|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2009/10
Karar Sayısı
: 2010/56
Karar Günü : 1.4.2010
İPTAL DAVASINI AÇAN : TBMM Anamuhalefet (Cumhuriyet
Halk) Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha
OKAY ve Kemal ANADOL
İPTAL DAVASININ KONUSU :
27.12.2008
günlü, 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun;
A- 28. maddesinin,
B- 29. maddesinin;
1- (1) numaralı
fıkrasının (d) bendinin,
2- (2) numaralı
fıkrasının,
3- (4) numaralı
fıkrasının,
4- (9) numaralı
fıkrasının,
5- (10) numaralı
fıkrasının,
Anayasa’nın
2., 11., 87., 88., 89., 127. ve 161. maddelerine
aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.
I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN
DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ
Dava
dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:
“III.
GEREKÇE
1)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 28
inci Maddesinin Anayasa’ya Aykırılığı
Sağlıkta
dönüşüm programı çerçevesinde sağlık harcamalarındaki artışın önüne geçmek
amacıyla katılım payı uygulamasına geçilmiş ve bu amaç doğrultusunda 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda gerekli
düzenlemeler yapılarak sosyal güvenlik kurumu tarafından çıkarılan “2008
Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği” (R.G.
T. 29.09.2008, Sa. 27012 Mükerrer) ile SSK ve Bağ-Kur’lulardan 1 Ekim 2008 tarihinden
itibaren katılım payı alınması uygulamasına başlanmıştır.
5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak
istihdam edilenler (Devlet memurları) ile 18/6/1992
tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamındaki yeşil kart sahipleri ve ilgili
mevzuatında 3816 sayılı Kanun hükümlerine göre tedavilerinin sağlanması
hükme bağlanmış olanlar için de katılım payı uygulaması, 27.12.2008 tarih
ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun iptali istenen 28
inci maddesi ile getirilmektedir.
Katılım
payı (sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı
veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutar) 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 68 inci ve 69 uncu
maddelerinde düzenlenmiş olup, 68 inci maddenin son fıkrasında da “Katılım paylarının ödenme usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne
yer verilmiştir.
“2008
Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği” de, 5502 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumu Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunu ve 28/8/2008 tarihli ve 26981
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Genel Sağlık Sigortası İşlemleri
Yönetmeliği hükümleri uyarınca çıkarılmıştır.
Bu
hükümlerden de anlaşılacağı gibi, katılım payına ilişkin iptali istenen
yasal düzenlemenin, bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi
bulunmayan, yasa koyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle
değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemi olduğu çok
açıktır.
Anayasa’nın 161 inci maddesinde bütçenin
hazırlanması ve uygulanmasının kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu kural
gereğince 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda bütçenin
nasıl hazırlanacağına ve uygulanacağına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Kanun’un 3 üncü maddesine göre bütçe, “belirli
bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin
hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgeyi”
ifade etmektedir. ve bütçe kanununa bütçe ile
ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz. Bu şu demektir ki, bütçe
kanunu ile mevcut kanunlarda bir değişiklik yapılamaz.
Anayasa Mahkemesinin müteaddit kararlarında,
örneğin 28.12.2005 tarih ve E.2005/146, K.2005/105 sayılı kararında aynen
şöyle denilmiştir:
“Anayasa’nın 87.
maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri yasa
koymak, değiştirmek ve kaldırmak yanında bütçe yasa tasarısını görüşmek ve
kabul etmek olarak belirtilmiştir. Bütçe yasalarıyla diğer yasalar arasında
yapılan bu ayrım karşısında herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir
konunun bütçe yasası ile düzenlenmesine veya herhangi bir yasada yer alan
hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesine ve kaldırılmasına imkan bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 88. ve
89. maddelerinde yasa tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nce görüşülmesi usul ve esasları ile yayımlanması düzenlenirken,
bütçe yasa tasarılarının görüşülme usul ve esasları 162. maddede ayrıca
belirtilmiştir. Bu maddeye göre, bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde
ayrı bir yöntem kabul edilmiş, Genel Kurul’da üyelerin gider artırıcı veya
gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiştir. Anayasa’nın 89.
maddesinde de, Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere
TBMM’ne geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan, Anayasa’nın 163.
maddesinde, bütçelerde değişiklik yapılabilmesi esasları ayrıca
düzenlenmiş, Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname ile bütçede
değişiklik yapma yetkisi verilmemiştir.
