|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı:
2008/85
Karar Sayısı : 2010/12
Karar Günü : 21.1.2010
İPTAL DAVASINI AÇAN
: Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup
Başkanvekili Hakkı Süha OKAY
İPTAL DAVASININ KONUSU : 9.7.2008 günlü, 5784 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4.
maddesiyle, 20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14.
maddesinin sonuna eklenen fıkranın, Anayasa’nın 2.,
11. ve 161. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün
durdurulması istemidir.
I- İPTAL
VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ
İptal ve yürürlüğün durdurulması istemlerini içeren
10.9.2008 günlü dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:
“Anayasanın 161 inci maddesinin ikinci fıkrası “Mali yıl başlangıcı ile genel ve katma
bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir”
hükmüne amirdir. Bu hüküm çerçevesinde çıkarılan 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Bütçe İlkeleri” ni
düzenleyen 13 üncü maddesinin (g) bendinde açıkça “Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi esastır”
denilmiş olmasına karşın iptali istenen kural ile maddede sayılan kamu
varlıklarının özelleştirilmesinden elde edilen gelirlerin, belirli
harcamalara tahsisi öngörülmüştür.
Bütçe ilkeleri, bütçenin hazırlanması, görüşülüp
onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulması gereken kuralları ifade eder. Başka bir deyimle, bütçeden
beklenen fonksiyonların gerçekleşmesi için uyulması gereken başlıca
kurallar, bütçe ilkeleri ya da prensipleri olarak nitelendirilir.
Genellik ilkesinin bir diğer anlamı ise, belirli
kamu gelirlerinin belirli giderlere ayrılmamasıdır. Buna göre, kamu
gelirlerinin tamamı bütün kamu giderleri için ayrılır. Bu ilkeye göre, kamu
gelirlerinin tamamı devlet hazinesinde toplanmalı ve buradan çeşitli kamu
hizmetlerine öncelik sırasına göre ayrılmasıdır. Böylece bazı devlet
dairelerinin kendilerine ayrılmış olan ödenek miktarını, kendi özel
gelirleri ile artırmaları önlenir. Ayrıca yasama organı bütçeyi denetleme
fonksiyonunu daha etkin bir şekilde yerine getirme imkânı bulur.Diğer taraftan, kamu mali yönetiminde bütçe disiplinin
sağlanması bağlamında, 14.07.2004 tarih ve 5217 sayılı Kanun ile özel gelir
ve özel ödenek kaydına yönelik olarak çeşitli mevzuatta yer alan hükümler
yürürlükten kaldırılmıştır.
Anayasanın 2 nci
maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı,
başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal
bir hukuk Devletidir” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin
müteaddit kararlarında vurgulandığı üzere, “Hukuk devleti, eylem ve
işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu
geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla
kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa ve yasa koyucunun da
bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.”
Hukuk Devletinin unsurları Doktrinde ayrıntılı
olarak sayılmış olup, temel unsurlar; a) Kuvvetler
ayrılığı, b) Normlar hiyerarşisi ve c) Kanunilik ilkeleridir.
Kuvvetler Ayrılığı ilkesi Yasama, yürütme ve yargı
erklerinin ayrılığını ve eşitliğini ifade eder. Normlar Hiyerarşisi ise;
kısaca Yönetmeliklerin Tüzüklere, Tüzüklerin Yasalara, Yasaların ise
Anayasaya aykırı olamayacağı anlamına gelmektedir. Kanunilik ilkesi ise;
Devletin, önceden anlaşılır, uygulanabilir kurallar koyması ve herkes gibi
bu kurallara Devlet Organlarının da bağlı olmasını ifade eder.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu merkezi yönetim bütçesinin uygulanmasına ilişkin temel
kuralları içerdiğinden doğrudan doğruya bütçe ile ilgilidir. Yasama organının
da 5018 sayılı Yasa’nın getirdiği kurallara uyması Hukuk Devletinin
“kanunilik” ilkesinin bir gereği olmalıdır.
Bu nedenle iptali istenen kural, belirli
gelirlerin belirli giderlere tahsisi öngördüğünden dolayı genel bütçe ilkelerinden “ademi
tahsis” ilkesine ve dolayısıyla “hukuk devleti” ilkesi ile bağdaşmadığından
Anayasanın 2 nci maddesine aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, 09.07.2008 tarih ve 5784
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanunun 4 üncü maddesiyle 4628 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin
sonuna eklenen son fıkra Anayasanın 2 nci ve
dolayısıyla 11 inci maddesine aykırı olup, iptal edilmesi gerekmektedir.”
II- YASA
METİNLERİ
A- İptali
İstenilen Yasa Kuralı
5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesiyle, 20.2.2001
günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin sonuna
eklenen fıkra şöyledir:
“Elektrik
Üretim Anonim Şirketi ve/veya müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve
işletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilmelerinden elde edilen
gelirlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan masraflar
düşüldükten sonra kalan kısmı izleyen onbeş gün
içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı merkez ödemelerini yapan muhasebe birimi hesaplarına aktarılır.
