|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı :
2007/83
Karar Sayısı : 2010/28
Karar Günü : 4.2.2010
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Kayseri 1. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :26.1.2006 günlü, 5450 sayılı Kamu Kurum ve
Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim Bakanlığına Devredilmesi ile
Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasının üçüncü tümcesinin, Anayasa’nın 2.
maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sağlık Bakanlığı’na
bağlı Kayseri Sağlık Meslek Lisesi’nde müdür yardımcısı olarak görev
yapmakta olan davacının, aynı okula 5450 sayılı Kanun uyarınca sağlık
meslek dersleri öğretmeni olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali
istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme
iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN
GEREKÇESİ
Başvuru kararının
gerekçe bölümü şöyledir:
“Dava; … isimli davacının, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kayseri
Sağlık Meslek Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 5450
sayılı Yasa uyarınca aynı okula (bulunduğu eğitim kurumu müdür yardımcılığı
görevini vekaleten yürütmek üzere) Sağlık Meslek Dersleri Öğretmeni olarak
atanmasına ilişkin 08.03.2006 tarih ve 24089 sayılı işlemin iptali istemiyle
Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı açılmıştır.
Davacı
tarafından; sözü edilen atama işlemi nedeniyle her yönüyle zarara uğradığı,
bu anlamda maddi haklarında azalmaya sebep olunduğu ve statü kaybının
ortaya çıktığı, işlemle memuriyet sınıfının da değiştiği ve genel idare
hizmetleri sınıfından eğitim öğretim hizmetleri sınıfına geçirildiği,
Sağlık Bakanlığı bünyesinde önceki görevine eş değer bir kadroya (hastane
müdürlüğü, müdür yardımcılığı, şube müdürlüğü vs.) atanması mümkün olmasına
rağmen isteği ve rızası dışında dava konusu işlemin tesis edildiği, öte
yandan yeni görevine asaleten atanmasını olanaksız kılan bir yasal
düzenlemenin de bulunmadığı, 1997 yılından beri sürdürdüğü idarecilik
görevinde edindiği tecrübe ve birikimin bir anda yok sayıldığı, atamanın
hukuk devletine ve kazanılmış hakların korunması ilkesine aykırılık teşkil
ettiği, bu yönüyle işlemin dayanağı olarak gösterilen 5450 sayılı Kanun’un
5 inci maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali için
Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Sağlık
Bakanlığınca; davacının Kayseri Sağlık Meslek Lisesi’ne öğretmen olarak
atanmasının 5450 sayılı Yasa’nın 5 inci maddesi hükmünden kaynaklanan
zorunluluk nedeniyle gerçekleştirildiği, sözü edilen Yasa’nın ilgililerin
özlük ve diğer haklarını koruyucu mahiyette düzenlemeler getirdiği, işlemin
hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
2709 Kanun numaralı
1982 Anayasası’nın 152 nci maddesinde; “Bir
davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa
Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya
aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle
birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi,
işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve
açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun
hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas
hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak
zorundadır.
Anayasa
Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red
kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı
kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda
bulunulamaz.” hükümlerine yer verilmiş, belirtilen hükümlere paralel
düzenlemeler 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun’un 28 inci maddesinde yer almış bulunmaktadır.
Öte yandan,
Anayasa’mızın 2 nci maddesinde; Türkiye
Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
Devleti olduğu hükme bağlanmıştır.
Hukuk devleti, en
kısa ve öz tanımıyla, faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan,
vatandaşlarının hukuksal güvenliğini sağlayan devlet demektir. Anayasa
Mahkemesi’nin birçok kararında da hukuk devleti benzer bir şekilde
“yönetilenlere en güçlü, en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuksal
güvencenin sağlanması, tüm devlet organlarının eylem ve işlemlerinin hukuka
uygun olması” biçiminde tanımlanmaktadır. Bu haliyle, Anayasamızda yer alan
hukuk devleti ilkesi, Anayasa’nın temel ilkelerinden biri olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Cumhuriyetin
nitelikleri arasında yer alan hukuk devleti, bütün işlem ve eylemlerinin
hukuk kurallarına uygunluğunu başlıca geçerlik koşulu sayan, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren,
hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve
tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup
güçlendiren, Anayasa ve hukuk kurallarına bağlılığa özen gösteren, yargı
denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da uymak zorunda
olduğu temel hukuk ilkeleri ile Anayasa’nın bulunduğu bilinci olan
devlettir.
