birimleri ve yardımcı hizmet
birimlerinden oluşur. Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve
sorumlulukları, kadro unvanları ve sayıları Kurulun önerisi üzerine
Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurum hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli
görevler, idari hizmet sözleşmesi ile sözleşmeli olarak istihdam edilen
personel eliyle yürütülür. Kurum personeli ücret ve mali haklar dışında 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.
Kurum için çalıştıkları süre zarfında, tüm
personelin, Kurumdaki görevlerine başlamadan önceki sosyal güvenlik
kurumları tarafından sağlanan her türlü hakları saklı kalır.
Yerli ve yabancı uzmanlar, birinci fıkrada
belirtilen yönetmelik kapsamında, Başkanlığın hazırlayıp Kurulun onayı ile
yürürlüğe konacak yönetmelik esaslarına göre istihdam edilebilir.
Kurum personeli, uzmanlık gerektiren görevlerde
Bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluşları ile enerjiye ilişkin konularla
iştigal eden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel
arasından çalıştığı kuruluş veya kurumun izni ile Kurul tarafından atanır.
Kamu kurum ve kuruluşları dışından yapılacak
atamalara ve personel kariyer sisteminin oluşturulmasına dair düzenleme
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Kurul üyeleri ve Kurum personelinin ayrıca 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4),
(5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları
taşımaları zorunludur.
Kurul Başkanı ve Kurul üyeleri ile diğer Kurum
personeli, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabidir.
Kurul Başkan ve üyeliklerine atananların Kurulda görev yaptıkları sürece
eski görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu veya özel mevzuatla düzenlenmiş personel rejimine tabi
olanlar Kuruldaki görevleri sona erdikten sonra, başvuruları halinde bu
Kanunun 6 ncı maddesi hükümleri saklı kalmak
kaydıyla ilgili Bakan tarafından mükteseplerine uygun bir kadroya
atanırlar. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır.
(Değişik cümle: 18/4/2001 - 4646/18 md.) Emeklilik
açısından Kurum personelinin durumu, Başkanlık tarafından hazırlanacak ve
Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Buna bağlı
olmaksızın, emeklilik konusunda, Kurul Başkanının Bakanlık Müsteşarına,
Kurul üyelerinin ise Bakanlık Müsteşar Yardımcısına denk statülerinin
olduğu kabul edilir.
Kurul Başkanı ve Kurul üyelerinin aylık net
ücretleri, en yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil
aylık net ücretinin iki katını geçmemek üzere, Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilir.
Kurum personelinin ücret ve diğer mali hakları,
Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde Başkanlığın teklifi
üzerine Kurulca tespit edilir.
Kurul Başkanı, Kurul üyeleri ve Kurum personeli ile
vekalet ve istisna akdi ile hizmet verenlerin
görevlerinin ifası sırasında yaptıkları masraflardan hangilerinin Kurum
bütçesinden karşılanabileceğine dair usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
(Ek fıkra: 4/12/2003-5015/26 md.) Kamu
kurum ve kuruluşlarında en az beş yıl süre ile görev yapan ve en az dört
yıl süreli eğitim veren yüksek öğrenim kurumlarından mezun olan ve kamu
personeli dil sınavı sonucu A derecesinde dil bildiğini belgeleyenler veya
özel sektörde beş yıldan fazla hizmeti olup yüksek öğrenim ile dil
konusunda aynı şartları haiz olanlardan, hizmetine ihtiyaç bulunanlar, bu
kurum ve kuruluşlarda fiilen çalışmış oldukları süreler de dikkate alınarak
derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle, 31.12.2004 tarihine kadar
Kurumda durumlarına uygun boş kadrolara 657 sayılı Kanunun sınav ve
adaylık hükümlerine uyulmaksızın uzman olarak atanabilirler. Bu özelliklere
sahip olmayan Petrol İşleri Genel Müdürlüğü personeli de, istekleri halinde
ve Kurum ile Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün mutabakatı alınmak şartıyla,
Kurumda büro personeli olarak görevlendirilebilir. 4857 sayılı İş Kanunu
hükümlerine göre istihdam edilmekte olanların bu hükme istinaden Kurum
kadrolarına atanmaları, anılan Kanun hükümleri kapsamında değerlendirilir
ve kıdem tazminatları kurumları tarafından ödenir.
