|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2007/65
Karar Sayısı : 2010/43
Karar Günü : 25.2.2010
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Kemal ANADOL, Haluk
KOÇ ile birlikte 137 Milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : 5.5.2007 günlü, 5652 sayılı, Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun’un;
1- 2. maddesiyle değiştirilen 24.6.1995 günlü, 552 sayılı Yaş Sebze ve
Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 17. maddesinin 4367 sayılı Yasa ile değiştirilen üçüncü
fıkrasının birinci tümcesinin,
2- 3. maddesiyle 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin başlığı ile
birlikte değiştirilen 21. maddesinin, birinci fıkrasında yer alan “… tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi …” ibaresi ile
altıncı ve dokuzuncu fıkralarının,
Anayasa’nın 2., 6., 7.,
8., 11. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve
yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI
İSTEMİNİN GEREKÇESİ
İptal ve yürürlüğün
durdurulması istemini içeren 8.6.2007 günlü dava dilekçesinin gerekçe
bölümü şöyledir:
“III.
GEREKÇE
1)
05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi
ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanunun 2 nci
Maddesinin değiştirdiği 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının İlk Cümlesinin Anayasaya
Aykırılığı
552
sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Toptancı Halde Satış Zorunluluğu”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Belediye sınırları ve
mücavir alanlar içerisinde malların toptan alım ve satımı toptancı hallerde
yapılır. Malların toptancı hal dışında toptan alım ve satımı yapılamaz.”
denilerek malların bir halden geçmiş olmadıkça toptan alım ve satımının
yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. İptali istenen hüküm ile, yaş meyve ve sebzenin perakende satışının
yapılacağı ilin haline de girmesi zorunlu kılınmıştır.
Yaş
meyve ve sebze yukarıda da belirtildiği üzere, zorunlu olarak üretim
bölgesindeki toptancı halden satın alındığı için, iptali istenen cümle ile
yapılan düzenlemenin anlamı, ürünün satış yapılacak ilde ikinci kez
toptancı hale girmesidir. Bunun sonucu ise, aynı mallardan % 2 belediye
rüsumu, satış bedeli üzerinden % 8 komisyon ve bu komisyonun 1.44 Katma
Değer Vergisinin ikinci kez alınmasıdır. Hal böyle olunca tüketicilerin
ürünleri üretici bölgelerindeki fiyata nazaran çok daha pahalı tüketmek
zorunda kalacakları açıktır. Bu nedenle, böyle bir düzenlemenin kamu yararı
amacına değil komisyoncuların çıkarlarına ve yerel yönetimlere kaynak
sağlama amacına yönelik bulunduğu kuşkusuzdur. Kaldı ki böyle bir amacın
gerçekleşmesi de çok şüphelidir. Zira, tacir
ürünlerini üretildiği bölgenin haline sokmadan direk tüketileceği yerin
haline götürmenin yollarını arayacaktır. Bu da en çok üretim bölgelerinin
halinde faaliyet gösteren yerel yönetimlere zarar verecektir. Öte yandan,
hiç kimse ticareti kısıtlanmış mal ve hizmet almadan cirosunun % 11.44’ünü
başka kişi ve kuruluşlara ödemek zorunda kaldığı bir sektöre yatırım yapmak
istemeyecektir.
Bu
nedenle de, aynı ürünün üretildiği ve tüketildiği bölgede 2 kez hale
girmesini öngören bir düzenlemenin kamu yararı amacına yönelik olduğu söylenemez.
Yasaların kamu yararına dayanması gereği kuşkusuz hukuk
devletinin temel değerlerinden birini oluşturmaktadır. Bir hukuk
devletinde, devlet erki kullanılarak yapılan tüm kamu işlemlerinin nihaî
amacının “kamu yararı” olması gerekir. Bu gereklilik, kamu yararını, yasama
organının takdir yetkisi için de bir sınır konumuna getirir.