Hukuk devleti;
yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan, adaletli bir hukuk sistemine
dayanan devlet düzeninin adıdır. Hukuka güvenin, kamu düzeninin ve
istikrarın korunması da kazanılmış hakların korunması ilkesine bağlılık ile
mümkündür.
Kazanılmış haklar,
hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurdur. Kazanılmış
hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan uygulamalar
Anayasa’nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye
Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı
gibi, toplumsal kararlılığı ve hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır,
belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Öte yandan; Anayasa
Mahkemesi’nin 03.04.2001 tarih ve E. 1999/50, K.2001/67 sayılı kararında
“kazanılmış hak”; kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve
kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak
olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Öte yandan Danıştay İçtihatları
Birleştirme Kurulu’nun 14.06.1989 tarih ve E. 1989/1-2,
K. 1989/2 sayılı kararında ise; gerek öğretide, gerekse uygulamada,
kişilerin hukuki statülerini belirlemiş ve buna dayalı olarak da yeni
hukuki durumların ve hakların elde edilmesine neden olmuş, bir başka
deyişle hukuki sonuçlarını yerine getirmiş olan durumların, artık geriye
dönülmez, vazgeçilmez haklar olduğu, yani kazanılmış hak teşkil ettiği
belirtilmiştir.
Anayasa’ya
aykırı olduğu ileri sürülen 5450 sayılı Kamu Kurum Ve Kuruluşlarına Bağlı
Okulların Millî Eğitim Bakanlığına Devredilmesi İle Bazı Kanunlarda Ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Devredilen okullar, eğitim merkezleri ve
kurslar ile döner sermaye işletmelerinde ekli (1) sayılı listelerde yer
alan kadrolar, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin ilgili bölümünden çıkarılarak iptal
edilmiştir. Bu Kanuna ekli(2) sayılı listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı
Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı
cetvelin Millî Eğitim Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir. Okulların, eğitim merkezlerinin ve kursların okul müdürü, okul
müdür yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, Turizm Eğitim Merkezi Müdürü,
Turizm Aşçılık Eğitim Merkezi Müdürü, Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi Müdürü,
Meteoroloji Teknik Lise Müdürü, Meteoroloji Teknik Lise Müdür Yardımcısı
unvanlı kadrolarında bulunanların görevleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte sona erer; bunlar, (2) sayılı liste ile ihdas edilen öğretmen
unvanlı kadrolara (Turizm Eğitim Merkezleri Müdürleri, Turizm Aşçılık
Eğitim Merkezleri Müdürleri, Tesis Müdürü unvanlı kadrolara), kadro ve
görev unvanları değişmeyenler ise bu liste ile ihdas edilen aynı unvanlı
kadrolara atanmış sayılırlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Değinilen
Yasa hükmünün üçüncü cümlesi ile kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı iken
Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen okullarda, eğitim merkezlerinde ve
kurslarda okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarında
görev yapmakta olanların bu görevlerinin 5450 sayılı Kanun’un yürürlüğe
girdiği 03.02.2006 tarihi itibariyle sona ereceği, bunların (2) sayılı
liste ile ihdas edilen öğretmen unvanlı kadrolara atanacakları düzenlemesi
getirilmiştir. Dava konusu olayda da, davacı Kayseri Sağlık Meslek
Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 5450 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girmesi üzerine bu görevi sona erdirilmiş ve Yasa gereği Milli
Eğitim Bakanlığı’na devredilmiş bulunan aynı okula (Kayseri Sağlık Meslek
Lisesi’ne) Sağlık Meslek Dersleri Öğretmeni olarak atanmış, ancak
08.03.2006 tarih ve 24089 sayılı atama kararnamesinin “Atandığı Görev Yeri”
bölümüne parantez içinde, “bulunduğu eğitim kurumu müdür yardımcılığı
görevini vekaleten yürütecektir” ibaresine yer
verilmiştir.
