|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas
Sayısı: 2010/66
Karar
Sayısı: 2010/91
Karar
Günü: 22.9.2010
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şanlıurfa İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:5.11.2008
günlü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 37. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının “Yönetmelik ile
belirlenen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan ilgili
tesisler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik
sertifikası düzenlenmesini müteakip kurulur ve faaliyete geçirilir.”
biçimindeki son cümlesinin, Anayasa’nın 5. ve 56. maddelerine aykırılığı
savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bir binanın çatı katına kurulan baz istasyonunun mühürlenmesi ve yapı durdurma tutanağı
düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz
konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için
başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
İptali istenilen cümlenin yer aldığı
Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 37. maddesi şöyledir:
“(1) Radyo ve televizyon yayınlarına ilişkin ilgili
kanununda belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla, Kurum düzenlemelerinde
belirtilen ve işletilmesi için frekans tahsisine ihtiyaç gösteren telsiz
cihaz veya sistemi kullanıcıları, telsiz kurma ile kullanma izni ve telsiz
ruhsatnamesi almak zorundadır. Bu kapsamdaki kullanıcılar telsiz cihaz veya
sistemlerini Kurum düzenlemeleri ve telsiz ruhsatnamesinde belirtilen
esaslara uygun olarak kurmak ve kullanmak mecburiyetindedirler.
(2) Telsiz
kurma ve kullanma izni ve telsiz ruhsatnamesi verilmesi, izin ve telsiz
ruhsatnamesinin süresi, yenilenmesi, değişikliği ve iptali ile ilgili usul
ve esaslar ile bu çerçevede öngörülen telsiz cihaz veya sistemlerinin kurulması,
kullanılması, nakli, işletme tipinin değiştirilmesi, devri ve hizmet dışı
bırakılmasında kullanıcıların tabi olacağı hususlar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Yetkilendirmeye tabi bulunmayan telsiz kurma ve kullanma izinleri en
fazla beş yıl için verilir. Süresi içerisinde yenilenmeyen telsiz kurma ve
kullanma izni ve telsiz ruhsatnamelerinde belirtilen cihaz ve sistemler
için tahsis edilen frekanslar iptal edilir. Kurum tarafından yetkilendirilmiş
olmak suretiyle telsiz hizmeti sunan işletmecilerin sistemlerine dahil telsiz cihazı kullanıcıları, telsiz kullanma izni
ve telsiz ruhsatnamesinden bu Kanunun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası
çerçevesinde muaftırlar.
(3) Kurum düzenlemelerinde
belirlenen ve işletilmesi için frekans tahsisine ihtiyaç duyulmayan özel
amaçlar için tahsis edilmiş frekans bantlarında ve çıkış gücünde çalışan
Kurumca onaylı telsiz cihaz ve sistemleri, herhangi bir telsiz kurma ve
kullanma iznine ve telsiz ruhsatnamesine ihtiyaç göstermeksizin
kullanılabilir.
(4) Ulusal ve uluslararası
kuruluşların belirlediği standart değerleri dikkate almak suretiyle telsiz
cihaz ve sistemlerinin kullanımında uyulacak elektromanyetik alan şiddeti
limit değerlerinin belirlenmesi, kontrol ve denetimleri münhasıran Kurum
tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu işlemler ile ilgili usul ve esaslar,
Sağlık Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığının görüşleri de dikkate
alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir. Yönetmelik ile belirlenen limit
değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan ilgili tesisler başkaca bir
işleme gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik sertifikası
düzenlenmesini müteakip kurulur ve faaliyete geçirilir.”
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve
ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu Yasa kuralı ve gerekçesi ile
diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine
göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir
kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı
görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi
olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya
yetkilidir. Ancak,
bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi
için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın
bulunması ve iptali istenen kuralın o davada uygulanacak olması gerekir.
Uygulanacak yasa kuralları ise, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan
sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde
etki yapacak nitelikteki kurallardır.
Çatı katına kurulan baz
istasyonunun mühürlenmesi ve yapı durdurma tutanağı düzenlenmesine ilişkin
işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkeme, Elektronik Haberleşme
Kanunu’nun 37. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan itiraz konusu
cümlenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
İtiraz konusu kural, telsiz cihaz ve sistemleri ile
ilgili tesislerin başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu tarafından güvenlik sertifikası düzenlenmesini müteakip
kurulacağını ve faaliyete geçirileceğini hükme bağlamaktadır.
