|
Danıştay
İkinci Daire Başkanlığından :
Esas No: 2011/2004
Karar No: 2011/1384
Kanun Yararına Temyiz
İsteminde Bulunan : Danıştay
Başsavcılığı - ANKARA
Davacı:
Muzaffer Dağ - Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı,
Saraylar
Vergi Dairesi Müdürlüğü, Gazi Bulvarı,
No:104
- DENİZLİ
Davalı:
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı - DENİZLİ
İsteğin Özeti: Denizli Bölge İdare Mahkemesi'nin
23.11.2009 günlü, E:2009/640, K:2009/711 sayılı kararının, Danıştay
Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi:
Mehmet Özyiğit
Düşüncesi: Danıştay
Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Denizli Bölge İdare
Mahkemesi'nce verilen kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına
bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı :
Turgut Candan
Düşüncesi: Denizli
Defterdarlığı Serinhisar Malmüdürlüğünde memur olarak görev yapmakta iken
Gelir Uzmanı olarak atanan davacı Muzaffer Dağ'a haksız ve yersiz olarak
fazladan ödendiği iddia edilen 2.265,79 TL tutarındaki meblağın geri
istenilmesine ilişkin işlemin iptaline dair Denizli İdare Mahkemesi hakimlerinden biri tarafından verilen 15.5.2009 tarih ve
E:2008/28, K:2009/361 sayılı karara davalı idarece itiraz edilmesi üzerine
itiraz isteminin kabul edilerek anılan kararın bozulmasına ve davanın
reddine ilişkin Denizli Bölge İdare Mahkemesinin 23.11.2009 tarih ve
E:2009/640, K:2009/711 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek
kanun yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi.
Dosyanın
incelenmesinden, Serinhisar Malmüdürlüğünde memur olarak görev yapmakta
iken Maliye Bakanlığınca yapılan mesleki eğitim kursu sınavını kazanan
davacının İzmir Mesleki Eğitim Kursu Müdürlüğünde geçici görevli olarak
18.9.2006 tarihinden itibaren öğrenim görmeye başladığı, kurs esnasında
2.12.2006 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan Gelir Uzmanlığı
Özel Yarışma Sınavı'nı kazandığı, memur iken Gelir Uzmanı olarak unvan
değişikliğini içeren atama onayının 25.1.2007 tarihinde düzenlendiği ve
tebliğ edilmesi amacıyla Serinhisar Malmüdürlüğünce 29.1.2007 tarihinde
öğrenim görmekte olduğu Mesleki Eğitim Kursuna gönderildiği ve aynı gün
atama onayını tebellüğ ettiği, İzmir Kurs Müdürünce Denizli Vergi Dairesi
Başkanlığına yazılan 30.1.2007 günlü yazıyla; davacının kurstaki öğrenimi
devam etmek koşuluyla eski unvanlı görevinden ayrılarak yeni unvanlı (Gelir
Uzmanı) görevine başlatıldığının bildirildiği ve bu tarihten itibaren Gelir
Uzmanlığı unvanının gerektirdiği aylık ve diğer özlük haklarından da
yararlandığı, 18.5.2007 tarihi itibariyle mesleki eğitim kursunu bitirerek
mezuniyet belgesi aldığı ve 21.5.2007 tarihinde Denizli-Serinhisar
Malmüdürlüğündeki görevine başladığı, ancak Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığının 29.8.2007 gün ve 075856 sayılı; "657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 62. maddesine göre, atamalarda görev yerine hareket ve
işe başlamanın, kanuni izinlerin kullanılması veya geçici bir görevin
yapılması sırasında başka bir göreve atanan memurlar için iznin veya geçici
görevin bitimi tarihinde başladığı, 68 inci maddesinin (B) bendine göre
atananların aylık ve diğer hakları atandıkları yeni kadro dereceleri
üzerinden göreve başladıkları günden itibaren ödendiğinden, bu kadro
dereceleri için öngörülen zam ve tazminatların da anılan Kanunun 165 inci
maddesinde olduğu gibi göreve başladıkları günden itibaren ödenmesi
gerektiği, dolayısıyla Gelir Uzmanlığı Özel Yarışma Sınavını kazanarak
ataması yapılanların Gelir Uzmanlığına ilişkin aylık ve diğer özlük
haklarının kurs bitiminde göreve başladığı tarihi takip eden aydan itibaren
ödenmesi, kurs süresince yapılmış ödemelerin ise ilgililerden tahsil
edilmesi gerekeceği.." yolundaki görüş yazısı
üzerine davacıya kurs süresince Gelir Uzmanı olarak fazladan ödendiği iddia
edilen 2.265,79 TL.nın 24.10.2007 tarihli
muhasebe işlem fişi ile kişi borcuna alındığı ve keyfiyetin 7.11.2007
tarihinde kendisine tebliğ edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan
davada Denizli İdare Mahkemesince tek hakim tarafından verilen kararda;
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve K:1973/14
sayılı kararından sözedilerek ödemede açık hata
halinin mevcut olmadığı, hatalı ödemenin ise ancak dava açma süresi
içindegeri alınabileceği, oysa
hatalı ödemenin üzerinden daha fazla bir zaman geçtiği için geri
alınamayacağı gerekçesiyle işlemin iptal edildiği; bu karara yapılan itirazı
inceleyen Bölge İdare Mahkemesince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
62, 147, 165, 167 ve 170'
inci maddelerinin hükümlerine yer verildikten sonra, geçici görevde iken
görev yeri değiştirilen memurların yeni görevyerinin aylığına yeni görevlerine
başladıkları tarihten itibaren hak kazanacaklarına vurgu yapılmak suretiyle
idarenin davacıya kurstayken Gelir Uzmanı maaşı ödemekle açık hataya
düştüğü, dolayısıyla fazla ödemeyi her zaman geri alabileceği gerekçesiyle
itirazın kabulüne, tek hakimce verilen kararın bozulmasına ve davanın
reddine karar verildiği, karar düzeltme isteminin de reddedildiğianlaşılmaktadır.
