|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2008/37
Karar Sayısı: 2010/116
Karar Günü: 16.12.2010
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onbirinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 27.12.2005 günlü, 5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanunu’nun 32. maddesinin (d) fıkrasının, Anayasa’nın 87.,
88., 161. ve 162. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Ek ödemenin eksik yapıldığı ileri sürülerek
bu ödemeye esas işlemlerin iptali ve eksik ödenen tutarların yasal faiziyle
birlikte tazmini için Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’na karşı açılan
davada, idari işlemin dayanağını oluşturan itiraz konusu kuralın Anayasa’ya
aykırı olduğu kanısına varan mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II-
İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe
bölümü şöyledir:
“Ankara Doktor Abdurrahman Yurtasları Onkoloji
Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman doktor ve baştabip yardımcısı olarak
görev yapan Haluk Dervişoğlu tarafından, Sağlık Bakanının oluru ile
1.1.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan “Sağlık
Bakanlığına Bağlı İkinci ve Üçüncü Basamak Sağlık Kurumlarında Görevli
Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönerge”nin
4. maddesinin, “Serbest Meslek Katsayısına” ilişkin (r) bendinin, 8.
maddesinin B/b bendinde yeralan, mesleğini serbest olarak icra eden
baştabip yardımcılarına ilişkin Net Performans Puanı hesaplama formülünün,
Yönergeye ekli Ek-1 sayılı Tabloda serbest çalışan uzman tabipler için
öngörülen (3,5) tavan ek ödeme tutarına esas katsayının, Eğitim Hastaneleri
Kadro-Unvan Katsayılarını düzenleyen Ek-3 sayılı Tabloda uzmanlar için
öngörülen (1.35) katsayısının ve bu düzenlemelere dayanılarak tarafına
eksik ek ödeme yapılmasına dair işlemlerin iptali ile 1.1.2006 tarihinden
itibaren eksik ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte tazminine karar
verilmesi istemiyle Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığına karşı açılan
davaya ait dosya incelenerek gereği görüşüldü:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 87.
maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
belirtilirken, bütçe kanun tasarısını görüşmek ve kabul etmek dışında diğer
kanunları koymak, değiştirmek ve kaldırmak biçiminde bir ayrım yapılmış;
88. maddesinde kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde
görüşülme usul ve esaslarının iç tüzükle düzenleneceği belirtilmişken;
bütçenin görüşülme usul ve esasları, Anayasanın 162. maddesinde hüküm
altına alınmış; 89. maddesinde de Cumhurbaşkanına Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilen diğer yasaların aksine bütçe yasalarını bir daha
görüşülmek üzere Meclise geri gönderme yetkisi tanınmamıştır.
Görüldüğü üzere Anayasada bütçe yasalarını diğer
yasalardan ayrı tutan bir düzenleme yapılmış olup, birbirinden tamamen ayrı
ve değişik olarak düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu
olarak, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe yasası
ile düzenlenmesine veya herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasası
ile değiştirilmesine ve kaldırılmasına olanak bulunmamaktadır.
Anayasanın 161. maddesinin son fıkrasında “Bütçe
kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” kuralı
yer almıştır. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, bütçe yasaları
diğer yasalardan ayrı olması sebebiyle, bir yasa kuralı nasıl aynı
nitelikteki bir yasa kuralıyla değiştirilebilirse, bütçe yasaları da aynı
biçimde hazırlanmış ve kabul edilmiş bir bütçe yasası ile değiştirilebilir.
“Bütçe ile ilgili hükümler” deyiminin; mali nitelikteki hükümler değil,
bütçenin uygulanmasıyla ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı veya yasa konusu
olabilecek yeni bir kuralı kapsamamak koşuluyla açıklayıcı hükümler olarak
anlaşılması zorunludur.
Bir yasa kuralının bütçeden harcamayı ya da bütçeye
gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, onun bütçeyle ilgili
hükümlerden sayılmasını gerektirmemektedir. Anayasanın 161. maddesindeki
anılan kuralla, bütçe yasalarını kendi yapısına yabancı hükümlerden
ayıklamak, bütçe kavramı dışında kalan konulara bütçe yasalarında yer verilmemesini
sağlamak amaçlanmıştır.
Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi kararlarında da
belirtildiği üzere, döner sermayeli işletmelerin kuruluş ve işleyişlerinin
ancak yasa ile düzenlenmesi zorunludur.
