|
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1371
Karar
No: 2011/3796
YARGITAY İLAMl
Davacı Burhan Türkay ile Nüfus
Müdürlüğü arasındaki davada Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve
Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 26/1/2010
gün ve 2009/391-2010/13 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve
Hukuk-2010/332364 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Burhan Türkay’ın,
davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, velayeti altında bulunan
kızının “Leman” olan isminin “Lara
Leman” olarak değiştirilmesini istediği, Antalya
6. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan hükmü ile davanın kabulüne karar
verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak, dosyada bulunan
nüfus kayıt örneğinde de açıkça belli olduğu şekilde daha önce de Antalya
4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/4/1997 tarih ve
1997/286 esas 1997/358 karar sayılı hükmü ile küçüğün “Lemay”
olan isminin “Leman” olarak değiştirilmesine
karar verildiği anlaşılmaktadır.
29/4/2006 tarih ve 26153
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanununun “Nüfus davaları” kenar başlığını taşıyan 36.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Aynı konuya ilişkin olarak
nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” hükmüne yer
verilmiştir.
5490 sayılı Kanunun anılan
hükmü uyarınca bir kişinin adına ilişkin kaydın ancak bir kez
düzeltilebileceği gözönünde bulundurularak, daha
önce adı mahkeme kararı ile tashih edilmiş olan Leman’ın
adının ikinci kez tashihine karar verilmesi, yine 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun 27. maddesi uyarınca isim düzeltilmesine dair hükmün ilan
edilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması usul ve yasaya
aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1372
Karar
No: 2011/3797
YARGITAY İLAMl
Davacı İmam Yırtıcı ile davalı Nüfus Müdürlüğü
arasındaki davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve
Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 2/5/2008
günlü ve 2008/183-226 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve
Hukuk-2010/332365 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı İmam Yırtıcı’nın 1/4/2008 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada
velayeti altında bulunan kızı Nesibe’nin 6/9/1992 olan doğum tarihinin ay
ve günü baki kalmak kaydıyla 1991 olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece
davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
İncelenen dosyada mevcut Gaziantep Av. Cengiz Gökçek
Devlet Hastanesi’nin 2/4/2008 tarihli sağlık
kurulu raporunda kemik grafileri ve nasiyeyi haline göre küçük Nesibe’nin 15 yaşın sonunda
olduğu belirtildiği halde Mahkemece Nesibe’nin duruşmada izlenen dış
görünümüne göre yaşının 16-17 olabileceğinin müşahade
edildiği gerekçesi ile bilimsel verilere dayanan ve aksi ispatlanamayan
heyet raporuna aykırı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1373
Karar
No: 2011/3798
YARGITAY İLAMl
Davacı İhsan Koç ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Ovacık (Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 17/7/1979
günlü ve 1978/85-1979/60 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/1/2011 gün ve
Hukuk-2010/332367 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Ovacık (Tunceli) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/9/1978 tarih ve 1978/102 sayılı davanamesi
ile davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, doğum tarihi 1/10/1959
olan İhsan Koç’un doğum tarihinin doktor raporuna uygun şekilde 1/10/1963
olarak düzeltilmesinin istendiği, mahkemece adı geçenin yaşının ay ve gün
baki kalmak kaydıyla 1963 olarak tashihine karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosyadan, İhsan Koç’un, nüfusa 16/11/1962 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Bir
kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde, doğum
tarihinin 1/10/1963 olarak düzeltilmesi nüfus
kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir.
Hakim, nüfus
kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında
çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara
yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve
kanuna aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1376
Karar
No: 2011/3801
YARGITAY İLAMl
Davacı Engin Çalışkan ve Şahzelim
Çalışkan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye
Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş
bulunan 30/7/2009 günlü ve 2009/68-2009/227 sayılı
kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1555 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacılar Engin Çalışkan ve Şahzelim
Çalışkan’ın davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtıkları davada, davacıların
müşterek çocukları İbrahim’in adının İbrahim Efe olarak düzeltilmesini
istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt
düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya
görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması
zorunludur. İncelenen dosyadan, kararın davalı Nüfus Müdürlüğü
temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü
dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1377
Karar
No: 2011/3802
YARGITAY İLAMl
Davacı Hülya Türkseven vekili
ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 16/7/2009 günlü ve 2008/251-2009/204 sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1556 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Hülya Türkseven
vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin
soyadının Türksever olarak düzeltilmesini talep
ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt
düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürü veya
görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması
zorunludur. İncelenen dosyadan kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin
yokluğunda verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü
dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1378
Karar
No: 2011/3803
YARGITAY İLAMl
Davacı Zafer Karaboğa vekili
ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 8/10/2009 günlü ve 2008/365-2009/305 sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1557 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar
okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Zafer Karaboğa
vekilinin davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı, davacının eşi Mukadder Karaboğa’nın da katılımının sağlandığı davada,
davacıların müşterek çocukları Halil İbrahim Oğulcan’ın adının Oğulcan
olarak düzeltilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar
verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt
düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya
görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması
zorunludur. İncelenen dosyadan 8/10/2010 tarihli
duruşmada kararın davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verildiği
anlaşılmıştır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü
dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1379
Karar
No: 2011/3804
YARGITAY İLAMl
Davacı Gül Gouzel ile davalı
Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 4/6/2009 günlü ve 2008/373-2009/152 sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve Hukuk-2011/1558 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Gül Gouzel vekilinin
davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, müvekkilinin soyadının Moustafina olarak düzeltilmesini talep ettiği,
mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt
düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürü veya
görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması
zorunludur. İncelenen dosyadan, kararın davalı Nüfus Müdürlüğü
temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü
dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2011/1380
Karar
No: 2011/3805
YARGITAY İLAMl
Davacı Hülya Saraçoğlu ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12/11/2009
günlü ve 2009/60-2009/349 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2011 gün ve
Hukuk-2011/1559 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY
KARARI
Davacı Hülya Saraçoğlu’nun
davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını
kazanmadan önce İuliana Raluca
olan adının evlenirken nüfus kayıtlarına Hülya olarak geçtiğini, aynı
zamanda Romanya vatandaşı olması nedeniyle sorunlar yaşadığını belirterek,
adının İuliana Raluca
olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar
verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmüne göre, kayıt
düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya
görevlendireceği Nüfus Memuru huzuru ile görülüp karara bağlanması
zorunludur.
İncelenen dosyadan kararın davalı Nüfus Müdürlüğü
temsilcisinin yokluğunda verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin açıklanan Yasa hükmü
dikkate alınmadan, nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak
hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 22/3/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|