Olayda,
davacının İzmir Mesleki Eğitim Kursuna gelir memuru statüsünde gittiği ve
memur maaşını almaya devam ettiği tartışmasızdır. Dolayısıyla; bu statüde
iken maaşı ödenmekte olan davacıya, kurs sırasında girdiği sınav sonucunda
Gelir Uzmanı olarak atanmaya hak kazanması nedeniyle atandığı 29.1.2007
tarihi itibarıyla Gelir Uzmanı kadrosunun aylık ve varsa diğer özlük haklarının
da aynen ödenmesi gerekmektedir.
Zira, ilgilinin memur statüsünde
geçici görevle gönderildiği kursun Gelir Uzmanı kadrosuna atandığı tarihte
bitmemiş, diğer bir anlatımla, atama tarihinden sonra yaklaşık 4 ay daha
devam etmiş olmasının, yeni atandığı kadronun mali haklarını atama tarihi
itibariyle almasına engel olduğu sonucuna ulaştıracak herhangi bir hüküm
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer almamaktadır.
Davacının
Gelir Uzmanı olarak ataması yapıldıktan sonra kendisine ödenen meblağ, o kadronun
karşılığı olduğundan, gerek dava konusu işlemin iptaline hükmeden tek hakim kararında, gerekse Bölge İdare Mahkemesi kararında
sözü edilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararının bu olayın
çözümünde ele alınmasını gerektirecek bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu
nedenle, ortada bir "açık hata"nın varlığı ya da yokluğu
tartışmasına girilmesine ve iptal hükmünün, davacının hakkı olan maaşın
hatalı bir ödeme olarak nitelendirilerek 60 günlük dava açma süresinin
geçirilmesi sebebiyle geri alınamayacağı yolundaki bir gerekçeye
dayandırılmasına da gerek bulunmamaktadır.
657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 62'nci maddesinde; ilk defa veya yeniden
yahut yer değiştirme suretiyle atananmemurların görev yerine hareket ve
işe başlamaya ilişkin uymak zorunda oldukları azami süre düzenlenmiştir. Bu
maddenin, atamalarda görev yerine hareket ve işe başlamaya ilişkin
hükümlerinin, atama işlemlerinin yapılmasıyla ve atama onayının ilgiliye
tebliği ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla; olayda başka bir
göreve atanmayan, görevde yükselme suretiyle sadece görev unvanı değişmiş
bulunan ilgiliye yapılan ödemenin geri istenilmesinin hukuka aykırı olduğu
iddiasıyla açılan bir davada anılan hükme dayanılması olanaklı değildir.
Kanunun
147 'nci maddesinde, deyimler başlığı adı altında
memurlara değişik adlarla yapılan çeşitli ödemeler tanımlanmıştır. 165
'inci madde, açıktan atama; 167 'nci madde ise,
derece değişikliğinde aylığa hak kazanma ile ilgili hükümler içermekte
olup, bu maddelerin de uyuşmazlığın çözümü ile herhangi bir ilgisi
bulunmamaktadır.
Aynı
Kanunun 170 'inci maddesinde; kanuni izinlerin kullanılması sırasında veya
geçici bir görevde iken asıl görev yeri değiştirilen memurların
aylıklarının, izin veya geçici görevin sona ermesine kadar eski görev
yerlerinde kadro tasarrufundan ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm,
esasen, bu gibi hallerde maaşın ödeme yerini göstermektedir. Davacının
görev yerinin değişmediği, yapılan atama işlemiyle sadece unvanının
değiştiği gözönüne alındığında, bu madde hükmü
ile uyuşmazlık arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı da ortadadır
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri karşısında;
Denizli Bölge İdare Mahkemesinin, görev yeri değişmemiş olan davacı
hakkında, geçici görevde iken görev yeri değiştirilen memurların yeni görev
yerinin aylığına geçici görevin bitiminde hak kazanacakları yolundaki
hükümden hareketle ve ödemeyi yapan idarenin açık hataya düştüğü
gerekçesiyle ilgiliden fazla ödendiği ileri sürülen meblağı her zaman geri
isteyebileceği sonucuna ulaşmış olmasının hukuka uygun düşmediği açıktır.