Aktarılan bu tutarlar aynı birim tarafından genel bütçenin (B) işaretli
cetveline özel gelir kaydedilir. Kaydedilen bu tutarın
yüzde seksenini, enerji altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere; Bakanlık
görüşleri doğrultusunda Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi, Elektrik
Üretim Anonim Şirketi, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu ve Boru Hatlarıyla
Petrol Taşıma Anonim Şirketine sermayeleri artırılmak suretiyle ve
yatırımlarıyla ilişkilendirilerek ödenmek üzere Hazine Müsteşarlığı
bütçesine, yüzde yirmisini ise enerji üretimleri ile ilgili hidroelektrik
santrallerinin yatırımlarında kullanılmak üzere Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Özel
gelir ve ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içerisinde kullanılmayan kısımları
ertesi yıl bütçelerine devren gelir ve ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı
yetkilidir. Yatırım ödenekleri yılı yatırım programı ile
ilişkilendirilir."
B-
Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa’nın 2.,
11. ve 161. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Cafer
ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh
KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımıyla
18.9.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin
esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına, oybirliğiyle karar
verilmiştir.
IV-
ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, iptali istenilen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Anayasa’nın 161. maddesine göre,
mali yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve
uygulanacağının kanunla belirleneceği, bütçe ilkelerinin, bütçenin
hazırlanması, görüşülüp onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi ile ilgili
olarak göz önünde bulundurulması gereken kuralları ifade ettiği, bütçede
genellik ilkesi uyarınca kamu gelirlerinin tamamının bütün kamu giderleri
için ayrılması gerektiği, bu ilkeyle bazı Devlet dairelerinin kendilerine
ayrılmış olan ödenek miktarını, kendi özel gelirleri ile artırmalarının
önlenmesinin amaçlandığı, aksi taktirde yasama
organının bütçeyi denetleme fonksiyonunu etkin bir şekilde yerine getirme
imkânı bulamayacağı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun
merkezi yönetim bütçesinin uygulanmasına ilişkin temel kuralları içerdiği,
yasama organının da 5018 sayılı Yasa’yla getirilen kurallara uymasının
hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, iptali istenen kuralla, belirli gelirlerin
belirli giderlere tahsisinin öngörüldüğü, bu nedenle dava konusu kuralın
genel bütçe ilkelerinden olan ademi tahsis ilkesine uygun düşmediği
belirtilerek Anayasa’nın 2. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
İptali istenen yasa kuralı
uyarınca, Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve/veya müessese, bağlı ortaklık,
iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının
özelleştirilmesinden elde edilen gelirler net olarak -giderler düşüldükten
sonra- Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı merkez ödemelerini yapan muhasebe birimi hesaplarına aktarılacak
ve aktarılan bu tutarlar aynı birim tarafından genel bütçenin (B) işaretli
cetveline özel gelir kaydedilecektir. Böylece, özel gelirler karşılığında idarelere tahsis edilen özel
ödenek miktarları, ilgili idarelerin bütçelerinde gösterilmiş olmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya
aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen
kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık,
Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk
ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk devletinde yasa koyucu, Anayasa kurallarına
bağlı olmak koşuluyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma yetkisine sahiptir.
Anayasa’nın 161. maddesinin birinci fıkrasına göre
Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin
harcamalarının yıllık bütçelerle yapılması gerekmektedir. Aynı maddenin
üçüncü fıkrasında ise kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir
yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için kanunla özel süre veya usuller
konulabileceği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanunu’nun 13. maddesinin (g) bendinde, belirli gelirlerin belirli
giderlere tahsis edilmemesinin esas olduğu belirtilmiştir. Hukuk sistemimizde
bazı yasa kurallarının diğer yasa kurallarına üstünlüğü söz konusu olmayıp,
yasama faaliyetleri yürütülürken önceden çıkarılmış yasa kurallarından
farklı kurallar getirilmesine engel bulunmamaktadır.Bütçenin genelliği ve kamu gelirlerinin
belli bir kamu hizmetine ayrılmaması ilkesi olarak da anılan ademi tahsis ilkeleri Anayasal kurallar olmadığı gibi
genel hukuk ilkelerinden de değildir. Bütçenin genelliği ve ademi tahsis ilkeleri diğer bütçe ilkelerinin yanında,
çeşitli yararları nedeniyle bütçenin hazırlanması sırasında gözetilmesi
gerektiği düşünülen mali ilkelerdir.