Bilindiği üzere,
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer
Değiştirme Yönetmeliği’nde yer verilen düzenlemelere göre genel idare
hizmetleri sınıfındaki okul, eğitim merkezi ya da kurs müdürlüğü ve müdür
yardımcılığı görevleri yönetim kademesindeki görevlerden olup, bu kadrolara
değinilen yönetmelikte öngörülen genel ve özel şartlara haiz olanlar
atanabilmektedir. Bu haliyle, bakılmakta olan uyuşmazlık
kapsamındaki müdür yardımcılığı görevi, eğitim öğretim hizmetleri sınıfında
yer alan “öğretmenlik” görevinin dışında unvanlı bir görev olarak karşımıza
çıkmakta olup yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak bu kadrolara
atananların, başlangıçta aranılan atanma koşullarını kaybetmedikleri sürece
belirtilen unvanların kendileri için kazanılmış hak teşkil ettiğini kabul
etmek gerekmektedir.
Anayasa’ya aykırı
olduğu ileri sürülen yasal düzenlemeyle getirilen uygulama sonucunda,
devredilen okul, kurum ve eğitim merkezlerinde müdür yardımcısı olarak
görev yapmakta olanların bu görevleri sona erdirilmiş, bu kadrolarda görev
yapanlar yasa öncesinde yönetici olarak görev yaptıkları okullara öğretmen
olarak atanmışlardır. Ancak, 5450 sayılı Yasa ve ekinde
yer alan I ve II sayılı listeler incelendiğinde, devredilen eğitim
kurumlarına ilişkin müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı
kadroları I sayılı liste ile iptal edilmiş olmasına rağmen II sayılı
Listede bu okullar için devir sonrasında yöneticilik kadrosuna ilişkin
müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarının ihdas
edilmediği görülmektedir. Oysa aynı Kanun ile iptal edilen
devredilen eğitim kurumlarındaki öğretmen kadroları II sayılı Liste ile
yeniden ihdas edilerek Milli Eğitim Bakanlığı’na ait kadrolara dahil edilmiş bulunmaktadır. Bu
bağlamda, 5450 sayılı Yasa kapsamında bulunan okul, eğitim merkezi ve
kurslara ilişkin 591 adet müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı
kadrosu ile 5072 adet öğretmen kadrosu ilgili kurumların kadro cetvelleri
bölümünden çıkarılarak iptal edilmiş buna karşılık 190 sayılı Genel Kadro
ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Milli
Eğitim Bakanlığı’na ait bölümüne eğitim öğretim hizmetleri sınıfında 5663
adet öğretmen kadrosu ilave edilmiş bulunmaktadır.
5450 sayılı Yasa
ile getirilen uygulama sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen
eğitim kurumlarının eğitim öğretim faaliyetlerine devam edeceklerinde kuşku
bulunmamaktadır. Bu nedenle, sözü edilen eğitim kurumlarında devirden sonra
da yönetici sıfatıyla müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı kadro
unvanlarında görev yapacak personele ihtiyaç duyulacağı tartışmasızdır.
Ancak, 5450 sayılı Yasa ve ekindeki listelere bakıldığında, devredilen
eğitim kurumları için Milli Eğitim Bakanlığı’na müdür, müdür başyardımcısı
ve müdür yardımcısı kadrosunun tahsis edilmediği, bu yönde bir kadro
ihdasının sağlanmadığı görülmektedir.
Öte yandan, dava
dilekçesinde de iddia edildiği üzere davacı 1997 yılından bu yana Kayseri
Sağlık Meslek Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta olup,
belirtilen tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak
atandığı bu kadro unvanının kendisi için kazanılmış hak teşkil ettiğini
kabul etmek zorunludur. Bu unvanın kaybedilmesi ancak bu kadroya atanmak
için mevzuatta öngörülen koşulların yitirilmesi veya görev yaptığı eğitim
kurumunun kapatılması halinde mümkündür. Olayda ise, davacının görev
yaptığı eğitim kurumu kapatılmamış, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak
faaliyetine devam etmek üzere anılan Bakanlığa devredilmiş bulunmaktadır.