Anayasa’da
birbirinden tamamen ayrı ve değişik biçimde düzenlenen bu iki yasalaştırma
yönteminin doğal sonucu olarak birinin konusuna giren bir işin, ötekiyle
ilgili yöntemin uygulanması ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya
kaldırılması mümkün bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 161.
maddesinin son fıkrasında, “Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler
dışında hiçbir hüküm konulamaz” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde de
belirtildiği gibi, bütçe yasalarının öteki yasalardan ayrı olmaları
nedeniyle, bir yasa kuralı nasıl aynı nitelikte bir yasa kuralıyla
değiştirilebilirse bütçe yasalarının da aynı yöntemle hazırlanmış ve kabul
edilmiş bir bütçe yasası ile değiştirilmesi gerekir. Yasa konusu olabilecek
bir kuralı kapsamaması koşuluyla ‘bütçe ile ilgili hükümler’ ifadesi de
bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler
olarak değerlendirilmelidir.
Bir yasa kuralının
bütçeden gider yapmayı ya da bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte
bulunması, mutlak biçimde ‘bütçeyle ilgili hükümlerden’ sayılmasına yetmez.
Her yasada gidere neden olabilecek değişik türde kurallar bulunabilir.
Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin, yargı, savunma, eğitim, sağlık,
tarım, ulaşım vb. kamu hizmeti alanlarına ilişkin yasaların bütçeyle ilgili
hükümler içerdiği kabul edilirse, bu konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması
içinde bütçe yasalarına hükümler koymak yoluna gidilebilir. Oysa, bu tür yasa düzenlemeleri, bütçenin yapılması ve
uygulanması yöntemiyle ilişkisi bulunmayan, yasakoyucunun
başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik yöntemlerle
gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemleridir. 161. maddedeki ‘bütçeyle
ilgili hüküm’ ibaresine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu
olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek, Anayasa’nın 88. ve 89.
maddelerini bu tür yasalar bakımından uygulanamaz duruma düşürmektedir.”
Anayasa’nın 161. ve
162. maddelerinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında yıllık bütçe kavramı
dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını ilgisiz
kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.”
Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23,
K.1996/36 sayılı kararında da aynen şöyle denilmiştir:
“Yasaların
yürürlükteki kurallarının bir mali yıl içinde olsa kısıtlanması veya ertelenmesi
ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir.
Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak
yoktur. Belirtilen nedenle Anayasanın 87, 88, 89 ve 161 inci maddelerine
aykırı olan (e) bendinin iptali gerekir (R.G.
08.06.2002, sa. 24779).”
Anayasa Mahkemesinin bu kararlarından da
anlaşılacağı üzere, Anayasanın 161 inci maddesindeki “bütçe ile ilgili
hüküm” ibaresine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu (muayenede
katılım payı alınmasını), olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile
düzenlemek, Anayasanın 88 inci ve 89 uncu maddelerini bu tür yasalar
bakımından uygulanamaz duruma düşüreceğinden Anayasa hükümleriyle
bağdaşmamaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, 27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunun 28 inci maddesi Anayasa’nın 87 nci, 88
inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
2)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu Maddesinin (1) numaralı Fıkrasının (d) Bendinin Anayasa’ya Aykırılığı
5/4/1983 tarihli ve 2813
sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunun
değişik 5 inci maddesinin birinci fıkrası “Kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri
kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip
özel bütçeli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kurulmuştur.”
hükmüne amirdir.
İptali
istenen kural ile, 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunun
değişik 5 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen “özel bütçeli”
ibaresi’nin 2009 yılında uygulanmayacağı hükme bağlanmış, yani Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunda değişiklik
yapılarak Kurum, özel bütçeli kamu tüzelkişisi olmaktan çıkarılmış,
dolayısıyla yasa koyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle
değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemi bütçe yasası
ile yapılmıştır.
Diğer yasalarla yapılması gereken
değişikliği bütçe yasasıyla yaptığı için 27.12. 2008 tarih ve 5828 sayılı
2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29 uncu maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (d) bendi, dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (1)
numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı
olup, iptali gerekmektedir.
3)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu Maddesinin (2) numaralı Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı
İptali
istenen kural ile, 13/12/1983 tarihli ve 178
sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 13 üncü maddesinin (J) bendinde yer alan “Bakanlık hizmet
binaları ve İçişleri Bakanlığının görüşünü almak suretiyle, hükümet
konaklarının yapımını programlamak, satınalma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,” hükmünün “Bakanlık
hizmet binalarının yapımını programlamak, satınalma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,” şeklinde
uygulanacağı öngörülmüştür.