Nitekim 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev
Esaslarına İlişkin Kanunun 40. maddesinde; “Bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar
ihtiyaç halinde döner sermaye işletmeleri kurabilirler. Döner sermaye
işletmelerinin kurulması, sermayesi, işleyiş ve denetimi ile ilgili esas ve
usuller kanunla düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
Belli bir konu için döner sermayeli bir devlet işletmesi
kurulması, sermayesinin oluşturulması, işlemlerinin ve kârlarının hangi
kurallara bağlanması gibi konuların bütçe ile ilgili yönü olmayıp yasalarla
düzenlenmesinin zorunlu olduğunda kuşku yoktur, işin bütçe ile ilgili yönü,
sadece sermayesinin oluşması için bütçeden ödenek ayrılmasının veya
kârlarının bir bölümünün ya da tümünün bütçeye devrinin yasada öngörülmesi
hallerinde, yasada belirtilen ödenek miktarlarının bütçeye konulmasından ve
gelir bütçesinde yer alacağı tertibi göstermekten ibarettir.
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık
Kurumları ile Esenlendirme
(Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun ile
Sağlık Bakanlığı kurum ve hastaneleriyle, rehabilitasyon merkezlerinde
döner sermaye işletmesi kurulmuş ve Kanun 5. maddesinin değişik üçüncü
fıkrası ve devamında, personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye
gelirlerinden, o birimde görevli personele belirli oranlarda ek ödeme
yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Buna karşılık, 5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanununun 32. maddesinin (d) fıkrasında “4.1.1961 tarihli ve
209 sayılı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen hükümleri
aşağıdaki şekilde uygulanır.” denilmek suretiyle, personelin katkısıyla
elde edilen döner sermaye gelirlerinden, personele yapılacak ek ödemelerin
oran, usul ve esasları değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Dava konusu “Sağlık Bakanlığına Bağlı İkinci ve
Üçüncü Basamak Sağlık
Kurumlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme
Yapılmasına Dair Yönerge” 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 32.
maddesinin (d) fıkrasına dayanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuş
bulunmaktadır.
Buna göre bakılan uyuşmazlıkta uygulanacak kural
niteliğinde bulunan 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 32. maddesinin
(d) fıkrası ile yasa konusu olan hususlar düzenlenerek yürürlükteki 209
sayılı Kanunun 5. maddesi hükümlerine aykırı ve değişiklik yapar nitelikte
düzenlemeye gidilmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle ve bir davaya bakmakta olan
mahkemenin, o dava sebebiyle uygulanacak bir Kanunun Anayasaya aykırı
olduğu kanısına götüren görüşünü açıklayan kararı ile Anayasa Mahkemesine
başvurmasını gerektirdiğini düzenleyen 2949 sayılı Kanunun 28. maddesinin
2. fıkrası gereğince, 5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun
32. maddesinin (d) fıkrasının, Anayasanın 87., 88., 161. ve 162.
maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle Anayasa Mahkemesine
başvurulmasına, dosyada bulunan belgelerin onaylı bir örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine 12.12.2007 gününde oybirliği ile
karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A-
İtiraz Konusu Yasa Kuralı
27.12.2005 günlü, 5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanunu’nun 32. maddesinin itiraz konusu (d) fıkrası şöyledir:
“d) 4.1.1961 tarihli
ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen
hükümleri aşağıdaki şekilde uygulanır:
Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye
gelirlerinden, döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan
memurlar ile bu kurum ve kuruluşlarda 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı
Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline, mesai
içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum
ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri
de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usulleri;
personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı,
performansı, serbest çalışıp çalışmaması ile muayene, ameliyat, anestezi,
girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi
unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık
Bakanlığınca belirlenir.
Yukarıdaki paragrafta yer alan hükme göre
personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir
ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık
(ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve
görev tazminatı hariç) toplamının, pratisyen tabip ve diş tabiplerinden
serbest çalışanlara yüzde 250’sini, serbest çalışmayanlara yüzde 500’ünü,
uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda bu Tüzük
hükümlerine göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerinden serbest
çalışanlara yüzde 350’sini, serbest çalışmayanlara yüzde 700’ünü, serbest
çalışmayan klinik şef ve şef yardımcılarına yüzde 800’ünü, diğer personele
ise yüzde 150’sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak
yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz,
ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi özellikli
hizmetlerde çalışan personel için yüzde 150 oranı, yüzde 200 olarak
uygulanır. 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen
sağlık personeline yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı
unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali sağlık personeli
esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme, hiçbir şekilde
emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez.
