|
Danıştay Onuncu
Dairesi Başkanlığından :
Esas No:
2006/7707
Karar No: 2009/10514
Kanun
Yararına Temyiz Eden:Danıştay
Başsavcılığı
Davacı:Mirpa
Motorlu Taşıtlar Pazarlama Satış Dağıtım
Kiralama
San. Tic. Ltd. Şti.
Vekili:Av. Nurhan
Avcı,
Eski
Osmanlı Sok. No: 3/6, Mecidiyeköy/İSTANBUL
Davalı:Sanayi
ve Ticaret Bakanlığı - ANKARA
İstemin Özeti:Davacı şirketin, 22.9.2003 tarihli
kampanyalı satış iznine dayanarak düzenlemiş olduğu otomobil satış
kampanyasına ilişkin sözleşmenin, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğundan bahisle aynı
Yasanın 25. maddesinin 10. fıkrası uyarınca 71.446.00 TL idari para cezası
verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, dava
konusu işlemin iptali yolunda verilen Ankara 11. İdare Mahkemesinin
19.1.2006 tarih ve E: 2005/409, K: 2006/36 sayılı kararının, Sanayi ve
Ticaret Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca bozulması
istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi:Erkan Yılmaz
Düşüncesi:4077 sayılı Yasa ve bu Yasaya dayanılarak
çıkarılan Kampanyalı Satışlara İlişkin Uygulama Usul ve Esasları Hakkındaki
Yönetmeliğin yürürlük tarihi olan 14.6.2003 tarihinden sonra 22.9.2003 gün
ve 2 no ile onaylanan kampanyalı satış izin belgesi ile otomobil satış
kampanyası düzenleyen davacı şirketin, sözleşme örneklerinin Yönetmeliğin
8. maddesinin 2. fıkrasına uygun olmaması nedeniyle 26.7.2004 tarihli yazı
ile uyarılarak bir hafta, 7.9.2004 tarihli yazı ile de uyarılarak 15 gün
süre verilmesine karşın, iştirakçi ödemelerinin güvence altına alınması ile
ilgili olarak, davacının sözleşmede Yönetmeliğe uygun değişiklik yapmadığı
ve sözleşme örneği düzenlemediği anlaşıldığından, Yasa ve Yönetmelik
hükmüne uygun sözleşme yapılmaması nedeniyle davacının idari para cezası
ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, idari para cezası
verilmesine ilişkin işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının, 2577
sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına
etkili olmamak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü.
Dava, davacı şirketin 22.9.2003 tarihli kampanyalı satış iznine
dayanarak düzenlemiş olduğu otomobil satış kampanyasına ilişkin
sözleşmenin, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 7.
maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğundan bahisle aynı Yasanın 25.
maddesinin 10. fıkrası uyarınca 71.446.00 TL idari para cezası verilmesine
ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 11. İdare Mahkemesince; kampanyalı satış izni bulunan
davacı şirketin, kampanyalı otomobil satışına ilişkin olarak hazırladığı
sözleşmenin, Kampanyalı Satışlara İlişkin Uygulama Usul ve Esasları
Hakkındaki Yönetmeliğin 8/2. maddesine aykırı olduğundan bahisle dava
konusu işlemle idari para cezası verilmiş ise de, idarenin 26.7.2004 ve
7.9.2004 tarihli işlemleri ile yapılan uyarı sonucunda sözleşmede
değişiklik yapıldığı, bu değişiklikle sözleşmedeki aykırılığın giderilip
giderilmediği hususunda idarece bir tespit yapılmadan verilen idari para
cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin
iptaline karar verilmiştir.
Sanayi
ve Ticaret Bakanlığınca; mahkeme kararının, 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanuna ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Kampanyalı
Satışlara İlişkin Uygulama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğe aykırı
olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay
Başkanlığı'na başvurulmuştur.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, davacı şirketin 22.9.2003
tarihli kampanyalı satış iznine dayanarak düzenlemiş olduğu otomobil satış
sözleşmesinin, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 7.
maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğundan bahisle aynı Yasanın 25.