Her şeyden önce,
yasa ile yapılan düzenlemelerde, Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ve hukuk
devleti ilkesine uygun hareket edilmesi ve ilgililerin kazanılmış haklarına
dokunulmaması gerekir. Kazanılmış hakların korunması hukuk devleti
ilkesinin gereğidir. Nitekim, Anayasa
Mahkemesi’nin 27.05.1999 tarih ve E.1998/58, K. 1999/19 sayılı kararında,
“...Hukuk devletinde, yasama organını da kapsayacak biçimde devletin bütün
organları üzerinde hukukun ve Anayasa’nın mutlak egemenliği vardır. Yasa
koyucu her zaman hukukun ve Anayasa’nın üstün kuralları ile bağlıdır.”
hükmüne yer vermek suretiyle hukuka bağlılığın Yasama organının da
içerdiğini vurgulamış bulunmaktadır.
Bütün
bu açıklamalardan sonra, Anayasa’mızın 2 nci
maddesinde ifadesini bulan hukuk devletinin en temel öğelerinden biri olan
kazanılmış hakların korunması ilkesi gereğince, devre tabi kurumlarda
yönetici pozisyonunda görev yapmakta olanların bu kapsamdaki kazanılmış
haklarının devirden sonra da korunarak aynı isimle fakat başka bir bakanlık
çatısı altında faaliyetlerine devam edecek olan kurumlara eski kadro
unvanları ile atanmaları hukuk devleti ilkesine daha uygun düşecek olmasına
rağmen, belirtilen durumda olanların kadro unvanlarının iptal edilerek bu
kişilerin eğitim öğretim hizmetleri sınıfındaki “öğretmen” kadrosu ile
Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildikleri anlaşıldığından, 5450 sayılı
Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü tümcesinde yer alan;
“Okulların, eğitim merkezlerinin ve kursların okul müdürü, okul müdür
yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, Turizm Eğitim Merkezi Müdürü, Turizm
Aşçılık Eğitim Merkezi Müdürü, Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi Müdürü,
Meteoroloji Teknik Lise Müdürü. Meteoroloji Teknik Lise Müdür
Yardımcısı unvanlı kadrolarında bulunanların görevleri, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte sona erer; bunlar, (2) sayılı liste ile ihdas
edilen öğretmen unvanlı kadrolara (Turizm Eğitim Merkezleri Müdürleri,
Turizm Aşçılık Eğitim Merkezleri Müdürleri, Tesis Müdürü unvanlı
kadrolara), ... atanmış sayılırlar.”biçimindeki ibarenin Anayasa’mızın 2 nci maddesine aykırı olduğu yargısına ulaşılmıştır.
Açıklanan
nedenlerle, Anayasa’mızın 152 nci maddesinin
birinci fıkrasında ifadesini bulan “Bir davaya bakmakta olan mahkeme,
uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda
vereceği karara kadar davayı geri bırakır.” hükmü ile 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluş ve görevleri Hakkında Kanun’un 28 inci maddesi
gereğince, 5450 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü
tümcesinin iptali için konunun ilgili belgelerin birer örneği ile birlikte
itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, 2949 sayılı Kanun’un 28
inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin bu
konuda vereceği karara kadar dosyanın geri bırakılmasına 31.05.2007
tarihinde oybirliği ile karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A – İtiraz Konusu
Yasa Kuralı
26.1.2006 günlü,
5450 sayılı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim
Bakanlığına Devredilmesi ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren 5. maddesi şöyledir:
“MADDE 5- Kurumlara bağlı okullar, eğitim merkezleri ve kurslar ile
bunların bünyelerinde bulunan döner sermaye işletmelerinde görev yapan
personel Bakanlığa devredilmiştir.