Personelin katkısı ile elde edilen döner sermaye
gelirlerinden, o birimde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı,
ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında, ilgili birimin cari yıldaki
döner sermaye gelirinin yüzde 50’sini, birinci basamak sağlık
kuruluşlarında ise, ilgili birimin cari yıldaki döner sermaye gelirinin
yüzde 65’ini aşamaz.
Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmeleri,
sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun
teşvik edilmesi, sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi imkanlarıyla
karşılayamadıkları ihtiyaçların giderilmesi, eğitim, araştırma ve
geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, birinci basamak sağlık
kuruluşlarının desteklenmesi ve Bakanlık merkez teşkilatında görev yapan
memurlar ile sözleşmeli personele ek ödemede bulunulması amacıyla
Bakanlıkça yapılacak giderlere iştirak etmek için aylık gayrisafi
hasılattan aylık tahsil edilen tutarın yüzde 2’sini geçmemek üzere Sağlık Bakanlığınca
belirlenecek oranı Bakanlık Döner Sermaye Merkez Saymanlığı hesabına
aktarırlar. Bu hesapta toplanacak tutarların dağılım ve harcanmasına
ilişkin kriterler ile personele yapılacak ek ödemenin oran, esas ve
usulleri Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca
belirlenir. Personele yapılacak ek ödemenin tutarı, en yüksek Devlet memuru
aylığının (ek gösterge dahil) yüzde 200’ünü geçemez. Ek ödeme tutarı; görev
yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, çalışma süresi, personelin
sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterler ile
personele aylık ve özlük hakları dışında ilgili mevzuatına göre yapılan
diğer ilave ödemeler dikkate alınarak belirlenir. Merkez teşkilatında görev
yapan personele bu fıkra kapsamında yapılacak toplam ek ödeme, döner
sermaye işletmelerinden cari yılda aktarılan tutarın yüzde 50’sini geçemez
ve bu ödemeler gelir vergisine tabi tutulmaz.
2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre Sağlık
Bakanlığı merkez teşkilatı ve bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında
görevlendirilenler, aynı maddede belirtilen ilave ödemelerden yararlanmamak
kaydıyla, Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşunda görev
yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılır.
Birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin
geliştirilmesi ve bölgelerarası gelişmişlik farklarının giderilmesi
amacıyla, döner sermayeli işletmelerden uygun görülenlerin merkeze
aktaracağı payı yüzde 4’e kadar yükseltmeye Sağlık Bakanı yetkilidir.
24.11.2004 tarihli ve 5258 sayılı Kanun kapsamında, aile hekimliği
uygulamasına geçilen illerde, il sağlık müdürlüğü ve birinci basamak sağlık
hizmeti sunan kurum ve kuruluşlarda çalışan personele (aile hekimi ve aile
sağlığı elemanı olarak çalışanlar hariç) merkeze aktarılan yüzde 2 oranına
kadar olan paya ilave olarak alınacak paydan karşılanmak üzere Maliye
Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenecek esas ve
usullere göre ek ödeme yapılabilir. Merkeze aktarılan yüzde 2 oranına kadar
olan paya ilave olarak alınacak tutarlar, bu fıkrada belirtilen amaçlar
dışında kullanılamaz.
Döner sermayeli işletmelerin mali imkanı elverişli
olanlarından, mali durumu yetersiz olanlara karşılıksız veya borç olarak
kaynak aktarmaya Sağlık Bakanı yetkilidir.”
B-
Dayanılan ve İlgili GörülenAnayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 87., 88., 161. ve
162. maddelerine dayanılmış, 89. maddesi ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca,
Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet
ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket
APALAK ve Serruh KALELİ’nin katılımlarıyla 2.5.2008 gününde yapılan ilk
inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa
kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, bütçe yasalarının görüşülme usul
ve esaslarının diğer yasalardan ayrı olarak Anayasa’da gösterildiği, Bütçe
Yasalarına bütçeyle ilgili hükümler dışında hiçbir hükmün konulamayacağı,
bu nedenle ayrı bir yasayla düzenlenmesi gereken itiraz konusu kuralın
Anayasa’nın 87., 88., 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi
ileri sürülen gerekçelerle bağlı olmadığından, itiraz konusu kural ilgisi
nedeniyle Anayasa’nın 89. maddesi yönünden de incelenmiştir.
