|
Yargıtay
3. Hukuk Dairesinden:
Esas No: 2010/3508
Karar No: 2010/4100
YARGITAY
İLAMI
Mahkemesi: Çifteler
Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 4/12/2008
Numarası: 2006/278-2008/257
Davacı:
Rıfat EŞEN Vek. Av. İ. ÖZCAN
Davalı: Seydi Ahmet KARAKOL vs Vek.
Av. M. SARI
Dava dilekçesinde 100.00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı
taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine
gidilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz
edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Davacı vekilince açılan davada,
Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/145 Esas sayılı dosyasında saklı
tuttukları haklarından, yine fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere
50 TL’si munzam zarar, 50 TL'si faiz olmak üzere 100 TL'nin hüküm altına
alınmasının talep edildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda munzam
zarar talebinin reddine, 50 TL faizin taleple bağlı kalınarak davalılardan
alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalılara aidiyetine,
davacı vekili lehine ücreti vekalete kesin olarak
karar verildiği anlaşılmıştır.
HUMK'un
4. maddesinde “Alacağın bir kısmı dava olundukta, eğer son kısım ise,
mahkemenin vazifesini tayinde müddeabihin
kıymetine bakılır. Son kısım olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı
olduğu takdirde alacağın tamamı nazarı itibare alınr. Alacağın tamamı münazaalı değilse dava olunan
kısma bakılır.” hükmünün yer aldığı, buna göre uyuşmazlığın bütünü dikkate
alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi
gerekirken davaya devamla esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununun 417. maddesine göre yargılama masrafları kural olarak, davada haksız
çıkan tarafa yükletilir. Anılan Kanunun 423. Maddesinin altıncı bendine
göre vekalet ücreti, yargılama giderlerindendir.
Davanın kısmen kabul, kısmen de reddine karar verildiği halde kendisini
vekil ile temsil ettiren davalı lehine ücreti vekalet
tayin edilmemesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının HUMK.nun
427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan
nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına
bozulmasına, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 11/3/2010 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No: 2010/748
Karar
No: 2010/4586
YARGITAY İLAMI
Davacı İzettin
Atansefer ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 28/3/2008 günlü ve 2007/599-2008/90 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı
olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/1/2010 gün ve
Hukuk-2009/296893 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İzzettin Atansefer'in davalı Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı ve
küçüğün annesi Saniye Atansefer'in muvafakat
ettiği davada, müşterek çocuk Sevda Atansefer'in 9/2/1991 olan doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak
kaydıyla 1988 olarak tashihine karar verilmesini istediği, mahkemece
davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan nüfus kayıt
örneğinden, doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen Sevda’nın Mehmet Enis
adındaki kardeşinin de 9/2/1991 tarihinde doğduğu
anlaşılmıştır.
Mahkemece, ikizlerden birinin
yaş tashihi söz konusu olunca her ikisinin sağlık kuruluna sevk edilerek
ikiz olup olmadıkları ve yaşları hususunda alınacak heyet raporuyla durumun
aydınlatılması gerekirken, ikizlik kaydı bertaraf edilmeden eksik inceleme
ve yetersiz araştırmayla davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya
aykırı bulunmuştur.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 25/3/2010 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
|