Anayasanın 2 nci maddesinde
belirtilen hukuk devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya
aykırı durum ve tutumları benimseyen, hukuku tüm devlet organlarına egemen
kılan, yasaların üstünde Anayasanın ve yasakoyucunun
da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. “Yasaların
kamu yararına dayanması” gereği kuşkusuz hukuk devletinin temel
değerlerinden birini oluşturmaktadır (Anayasa Mahkemesinin 28.01.2004
tarih, E.2003/86, K.2004/6 sayılı kararı).
Açıklanan
nedenle iptali istenen, kamu yararı amacına yönelik olmadığı açık bulunan
cümle, Anayasanın 2 nci maddesinde ifade edilen
hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Öte
yandan, son yıllarda ülkemizde sebze meyve işleme, paketleme ve muhafaza
tesislerinin artması ve modern seracılık tesislerine yapılan yatırımlar
neticesinde çok önemli mesafeler alınmıştır. Bu suretle ölçek ekonomisini
tutturan işletmeler, izlenebilir üretim teknikleri, markalaşma, paketleme
vb. konularda sektörde örnek olmuştur. Yaş meyve ve sebze paketlenerek
“Gıda Üretim Sicil Belgesi” ne sahip bu işletmelerce bir gıda maddesi
olarak tüketicilere sunulmaktadır. Bu tesisler de çoğunlukla ülkemizin
üretici bölgelerinde (Antalya, Mersin, Adana, Bursa, İzmir, Muğla vb.)
konuşlanmıştır. Üretici ya da paketleme tesisleri, bölge halinden satın
aldıkları malları kendi tesislerinde işleyip, paketleyip, mevzuata uygun
etiketleyip Gıda Sicil No’su ile tüketici
bölgelerindeki müşterilerine sevk etmektedirler. İptali istenen cümle ile
yapılan söz konusu düzenleme, bu sevki zincirini kırmak suretiyle sevki
sağlayan özel teşebbüsü engellemektedir.
Anayasanın
48 inci maddesi ile özel teşebbüsleri ulusal ekonominin gereklerine ve
sosyal amaçlara göre koruma ve geliştirme görevi Devlete verilmiştir.
Devletin, 48 inci maddeye göre yerine getirmesi gereken işlevi, özel
teşebbüsün gelişmesini sağlayacak doğrultuda ekonomik ve sosyal politikalar
uygulamak; özel teşebbüsün güvenli çalışma ortamını sağlamaktır. İptali istenen
cümle, söz konusu özel teşebbüslerin güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını
engelleyecek nitelikte olduğundan Anayasanın 48 inci maddesinde Devlete
verilen görevin gerçekleşmesini engellemekte; dolayısı ile 48 inci maddeye
aykırı düşmektedir.
Diğer
taraftan, bir yasa kuralının Anayasanın herhangi bir kuralına aykırılığının
tespiti onun kendiliğinden Anayasanın 11 inci maddesine de aykırılığı
sonucunu doğuracaktır (Anayasa Mahkemesinin 03.06.1988 tarih ve E.1987/28,
K.1988/16 sayılı kararı, AMKD., sa. 24, shf. 225).
Açıklanan nedenlerle, 05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı
Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne
İlişkin Kanunun 2 nci maddesinin değiştirdiği 552
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, Anayasanın 2 nci,
11 inci ve 48 inci maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
2) 05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanunun 3
üncü Maddesinin Başlığıyla Birlikte Değiştirdiği 552 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 21 inci Maddesinin Birinci Fıkrasındaki “tahsis yoluyla
işletebilecekleri gibi” İbaresinin; Altıncı Fıkrasının; Dokuzuncu
Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı
İptali
istenilen söz konusu kurallar ile, belediyelerin
toptancı hallerini tahsis yoluyla işletmelerine ilişkin düzenlemeler
yapılmıştır. Ancak bu kurallar ile, tahsisin usul
ve esasları belirlenmemiş, iptali istenen altıncı fıkranın son cümlesinde
“Tahsisin usûl ve esasları Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görüşü
alınarak İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
denilmek suretiyle tahsisin usul ve esaslarının yönetmelikle düzenlenmesi
yürütmeye bırakılmıştır.
