|
Danıştay İkinci
Daire Başkanlığından:
Esas No: 2009/3535
Karar No: 2009/3835
Kanun
Yararına Temyiz İsteminde Bulunan: Danıştay Başsavcılığı - ANKARA
Davacı: İshak Aydın
Vekili: Av. Eda Ahmetkocaoğlu,
Adalet Han No:11 - TEKİRDAĞ
Davalı: Tekirdağ Valiliği
İsteğinÖzeti: Tekirdağ İdare Mahkemesi Hakimi tarafından verilen
23.5.2008 günlü, E:2007/365, K:2008/472 sayılı kararın Danıştay
Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.
maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi: Ayşe
Çakırca
Düşüncesi: Yönetmelikten
aldığı yetkiye dayanarak görev yapan öğretmenler kurulunun aldığı
kararların muhalif olup olmadığı veya toplantıya katılıp katılmadığına
bakılmaksızın tüm öğretmenler üzerinde hukuki sonuçlar doğurması nedeniyle
idari nitelik taşıdığı açık olduğu, davanın konusu olan, maaştan hukuka
aykırı olarak yapıldığı iddia edilen ve iadesi talep edilen mutemetlik
ücreti kesintisinin; öğretmenler kurulu toplantısında alınan idari bir
karara dayandığı ve özel hukuk ilişkilerinde temel olan tarafların rızasına
dayalı bir mutemetlik sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle davacının
maaşından yapılan mutemetlik ücreti kesintilerinin iadesi yolundaki
başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin iptali ve haksız kesintinin
yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkin olarak idareye karşı
açılmış olan davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olması
gerektiğinden adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev
yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet
bulunmadığı düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı : Yılmaz ÇİMEN
Düşüncesi: İshak Aydın vekili Av.
Eda Tunalı tarafından, 2001-2006 yıllarında maaşından kesilen toplam 320.00
YTL mutemet ücretinin yasal faizi ile iadesi başvurusunun reddine ilişkin
21.3.2007 tarih ve 437 sayılı işlemin iptali ile 2001-2006 yıllarında
maaşından kesilen 320 YTL ve 2007/1-2-3-4 aylarında maaşından kesilen 42.00
YTL mutemetlik ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan
davanın, idari yargı yerinde değil,adli yargı
mercilerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden
reddine ilişkin bulunan Tekirdağ İdare Mahkemesinin 23.5.2008 günlü
E:2007/365- K:2008/472 sayılı tek hakim tarafından verilen kararının; bu
karara karşı yapılan itiraz başvurusunu aynı gerekçe ile reddeden Edirne
Bölge İdare Mahkemesinin 5.12.2008 günlü E:2008/957, K:2008/1156 sayılı
kararı ve karar düzeltme isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemenin
17.2.2008 günlü E:2009/84, K:2009/83 sayılı kararı ile kesinleştiği ve
hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması istemi
üzerine konu incelendi.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun İdari Dava Türleri ve İdari Yargı
Yetkisinin Sınırı başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler
hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka
aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler
tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiş
bulunmaktadır.
İdari
işlem ise idari makamların kamu gücü kullanarak ve idari usuller uygulamak
suretiyle idari işlevine ilişkin olarak yaptıkları, çeşitli hak ve
yükümlülükler doğuran, doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi
zorunlu, tek yanlı irade açıklamasıdır.
Tekirdağ
İdare Mahkemesi Başkanlığına verilen dava dilekçesinde davanın konusu,
"İshak Aydın'ın 2001-2006 yıllarında
maaşından, kanuna aykırı olarak kesilen toplam 320.00 YTL. mutemet
ücretinin yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine ilişkin başvurusunun
Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 21.3.2007 tarih ve B.08.4.MEM.4.59.00.01-410/437 sayılı yazısıyla reddine ilişkin idari
işlemin iptali ve kesilen toplam 320.00 YTL'nin
ve ayrıca 2006 Kasım, Aralık ayları ile 2007 Ocak, Şubat, Mart ve Nisan
aylarında kesilen 42.00 YTL'nin yasal faizi ile
birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesi talebidir." şeklinde
açık olarak ortaya konulmuştur.
Dava
dilekçesinde ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere, maaşlar üzerinden
kesilerek mutemet olarak belirlenen emekli olmuş eski okul personeline
ödenmesi kararlaştırılan mutemetlik ücreti, her yıl mevzuat gereği toplanan
öğretmenler kurulunda oylamayla saptanmış ve mutemetlik hizmeti bu kişi
tarafından yerine getirilmiştir.
Davacı
öğretmenin kamu hukukundan kaynaklanan maaş ve ücretinden hukuka aykırı bir
şekilde kesinti yapıldığı iddiasıyla iadesini istediği tutar, maaşın bir
parçasıdır. Kesintinin dayanağı ise, İlk Öğretim Kurumları Yönetmeliği
hükümlerine göre yani kamu kanunu ve mevzuatı gereğince toplanan
öğretmenler kurulunda alınan kararlardır.