Devredilen okullar,
eğitim merkezleri ve kurslar ile döner sermaye işletmelerinde ekli (1)
sayılı listelerde yer alan kadrolar, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin ilgili
bölümünden çıkarılarak iptal edilmiştir. Bu Kanuna ekli (2) sayılı
listelerde yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Millî Eğitim
Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir. Okulların, eğitim merkezlerinin ve
kursların okul müdürü, okul müdür yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı,
Turizm Eğitim Merkezi Müdürü, Turizm
Aşçılık Eğitim Merkezi Müdürü, Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi Müdürü,
Meteoroloji Teknik Lise Müdürü, Meteoroloji Teknik Lise Müdür
Yardımcısı unvanlı kadrolarında bulunanların görevleri, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte sona erer; bunlar, (2) sayılı liste ile ihdas
edilen öğretmen unvanlı kadrolara (Turizm Eğitim Merkezleri Müdürleri,
Turizm Aşçılık Eğitim Merkezleri Müdürleri, Tesis Müdürü unvanlı
kadrolara), kadro ve görev
unvanları değişmeyenler ise bu liste ile ihdas edilen aynı unvanlı
kadrolara atanmış sayılırlar.
Okulların, eğitim
merkezlerinin ve kursların sürekli işçi kadrolarında çalışanlar, kadroları
ile birlikte Bakanlığa devredilir. Bu fıkra hükümlerine göre Bakanlığa
geçmek istemeyen işçilerin kanunî hakları kurumlarınca ödenerek
kurumlarıyla ilişikleri kesilir.
İkinci
fıkra uyarınca Bakanlık kadrolarına atanan personelden kadro ve görev
unvanları değişenlerin, atandıkları yeni kadrolarının aylık, ek gösterge,
her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî hakları toplamının (fazla
çalışma ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti ve
döner sermaye payı ödemesi hariç) net tutarının, eski kadrolarına bağlı olarak
en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve
tazminatları ile diğer malî haklarının toplam (fazla çalışma ücreti, ek
ders ücreti ve döner sermaye payı ödemesi hariç) net tutarından az olması
halinde aradaki fark; fark giderilinceye kadar atandıkları kadrolarda
kaldıkları sürece herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak
ödenir.
Devredilen
personelin devirden önce görev yaptığı kurumlarda geçen hizmet süreleri
Bakanlıkta geçmiş sayılır.”
B- Dayanılan
Anayasa Kuralı
Başvuru kararında,
Anayasa’nın 2. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet
ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK,
Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla
20.7.2007 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle
karar verilmiştir.
V- ESASIN
İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve
ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan
Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru
kararında, 5450 sayılı Kanunla Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen
okullardaki müdür ve müdür yardımcılığı görevlerinin (devirden önce), genel
idare hizmetleri sınıfında yer alan unvanlı bir görev olduğu, bu unvanın,
yürürlükteki mevzuata uygun olarak anılan görevlere atananlar bakımından,
koşulları kaybetmedikleri sürece kazanılmış hak niteliği taşıdığı, hukuk devleti ilkesi gereğince, anılan
kişilerin söz konusu kazanılmış haklarının
devirden sonra da korunarak, Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında aynı
isimle faaliyetlerine devam edecek olan okullara bu bakanlık için
müdür ve müdür yardımcısı kadrosu ihdas edilerek mevcut kadro unvanları ile
atanmalarına olanak sağlanması gerekirken, bu kişilerin kadro ve unvanlarının iptal edilerek, eğitim öğretim hizmetleri
sınıfındaki “öğretmen” kadrosuna atanmalarının öngörülmesininAnayasa’nın
2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
5450 sayılı Kamu
Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim Bakanlığına
Devredilmesi ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet
Genel Müdürlüğüne bağlı okullar hariç olmak üzere kamu kurum ve
kuruluşlarına bağlı okullar ile bu okulların personelinin, motorlu taşıtlar
dahil taşınır ve taşınmazlarının ve bunlara ait
bütçe ödeneklerinin Millî Eğitim Bakanlığına devredilmesi, bu okullardaki
müdür ve müdür yardımcısı unvanlı kadrolarda bulunanların görevlerinin
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona ermesi ve bunların ihdas edilen
öğretmen unvanlı kadrolara, kadro unvan ve görevleri değişmeyenlerin ise
Millî Eğitim Bakanlığı için ihdas edilecek olan aynı unvanlı yeni kadrolara
atanmaları, kadro ve unvanları değişenler de dahil olmak üzere Bakanlığa
devredilen personelin yeni atandıkları kadrolarda (fazla çalışma ücreti,
fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti ve döner sermaye payı
ödemesi hariç) alacakları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar
toplamı ile diğer mali hakları toplamının eski kadrolarında iken (fazla
çalışma ücreti, fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti ve
döner sermaye payı ödemesi hariç) almış oldukları toplamdan düşük olması
halinde, aradaki farkın atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece tazminat
olarak ödenmesi öngörülmüştür.