Kuvvetler
ayrılığının benimsendiği Anayasada, yasama, yürütme ve yargı organlarının görev
ve yetki alanları ayrılarak düzenleme yapıldığından, Anayasa ile öngörülen
ayrık durumlar dışında bunlar arasında yetki devri olanaklı değildir. Bu
husus, Anayasanın 7 nci maddesinde açıkça ifade
edilerek “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez” denilmektedir. Devredildiği taktirde bu yetki, kökenini Anayasadan almayacağı için,
Anayasanın 7 nci ve 8 inci maddelerinin yanı sıra
Anayasanın 6 ncı maddesine de aykırı olur.
Anayasaya
göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller
dışında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci
maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiştir ve devredilemez.
Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiş alanda kural koyabilir.
Anayasanın
çeşitli maddelerinde yer alan “kanunla düzenlenir” değiminden neyin
anlaşılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık
getirmiştir. Örneğin, 18.06.1985 günlü, E.185/3, K.1985/8 sayılı kararında,
konuyu şöyle belirginleştirmiştir:
“Yasa
koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer
uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiş
alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak
suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın
uygulanmasını sağlayacaktır.”.
Esasen
Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve
kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da
budur. (Anayasa Mahkemesinin 22.06.1988 tarih
E.1987/18, K.1986/23, sayılı kararı, R.G. 26.11.1988, sa.
2001)
Gerçekten
yönetmelik ile yapılan düzenlemede, kanun koyucunun verdiği yetki
sınırlarının aşılmamış olması, vazgeçilmez bir koşuldur. Anayasanın 8 inci
maddesindeki yürütme yetki ve görevinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak
kullanılacağı ve yerine getirileceği kuralının anlamı budur.
Belediyelerin toptancı hallerini tahsis yoluyla
işletmeleri konusunda Yasa’da ilke ve esaslar belirlenmemiş, çerçeve
çizilmemiş; yürütme organına genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi
belirsiz bir düzenleme yetkisi, bu nedenle de asli düzenleme yetkisi
niteliğinde bir yetki verilmiş olduğundan iptali istenen altıncı fıkranın
son cümlesi, yukarıda etraflıca belirtilen nedenlerle yasama yetkisinin devredilmezliği
ilkesi uyarınca, Anayasanın 7 nci ve 8 inci
maddelerinin yanı sıra Anayasanın 6 ncı maddesine
de aykırı düşmektedir.
İptali
istenen altıncı fıkrasının son cümlesi ile; bu
fıkranın ilk cümlesi, birinci “tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi” ibaresi
ve dokuzuncu fıkra arasında tam bir uygulama birliği bulunduğundan söz
konusu cümle, ibare ve fıkra da aynı gerekçelerle Anayasanın 6 ncı, 7 nci ve 8 inci
maddelerine aykırıdır.
Diğer
taraftan, bir yasa kuralının Anayasanın herhangi bir kuralına aykırılığının
tespiti onun hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı
ilkeleriyle çelişmesine yol açacak ve dolayısı ile Anayasanın 2 nci maddesinin yanısıra, 11
inci maddesine de aykırılığı sonucunu doğuracaktır (Anayasa Mahkemesinin
03.06.1988 tarih ve E.1987/28, K.1988/16 sayılı kararı, AMKD., sa. 24, shf.
225).
Açıklanan nedenlerle, 05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı
Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne
İlişkin Kanunun 3 üncü maddesinin başlığıyla birlikte değiştirdiği 552
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin birinci fıkrasındaki
“tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi” ibaresi, altıncı fıkrası ve
dokuzuncu fıkrası Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci ve 11 inci
maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
IV.
YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ
05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanunun 2 nci maddesinin değiştirdiği 552 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının
ilk cümlesinin uygulanması halinde, ürün fiyatlarındaki aşırı yükselme
nedeniyle üreticiler ve tüketiciler ileride giderilmesi mümkün olmayan
zarara uğrayacaklardır
Yine
sektördeki gelişmenin, sermaye girişinin ve büyük işletmelerin oluşmasının
önü kesileceğinden ülke ekonomisi açısından sonradan giderilemeyecek
birtakım zararların ortaya çıkmasına neden olabilecektir.
5.5.2007 Tarih ve 5652 Sayılı Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanunun 3
üncü maddesinin başlığıyla birlikte değiştirdiği 552 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 21 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “tahsis yoluyla
işletebilecekleri gibi” ibaresi, altıncı fıkrası ve dokuzuncu fıkrasının
uygulanması halinde ilke ve esaslar yasa ile belirlenmediği için toptancı
hallerinin tahsis yoluyla işletilmesinde tekelleşme durumları ortaya
çıkabilecek ve bu durum, ileride giderilemeyecek zararların oluşmasına yol
açacaktır.
Diğer taraftan, Anayasal düzenin en kısa
sürede hukuka aykırı kurallardan arındırılması, hukuk devleti sayılmanın
gereğidir. Anayasaya aykırılığın sürdürülmesinin, bir hukuk devletinde subjektif yararların üstünde, özenle korunması gereken
hukukun üstünlüğü ilkesini de zedeleyeceği kuşkusuzdur. Hukukun üstünlüğü
ve hukuk güvenliği ilkelerinin sağlanamadığı bir düzende, kişi hak ve
özgürlükleri güvence altında sayılamayacağından, söz konusu ilkelerin
zedelenmesinin hukuk devleti yönünden giderilmesi olanaksız durum ve
zararlara yol açacağında duraksama bulunmamaktadır.
Bu
zarar ve durumların doğmasını önlemek amacıyla, iptali istenen hükümlerin
iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün de durdurulması istenerek
Anayasa Mahkemesine dava açılmıştır.
V. SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda
açıklanan gerekçelerle 05.05.2007 Tarih ve 5652 Sayılı Yaş Sebze ve Meyve
Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanunun;
1)
2 nci maddesinin değiştirdiği 552 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 17 nci maddesinin üçüncü
fıkrasının ilk cümlesinin, Anayasanın 2 nci, 11
inci ve 48 inci maddelerine aykırı olduğundan,
2)
3 üncü maddesinin başlığıyla birlikte değiştirdiği 552 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “tahsis
yoluyla işletebilecekleri gibi” ibaresinin, altıncı fıkrasının ve dokuzuncu
fıkrasının Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci ve 11 inci
maddelerine aykırı olduğundan,
iptallerine
ve iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar
verilmesine ilişkin istemimizi saygı ile arz ederiz.”
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
5.5.2007
günlü, 5652 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı
Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek
Kabulüne İlişkin Kanun’un iptali istenilen bölümleri de içeren maddeleri
şöyledir:
“MADDE 2- 552 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 17 nci maddesinin 11/6/1998
tarihli ve 4367 sayılı Kanunla değişik üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
3)
“Üretildiği il veya ilçe dışına sevkedilen mallar satışa sunulacağı yer haline girer ve
bunlardan alınacak belediye payı, malın satışa sunulduğu yer belediyesince
tahsil edilir. Malın sevkıyatında, sevk veya taşıma irsaliyesi veya
ziraat odası kaydı belgelerinden birinin bulunması ve kontroller sırasında
ibrazı zorunludur. Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde toptancı
hal dışında malların toptan veya her ne şekilde olursa olsun toptancı
halden satın alınmadan perakende satışa sunulduğunun tespiti halinde,
malların toptancı hale girişi sağlanarak hal müdürlüğünce açık artırma ile
satışı yapılır veya yaptırılır. Bu durumda belediye veya işletme payı yüzde
yirmibeş olarak uygulanır.”
