|
Yargıtay
14. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2010/11588
Karar No : 2010/12516
YARGITAY İLAMI
Mahkemesi: Osmaniye Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:
16/10/2007
Numarası: 2006/1149-2007/1070
Davacı:
HALİL ERSOY
Davalı:
TAHSİN ÜNAL
Davacı tarafından davalı
aleyhine 22/9/2006 gününde verilen dilekçe ile
haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesi ve ecrimisil tahsili istemleri ile açılan davanın yapılan
duruşması sonunda; vazgeçilmesi sebebiyle ecrimisil
isteminin reddine, bilirkişi raporunda gösterilen yerlere ait davacı tapu
kaydının iptali ile davalının 341 parseline ilavesi suretiyle tesciline
karar verilmiş 16/10/2007 günlü hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
23/9/2010 tarih ve 2010/201757 sayılı tebliğnamesi
ile HUMK'nun 427/6 maddesi uyarınca kanun
yararına bozulması istenilmiş olunmakla, dosya ve içerisindeki bütün
kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 340 parsel sayılı taşınmazda
paylı malik olduğunu, davalının 341 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu
ancak 340 parsele duvar çekerek ve taşkın ev yaparak elattığını
belirterek elatmanın kal suretiyle önlenmesine, 5
yıllık ecrimisil tutarının da davalıdan tahsiline
karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının paydaşı
olduğu taşınmaza elatmadığını, duvar ve taşkın
kısmın maliki olduğu taşınmazın çapı kapsamında kaldığını, elatma saptandığı takdirde tecavüzlü kısımların değeri
daha fazla olduğundan arsa değeri ödenmek suretiyle adına tescilini talep
etmiştir.
Mahkemece, ecrimisil
isteminin feragat nedeniyle reddine, bilirkişinin krokisinde (A) ve (B)
harfleri ile gösterilen tecavüzlü kısımlara ait davalı adına olan kaydın
iptali ile davacı adına tesciline, zemin bedeli olarak depo edilen 1876.00 liranın davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm tarafların temyiz yoluna
başvurmamaları sonucu kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı taraf teşkilindeki eksiklikten bahisle HUMK'nun
427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.
340 sayılı parsele ait dosyada
bulunan tapu kayıt örneğinden; çekişme konusu taşınmazda davacı dışında,
davada taraf olmayan Mustafa Kaya'nın da paylı mülkiyet rejimine tabi
olarak pay maliki olduğu görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 718.
maddesine göre, arazi mülkiyeti kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da
girer. Dolayısıyla, yıkımı dava konusu yapılan binada davada taraf olmayan
kayıt malikinin de hakkı bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı adına tescil
edilen taşınmaz bölümlerinde de dava dışı paylı malik Mustafa Kaya'nın Türk
Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı vardır. Gerek
yıkımı dava konusu edilen bina sebebiyle gerekse tapu maliki olması
nedeniyle HUMK'nun 73. maddesi gereğince malik
Mustafa Kaya'nın taraf olması sağlanarak iddia ve savunması tespit
edilmeden aleyhine hüküm tesisi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle
bozulmalıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet
Savcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak
üzere BOZULMASINA, ve gereği yapılmak üzere
karardan bir örneğin ve dosyanın Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine,
11/11/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
|