Dolayısıyla,
davacının kazandığı sınav nedeniyle gelir uzmanı olarak atandığı sırada, hizmetiçi eğitim kursunda olması ve anılan kursun atama
tarihinden sonra da devam etmesi, kadro karşılığı olan gelir uzmanı
aylığını almasına engel teşkil etmez. Bu bakımdan; haksız ve yersiz olarak
fazladan ödendiği ileri sürülerek 2.265,79TL tutarındaki meblağın geri
istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, iptali
gerekirken; davanın, uyuşmazlığın çözümüyle ilgisi bulunmayan gerekçelerle
reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan
nedenlerle, Denizli Bölge İdare Mahkemesinin 23.11.2009 gün ve E:2009/640,
K:2009/711 sayılı kararının niteliği itibarıyla yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51 'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:
Dava;
Denizli Defterdarlığı Serinhisar Malmüdürlüğünde memur olarak görev
yapmakta iken Gelir Uzmanı olarak atanan davacıya haksız ve yersiz olarak
fazladan ödendiği iddia edilen 2.265,79 TL tutarındaki meblağın geri
istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Denizli İdare Mahkemesi hakimi tarafından verilen 15.5.2009 günlü, E:2008/28,
K:2009/361 sayılı kararla; Danıştay İçtihatları Birleştirme
Kurulunun 22.12.1973 günlü, K:1973/14 sayılı kararından söz edilerek
ödemede açık hata halinin mevcut olmadığı, hatalı ödemenin ise ancak dava
açma süresi içinde geri alınabileceği, işlemin tesis edildiği Eylül ayından
önceki dönemlerde ( Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ) yapılan fazla ödemelerin
dava açma süresi içerisinde ve en son Temmuz ayında geri istenilmesi mümkün
iken, bu süre geçirildikten sonra Eylül ayında tesis edilen işlemle artık
geri alınamayacağı gerekçesiyle işlem iptal edilmiş; itiraz üzerine davaya
bakan Denizli Bölge İdare
Mahkemesi'nin 23.11.2009 günlü, E:2009/640, K:2009/711 sayılı kararıyla
da, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 62, 147, 165, 167 ve 170 inci
maddelerinin hükümlerine yer verildikten sonra, geçici görevde iken görev
yeri değiştirilen memurların yeni görev yerinin aylığına yeni görevlerine
başladıkları tarihten itibaren hak kazanacaklarına vurgu yapılmak suretiyle
idarenin davacıya kursta iken Gelir Uzmanı maaşı ödemekle açık hataya
düştüğü, dolayısıyla fazla ödemeyi her zaman geri alabileceği gerekçesiyle
itiraz kabul edilerek, tek hakim tarafından verilen karar bozulmuş ve dava
reddedilmiş; davacı tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu da
reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Denizli Bölge İdare
Mahkemesi'nin 23.11.2009 günlü, E:2009/640, K:2009/711 sayılı
kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek kanun yararına bozulmasının
istenilmesi üzerine Danıştay Başsavcılığı "yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade eden"
sözkonusu kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını
istemektedir.
2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 51.
maddesinde, "1. Bölge idare mahkemesi kararları ile idari
ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece
mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade
edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden
başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir.
2.
Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu
bozma
kararı, daha önce kesinleşmiş
olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
3.
Bozma kararının bir örneği ilgili Bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de
yayımlanır." hükmü yer yer almaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda;
davacının İzmir Mesleki Eğitim Kursuna yoklama memuru statüsünde gittiği ve
memur maaşını almaya devam ettiği tartışmasızdır. Dolayısıyla bu statüde
iken maaşı ödenmekte olan davacıya, kurs sırasında girdiği sınav sonucunda
Gelir Uzmanı olarak atanmaya hak kazanması nedeniyle atandığı 29.1.2007
tarihi itibariyle Gelir Uzmanı kadrosunun aylık ve varsa diğer özlük
haklarının da aynen ödenmesi gerekmektedir.