178
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde Maliye Bakanlığı
“Milli Emlak Genel Müdürlüğünün” görevleri belirtilmiştir. Mevcut kural ile
“Bakanlık hizmet binaları” ve “hükümet konaklarının” yapımını programlamak,
satınalma işlemlerini yürütmek ve bunların
onarımlarını yapmak görevi ayrı ayrı adı geçen
genel müdürlüğüne verilmiş ve ayrıca hükümet konaklarıyla ilgili işlemler
için İçişleri Bakanlığının görüşünün alınması şartı getirilmiştir. Bu
nedenle iptali istenen kuralın, söz konusu 13 üncü maddenin (j) bendi ile
Milli Emlak Genel Müdürlüğüne verilen görevi 2009 yılı için değiştirici
nitelik taşıdığı kuşkusuzdur.
Yasa
koyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik yöntemlerle
gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemi bütçe yasası ile yapılmıştır.
Açıklanan ve dilekçemizin yukarıda “Gerekçe”
bölümünde (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle, bütçeyle
ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bir düzenlemeyi içeren
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası, Anayasa’nın 87 nci,
88 inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
4)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu Maddesinin (4) numaralı Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı
23/7/1995 tarihli ve 4123
sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin
Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanunun 6 ncı
maddesinin üçüncü fıkrasında “Tabii afete maruz kalan yörelerdeki
belediyeler ile özel idarelere, maruz kaldıkları hasar ve tahribatları
gidermek amacıyla, 7269 sayılı Kanunun 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı
Kanunla değişik 33 üncü maddesi çerçevesinde özel hesaplarda toplanan
kaynaklardan yardım yapılabilir. Bu yardımların miktarı, hasar ve tahribat
oranları dikkate alınarak Maliye Bakanının uygun görüşü üzerine, Bayındırlık
ve İskan Bakanınca tespit edilir.” hükmüne yer
verilmiştir.
İptali
istenen kural uyarınca söz konusu hükme göre, 30/9/2008
tarihinden önceki dönemlere ilişkin başvurulardan Maliye Bakanlığınca uygun
görüş verilmemiş olanlar hakkında herhangi bir işlem yapılmayacak, diğer
bir anlatımla tabii afete maruz kalan yörelerdeki belediyeler ile özel
idarelere gerekli yardım yapılamayacaktır.
Görüldüğü
gibi, yasa koyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik
yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemi bütçe yasası ile
yapılmıştır.
Açıklanan ve dilekçemizin yukarıda “Gerekçe”
bölümünde (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle, bütçeyle
ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bir düzenlemeyi içeren
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu maddesinin (4) numaralı fıkrası Anayasa’nın 87 nci,
88 inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
5)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu Maddesinin (9) numaralı Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı
Elektrik
ve havagazı tüketim vergisi, 26.5.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanununun 35 ila 39 uncu maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu
Yasa’nın 39 uncu maddesinde, “Elektrik
enerjisini tedarik eden veya havagazını dağıtan kuruluşlar, tahsil
ettikleri vergiyi, tahsil tarihini takibeden ayın
20’nci günü akşamına kadar belediyeye bir beyanname ile bildirmeye ve
vergiyi aynı sürede ödemeye mecburdurlar” denilmiştir.
İptali
istenen kural ile, elektrik ve havagazı tüketim
vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsil yetkisi Maliye Bakanlığı Vergi
Dairelerine (Elektrik Piyasası Kanununa göre elektrik enerjisini tedarik
eden ve havagazını dağıtan kuruluşların, kurumlar vergisi yönünden bağlı
bulundukları vergi dairesine) verilmiş ve böylece Belediyelerin önemli bir
vergi geliri ellerinden alınmış, diğer bir anlatımla belediyelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları
sağlanması engellenmiştir. Yapılan bu düzenlemenin bütçe ile ilgili
olmadığı, Yasa koyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik
yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemininbütçe yasası ile yapıldığı çok
açıktır.
2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Belediyelere
ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi
Hakkındaki Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “% 6” pay oranını”“% 5”e indiren 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun
51. maddesinin (v) fıkrasının iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin
22.01.2004 tarihli ve E.2003/41, K.2004/4 sayılı kararında aynen şöyle
denilmiştir:
“İller Bankası’nda
her ay sonuna kadar toplanan belediyeler payının, Genel Bütçe vergi
gelirleri tahsilat toplamının % 6’sına tekabül
eden bölümü banka tarafından İçişleri Bakanlığı’nca bildirilecek son genel
nüfus sayımı sonuçlarına göre büyük kent belediyeleri dışındaki
belediyelere dağıtımı planlanır.”
Görüldüğü üzere,
2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “% 6” pay oranı, 2003 Mali Yılı
Bütçe Kanununun 51. maddesinin (v) fıkrası ile “% 5” olarak değiştirilmiştir.
Herhangi bir kanun
ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe kanunu ile düzenlenmesinin veya
herhangi bir kanunda yer alan hükmün bütçe kanunları ile değiştirilmesinin
ve kaldırılmasının olanaksız olduğu daha önceki Anayasa Mahkemesi
kararlarında yer almıştır.
