|
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2010/5842
Karar No: 2010/6880
YARGITAYİLAMI
Mahkemesi: Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 14/1/1999
Numarası:
1999/88-1999/74
Davacı-K.Davalı:
Selahattin ÖZTÜRK
Davalı-K.Davacı:
Gülüstan ÖZTÜRK Vd.
Davacı-K.Davalı
vekili tarafından, davalılar-k. davacılar aleyhine 11/1/1999
gününde verilen dilekçe ile alacak, 11/1/1999 tarihli karşı dava ile de
tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve
karşı davanın kabulüne dair verilen 14/1/2009 günlü hükmün Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22/6/1999 gün ve 9062291 sayılı tebligatnamesi
ile HUMK.'nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiş
olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı,
Bursa, Osmangazi, Yunuseli Köyü'nde bulunan 866 parsel sayılı taşınmazı 12/7/1997 günlü taahhütname ile davalılara sattığını,
davalıların satış bedelini ödenmediğini ileri sürerek, 210 YTL'nin
davalıdan alınmasını istemiştir.
Karşı
davada ile de davacılar, dayanılan harici satış senedi uyarınca 866 parsel
sayılı taşınmazın mülkiyetinin devri gerektiği halde, tapu kaydının
devredilmediğini ileri sürerek payları oranında adlarına tescilini
istemişlerdir.
Mahkemece,
tarafların davaları karşılıklı kabulü nedeniyle davaların kabulüne karar
verilmiştir.
Tapu
kaydından, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde bulunduğu anlaşılan taşınmaz
mülkiyetinin aktarımı için Akçakale Mahkemelerinde dava açılmış ve istek
hüküm altına alınmıştır.
Taşınmaz
mülkiyetinin intikalini sağlamak amacıyla açılan davanın HUMK'nun 13.
maddesindeki kesin yetki hükmü gözetilerek "taşınmazın bulunduğu
yer" mahkemesinde açılması kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesindir.
Bu konuda HUMK'nun 22. maddesi uyarınca yetki sözleşmesi yapılamaz. Şayet
dava, yetkisi olmayan bir mahkemede açılmışsa, işin esası incelenmeksizin
"yetkisizlik kararı" verilmesi gerekir.
Diğer
yandan, hakimin re'sen Türk Kanunları gereğince
hüküm vermesi zorunludur. Tarafların kamu düzeni ile ilgili hükümlerine
aykırılık oluşturan kabul beyanları da hukuki sonuç doğurmaz. Bütün bunlara
göre mahkemenin yetkisiz olduğu gözetilerek dava dilekçesinin reddi
yönünden davanın reddine karar vermesi gerekirken, çekişmenin esası
hakkında hüküm kurması doğru olmamıştır.
Karar
açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 426/6 maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, hükmün
sonuca etkili olunmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere karar
bir örnek ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 11/6/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
|