Dolayısıyla davanın konusu olan, maaştan hukuka aykırı olarak
yapıldığı iddia edilen ve iadesi talep edilen mutemetlik ücreti
kesintisinin; öğretmenler kurulu toplantısında alınan idari bir karara
dayandığı, bu kararın, muhalif kalan öğretmenler arasında bulunan davacı
hakkında dahi rızasına bakılmaksızın uygulandığı anlaşılmakla kamu gücüne
dayanılarak tesis edilmiş bir idari işlemin sonucu olduğu görülmektedir.
Ortada, özel hukuk ilişkilerinde temel olan tarafların rızasına
dayalı bir mutemetlik sözleşmesi bulunmadığına göre, maaşından hukuka
aykırı olarak yapılan kesintinin iadesi yolundaki başvurusunun reddine
ilişkin idari işlemin iptali ve haksız kesintinin yasal faiziyle iadesi
istemine ilişkin olarak idareye karşı açılmış bir davanın görüm ve çözüm
yerinin adli yargı olması hukuken mümkün değildir.
Açıklanan
nedenlerle Tekirdağ İdare Mahkemesinin davanın görev yönünden reddine
ilişkin bulunan 23.5.2008 günlü E:2007/365 K:2008/472 sayılı kararının
niteliği itibariyle yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi
nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci maddesi
uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:
Aydın
50.Yıl İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yapan davacı, 2001-2006 yıllarında maaşından kesilen toplam 320,00-TL
mutemet ücretinin yasal faizi ile iadesi başvurusunun reddine ilişkin
21.3.2007 tarih ve 437 sayılı işlemin iptali ile 2001-2006 yıllarında
maaşından kesilen 320,00-TL ve 2006 yılı Kasım-Aralık ayları ile 2007 yılı
Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarında maaşından kesilen 42.00-TL mutemetlik
ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açmıştır.
Tekirdağ
İdare Mahkemesi Hakimi tarafından verilen
23.5.2008 günlü, E:2007/365, K:2008/472 sayılı kararla; öğretmenler
kurulunun davacının da katıldığı toplantılarında, kendi iradeleriyle
onaylamış oldukları anlaşma sonucu, öğretmenlerin özlük haklarının ve
ödemelerinin daha hızlı bir şekilde yerine getirilmesi için, 17.7.2000
tarihinde emekli olan bir öğretmenle mutemetlik sözleşmesi yapıldığı ve bu
sözleşme neticesinde, dava konusu yıllarda kesintilerin yapıldığı
anlaşılmakta olup; olayda taraflar arasında sözleşme serbestisi esası
çerçevesinde alacak-borç ilişkisi doğuran ve nitelik itibariyle özel hukuk
alanını ilgilendiren bir sözleşme olduğunun anlaşılmakta olduğu, bu haliyle
uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinin görev alanına
girdiği gerekçesiyle dava görev yönünden reddedilmiştir.
Davacı
vekili tarafından, Tekirdağ İdare Mahkemesi Hakimi
tarafından verilen 23.5.2008 günlü, E:2007/365, K:2008/472 sayılı kararın
hukuka aykırı olduğu belirtilerek kanun yararına bozulmasının istenilmesi
üzerine Danıştay Başsavcılığı "yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu
ifade eden" sözkonusu kararın, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına
bozulmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun
Yararına Bozma" başlıklı 51. maddesinde; bölge idare mahkemesi
kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca
ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden
kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka
aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum
üzerine veya kendiliğinden başsavcı tarafından kanun yararına temyiz
olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun
yararına bozulacağı, bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme
veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı, bozma kararının
bir örneğinin ilgili bakanlığa gönderileceği ve Resmi Gazete'de
yayımlanacağı düzenlemeleri yer almaktadır.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari
Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde; idari
işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile
hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal
edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiş
bulunmaktadır.
İdari
işlem ise idari makamların kamu gücü kullanarak ve idari usuller uygulamak
suretiyle idari işlevine ilişkin olarak yaptıkları, çeşitli hak ve
yükümlülükler doğuran, doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi
zorunlu, tek yanlı irade açıklamasıdır.