Bu nedenlerle kamu gelirlerinin
belli bir amaç için tahsis edilemeyeceği konusunda Anayasal bir kural bulunmadığından,
enerjiyle ilgili özelleştirme gelirlerinden elde edilecek gelirlerin bir
kısmının enerji konusunda faaliyet gösteren kamu şirketlerine, bir kısmının
ise enerji üretimleri ile ilgili hidroelektrik santrallerinin
yatırımlarında kullanılmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesine
aktarılması Anayasa’ya aykırı görülmemiştir.
İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 11. maddesi ile ilgisi
görülmemiştir.
V-
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
5784 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesiyle,
20.2.2001 günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin
sonuna eklenen son fıkraya yönelik iptal istemi, 21.10.2010 günlü, E.
2008/85, K. 2010/12 sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkraya ilişkin
yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 21.10.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
VI- SONUÇ
9.7.2008 günlü, 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesiyle, 20.2.2001
günlü, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin sonuna
eklenen son fıkranın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Zehra Ayla PERKTAŞ’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 21.1.2010 gününde
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
9.7.2008 günlü, 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un4. maddesiyle, 20.2.2001 günlü,
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin sonuna eklenenfıkrada;
“Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve/veya müessese,
bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının
özelleştirmelerinden elde edilen gelirlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
tarafından yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmı izleyen onbeş gün içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı merkez ödemelerini yapan muhasebe
birimi hesaplarına aktarılır. Aktarılan bu tutarlar aynı birim tarafından
genel bütçenin (B) işaretli cetveline özel gelir kaydedilir. Kaydedilen bu tutarın yüzde seksenini, enerji altyapı yatırımlarında
kullanılmak üzere; Bakanlık görüşleri doğrultusunda Türkiye Elektrik İletim
Anonim Şirketi, Elektrik Üretim Anonim Şirketi, Türkiye Kömür İşletmeleri
Kurumu ve Boru Hatlarıyla Petrol Taşıma Anonim Şirketine sermayeleri
artırılmak suretiyle ve yatırımlarıyla ilişkilendirilerek ödenmek üzere
Hazine Müsteşarlığı bütçesine, yüzde yirmisini ise enerji üretimleri ile
ilgili hidroelektrik santrallerinin yatırımlarında kullanılmak üzere Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı
yetkilidir. Özel gelir ve ödenek kaydedilen tutarlardan yılı
içerisinde kullanılmayan kısımları ertesi yıl bütçelerine devren gelir ve
ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı yetkilidir. Yatırım ödenekleri yılı yatırım
programı ile ilişkilendirilir.” denilmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk
devleti,AnayasaMahkemesi’nin bir çok kararında
açıklandığı gibi eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurup bunu
geliştirerek sürdüren Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini
bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa’nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan
devlettir.
Görüldüğü gibi hukuk devleti olmanın gereği
“adaletli hukuk düzeninin kurulması ve bunun sürdürülmesi” olup, bu
bağlamda devlet yönetiminde keyfiliğin değil, hukuk kurallarının egemen
olmasıdır.
Anayasa’nın “Bütçenin hazırlanması ve uygulanması”
başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında,” Devletin ve kamu iktisadi
teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık
bütçelerle yapılır.” İkinci fıkrasında ise;“Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim
bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolu
Kanunla düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
Bu hüküm çerçevesinde çıkarılan 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nunbütçe ilkelerini düzenleyen 13.
maddesinin (g) bendinde ise “ Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis
edilmemesi esastır.” denilmek
suretiyle “bütçenin genelliği ilkesi” ve kamu gelirlerinin belli bir kamu
hizmetine ayrılmaması “ademî tahsis ilkesi” esas alınmıştır. Buna göre kamu
gelirlerinin tamamı devlet hazinesinde toplanarak, kamu hizmetlerinde
öncelik sırasına göre kamu gideri olarak harcanmasısuretiyle, bir kısım kamu
dairelerinin kendilerine ayrılan ödenek miktarını artırmaları önlenmekte,
böylece bütçe disiplini ve denetimi daha etkin bir şekilde sağlanmaktadır.
Dava konusu kuralda ise, elektrik üretim şirketi
veya müessesesi ve bağlı ortaklık iştirak işletme ve işletme birimleri ile
varlıklarının özelleştirmelerinden elde edilen gelirlerin yüzde seksenininenerjialtyapıyatırımlarındakullanılmasına, yüzde yirmisinin de hidroelektrik santralleri
yatırımına tahsis edilmesi düzenlenmekte olup Anayasa’nın 161. maddesinde
öngörülen bütçenin hazırlanması ve uygulanması ilkeleri ile yine bu madde
uyarınca verilen yetkiye istinaden çıkarılan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi
ve Kontrol Kanununda düzenlenen “bütçenin genelliği ve ademî tahsis
ilkelerine” aykırı olarak belirli gelirlerin belirli giderlere tahsisi
öngörülmektedir.
Bu durumda kural, Anayasa’nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devletinin bir gereği olan “kanunilik ilkesine “ açık
aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenle dava konusu kuralın iptali
gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Zehra
Ayla PERKTAŞ
|