MADDE 3-
552 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesi başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kiralama,
satış ve tahsis
MADDE 21-
(1) Belediyeler toptancı hallerini tahsis
yoluyla işletebilecekleri gibi kiralama veya satış yoluyla da işletir
veya işlettirir.
(2)
İşyerlerinin kiralanması veya satılmasına ilişkin işlemler, 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılır.
(3)
Toptancı hallerinde bulunan işyerlerinin yüzde onu üretici birliklerine
kontenjan olarak ayrılır ve Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir belediyesi
sınırlarındaki haller hariç, halin bulunduğu il sınırlarındaki üretici
birlikleri arasında yapılacak ihale ile kiraya verilir. Üretici
birliklerine kiralanmış işyerlerinin herhangi bir nedenle boşalması
durumunda, toptancı halinde işyeri bulunmayan diğer üretici birliklerine
tahsis yapılır. Üretici birliklerine ayrılan işyeri sayısı kadar talep
olmaması halinde, diğer talep sahiplerine kiralama yapılabilir.
(4)
Toptancı hallerinde bulunan işyerlerinin kiralanması veya satılması
durumunda, gerçek ve tüzel kişiler en fazla bir işyeri kiralayabilir veya
satın alabilir. Doğrudan veya dolaylı olarak birden fazla işyerinin aynı
kişi tarafından kiralandığının veya satın alındığının tespit edilmesi
durumunda, kira sözleşmesi feshedilir, satış işlemi ise iptal edilir.
Ayrıca, bu kişilere belediye encümeni kararı ile 25.000 YTL idarî para
cezası verilir.
(5)
Kira süresi en fazla 10 yıldır. Kira süresi sona erenler açılacak kiralama
ihalelerine tekrar katılabilir. Kira bedeli her yıl aylık olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden
değerleme katsayısı oranında artırılarak uygulanır.
(6)
Toptancı hallerinin tahsis yoluyla
işletilmesine karar verilmesi durumunda, tahsis ücreti, 3/7/2005
tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendine göre belediye meclisince belirlenir. Tahsisin usûl ve esasları Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görüşü
alınarak İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
(7)
Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine ve kira sözleşmesine aykırı hareket
ettikleri tespit edilenler yazılı olarak uyarılır. Tespit edilen eksiklik
ve aykırılık en fazla 20 gün içinde giderilmez ise kira sözleşmeleri feshedilir.
(8)
İlgililer, sözleşmenin fesih bildiriminden itibaren işyerini 30 gün içinde
tahliye etmek zorundadır. Tahliye, öngörülen sürede yapılmadığı takdirde
belediye tarafından yapılır.
(9) Kendilerine işyeri tahsis
edilenlerin, yönetmelikte öngörülen şartları taşımadıkları veya sonradan
kaybettiklerinin tespiti durumunda, belediye encümeni tarafından tahsisin
iptaline ve haldeki işyerinden çıkarılmasına karar verilir.
(10)
İlgililer kararın tebliği tarihinden itibaren haldeki yerini 30 gün içinde
tahliye etmeye mecburdur. Bu süre sonunda tahliye edilmeyen yerler,
belediye zabıtası tarafından tahliye edilir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava
dilekçesinde, Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 11., ve
48. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Haşim
KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet
AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A. Necmi
ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh
KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün
katılımları ile 19.6.2007 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,
dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü
durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara
bağlanmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava
dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa
kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer
yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 5652 sayılı Yasa’nın 2. maddesiyle
değiştirilen 552 sayılı KHK.’nın 17.
