|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2010/6 (Değişik İşler)
Karar Sayısı : 2011/1
Karar Günü : 26.1.2011
DAVACI : Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI : İlk
Parti
DAVANIN KONUSU : İlk Parti’nin kendiliğinden dağılma halinin ve buna
bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespiti istemidir.
I- İDDİANAME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 8.12.2010
günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/3 sayılı iddianamesi
şöyledir:
“A-
DAVANIN KONUSU
Davalı siyasi parti
15/09/2008 tarihinde 34 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilik kazanmıştır.
Parti tüzel kişilik
kazanmasından başlayarak iki yıl içinde ilk büyük kongresini toplamamış ve
zorunlu organlarını oluşturmamıştır.
B- DAVA İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER
Davayla ilgili olarak
Anayasa ve diğer yasalarda yer alan hükümler şu şekildedir:
a) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Madde 68/3: “Siyasi partiler önceden izin almadan kurulurlar
ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.”
Madde 69/4: “Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin
olarak karara bağlanır.”
Madde 69/son: “Siyasi partilerin kuruluş
ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasi partilerin ve adayların
seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla
düzenlenir.”
b)
2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası
Madde 3: “Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlara uygun
olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve
programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık
propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir
Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması
amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan
tüzelkişiliğe sahip kuruluşlardır.”
Madde 5/2:
“Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde, önceden izin almaksızın
serbestçe kurulurlar.”
Madde 8/3: “Siyasi partiler, bildiri ve belgelerin, İçişleri
Bakanlığına verilmesiyle tüzel kişilik kazanırlar.”
Madde 14/6: “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler
içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.”
Madde 14/7: “...Parti kurucuları ilk büyük kongreyi, partinin
tüzelkişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak
zorundadırlar.”
Madde 121: “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve
dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan
hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.”
c)
4721 Sayılı Türk Medeni Yasası
Madde 87 : “Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden
sona erer:
1. Amacın gerçekleşmesi,
gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi,
2. İlk genel kurul
toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların
oluşturulmamış olması,
3. Borç ödemede acze düşmüş
olması,
4. Tüzük gereğince yönetim
kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi,
5. Olağan genel kurul
toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.
Her ilgili, sulh hâkiminden,
derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitini isteyebilir.”
d)
5253 Sayılı Dernekler Yasası
Madde 36: “...Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721
sayılı Türk Medeni Kanununun hükümleri uygulanır.”
C) DEĞERLENDİRME
2820 Sayılı Siyasi Partiler
Yasasının 14/7. maddesi uyarınca “Parti kurucuları ilk büyük kongreyi,
partinin tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak
zorundadırlar.”
Davalı parti tüzüğünde ilk
büyük kongrenin toplanma zamanı ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
2820 sayılı Yasanın 121.
maddesinin atfı nedeni ile, derneklerin sona erme hallerini düzenleyen 4721
sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 87. maddesinin 2. bendi uyarınca “İlk genel
kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu
organların oluşturulmamış olması” kendiliğinden sona erme hallerinden biridir.
Davalı parti tüzel kişilik
kazandığı 15/09/2008 tarihinden bu yana iki yılı aşkın bir süre geçtiği
halde ilk büyük kongresini yapmamış ve zorunlu organlarını oluşturmamıştır.
KANITLAR
a) Parti kuruluş belgeleri.
b) Parti tüzüğü.
c) Siyasi parti sicil özeti.
D) SONUÇ ve İSTEM
Davalı İlk Partinin, 2820
sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/7. fıkrasının son cümlesi ve 121.
maddesi, Dernekler Yasasının 36. maddesi aracılığıyla Türk Medeni Yasası'nın
87. maddesinin 2. bendi uyarınca süresinde ilk büyük kongresini yapmaması
ve zorunlu organlarını oluşturmaması nedeni ile kendiliğinden dağılma halinin
ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar
verilmesi iddia ve talep olunur.”