2003
Mali Yılı Bütçe Kanununun 51. maddesinin (v) fıkrası, kanunlar ile yapılması
gereken düzenlemeler, bütçe kanunu ile yapıldığı için, Anayasanın 87.ve 88.
maddelerine; bütçe kanunu bu tür düzenlemelerin yapılabileceği nitelikte
bir kanun olmadığı ve getirilen düzenlemeler bütçe ile ilgili olmadığı için
Anayasanın 161. maddesine; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir
kaynakları sağlanmasını engellediği için Anayasanın 127. maddesinin son
fıkrasına, yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için
Anayasa’nın 11. maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi
ile 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırıdır.”
Açıklanan
nedenlerle 27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunun 29 uncu maddesinin (9) numaralı fıkrası, Anayasa’nın 2 nci, 11 inci 87 nci, 88 inci,
89 uncu, 127 nci ve 161 inci maddelerine aykırı
olup, iptali gerekmektedir.
6)
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu Maddesinin (10) numaralı Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı
22/5/2007 tarihli ve 5664
sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair
Kanunun “İlan ve hak sahipliğinin sona ermesi” başlıklı 5 inci maddesinin
ikinci fıkrasında,
“Türkiye
Emlak Bankası Anonim Şirketine iletilen listelerde isimleri yer almadığı
halde, konut edindirme yardımına müstahak olduğunu ileri sürenlerin, ilanın
yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde mülga 3320 sayılı Kanuna göre
konut edindirme yardımı hesaplarını tahakkuk ettirmek ve ilgili bankaya
devretmekle yükümlü olan kurum ve kuruluşlara başvurmaları halinde, adlarına
daha önce konut edindirme yardımı yapıldığı hususunun her zaman düzenlenmesi
mümkün olmayan nitelikteki belgelerle kanıtlanması veya bu durumun ilgili
kurumların kayıtları ile anlaşılması kaydıyla, konut edindirme yardımı
tutarları ilgili kurum veya kuruluşlarca hesaplanarak ilgililerin başvurusunu
izleyen 2 aylık süre içinde 3 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen
formatta ve şekilde Bankaya bildirilir. Bu fıkraya göre hak sahibi olduğu tespit edilenlere
yapılacak ödemelerde 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin
hükümler uygulanır. Bu fıkrada belirtilen başvuru süresi geçirildikten
sonra yapılan talepler ilgili kurum ve kuruluşlarca dikkate alınmaz.”
hükmüne yer verilmiştir. İptali istenen kural
ile, bu hükümde yer alan 2 aylık süre” ibaresinin “8 aylık süre” şeklinde uygulanacağı
öngörülmüş, dolayısıyla konut edindirme yardımı tutarlarının ilgili kurum
veya kuruluşlarca hesaplanarak ilgililerin başvurusunu izleyen 2 aylık süre
içinde Bankaya bildirme süresi 2 aydan 8 aya çıkarılmış, yani ve 5664
sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair
Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır.
Görüldüğü
gibi iptali istenen bu kuralla bütçe yasalarından tümüyle değişik
yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken bir yasama işlemi bütçe yasası ile
yapılmıştır.
Açıklanan ve dilekçemizin yukarıda “Gerekçe”
bölümünde (1) numaralı başlık altında belirtilen nedenlerle, bütçeyle
ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bir düzenlemeyi içeren
27.12.2008 tarih ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 29
uncu maddesinin (10) numaralı fıkrası Anayasa’nın 87 nci,
88 inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı olup, iptali gerekmektedir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ
1) Dava dilekçemizde iptali ve iptal davası
sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün durdurulması istenen hükümler, bütçe ile
ilgili olmayan hususları düzenlemektedirler. Halbuki
Anayasanın 161 inci maddesi bütçe kanunlarında bütçe ile ilgili olmayan
hususların yer alamayacağını bildirmektedir. Anayasa Mahkemesinin de bu
nedenle, bütçe kanunlarında yer alan bütçeyle ilgisiz hükümler hakkında
verdiği sayısız iptal kararı vardır.
“Anayasa’nın 153. maddesinin son
fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı
organları ile gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Yasama
organı yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen Anayasa
Mahkemesi kararlarını göz önünde bulundurmak, bu kararları etkisiz
bırakacak biçimde yeni yasa çıkarmamak ve Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal
edilen kuralları tekrar yasalaştırmamak yükümlülüğündedir. Yasama organı,
yasa çıkarırken iptal edilen yasaya ilişkin kararların sonuçları ile
birlikte gerekçelerini de gözönünde bulundurmak
ve sözcükleri ayrı olsa bile, iptal edilen yasalarla, içerik ya da nitelik
yönünden aynı veya benzer olan yasaları çıkarmamak zorundadır.” (Anayasa
Mahkemesi’nin 29.11.2005 tarih ve E.2005/6, K.2005/93 sayılı kararı).