maddesinin üçüncü fıkrasının birinci tümcesinin incelenmesi
Dava dilekçesinde, üretici hallerinden
alınan yaş sebze ve meyvenin, üretildiği il veya ilçe dışına sevkinde ayrıca
tüketime sunulduğu yer toptancı haline girmesinin ve alınacak belediye
payının bu yer belediyesince tahsilinin vergi, rüsum ve
komisyon gibi giderlerin ikinci kez ödenmesine ve bu ürünlerin tüketiciye
yüksek fiyatlarla ulaşmasına neden olacağından kamu yararına uymadığı,
üretici bölgelerindeki tesislerin başka il ve ilçelerdeki müşterilerine
doğrudan sebze ve meyve sevkinin kısıtlanmasının özel teşebbüs hürriyetini
engellediği, bu nedenlerle kuralın Anayasa’nın 2., 11. ve 48.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa’nın
2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti, insan haklarına dayanan,
kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan,
kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen,
çalışma hayatını geliştirmek için önlemler alan, her alanda adaletli bir
hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, güçsüzleri güçlüler
karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten
devlettir. Çağdaş devlet anlayışı sosyal hukuk
devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun
biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve
mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar.
Anayasa’nın “Çalışma
ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir.
Özel teşebbüs kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve
kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır” denilmektedir.
552
sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesinin üçüncü fıkrasının 5652
sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değiştirilen ilk tümcesinde, üretildiği il
veya ilçe dışına sevk edilen her türlü sebze ve meyvenin başka bir toptancı
halinden satın alınıp alınmadığına bakılmaksızın, satışa sunulacağı yer
toptancı haline girmesi zorunluluğu ve bunlar üzerinden alınacak belediye
payının, bu yer belediyesince tahsil edilmesi öngörülmüştür.
Yaş sebze ve meyvenin
insan sağlığına uygun olarak tüketiciye sunulması, üretiminden tüketimine
kadar tüm aşamalarda kayıt altına alınıp kalite ve standart açısından
yeterli denetim ve kontrol sürecinden geçirilmesini gerektirir.
Üreticilerin ve üretimin gelişmiş ülkelerdeki standartlara entegrasyonu, yaş sebze ve meyvenin hem iç, hem de dış
piyasaların talep ettiği çeşit, kalite ve standartlara ulaşması, üreticiden
tüketiciye ulaşan zincirdeki kayıt dışılığın ortadan kaldırılarak bu alanda
oluşan vergi kaybının ve sektördeki kayıt dışılığın neden olduğu haksız
rekabetin engellenmesi, bu süreçte gerekli kontrol ve denetimlerin
yapılmasıyla mümkün olabilecektir.
Anayasa’nın 48.
maddesine göre Devletin, özel teşebbüsün gelişmesini sağlamaya dönük
ekonomik ve sosyal politikalar uygulama ve özel teşebbüse güvenli çalışma
ortamı sağlamak için önlemler alma yetkisi de bulunmaktadır. Bu nedenle,
yaş sebze ve meyvenin tüketiciye ulaştırılması sürecinde, toptan pazarlama
zincirinin son halkasını oluşturan toptancı hallerine girmesi zorunluluğunu
getiren ve aynı zamanda tahsili gereken belediye payının da bu yer
belediyelerince alınmasını öngören düzenleme, yasakoyucunun
görev ve yetkisi kapsamındadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2.
ve 48. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 11. maddesi ile ilgisi
görülmemiştir.
B- 5652
sayılı Yasanın 3. maddesiyle değiştirilen 552 sayılı KHK.’nin 21. maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “… tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi…”
ibaresi ile altıncı ve dokuzuncu fıkraların incelenmesi
Dava dilekçesinde,
5652 sayılı Yasa’nın 3. maddesiyle değiştirilen 552 Sayılı KHK.’nin 21. maddesinin birinci fıkrasıyla, belediyelere
toptancı hallerini kiralama ve satış yöntemlerine ilâve olarak “tahsis”
yoluyla da işletme ya da işlettirme olanağının tanınması; altıncı
fıkrasıyla, “tahsis ücreti” ve “tahsisin usul ve esasları”nın Sanayi ve
Ticaret Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi; dokuzuncu fıkrasıyla, kendilerine
“tahsis” yapılanların yönetmelikte öngörülen şartları taşımadıklarının
anlaşılması veya bu şartları sonradan kaybetmeleri durumunda belediye
encümenince tahsis işleminin iptal edilip, haldeki işyerinden
çıkarılacaklarına dair kuralların Anayasa’nın 2.,
6., 7., 8. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa’nın
6. maddesinde, egemenliğin, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili
organlar eliyle kullanılacağı, hiçbir kişi veya organın kaynağını
Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı; 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adına
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olduğu ve devredilemeyeceği, 8.
maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından Anayasa ve yasalara uygun olarak yerine getirileceği
vurgulanmıştır.