İtiraz
konusu tümce, Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen okulların, eğitim
merkezlerinin ve kursların okul müdürü, okul müdür yardımcısı, müdür, müdür
yardımcısı, turizm eğitim merkezi müdürü, turizm
aşçılık eğitim merkezi müdürü, tapu ve kadastro meslek lisesi müdürü,
meteoroloji teknik lise müdürü, meteoroloji teknik lise müdür
yardımcısı unvanlı kadrolarında bulunanların görevlerinin, 5450 sayılı
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona ereceği, bunların, Kanun ekinde (2)
sayılı liste ile ihdas edilen öğretmen unvanlı kadrolara (Turizm Eğitim
Merkezleri Müdürleri, Turizm Aşçılık Eğitim Merkezleri Müdürleri, Tesis
Müdürü unvanlı kadrolara), kadro ve görev unvanları değişmeyenlerinse bu
liste ile ihdas edilen aynı unvanlı kadrolara atanmış sayılacakları hükmünü
içermektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen okullarda, eğitim merkezlerinde ve
kurslarda okul müdürü, okul müdür yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı,
turizm eğitim merkezi müdürü, turizm
aşçılık eğitim merkezi müdürü, tapu ve kadastro meslek lisesi müdürü, meteoroloji
teknik lise müdürü, meteoroloji teknik lise müdür yardımcısı unvanlı
görevleri yapanların kadroları, 5450 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasının birinci tümcesi ile iptal
edilmiştir. Fıkranın ikinci tümcesi ile Milli Eğitim Bakanlığına, devredilen
okullar için yeni kadrolar ihdas edilirken, üçüncü tümcesi ile kadro iptali
nedeniyle kadrosuz kalan personelin yeni ihdas edilen kadrolara atanmaları
öngörülmüştür. Fıkranın kadro iptal ve ihdasına ilişkin kuralları itiraz
konusu edilmemiş, kadrosuz kalan personelin yeni ihdas edilen kadrolara
atanmalarını öngören üçüncü tümcesine itiraz edilmiştir.
Anayasa’nın 2.
maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu
belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan
haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda
adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı
durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı
sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Bir kamu kurumunun,
buna bağlı olarak bu kurumun gördüğü kamu hizmetinin kaldırılıp kaldırılmayacağına
veya bir kamu hizmetinin hangi kamu kurum veya kuruluşunca yerine
getirileceğine karar verme yetkisi yasakoyucuya
aittir. Yasakoyucu Anayasa’ya uygun olmak
kaydıyla, kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin koşulları belirleyerek
kadro düzenlemesi yapabilir. Kamu
hizmetinin gerekleri yönünden ve kamu yararı amacıyla yeni kadrolar ihdas
edebileceği gibi, mevcut bazı kadroları da kaldırabilir. Ayrıca, kamu
idareleri ile kamu görevlileri arasındaki ilişkiler, kural tasarruflarla
düzenlendiğinden, kamu görevlilerinin statülerine ilişkin yeni kurallar
koyabilir ya da var olan kuralları değiştirebilir.
