|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2008/99
Karar Sayısı: 2010/42
Karar Günü: 25.2.2010
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: Kocaeli 6. Asliye
Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve
Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı
Yasa’nın 156. maddesiyle değiştirilen 13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’nın
2., 10., 36., 37. ve 38. maddelerine aykırılığı
savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Şüphelinin evinde yapılan aramada ele geçirilen
ruhsatsız tabanca ve mermi nedeniyle açılan davada, 6136 sayılı Yasa’nın
13. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan
Mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü
şöyledir:
“6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında
Kanunun 13. maddesinde;“Bu Kanun
hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın
alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci
maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silâh veya mermilerin
sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla
kadar hapis ve beş yüz günden beş bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
Bu Kanunun 12 nci
maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet
olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması
halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmi beş günden
yüz güne kadar adlî para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda
bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir
edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne
kadar adlî para cezasıdır.
Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da
benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak
öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci
fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.” şeklinde belirtilmiştir. Söz
konusu metnin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;
6136 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci
fıkrasında, ateşli silahın taşınması veya bulundurulmasından bahsedilip,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılması öngörülmüş; üçüncü fıkrasında ise, bu silahın
salt ev veya işyerinde bulundurulması halinde bir yıldan iki yıla kadar
hapis ve yirmi beş günden yüz güne kadar adlî para cezası öngörülmüştür. Bu halde salt ev veya işyerinde silah
bulundurulması halinde daha az ceza verilmesi söz konusudur.
Maddenin beşinci fıkrasında, tadil edilmiş kuru
sıkı tabir edilen silahlar için
birinci fıkraya göre ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu halde ilk imal
ediliş tarzı
itibariyle ateşli silahın evde bulundurulması halinde 3. fıkraya göre daha
az ceza, başlangıçta ateşli silah olmayıp kuru sıkı olarak imal edilip,
daha sonra tadil edilerek elde edilmiş ateşli silahın ev veya işyerinde
bulundurulması halinde 1. fıkraya göre daha çok ceza verilmesine sebebiyet
verilecektir.
Ayrıca birinci fıkrada düzenlenen suçlara Asliye
Ceza Mahkemesi bakmakla
görevli iken, üçüncü fıkrada düzenlenen suçlara Sulh Ceza Mahkemesi
bakmakla görevli
olduğundan, görevli mahkemenin değişmesi durumu da ortaya çıkacaktır.
Bu nedenlerle, 6136 sayılı Kanunun beşinci
fıkrasının Anayasanın 2.
maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik
ilkesine, 36.
maddesindeki adil yargılama ilkesine, 37. maddesindeki kanuni hâkim
ilkesine, 38.
maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu
düşünüldüğünden,
belirtilen maddelerin Anayasaya aykırılıkları yönünden Anayasanın 152.
maddesi uyarınca
gerekli incelemenin Anayasa Mahkemesince yapılması saygıyla arz olunur.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun’unitiraz konusu fıkrayı içeren 13. maddesi şöyledir:
“Madde 13-
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri
satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci
maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silâh veya mermilerin
sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla
kadar hapis ve beşyüz günden beşbin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 12 nci
maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet
olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması
halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibeş günden yüz güne kadar adlî para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda
bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir
edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne
kadar adlî para cezasıdır.
Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz
fişeği ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik
yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin
birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 2., 10., 36.,
37. ve 38. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet
ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh
KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla
yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin
esasının incelenmesine 13.11.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına
ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, ateşli silaha dönüştürülmüş kuru
sıkı olarak adlandırılan silahları bulundurma suçu nedeniyle 6136 sayılı
Yasa’nın 13. maddesinin birinci fıkrasına göre verilen cezanın, ilk imal
ediliş tarzı itibariyle ateşli silahın bulundurulması halinde aynı maddenin
üçüncü fıkrasına göre verilen cezadan fazla olmasının ve görevli mahkemenin,
diğerinde sulh ceza mahkemesi iken bu suçta asliye ceza mahkemesi olarak
kabul edilmesinin Anayasa’nın 2., 10., 36., 37. ve
38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
6136 sayılı Yasa’nın 5728
sayılı Yasa’nın 156. maddesiyle değişik 13. maddesinin son fıkrasına göre,
kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen
tabancayı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli
silaha dönüştürenlerin birinci fıkra gereğince bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı
kurala bağlanmıştır. Madde gerekçesindeki “kuru sıkı
tabancanın öldürmeye elverişli silah haline dönüştürülmesinin yaptırım
altına alındığı konusuna açıklık kazandırmak” ifadesi de gözetildiğinde
birinci fıkra gereğince cezalandırılacak olan suçun “dönüştürme suçu” olduğu açıktır.
Anayasa’nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya
aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen
kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık,
Anayasa’nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk
ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Yasa önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı
olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik
öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin
yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım
yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda
bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında
eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durumlarındaki özellikler, kimi
kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları
gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa’nın 36. maddesinde herkesin
meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde
davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına
sahip olduğu, mahkemelerin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan
kaçınamayacağı, 37. maddesinde kanuni hâkim güvencesi kurala bağlanmış, 38.
maddesinde ise suç ve cezalara ilişkin esaslara yer verilmiştir.
İlk imal edilişi 6136 sayılı Yasa
kapsamında olan bir silahı “bulundurma
eylemi” ile kurusıkı olarak adlandırılan ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini
atabilen tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silaha “dönüştürme eylemi” aynı nitelikte
değildir. Farklı suçları işleyenler ise aynı hukuksal konumda
bulunmadıklarından eşitlik karşılaştırmasına esas alınamazlar.
Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin
düzenlemelerde Anayasa’ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak
koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın
türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin belirlenmesi
gibi konularda yasa koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini
atabilen tabancayı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye
elverişli silaha dönüştürme suçuna 6136 sayılı Yasa kapsamındaki
silahı bulundurma suçuna göre niteliğindeki ağırlık gözetilerek daha ağır
bir yaptırım öngörülmesi de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdiri
kapsamındadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal
isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa’nın 36.ve 37. maddeleri ile ilgisi
görülmemiştir.
VI - SONUÇ
10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli
Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 23.1.2008 günlü,
5728 sayılı Yasa’nın 156. maddesiyle değiştirilen 13. maddesinin
beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 25.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
|
|
|
|
Üye
Fettah OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
|