5652 sayılı Yasa’nın
3. maddesiyle değiştirilen 552 sayılı KHK.’nin
21. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “… tahsis
yoluyla işletebilecekleri gibi…” ibaresi ile belediyelere, belediye
sınırları içindeki toptancı hallerini işletmeleri bakımından kiralama ve
satış yöntemleri yanında “tahsis yöntemi”ni de kullanabilecekleri konusunda
yetki tanınmaktadır. Maddenin altıncı fıkrasında toptancı hallerinin tahsis
yoluyla işletilmesine karar verilmesi durumunda tahsis ücretinin 3.7.2005
günlü, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasının
(f) bendine göre belediye meclisince belirleneceği, tahsisin usûl ve esaslarının Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
düzenleneceği belirtilmektedir. Dokuzuncu fıkrada ise kendilerine toptancı
hâlinde işyeri tahsis edilenlerin, yönetmelikte öngörülen şartları
taşımadıklarının veya sonradan kaybettiklerinin tespit edilmesi durumunda
belediye encümenince, bu tahsisin iptaline ve toptancı halindeki işyerinden
çıkarılmasına karar verileceği hükmü getirilmiştir.
Yaş
sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımının yapıldığı toptancı hallerinin
maddenin birinci fıkrası gereğince kamu mallarının kullanım yöntemlerinden
birisi olan tahsis yoluyla da işletilebilmesi konusunda belediyelere yetki
verilmesi, tahsisin usul ve esasları ile tahsis ücretinin belirlenmesi
konularında temel ilkeler ile bunun amaç ve çerçevesi yasama organınca
belirlendikten sonra, toptancı hallerinin yapı ve işleyişinde başta
ekonomik gelişmeler olmak üzere, çevre ve günün koşullarına uygun olarak
ayrıntılı düzenleme yapma yetkisinin yönetmeliğe bırakılması, yasama
yetkisinin devri ya da idareye Anayasa’dan kaynaklanmayan bir yetkinin
kullandırılması şeklinde nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kurallar,
Anayasa’nın 2., 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı
değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 11. maddesi ile
ilgisi görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
5.5.2007
günlü, 5652 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı
Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun’un:
1- 2. maddesiyle, 24.6.1995 günlü, 552 sayılı Yaş
Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’nin 17. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının
birinci tümcesine,
2- 3. maddesiyle, 552 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin başlığı ile birlikte değiştirilen 21. maddesinin;
a- Birinci fıkrasında yer alan “ …tahsis yoluyla işletebilecekleri
gibi …” ibaresine,
b- Altıncı fıkrasına,
Dokuzuncu
fıkrasına,
yönelik iptal istemleri, 25.2.2010 günlü, E.
2007/65, K. 2010/43 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, tümce ve
ibarelere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- SONUÇ
5.5.2007
günlü, 5652 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı
Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin
Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun’un:
1- 2. maddesiyle, 24.6.1995 günlü, 552 sayılı Yaş
Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’nin 17. maddesinin değiştirilen üçüncü fıkrasının
birinci tümcesinin,
2- 3. maddesiyle, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin
başlığı ile birlikte değiştirilen 21. maddesinin;
a- Birinci fıkrasında yer alan “ …tahsis yoluyla
işletebilecekleri gibi …” ibaresinin,
b- Altıncı fıkrasının,
c-
Dokuzuncu fıkrasının,
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal
isteminin REDDİNE, 25.2.2010
gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
Üye
Fettah OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|