1739
sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim
Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 27.8.2003 günlü, 25212 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin
"Öğretmenler Kurulu" başlıklı 94.maddesinde ;
öğretmenler kurulunun, okul müdürünün başkanlığında müdür
yardımcıları ile bütün öğretmenler ve okul rehber öğretmenleri ile
ilköğretim ile ilköğretim kurumunun özelliği dikkate alınarak kurumda
görevli uzman ve usta öğreticilerden oluşacağı, müdürün bulunmadığı
zamanlarda öğretmenler kuruluna varsa müdür başyardımcısı, yoksa
görevlendireceği müdür yardımcılardan birinin başkanlık edeceği, öğretmenler
kurulunun; ders yılı başında, ikinci yarıyıl(24.12.2007 tarih ve 26619
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik ibare; dönem)
başında, ders yılı sonunda ve okul yönetimince gerek duyulduğunda
toplanacağı, kurulun toplantı günleri ve gündeminin, müdür tarafından iki
gün önceden yazılı ve imza karşılığı ilgililere duyurulacağı, ilk
toplantıda önceki yılın değerlendirilmesi ile yeni öğretim yılı çalışma
esaslarının belirleneceği ve iş bölümünün yapılacağı, ders yılı içinde
yapılan toplantılarda çalışmaların gözden geçirilip değerlendirileceği,
eksiklik ve aksaklıkların giderilmesi için alınacak önlemlerin görüşüleceği
ve kararlaştırılacağı, ders yılı sonunda yapılan toplantıda öğrencilerin
devam-devamsızlık ve başarı durumlarının gözden geçirileceği, üst
makamlarca ve okul yönetimince verilen konuların görüşüleceği ve
kararlaştırılacağı, öğretmenler kurulunun toplantılarında alınan
kararların, tutanakla tespit edileceği ve toplantıya katılanlar tarafından
imzalanacağı, katılmayanların tutanakta belirtileceği, tutanakların
aslının, toplantı tutanakları dosyasında saklanacağı, alınan kararların,
karar defterine yazılacağı, uygulanmak üzere yönetici ve öğretmenler
tarafından imzalanacağı (24.12.2008 tarih ve 27090 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Yönetmelikle değişik yedinci fıkra; öğretmenler kurulu
toplantılarında alınan kararların, kurulca seçilen iki yazman tarafından
bir tutanağa yazılacağı ve imzalanacağı, toplantıya katılmayanların
tutanakla belirtileceği, toplantıda alınan kararların, karar defterine
yazılarak, uygulanmak üzere toplantıya katılmayanlar dahil tüm yönetici ve
öğretmenler tarafından imzalanacağı ve dosyasında saklanacağı),
toplantıların esasen ders saatleri dışında yapılması gerektiği, ancak,
ikili öğretim yapan okulların tüm öğretmenlerinin aynı anda toplanmalarına
gerek duyulduğunda, okul yönetimince bağlı bulunulan milli eğitim
müdürlüğüne bilgi verilmek şartıyla toplantı günlerinde yarım gün öğretim
yapılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın
incelenmesinden; Aydın 50.Yıl İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev
yapan davacının maaşından 2001-2006 yılları arasında 320,00-TL mutemetlik
ücreti kesintisininyapıldığı,ilgilikesintilerinheryılmevzuatgereğitoplananöğretmenlerkurulu kararları doğrultusunda yapıldığı,
davacının kesinti yapılmasına ilişkin kararların bir kaçında muhalif
kaldığı, davacının maaşından kesilen toplam 320,00-TL mutemet ücretinin
yasal faizi ile iade istemiyle yaptığı başvurunun 21.3.2007 tarih ve 437
sayılı işlemle reddi üzerine bakılmakta olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Olayda
Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ile oluşumu,
çalışma usulü, görev ve yetkileri düzenlenen öğretmenler kurulunun almış
olduğu kararların niteliği önem arz etmekte olup; anılan Yönetmelikte
öğretmenler kurulu kararlarının uygulanmak üzere öğretmenler kurulu
toplantısına katılmayanlar dahil tüm yönetici ve öğretmenler tarafından imzalanacağıhükmüilealınankararlarınmuhalifkalan öğretmenler hakkında dahi rızasına bakılmaksızın uygulanıyor
olması hususları birarada değerlendirildiğinde;
Yönetmelikten aldığı yetkiye dayanarak görev yapan öğretmenler kurulunun
aldığı kararların muhalif olup olmadığı veya toplantıya katılıp
katılmadığına bakılmaksızın tüm öğretmenler üzerinde hukuki sonuçlar
doğurması nedeniyle idari nitelik taşıdığı açıktır.
Bu
durumda, davanın konusu olan, maaştan hukuka aykırı olarak yapıldığı iddia
edilen ve iadesi talep edilen mutemetlik ücreti kesintisinin; öğretmenler
kurulu toplantısında alınan idari bir karara dayandığı ve özel hukuk ilişkilerinde
temel olan tarafların rızasına dayalı bir mutemetlik sözleşmesinin
bulunmadığı, bu nedenle davacının maaşından yapılan mutemetlik ücreti
kesintilerinin iadesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin
iptali ve haksız kesintinin yasal faiziyle iadesi istemine ilişkin olarak
idareye karşı açılmış olan davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı
olması gerektiğinden adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın
görev yönünden reddi yolunda İdare Mahkemesi Hakimi
tarafından verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü
ile Tekirdağ İdare Mahkemesi Hakimi tarafından
verilen 23.5.2008 günlü, E:2007/365, K:2008/472 sayılı kararın 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına
etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın birer suretinin
Danıştay Başsavcılığı'na, Tekirdağ Valiliği'ne gönderilmesine ve bu kararın
Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 27.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
|