(Ek fıkra: 4/12/2003-5015/26 md.) Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde Kurulun
önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle Kurumun
teşkilâtlanması yeniden yapılır. Kurumda ücret
ve malî haklar dışında 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa tâbi olarak idarî hizmet sözleşmesi ile sözleşmeli
olarak istihdam edilen personelden; Kurum teşkilât yapısındaki değişiklik
sebebiyle kadrosu kaldırılan, değiştirilen veya teşkilât kadrolarının
hizmet icaplarına nitelikleri uygun olmadığı Kurulca tespit edilen ihtiyaç
fazlası personel yukarıdaki yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir ay içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir ve bu
Başkanlıkça onbeş gün içerisinde ilgililerin kamu
kurum ve kuruluşlarına atama teklifi yapılır. Kamu kurum ve
kuruluşları, atama teklifi yapılan ilgili personeli durumlarına uygun boş
kadrolara on gün içerisinde atarlar. Bu şekilde atanan personelin işe
başlama sürelerine ve işe başlamamaları halinde yapılacak işlemlere ilişkin
olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncü maddeleri
hükümleri uygulanır. Kurum personelinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına
atananların yeni görevlerine başlayacakları tarihe kadarki geçecek sürede
ücret ve malî hakları Kurumca ödenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın 7.,
123. ve 128. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,
Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR,
Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla 22.12.2009 gününde yapılan
ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara
bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4628 sayılı Yasayla oluşturulan
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun çalışma usul ve esaslarının aynı
Yasayla belirlendiği, yasayla kurulmuş kamu tüzel kişisi olan Kurumun hizmet
birimlerinin ve bu birimlerin kadro unvan ve sayılarının da yasayla
belirlenmesi gerekirken yönetmelik ile düzenleneceği yolunda hüküm getiren
4628 sayılı Yasa’nın 9. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 7., 123. maddesinin birinci fıkrası ve 128. maddesinin
ikinci fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
20.2.2001
günlü, 4628
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9. maddesinin itiraz konusu birinci
fıkrasının ilk cümlesinde “Kurumun
hizmet birimleri; Kurum görev ve yetkilerinin gerektirdiği sayıda daire
başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış ana hizmet birimleri, danışma
birimleri ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.” hükmü yer almakta,
ikinci cümlesinde ise “Kurumun hizmet
birimleri ile bunların görev ve sorumlulukları, kadro unvanları ve sayıları
Kurulun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.” denilmektedir.
İtiraz konusu fıkranın birinci
cümlesinde Kurumun hangi hizmet birimlerinden oluşacağı belirtilmiş ve bu
birimlerin idari kademelenmede hangi basamakta yer alacakları yasada
gösterilmiştir. Böylece kanunla düzenleme koşulu yerine getirildiğinden
birinci cümlede Anayasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
İtiraz konusu fıkranın ikinci cümlesinde ise,
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun hizmet birimleri ile bunların görev ve
sorumlulukları, kadro unvanları ve sayılarının Kurulun önerisi üzerine
Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükmü yer
almaktadır.
Anayasa’nın 7. maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir. Anayasa
Mahkemesi’nin pek çok kararında yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinden
ne anlaşılması gerektiği hususu açıklanmıştır. Buna göre, yasayla düzenleme
ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi
değil, bunların yasa metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise, düzenlenen
alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade
eder. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların
belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.
Anayasa’da yasayla düzenlenmesi öngörülen
konularda, yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme
yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı,
tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle Anayasa’da öngörülen ayrık
durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, yasa ile yürütmeye
genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.
Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa
kuralının Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri
koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yürütmenin
düzenlemesine bırakmaması gerekir.
Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında ise
“İdare, kuruluş ve görevleriyle bir
bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu maddede yer
alan düzenleme, idarenin kanuniliği ilkesine vücut vermektedir. İdarenin
kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir
duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık bir biçimde yasayla düzenlenmesini
gerekli kılar.
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri,
aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 12/9/2010 – 5982/12 md.) Ancak, mali ve sosyal haklara
ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında, Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci
fıkrasının kapsamına giren kişilerin statülerine ve özlük haklarına ilişkin
düzenlemelerin yasayla yapılması gerektiği, bu konuların düzenlenmesinin
idarenin düzenleyici işlemlerine bırakılmasının Anayasa’ya aykırı olacağı
hususu vurgulanmıştır.
İdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin hizmet
birimleri ile bu birimlerin kadro ve görev unvanlarının ve görevlerinin
yasayla düzenlenmesini de içerir. Kadrolar, bir kamu hizmetinin
teşkilatlanmasının ön koşuludur. Kadro unvanı, personelin yerine getireceği
görevlerini, yetkilerini, haklarını ve yükümlülüklerini, aylık ve
ödenekleri ile diğer özlük haklarını ifade etmektedir. Kadro unvanı ile
personelin özellikle aylık ve ödenekleri ve diğer özlük hakları arasında
sıkı bir bağ bulunmaktadır. Kadro ile birlikte, ana hizmet, danışma ve yardımcı
hizmet birimlerinde istihdam edilecek personelin niteliklerinin Yasa ile
belirlenmesi gerekir.
EPDK’nun da içinde yer aldığı düzenleyici ve denetleyici
kurumlar, yasayla kurulmuş olan kamu tüzel kişileridir ve bunlar Anayasanın
123. maddesinde ifade edildiği üzere, idarenin bütünlüğü içinde yer alırlar
ve yasayla düzenlenmeleri gerekir. İdarenin yasallığı ilkesi ise, idarenin
organlarının/hizmet birimlerinin de yasayla düzenlenmesini gerektirir.
Keza, düzenleyici ve denetleyici kurumlarca
gerçekleştirilen ve genel idare esaslarına göre yürütülmekte olan kamu
hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden kamu
görevlilerinin statüleri, Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrası
gereğince yasayla düzenlenmek durumundadır.
Aynı şekilde, idarenin sahip olacağı kadroların
ihdası ve kaldırılması konuları da kamu görevlilerinin statüsü ile yakından
ilgili olduğundan bu alanın da yasayla düzenlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu fıkranın ikinci
cümlesi, Anayasa’nın 7., 123. ve 128. maddelerine
aykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTAL
KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında,
“Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü
ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı
tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal
hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak
bir yılı geçemez” denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural
tekrarlanarak, beşinci fıkrasında Anayasa Mahkemesi’nin, iptal halinde
meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını
ihlâl edici mahiyette görürse yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı
belirtilmektedir.
20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının ikinci
cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince
İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,10.3.2011 gününde karar verilmiştir.
VII-
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN İNCELENMESİ
20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9.
maddesinin birinci fıkrasının;
1- Birinci cümlesine yönelik iptal istemi,
10.3.2011 günlü, E.2009/90, K.2011/47 sayılı kararla reddedildiğinden, bu
cümleye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
2- İkinci cümlesinin iptaline ilişkin hükmün süre
verilerek yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu cümlenin
YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
10.3.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
VIII- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler
yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin
incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına,
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO,
Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın,
gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları
ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 20.2.2001 günlü, 4628
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasının;
a- Birinci cümlesinin
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
b- İkinci cümlesinin Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
OYBİRLİĞİYLE,
3- 4628 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının ikinci
cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun’un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince
İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
10.3.2011 gününde karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Serruh
KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Alparslan ALTAN
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|