Bir hukuk devletinde böyle bir duruma seyirci
kalınmaması tabii olup, Anayasal düzenin en kısa sürede iptalini ve
yürürlüğünün durdurulmasını istediğimiz hukuka aykırı bu tür kurallardan
arındırılması, hukuk devleti sayılmanın da bir gereğidir. Anayasaya
aykırılığın ısrarla sürdürülmesinin, bir hukuk devletinde subjektif yararların üstünde, özenle korunması gereken
hukukun üstünlüğü ilkesini de zedeleyeceği kuşkusuzdur.
2) Bir yıllık bir döneme ilişkin olan Bütçe
Kanunu’ndaki bu düzenlemeler hakkında yürürlüğü durdurma kararı verilmediği
takdirde bütçe yılı sona erdikten sonra verilecek iptal kararlarının
etkililiği ortadan kalktığından, böyle bir durumun sonradan giderilmesi güç
ya da olanaksız zararlara yol açacağı da kuşkusuzdur.
Anayasaya aykırı oldukları gerekçemizde gösterilen
hükümlerin uygulanması halinde ortaya çıkacak ve giderilmesi olanaksız
durum ve zararların önlenebilmesi, hukukun ve Anayasanın üstünlüğünün
korunabilmesi için, bu hükümlerin yürürlülüklerinin iptal davası
sonuçlanıncaya kadar durdurulması gerekmektedir.
V. SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan gerekçelerle 27.12.2008 tarih ve
5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun;
1) 28 inci maddesinin, Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve 161 inci maddelerine aykırı
olduğundan,
2) 29 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d)
bendinin, Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve
161 inci maddelerine aykırı olduğundan,
3) 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve 161 inci
maddelerine aykırı olduğundan,
4) 29 uncu maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve 161 inci
maddelerine aykırı olduğundan,
5) 29 uncu maddesinin (9) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 2 nci,11 inci, 87 nci,
88 inci, 89 uncu,127 nci ve 161 inci maddelerine
aykırı olduğundan,
6) 29 uncu maddesinin (10) numaralı fıkrasının,
Anayasa’nın 87 nci, 88 inci, 89 uncu ve 161 inci
maddelerine aykırı olduğundan,
iptallerine ve iptal davası
sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesine
ilişkin istemimizi saygı ile arz ederiz.”
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
27.12.2008 günlü, 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanunu’nun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istenilen madde, fıkra ve bentleri şunlardır:
1-
“Tedavi hizmetleri için katılım payı uygulaması
MADDE 28 - (1) Kamu idarelerinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı olarak istihdam edilenler (bunlardan aylıksız
izinli olup, ilgili mevzuatı gereğince tedavi yardımı hakkı devam edenler
dâhil) ile bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin, 18/6/1992
tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamındaki yeşil kart sahiplerinin ve ilgili
mevzuatında 3816 sayılı Kanun hükümlerine göre tedavilerinin sağlanması
hükme bağlanmış olanların; 2009 yılında, ayakta tedavilerinde hekim ve diş
hekimi muayenelerinden 2 TL katılım payı alınır. Katılım
payı tutarını; birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılan muayenelerde
almamaya ya da daha düşük tutarlarda belirlemeye veya tekrar aynı tutarlara
getirmeye, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında yapılan
muayenelerde önceki basamaklardan sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı
dikkate alınmak suretiyle yarısına kadar indirmeye veya beş katına kadar
artırmaya, gerektiğinde bu tutarları kanuni tutarlarına getirmeye veya
indirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(2)
Birinci fıkra kapsamına girenlerin 2009 yılında, tedavileri nedeniyle
kullanmalarına gerek görülen ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçlerinin bedelleri
üzerinden, gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği
açısından hayati önemi haiz olup olmaması, kişilerin gelir ve aylıklarının
tutarı ve benzeri ölçütler dikkate alınarak yüzde 10 ilâ yüzde 20 arasında
Maliye Bakanlığınca belirlenen oranlarda katılım payı alınır. Ancak, bu
şekilde alınacak katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin alındığı
tarihteki asgari ücretin yüzde 75’ini geçemez.
(3) 3816
sayılı Kanun kapsamındaki yeşil kart sahiplerinin ve ilgili mevzuatında
3816 sayılı Kanun hükümlerine göre tedavilerinin sağlanması hükme bağlanmış
olanların, ikinci fıkra uyarınca ödemiş oldukları katılım payları, 2009
yılında, talepleri halinde 29/5/1986 tarihli ve
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine
göre kendilerine geri ödenir.