Temelde asli bir yetkiye dayanılarak
yürürlüğe konulan yasa ile bağımlı bir yetkiyle çıkarılan tüzük,
yönetmelik, kararname gibi yürütmenin genel düzenleyici işlemlerini içeren
kural işlemler, objektif ve genel hukuksal durumlar yaratırken,
düzenledikleri konularda statü oluştururlar. Kişilerin bu statülere
alınmaları, özel ve kişisel bir işlemle (şart işlemle) olur.
Kazanılmış hak,
özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya
elverişli objektif yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için
doğan şahsi hakkın korunması anlamında kabul edilmektedir. Buna göre
kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan (maaş gibi), tahakkuk
etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş
haktır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar bu
nitelikte değildir. “Statü hukuku” esasına dayalı nesnel ve düzenleyici
kuralların egemen olduğu idare hukuku alanında statü hukukunun olanak
verdiği oranlarda ve koşullarda, genel durumun kişisel duruma dönüşmesinden
sonra kazanılmış haklar ortaya çıkabilmektedir. Objektif ve genel hukuksal
durumun, şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak
yönünden yeterli değildir. Kural işlemler her zaman değiştirilebilir ya da
yargı organları tarafından Anayasa’ya veya yasaya aykırı görülerek iptal
edilebilir. Kural işlemin değişmesi ya da ortadan kaldırılması, ona bağlı
kişi ile ilgili şart işlemi de etkiler. Bu durumda ilerisi için kazanılmış
haktan söz edilemez. Ancak kişi, yeni kural tasarrufa göre oluşan statüde
yerini alır.
5450
sayılı Yasa ile Milli Eğitim
Bakanlığı’na devredilen okullarda, eğitim merkezlerinde ve kurslarda
okul müdürü, okul müdür yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, turizm eğitim
merkezi müdürü, turizm aşçılık eğitim
merkezi müdürü, tapu ve kadastro meslek lisesi müdürü, meteoroloji
teknik lise müdürü, meteoroloji teknik lise müdür yardımcısı unvanlı
kadrolarda görev yapmakta iken, kadroları bu okulların Milli Eğitim
Bakanlığı’na devredilmesi nedeniyle kaldırılan ve bu bakanlık için gerekli
olmadığı değerlendirilerek yeniden ihdas edilmeyen kişilerin önceki kadro
ve unvanları ile bu kadro ve unvana bağlı hakları, halen bulundukları
statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş kişisel
alacak niteliğine dönüşmüş bir hak niteliğinde değildir.
Öte
yandan, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun 33., 71. ve 91. maddelerinden de,
kadroları kaldırılan devlet memurlarının eski sınıflarındaki derecelerine
uygun, diğer bir deyimle buna eşit veya daha üst derecedeki yeni bir göreve
atanmalarının zorunlu olduğu, bunun ötesinde, bu kişilerin eski görev
yaptıkları sınıfta yer alan veya eski görev ve unvanlarına denk yeni bir
göreve atanmaları zorunluluğunun bulunmadığı, kazanılmış hak kavramı ile
kişinin daha önceki görevindeki derecesinin korunmasının amaçlandığı, eski
görevin memura sağladığı unvan ile ileriye dönük parasal olanakların
kazanılmış hak olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Buna
göre, yasa koyucu tarafından Milli Eğitim Bakanlığı için gerekli olmadığı
değerlendirilen okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı kadrolarının, devredilen okulların devirden önceki
genel idare hizmetleri sınıfındaki müdür ve müdür yardımcısı unvanlı
kadrolarında bulunan kişilerin şahsi durumlarının korunması amacıyla
ihdasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği ve sonucu olduğu
söylenemeyeceğinden, itiraz konusu kural ile kazanılmış haklar ihlal
edilmemiştir.
Açıklanan
nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi
gerekir.
VI - SONUÇ
26.1.2006 günlü,
5450 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim
Bakanlığına Devredilmesi ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesinin ikinci
fıkrasının üçüncü tümcesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit
ADALI
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
A. Necmi
ÖZLER
|
|
Üye
Fettah
OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
Üye
Serruh
KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|