maddesinin 10. fıkrası uyarınca 71.446.00 TL idari para cezası verilmesine
ilişkin işlemde Yasaya aykırılık bulunmadığı düşüncesiyle dava konusu
işlemi iptal eden mahkeme kararı kanun yararına temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ''Kampanyalı
Satışlar'' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, kampanyalı satış; gazete,
radyo, televizyon ilânı ve benzeri yollarla tüketiciye duyurularak
düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul edilmesi ve malın veya hizmetin
daha sonra teslim veya ifa edilmesi suretiyle yapılan satım olarak
tanımlanmış, 2. fıkrasında; kampanyalı satışların Bakanlığın izni ile
yapılacağı, Bakanlığın hangi tür satışların izne tabi olacağını, ön ödeme,
taksit miktarı, teslim süresi, üretici firma garantisi, yatırılacak teminat
ile kampanyalı satışlarda uyulması gereken usul ve esasları tespit edeceği
belirtilmiş, 25. maddesinin 10. fıkrasında ise, 7 nci
maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, 7 nci
madde hükümlerine uygun kampanya düzenlemeleri için bir hafta süre tanınacağı,
bu sürenin bitiminde aykırılığın devam ettiğinin tespiti halinde, bu hükme
aykırı hareket edenlere idari para cezası verileceği öngörülmüştür.
4077 sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan ve 13.6.2003 tarih ve
25137 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kampanyalı Satışlara İlişkin
Uygulama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin ''Sözleşme Zorunluluğu''
başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, kampanyalı satışlarla ilgili olarak aktedilen sözleşmenin bir nüshasının satıcı veya
sağlayıcı tarafından tüketiciye verilmesinin zorunlu olduğu hususuna yer
verildikten sonra, aynı maddenin (l) bendinde, ''Tüketicinin ödemelerinin,
malın teslim ve hizmetin ifa edileceği tarihe kadar sigorta ettirilmesi
veya banka teminatı altına alınmasına ilişkin şartlar.''ın
da sözleşmede yer alması gerektiği belirtilmiş, ''Satıcı ve Sağlayıcının
Yükümlülükleri'' başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasında, ''Satıcı veya
sağlayıcı mal veya hizmeti teslim veya ifa edeceği tarihe kadar olan
tüketicinin toplam ödemelerinin karşılığını sigorta ettirmek veya banka
teminat mektubu vermek zorundadır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre,
kampanyalı satışlarda, sözleşme yapılması ve mal veya hizmetin teslim veya
ifa edileceği tarihe kadar iştirakçinin yapmış olduğu ödemelerin sigorta
ettirilmesi veya banka teminatı altına alınması yükümlülüğünün, satıcı veya
sağlayıcıya ait olduğu, bu yükümlülüğe aykırı haraket
eden satıcı ve sağlayıcıya, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun kampanya
düzenlemeleri veya kampanyalı satış sözleşmesindeki aykırılığın giderilmesi
için bir hafta süre tanınacağı, bu sürenin bitiminde aykırılığın devam
ettiğinin tespiti halinde, satıcı veya sağlayıcıya idari para cezası
verileceği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, yukarıda bahsi geçen Kampanyalı
Satışlara İlişkin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin yürürlük
tarihi olan 14.6.2003 tarihinden sonra 22.9.2003 tarih ve 2 No ile
onaylanan kampanyalı satış izin belgesine dayanarak otomobil satış
kampanyası düzenleyen davacı şirketin, sözleşme örneğinin Yönetmeliğin 8.
maddesinin 2. fıkrasına uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine 26.7.2004
tarihli yazı ile uyarılarak bir hafta, 7.9.2004 tarihli yazı ile de
uyarılarak verilen 15 günlük süre içinde sözleşme örneğinin Yönetmeliğin 8.
maddesinin 2. fıkrasına uygun hale getirilmesinin istenmesine karşın,
iştirakçi ödemelerinin güvence altına alınması ile ilgili olarak davacının,
sözleşmede Yönetmeliğe uygun değişiklik yapmadığı ve sözleşme örneği düzenlemediği
anlaşıldığından, Yasa ve Yönetmelik hükmüne uygun kampanyalı satış
sözleşmesi yapılmaması nedeniyle davacının idari para cezası ile
cezalandırılmasında Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca,
kampanyalı satış sözleşmesinin, 4077 sayılı Yasa ve sözü edilen Yönetmeliğe
uygun olarak düzenlenmemesi, yapılan uyarılara ve verilen sürelere karşın,
sözleşmede Yönetmeliğe uygun değişikliğin yapılmaması nedeniyle idari para
cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık
bulunmadığından, idare mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda
verilen kararın, kanun yararına bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan
kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 11. İdare Mahkemesinin
19.1.2006 tarih ve E: 2005/409, K: 2006/36 sayılı kararının, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün hukuki
sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer
örneğinin ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına
gönderilmesine ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 16.12.2009
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|