|
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2010/12141
Karar No: 2011/691
YARGITAY İLAMI
DavacıÜmit Can ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12.03.2008 günlü ve 2007/109-2008/22 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2010 gün ve Hukuk-2010/248445 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup
gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı
Ümit
Can'ın,
davalı
Nüfus
Müdürlüğü
aleyhine açtığı
davada, 1989 olan doğum tarihinin 1991 olarak düzeltilmesini
istediği,
mahkemece davanın
kabulü
ile davacının
09.09.1989 olan doğum tarihinin gün ve ayı
baki kalmak kaydıyla
09.09.1992 olarak tashihine karar verildiği ve hükmün
temyiz edilmeksizin kesinleştiği; Gürpınar İlçe Nüfus Müdürlüğünün 15.04.2008 tarihli ihbar dilekçesi
üzerine
doğum
tarihinin düzeltilmesine
karar verilen Ümit
Can ile aynı
anneden doğduğu
anlaşılan
kardeşi
01.09.1992 doğumlu
Gögercin Can arasında düzeltilen
doğum
tarihine göre
8 (sekiz) günlük
bir zaman farkının
olduğunun
farkına
varılması üzerine,
anılan
Mahkemenin 10.06.2008 tarihli ek kararıyla bu kez davacının
doğum
tarihinin gün
ve ayı
değiştirilmek
suretiyle 01.01.1992 olarak tashihine karar verildiği, bu ek kararın
da temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gürpınar
Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2008 tarihli hükmü
ile doğum
tarihinin düzeltilmesine
karar verilen Ümit
Can ile aynı
anneden doğduğu
anlaşılan
kardeşi
01.09.1992 doğumlu
Gögercin Can arasında düzeltilen
doğum
tarihine göre
8 (sekiz) günlük
bir zaman farkı
mevcut olup, bu süre
içerisinde
bir kadının
iki kez doğum
yapması
tıbben
mümkün
görülmemektedir.
Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin
nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Diğer taraftan; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 455. maddesinde "Hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri ilamın tavzihini ve tenakuzun ref’ini
isteyebilir." hükmü mevcuttur.
Buna
göre, açık olmayan veya çelişik fıkralar kapsayan hükümlerin açıklanması istenebilir. Hakim, verdiği hüküm ile bağlıdır. Sonradan hükmün yanlış olduğu kanısına varsa dahi, hüküm temyiz edilip bozulmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe değiştirilemeyeceği gibi, unutulan bir hususun tefhimden sonra
tamamlanması da mümkün değildir. Hükümlerin tavzihi bunun bir istisnası olarak kabul edilemez.
Buna
göre mahkemenin
10.06.2008 tarihli ek kararıyla HUMK.nun
455. maddesine aykırı olarak hükümlerin tavzihi yoluyla ilk kararında 09.09.1992 olarak düzeltilen doğum tarihinin ek kararla değiştirilip 01.01.1992 yapılmış olması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi
gereğince sonuca etkili
olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|