II- İNCELEME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi,
konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve Yasa kuralları ile diğer belgeler
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı, İlk Parti’nin tüzelkişilik kazandığı 15.9.2008
tarihinden sonra iki yıl içinde yapması gereken ilk büyük kongresini
yapmadığını ve zorunlu organlarını oluşturmadığını ileri sürerek
kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona
erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
2820
sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında siyasi
partilerin en yüksek organının büyük kongre olduğu, yedinci fıkrasının
üçüncü cümlesindeParti kurucularının ilk büyük kongreyi, partinin tüzelkişilik
kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplamak zorunda oldukları
belirtilmiştir.
Parti Tüzüğü’nün “Kurultayın Görev ve Yetkileri” başlıklı 53. maddesinde de,
Büyük Kurultayın, partinin en yüksek karar organı olduğu belirtildikten
sonra, görev ve yetkilerinin başında “Parti
Genel Başkanını, Partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu asıl ve yedek
üyelerini, Merkez Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyelerini seçmek”
olduğu belirtilmiştir.
Buna
göre, 15.9.2008 tarihinde tüzelkişilik kazanmış bulunan Parti’nin,
15.9.2010 tarihine kadar büyük kongresini yapması gerektiği, yapmadığı için
de zorunlu organlarını oluşturamadığı anlaşılmaktadır.
İddianameye karşı diyeceklerinin sorulması üzerine
Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi partinin kendiliğinden
dağılma ve hukuki varlığını sona erdirme istemine katıldıklarını
açıklayarak iddianamede ileri sürülen hususları kabul etmiştir.
Siyasî Partiler Kanunu’nun 121. maddesinin birinci
fıkrasında, “Türk Kanunu Medenîsi ile
Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu
kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasî partiler hakkında da uygulanır”
denilmektedir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda
konuyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş, 36. maddede bu Yasa’da hüküm
bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kurallarının
uygulanacağı öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun
87. maddesinde, kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi,
ilk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve
zorunlu organlarının oluşturulmamış olması, Tüzük gereğince yönetim
kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi, olağan genel kurul toplantısının
iki defa üst üste yapılmaması gibi durumlar derneğin kendiliğinden sona
ermesi nedeni olarak sayılmıştır.
Davalı Parti’nin tüzelkişilik kazandığı 15.9.2008
tarihinden sonra iki yıl içinde yapması gereken ilk büyük kongresini
yapmadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı anlaşıldığından, İlk
Parti’nin dağılmış sayılarak hukuki varlığının sona erdiğine karar
verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan, 2820 sayılı Yasa’nın 110. maddesinde, “Kapanan bir siyasi partinin malları,
büyük kongre toplanma yeter sayısının salt çoğunluğunun oyu ile alacağı bir
karar üzerine, bir diğer siyasi partiye veya başka bir parti ile birleşmek
için kapanma kararı alınmışsa, birleşeceği partiye, ilgili partinin de
kabul etmesi şartıyla devredilebilir. Aksi halde kapanan siyasi parti
malları Hazineye geçer” denilmektedir. Bu durumda, tüzelkişiliği sona
eren Parti’nin mallarının Hazine’ye geçirilmesi gerekir.
III- SONUÇ
1- 7.5.2010
günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli
düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön
meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel
bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah
OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI’nın,
gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları
ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İlk Parti’nin kendiliğinden
dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin
tespitine karar verilmesi istemine ilişkin 8.12.2010 günlü, C.02.0.CBS.0.01.02.03/3 sayılı İddianamesi ve ekleri,
konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve yasa kuralları incelendi, gereği
görüşülüp düşünüldü;
a- İlk Parti’nin,
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi yollamasıyla 4721
sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 87. maddesi gereğince dağılmış sayılarak
hukuki varlığının sona erdiğine,
b- Parti’nin
tüm mallarının, 2820 sayılı Yasa’nın 110. maddesinin birinci fıkrası
uyarınca Hazine’ye geçmesine,
c- Gereğinin yerine
getirilmesi için karar örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na
gönderilmesine,
OYBİRLİĞİYLE,
26.1.2011 gününde karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
|
|
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Alparslan ALTAN
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
|
|
|
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
|
|
|
|
|