5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu’nun 32. maddesinin (d) fıkrasında, 209 sayılı Yasa’nın 5. maddesinin
ikinci fıkrasından sonra gelen hükümlerinin 1.1.2006 tarihinden itibaren
uygulanma şeklinin değiştirilerek, personelin katkısıyla elde edilen döner
sermaye gelirlerinden, o birimde görevli personele ek ödeme yapılması
hususunun, uygulanacak oranların ve ödemenin usul ve esaslarının yeniden
düzenlenmesi öngörülmüştür.
İtiraz konusu kuralın gerekçesinde de “sağlık kurumlarında döner sermaye
gelirlerinden yapılan ödemelerin hizmetin özelliğine uygun olarak belirli
bir standarda kavuşturulmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.”
denilmiştir.
Anayasa’nın 87. maddesinde Türkiye
Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri belirtilirken bütçe yasa tasarısını
görüşmek ve kabul etmek dışında diğer yasaları koymak, değiştirmek ve
kaldırmak biçiminde bir ayırım yapılmıştır. Bütçe yasalarını öteki
yasalardan ayrı tutan bu kural karşısında, herhangi bir yasa ile
düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe yasası ile düzenlenmesi veya
herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesi ve
kaldırılması olanaksızdır.
Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerinde
yasaların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde teklif, görüşme usul ve esasları
ile yayımlanması düzenlenirken bütçe yasalarının görüşme usul ve esasları
162. maddede ayrıca belirtilmiştir. Bu maddeyle bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde
ayrı bir yöntem kabul edilmiş, genel kurulda üyelerin gider arttırıcı veya
gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve Anayasa’nın 89.
maddesiyle de Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere
TBMM’ne geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan, Anayasa’nın 163.
maddesinde bütçede değişiklik yapılabilme esasları ayrıca düzenlenmiş,
Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma
yetkisi verilmemiştir.
Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve
değişik olarak düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu
olarak, olağan yasa konusuna giren bir işin, bütçe yasası ile düzenlenmesi,
değiştirilmesi veya kaldırılması olanaksızdır.
Anayasa’nın 161. maddesinin son
fıkrasında, “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir
hüküm konulamaz.” denilmektedir. Yasa konusu olabilecek bir kuralı
kapsamaması koşuluyla “bütçe ile
ilgili hükümler” ifadesi de bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını
kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler olarak değerlendirilmelidir.
Bir yasa kuralının bütçeden harcamayı
ya da bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, mutlak biçimde
“bütçe ile ilgili hükümlerden”
sayılmasına yetmez. Her yasada değişik türde gidere neden olabilecek
kurallar bulunabilir. Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin eğitim,
savunma, sağlık, yargı, tarım, ulaşım ve benzeri kamu hizmeti alanlarına
ilişkin yasaların bütçeyle ilgili hükümler içerdiği kabul edilirse, bu
konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması için de bütçe yasalarına hükümler
koymak yoluna gidilebilir. Oysa, bu tür yasa düzenlemeleri, bütçenin
yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi bulunmayan, Yasakoyucunun
başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik yöntemlerle
gerçekleştirmesi gereken yasama işlemleridir. “Bütçe ile ilgili hüküm”
sözcüklerine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu olağan bir
yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek, Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerini
bu tür yasalar yönünden uygulanamaz duruma düşürür.
Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş
amacı, bütçe yasalarında, bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek,
böylece bütçe yasalarını bütçeyle ilgili olmayan kurallardan uzak tutmak ve
kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.
5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu’nun 32. maddesinin itiraz konusu (d) fıkrası ile 209 sayılı Yasa’nın
5.maddesi değiştirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 5437 sayılı 2006 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanunu’nun 32. maddesinin itiraz konusu (d) fıkrası,
Anayasa’nın 87., 88., 89., 161. ve 162. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
VI- SONUÇ
1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler
yapılmadan, Mahkeme’nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin
incelenmesi sonucunda; Mahkeme’nin çalışmasına bir engel bulunmadığına,
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal
Mümtaz AKINCI’nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen
karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 27.12.2005 günlü, 5437 sayılı 2006 Yılı
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 32. maddesinin (d) fıkrasının
Anayasa’ya aykırı oluğuna ve İPTALİNE,
OYBİRLİĞİYLE,
16.12.2010 gününde karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
|
|
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
|
|
|
|
Üye
Alparslan ALTAN
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
|
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
|