(4) Bir
hastalığın tedavisinin başka tıbbî bir yöntemle tedavisinin mümkün olmaması
nedeniyle yapılacak yardımcı üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı
üreme yöntemi tedavisinde, 2009 yılında, birinci fıkra kapsamına girenler
için ilk denemede yüzde 30, ikinci denemede yüzde 25 oranında katılım payı
alınır. Bu fıkra gereğince alınacak katılım payının hesabında, ikinci
fıkrada belirtilen üst limit dikkate alınmaz.
(5)
Katılım payının gerektiğinde ilgililerin aylık ve ücretlerinden kesilmesine
veya eczaneler ile diğer kurum ve kuruluşlar aracılığı ile tahsiline
ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(6)
Sağlık kurum ve kuruluşları, kamu idarelerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak
istihdam edilenler (bunlardan aylıksız izinli olup, ilgili mevzuatı
gereğince tedavi yardımı hakkı devam edenler dahil)
ile bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinden, vermiş oldukları
sağlık hizmetleri için anılan Kanunun 73 üncü maddesi gereğince genel
sağlık sigortalısı hak sahiplerinden alabilecekleri ilave ücretlerin
dışında ilave ücret talep edemez. Maliye Bakanlığı ilave ücret alınamayacak
sağlık hizmetlerini yeniden tespit etmeye yetkilidir.
(7) 5510
sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesinin ikinci
fıkrası gereğince ilgili kayıt ve işlemlerin Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından devralınması halinde, devir tarihinden sonra anılan Kanunun
ilgili hükümleri uygulanır.
2- “Kısmen
veya tamamen uygulanmayacak hükümler
MADDE 29 - (1) a) …
d) 5/4/1983 tarihli
ve 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin
Kanunun değişik 5 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen “özel bütçeli”
ibaresi,
…
2009 yılında uygulanmaz.
(2) 13/12/1983
tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinin (j) bendinde yer alan
“Bakanlık hizmet binaları ve İçişleri Bakanlığının görüşünü almak
suretiyle, hükümet konaklarının yapımını programlamak, satınalma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,” hükmü “Bakanlık
hizmet binalarının yapımını programlamak, satınalma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,” şeklinde uygulanır.
…
(4) 23/7/1995 tarihli
ve 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata
İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanunun 6 ncı
maddesinin üçüncü fıkrasına göre, 30/9/2008 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin başvurulardan Maliye Bakanlığınca uygun görüş verilmemiş olanlar
hakkında herhangi bir işlem yapılmaz.
…
(9) 1/1/2009
tarihinden sonra verilmesi gereken elektrik ve havagazı tüketim vergisi
beyannamelerine uygulanmak üzere, 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanununun; 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ilgili
belediyeye” ibaresi, “kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi
dairesine” şeklinde, 39 uncu maddesinde yer alan “belediyeye bir beyanname
ile bildirmeye ve vergiyi aynı sürede ödemeye mecburdurlar.” ibaresi,
“kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine, Maliye
Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre bir beyannameyle bildirmeye
ve vergiyi aynı sürede, Genel Bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek
üzere, ödemeye mecburdurlar. Verginin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilgili
vergi daireleri yetkilidir.” şeklinde uygulanır.
(10) 22/5/2007 tarihli
ve 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair
Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “2 aylık süre”
ibaresi, “8 aylık süre” şeklinde uygulanır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava
dilekçesinde, Anayasa’nın 2., 11., 87., 88., 89.,
127. ve 161. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca,
Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet
ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A.Necmi ÖZLER, Serdar
ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın
katılımlarıyla 5.2.2009 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma
isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına oybirliğiyle karar
verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları
ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten
sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa’nın 87. maddesinde Türkiye
Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri belirtilirken bütçe yasa tasarısını
görüşmek ve kabul etmek dışında diğer yasaları koymak, değiştirmek ve
kaldırmak biçiminde bir ayırım yapılmıştır. Bütçe yasalarını öteki
yasalardan ayrı tutan bu kural karşısında, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi
gereken bir konunun bütçe yasası ile düzenlenmesi veya herhangi bir yasada
yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesi ve kaldırılması
olanaksızdır.
Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerinde yasa tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülme usul ve
esasları ile yayımlanması düzenlenirken, bütçe yasa tasarılarının görüşülme usul ve esasları 162. maddede ayrıca
belirtilmiştir. Bu maddeyle bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde ayrı
bir yöntem kabul edilmiş, genel kurulda üyelerin gider arttırıcı veya gelir
azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve Anayasa’nın 89. maddesiyle de
Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere TBMM’ne geri
gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan, Anayasa’nın 163. maddesinde
bütçede değişiklik yapılabilmesi esasları ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar
Kurulu’na kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma yetkisi
verilmemiştir.
Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve
değişik olarak düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu
olarak, diğer yasalar ile düzenlenmesi gereken bir konunun, bütçe yasası
ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kaldırılması olanaksızdır.
Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında, “Bütçe kanununa bütçe ile ilgili
hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz” denilmektedir. Yasa konusu
olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla “bütçe ile ilgili hükümler” ifadesi de bütçeyi açıklayıcı,
uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler olarak
değerlendirilmelidir.
Bir yasa kuralının bütçeden gider yapmayı ya da
bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, mutlak biçimde “bütçe ile ilgili hükümlerden”
sayılmasına yetmez. Her yasada gidere neden olabilecek değişik türde
kurallar bulunabilir. Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin, yargı,
savunma, eğitim, sağlık, tarım, ulaşım ve benzeri kamu hizmeti alanlarına
ilişkin yasaların bütçeyle ilgili hükümler içerdiği kabul edilirse, bu
konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması için de bütçe yasalarına
hükümler koymak yoluna gidilebilir. Oysa, bu tür
yasa düzenlemeleri, bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi
bulunmayan, yasakoyucunun başka amaçla ve bütçe
yasalarından tümüyle değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama
işlemleridir. “Bütçe ile ilgili hüküm” sözcüklerine dayanılarak, gider ya
da gelirle ilgili bir konuyu olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile
düzenlemek, Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerini bu tür yasalar yönünden
uygulanamaz duruma düşürür.
Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe
yasalarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını bütçeyle ilgili olmayan
kurallardan uzak tutmak ve kendi yapısı içinde bütünleştirmektir.
1- Yasa’nın 28. Maddesinin
İncelenmesi
İptali istenilen
kural, 25.6.2009 günlü, 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı
Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanun’un 26. maddesiyle, 13.12.1983 günlü, 178 sayılı Maliye Bakanlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici
Madde 9’da yeniden düzenlendiğinden, bu maddeye ilişkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında karar verilmesine yer
olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Yasa’nın 29.
Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (d) Bendinin İncelenmesi
İptali istenilen (d)
bendindeki 5.4.1983 günlü, 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasında
geçen “özel bütçeli” ibaresinin 2009 yılında uygulanmayacağına ilişkin
kuraldan, “özel bütçeli” ibaresi 5917 sayılı Yasa’nın 47. maddesinin (7)
numaralı fıkrasıyla çıkarıldığından, bu bende ilişkin konusu kalmayan iptal
istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
gerekmiştir.
3- Yasa’nın 29.
Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, bütçe yasalarının görüşülme usul
ve esaslarının diğer yasalardan ayrı olarak Anayasa’da gösterildiği, yapılan
düzenlemenin bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi
bulunmayan ayrı bir yasa konusu olduğu, bu nedenlerle dava konusu kuralın,
Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava
konusu kuralda, “13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13
üncü maddesinin (j) bendinde yer alan “Bakanlık
hizmet binaları ve İçişleri Bakanlığının görüşünü almak suretiyle, hükümet
konaklarının yapımını programlamak, satınalma
işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,” hükmü “Bakanlık hizmet binalarının yapımını
programlamak, satınalma işlemlerini yürütmek ve
bunların onarımlarını yapmak,” şeklinde uygulanır.” denilmiştir.
Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla
yapılması gereken düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması
zorunludur. 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu’nun 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, 178 sayılı KHK ile
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne verilmiş bulunan görevin
2009 yılında uygulanmayacağı öngörülerek 178 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin Milli Emlak Genel Müdürlüğü görevlerine ilişkin kuralları
2009 yılı için değiştirilmiş böylece bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması
gereken bir düzenleme Bütçe Yasası ile yapılmıştır.
Bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu
düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
4- Yasa’nın 29. Maddesinin
(4) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, bütçe yasalarının görüşülme usul
ve esaslarının diğer yasalardan ayrı olarak Anayasa’da gösterildiği,
yapılan düzenlemenin bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi
bulunmayan ayrı bir yasa konusu olduğu, bu nedenlerle dava konusu kuralın,
Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Dava
konusu kuralda, “23/7/1995
tarihli ve 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata
İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanunun 6 ncı
maddesinin üçüncü fıkrasına göre, 30/9/2008 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin başvurulardan Maliye Bakanlığınca uygun görüş verilmemiş olanlar
hakkında herhangi bir işlem yapılmaz.” denilmiştir.