Zira;
ilgilinin memur statüsünde geçici görevle gönderildiği kursun Gelir Uzmanı
kadrosuna atandığı tarihte bitmemiş olması, diğer bir anlatımla atama
tarihinden sonra yaklaşık 4 ay daha devam etmiş olmasının, davacının yeni
atandığı kadronun mali haklarını atama tarihi itibariyle almasına engel
olduğu sonucunu doğuracak herhangi bir hüküm 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununda bulunmamaktadır. Nitekim Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının
12.2.2007 günlü, 011821 sayılı yazısında, Gelir Uzmanlığı Özel Sınavını
kazananların geçici görev sürelerinin bitimi beklenilmeksizin atama ve
göreve başlayış işlemlerinin yapılması gerektiği bildirilmiştir.
Davacının
Gelir Uzmanı olarak ataması yapıldıktan sonra kendisine ödenen meblağ, o
kadronun karşılığı olduğundan, gerek dava konusu işlemin iptali ile
sonuçlanan tek hakim kararında, gerekse Bölge
İdare Mahkemesi kararında sözü edilen Danıştay İçtihatları Birleştirme
Kurulu kararının bu olayın çözümünde ele alınmasını gerektirecek bir hukuki
zemin benzerliği bulunmamaktadır. Bu nedenle burada bir "açık
hata"nın varlığı ya da yokluğu tartışmasına girilmesine ve iptal
hükmünün; davacının hakkı olan maaşın hatalı bir ödeme gibi ele alınarak 60
günlük dava açma süresinin geçirilmesi gibi bir gerekçeye dayandırılmasına
da gerek bulunmamaktadır.
657
sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62. maddesinde, ilk defa veya yeniden
yahut yer değiştirme suretiyle atanan memurların görev yerine hareket ve
işe başlamaya ilişkin uymak zorunda oldukları azami süre düzenlenmiştir. Bu
süre, aynı yerde göreve atananlar için tebliğ gününü, başka yerdeki
görevlere atananlar için, yine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde
o yere hareket ederek belli yol süresini izleyen iş gününü göstermektedir.
Bu maddedeki, atamalarda görev yerine hareket ve işe başlamaya ilişkin
hükümlerin, atama işlemlerinin yapılmasıyla ve atama onayının ilgiliye
tebliği ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla olayda başka bir göreve
atanmamış olup, görevde yükselme suretiyle sadece görev unvanı değişmiş
bulunan ilgiliye yapılan ödemenin geri istenilmesinin hukuka aykırı olduğu
iddiasıyla açılan bir davada bu hükmün uyuşmazlığı çözümleyici bir yönü
yoktur.
Anılan
Kanun'un 147. maddesinde, deyimler başlığı adı altında memurlara değişik
adlarla yapılan çeşitli ödemeler tanımlanmıştır. 165. madde açıktan
atamada, 167. madde ise derece değişikliğinde aylığa hak kazanma ile ilgili
hükümler içermekte olup, bu maddelerin de uyuşmazlığın çözümü ile herhangi
bir ilgisi bulunmamaktadır.
Aynı
Kanun'un 170. maddesinde; kanuni izinlerin kullanılması sırasında veya
geçici bir görevde iken asıl görev yeri değiştirilen memurların
aylıklarının, izin veya geçici görevin sona ermesine kadar eski görev
yerlerinde kadro tasarrufundan ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm,
esasen bu gibi hallerde maaşın ödeme yerini göstermektedir. Davacının görev
yerinin değişmediği, yapılan atama işlemiyle sadece unvanının değiştiği gözönüne alındığında bu madde hükmü ile uyuşmazlık
arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı da ortadadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri karşısında Denizli
Bölge İdare Mahkemesi'nin, görev yeri değişmemiş olan davacı hakkında,
geçici bir görevde iken görev yeri değiştirilen memurların yeni görev
yerinin aylığına geçici görevin bitiminde hak kazanacakları yolundaki
hükümden hareketle ve ödemeyi yapan idarenin açık hataya düştüğü
gerekçesiyle ilgiliden fazla ödenen meblağı her zaman geri isteyebileceği
sonucuna ulaşmış olmasının hukuka uygun düşmediği açıktır.
Dolayısıyla, davacının
kazandığı sınav nedeniyle gelir uzmanı olarak atandığı esnada, hizmetiçi eğitim kursunda olması ve anılan kursun atama
tarihinden sonra da devam etmesi, kadro karşılığı olan gelir uzmanı
aylığını almasına engel teşkil etmez.
Bu
durumda haksız ve yersiz olarak fazladan ödendiği görüşüyle 2.265,79 TL
tutarındaki meblağın geri istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık
bulunmadığından iptali gerekirken, davanın uyuşmazlığın çözümüyle ilgisi
bulunmayan gerekçelerle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında
hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Denizli Bölge İdare Mahkemesince verilen 23.11.2009 günlü,
E:2009/640, K:2009/711 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın
birer suretinin Danıştay Başsavcılığına, Maliye Bakanlığına, davacıya ve
Serinhisar Kaymakamlığına gönderilmesine
ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına,
30.3.2011 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.
|