İtiraz konusu kuralın yer aldığı maddede, telsiz
kurma izni ile telsiz ruhsatnamesi ve telsiz kullanımına ilişkin esasların
düzenlendiği ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna belirli görev ve
yetkiler verildiği görülmektedir. Telsizlerin yaydığı elektromanyetik
dalgaların insan sağlığına olumsuz etkide bulunmasını önlemek amacıyla bu
konudaki limit değerleri belirleme ve bu limit değerlere uyulup
uyulmadığının kontrol ve denetim görevi de bu kapsamda Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu’na verilmiştir. Elektromanyetik alan şiddeti limit
değerlerinin belirlenmesi ve buna ilişkin kontrol ve denetim işlemlerine
ilişkin usul ve esasların, Sağlık Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığının
görüşlerinin de dikkate alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür. İtiraz konusu kuralda ise limit
değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan tesislerin başkaca bir işleme
gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik sertifikası düzenlenmesini
müteakip kurulacağı ve faaliyete geçirileceği belirtilmiştir.
Yaydığı elektromanyetik dalgalar limit değerlere
uygun olan ve bu nedenle güvenlik sertifikası verilen telsiz cihaz ve
sistemleri ile ilgili tesislerin başkaca bir işleme gerek olmaksızın
kurulacağının ifade edilmesi, telsiz kurma izni bakımından başkaca bir
işleme gerek bulunmadığını amaçlamaktadır. İtiraz konusu kuralda yer alan
“başkaca bir işleme gerek kalmaksızın” ibaresi, mevzuatla diğer kamu kurum
ve kuruluşlarına verilen görevlerin yerine getirilmesine engel nitelik oluşturmamaktadır.
Bu anlamda, imar mevzuatı yönünden yapıların imar planlarına ve ruhsata uygunluğunun
denetimi konusunda belediyelere verilen görevlerin yerine getirilme
zorunluluğunun devam ettiği açıktır. Diğer bir deyişle, itiraz konusu
kural, yapı niteliği taşıyan telsizlerle ilgili tesisleri imar mevzuatı
yönünden alınması gerekli ruhsat ve izinlerden istisna tutmamaktadır.
Elektronik Haberleşme Kanunu’nun yasalaşma
sürecinde yaşanan gelişmeler de bu sonucu ortaya koymaktadır. Nitekim,
Kanun Tasarısının 65. maddesinde yer verilen “Elektronik haberleşme ile ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan
anten, dalga kılavuzu ve baz istasyonu ve bunların
fonksiyonel olarak müştemilatı niteliğindeki tesisler, yapının ruhsat eki
projelerinin değiştirmesini gerektiren bir işlem söz konusu değil ise, bu
Kanun hükümlerine ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliklere uygun olarak
kurulmak ve Kurumdan gerekli izin ruhsat veya sertifikalar alınmak şartıyla
3194 sayılı İmar Kanununa tâbi değildir” hükmü ile bu yapıların İmar
Kanununa tabi olmadıkları açık bir şekilde belirtilmiş iken söz konusu
maddenin TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunca “Elektronik haberleşme tesislerinin
kurulmasında uygulanacak yönteme ilişkin 65 inci madde(nin), 406 sayılı Kanun’un
muhafazasına ihtiyaç bulunan Ek 35 inci maddesi ile mükerrerlik teşkil
etmesi” gerekçesiyle kanun
tasarısından çıkartılması, yasal düzenlemede söz konusu tesislerin İmar
Kanunu’ndaki ruhsat ve izinlerden istisna tutulması amacının güdülmediğini
göstermektedir.
Konuya ilişkin Danıştay kararları da
incelendiğinde, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu
davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın benzeri uyuşmazlıklarda, itiraz
konusu kuralın yer aldığı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra da, yapı niteliği taşıyan baz
istasyonlarının imar mevzuatına tabi olduklarının ve bu anlamda ilgili
kurumların denetim yetkisinin varlığının Danıştayca kabul edilmeye devam
edildiği görülmektedir.
Bu çerçevede, çatı katına baz istasyonu kurulabilmesi için imar mevzuatında
öngörülen izin ve ruhsatların alınması zorunlu olup, itiraz konusu kuralın
bu izin ve ruhsat alma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı ve imar mevzuatı
ile ilgisinin bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, çatı katına
kurulan baz istasyonunun mühürlenmesi ve yapı
durdurma tutanağı düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan
davada Elektronik Haberleşme Kanununun 37. maddesinin (4) numaralı
fıkrasının son cümlesi, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta
olduğu davada uygulayacağı kural değildir.
İtiraz başvurusunun Mahkeme’nin
yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
IV- SONUÇ
5.11.2008 günlü, 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunu’nun 37. maddesinin (4) numaralı fıkrasının “Yönetmelik
ile belirlenen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan ilgili
tesisler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik
sertifikası düzenlenmesini müteakip kurulur ve faaliyete geçirilir.”
biçimindeki son cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin
bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümleye
ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 22.9.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
|
|
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
Üye
Serruh KALELİ
|
|
|
|
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
|
|
|
|
|