Tabiî afete maruz kalan yörelerde normal hayatın
devamını sağlayacak hizmetlerin yürütülmesi, hasar ve tahribatın
giderilmesi amacı ile çıkarıldığı anlaşılan 4123 sayılı Yasa’nın 4864
sayılı Yasa ile değişik 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, tabii
afete maruz kalan yörelerdeki belediyeler ile özel idarelere maruz
kaldıkları hasar ve tahribatları gidermek için 7269 sayılı Yasa’nın 4684
sayılı Yasa ile değişik 33. maddesi çerçevesinde özel hesaplarda toplanan
kaynaklardan yardım yapılabileceği, bu yardımların miktarının, hasar ve
tahribat oranları dikkate alınarak Maliye Bakanı’nın uygun görüşü üzerine
Bayındırlık ve İskan Bakanı’nca tespit edileceği,
7269 sayılı Yasa’nın 4684 sayılı Yasa ile değişik 33. maddesinde de, tabii
afet nedeniyle özel ve kamu kuruluşları ile kişiler tarafından her ne ad
altında olursa olsun toplanan nakdi bağış ve yardımların Maliye Bakanlığı
Merkez Saymanlık Müdürlüğü adına açılacak özel hesaplarda toplanacağı
öngörülmüştür.
Dava konusu kuralla, 4123 sayılı Yasa’nın 6.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 30/9/2008
tarihinden önceki dönemlere ilişkin yapılmış yardım başvurularından Maliye
Bakanlığı’nca uygun görüş verilmemiş olanlar hakkında herhangi bir işlem
yapılmayacağı öngörülerek, özel Yasa kuralı 2009 yılı için
değiştirilmiştir. Oysa, bu tür düzenlemelerin
bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur.
Bu nedenlerle, diğer yasaların konusu olan bu
düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
5- Yasa’nın 29. Maddesinin
(9) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
İptali istenilen
kural ile 26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 35.
maddesinin ikinci fıkrasında ve 39. maddesinde yapılan düzenlemeler, 5917
sayılı Yasa’nın 18. maddesiyle 2464 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici Madde 6
ile yeniden düzenlendiğinden, bu fıkraya ilişkin konusu kalmayan iptal
istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
gerekmiştir.
6- Yasa’nın 29.
Maddesinin (10) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi
İptali istenilen
kural ile 22.5.2007 günlü, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak
Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında
yapılan düzenleme, 5917 sayılı Yasa’nın 47. maddesinin (17) numaralı
fıkrasıyla yeniden düzenlendiğinden,
bu fıkraya ilişkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında karar verilmesine
yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
27.12.2008 günlü, 5828 sayılı 2009
Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun:
A- 29. maddesinin (2) ve (4) numaralı
fıkralarına ilişkin yürürlüğünün durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından
REDDİNE,
B- 1-28. maddesine,
2- 29. maddesinin;
a-(1)
numaralı fıkrasının (d) bendine,
b-(9)
numaralı fıkrasına,
c- (10) numaralı fıkrasına,
yönelik iptali istemi hakkında, 1.4.2010 günlü, E.
2009/10, K. 2010/56 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar
verildiğinden, bu madde, fıkra ve bentlere ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI
İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1.4.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- SONUÇ
27.12.2008 günlü, 5828 sayılı 2009 Yılı
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun:
A- 28. maddesi,
25.6.2009 günlü, 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 26.
maddesiyle, 13.12.1983 günlü, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici Madde 9’da
yeniden düzenlendiğinden, bu maddeye ilişkin KONUSU KALMAYAN İPTAL İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER
OLMADIĞINA,
B- 29. maddesinin;
1- (1) numaralı
fıkrasının (d) bendindeki, 5.4.1983 günlü, 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasında geçen “özel bütçeli” ibaresinin 2009 yılında uygulanmayacağına
ilişkin kuraldan, “özel bütçeli” ibaresi 5917 sayılı Yasa’nın 47.
maddesinin (7) numaralı fıkrasıyla çıkarıldığından, bu bende ilişkin KONUSU KALMAYAN İPTAL İSTEMİ HAKKINDA
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- (2) ve (4) numaralı fıkralarının
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
3- (9) numaralı fıkrasıyla, 26.5.1981
günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 35. maddesinin ikinci
fıkrasında ve 39. maddesinde yapılan düzenlemeler, 5917 sayılı Yasa’nın 18.
maddesiyle 2464 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici Madde 6 ile yeniden
düzenlendiğinden, bu fıkraya ilişkin
KONUSU KALMAYAN İPTAL İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4- (10) numaralı fıkrasıyla, 22.5.2007
günlü, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme
Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan
düzenleme, 5917 sayılı Yasa’nın 47. maddesinin (17) numaralı fıkrasıyla
yeniden düzenlendiğinden,bu
fıkraya ilişkin KONUSU KALMAYAN
İPTAL İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1.4.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
Üye
Serruh KALELİ
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|