|
Yargıtay
7. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2009/6233
Karar No:2009/5541
Mahkemesi:İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:6/6/2006
Numarası:2006/129-581
Davacı:İl Dernekler Müd.
Davalı:Aydın İli ve İlçeleri Kültür ve Eğitim
Der.
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava
sonucunda verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın
yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle,
dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin
açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni
Kanunu'nun 87. maddesi hükmüne göre açılmış derneğin kendiliğinden sona
erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde davanın
İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nün 20/1/2005
tarih ve 2005/1292 sayılı yazısı ile açıldığı, esas defterine kaydedildiği,
mahkemece tensip yapılıp duruşma günü belirlenmeden dosya üzerinde yapılan
inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve verilen hükmün
temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Usulü
Kanunu'nun 73. maddesi hükmünde "Kanunun gösterdiği istisnalar
haricinde hakim her iki tarafı istima
veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere
tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.", 5253 sayılı Dernekler
Kanunu'nun 18. maddesinin birinci fıkrası hükmünde “Bu kanunla ilgili
olarak hukuk mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır.”,
36. maddesinin son cümlesi hükmünde ise "Bu kanunda hüküm bulunmayan
hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır."
denilmektedir. Gerek sözü edilen ve gerekse diğer kanunlarımızda
derneklerle ilgili hukuk davalarının duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde
yapılan inceleme ile sonuçlandırılacağına ilişkin başka bir hüküm de
bulunmamaktadır. Açıklanan hukuksal olgular birlikte değerlendirildiğinde
dernekler ile ilgili hukuk davalarında mahkemelerce duruşma yapılması,
yargılamanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonuçlandırılması
gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, dava
derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemiyle açıldığına göre az
yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözönüne
alınarak mahkemece öncelikle tensip yapılarak duruşma günü belirlenmesi ve
duruşma gününün taraflara tebliği, duruşmaya geldiklerinde taraflardan
davaya karşı diyeceklerinin ve varsa delillerinin sorulması, gösterecekleri
delillerin toplanması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller
birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken,
duruşma açılmaksızın davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile
sonuçlandırılması isabetsiz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun
yararına bozma istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.un 427/6 maddesi hükmüne göre ve sonuca etkili
olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Kararın onaylı bir örneğinin
Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığı'na, yerel mahkemesine
gönderilmek üzere dava dosyasının ve kararın onaylı bir örneğinin yüksek
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 3/12/2009
gününde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
7. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2009/6386
Karar No:2009/5848
Mahkemesi:İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:29/12/2006
Numarası:2006/1355-1558
Davacı:İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü
Davalı:Türkiye İsrail Dostluk ve İşbirliği
Derneği
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda
verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, dosya incelendi,
dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin
açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni
Kanunu'nun 87. maddesi hükmüne göre açılmış derneğin kendiliğinden sona
erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde davanın
İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nün 12/10/2006
tarih ve 28130 sayılı yazısı ile açıldığı, esas defterine kaydedildiği,
mahkemece tensip yapılıp duruşma günü belirlenmeden dosya üzerinde yapılan
inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve verilen hükmün
temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Usulü
Kanunu'nun 73. maddesi hükmünde "Kanunun gösterdiği istisnalar
haricinde hakim her iki tarafı istima
veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere
tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.", 5253 sayılı Dernekler
Kanunu'nun 18. maddesinin birinci fıkrası hükmünde “Bu kanunla ilgili
olarak hukuk mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü
uygulanır.”, 36. maddesinin son cümlesi hükmünde ise "Bu kanunda hüküm
bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır."
denilmektedir. Gerek sözü edilen ve gerekse diğer kanunlarımızda
derneklerle ilgili hukuk davalarının duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde
yapılan inceleme ile sonuçlandırılacağına ilişkin başka bir hüküm de
bulunmamaktadır. Açıklanan hukuksal olgular birlikte değerlendirildiğinde
dernekler ile ilgili hukuk davalarında mahkemelerce duruşma yapılması,
yargılamanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonuçlandırılması gerektiğikuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, dava
derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemiyle açıldığına göre az
yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözönüne
alınarak mahkemece öncelikle tensip yapılarak duruşma günü belirlenmesi ve
duruşma gününün taraflara tebliği, duruşmaya geldiklerinde taraflardan
davaya karşı diyeceklerinin ve varsa delillerinin sorulması, gösterecekleri
delillerin toplanması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller
birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken,
duruşma açılmaksızın davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile
sonuçlandırılması isabetsiz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun
yararına bozma istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.un 427/6 maddesi hükmüne göre ve sonuca etkili
olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Kararın onaylı bir örneğinin
Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığı'na, yerel mahkemesine
gönderilmek üzere dava dosyasının ve kararın onaylı bir örneğinin yüksek
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 10/12/2009
gününde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
7. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2009/6387
Karar No:2009/5849
Mahkemesi:Akşehir
Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:17/4/2008
Numarası:2008/228-187
Davacı:Davaname (KH)
Davalı:Akşehir Belediyesi Spor Kulübü Derneği
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki davanın
yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hükmün kanun yararına
bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay C. Başsavcılığı
tarafından istenilmekle, tetkik hakiminin açıklamaları
dinlendi. Gereği görüşüldü:
Akşehir Cumhuriyet
Başsavcılığının 9/4/2008 tarihli davanamesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/b
maddesi gereğince davalı dernek genel kurulunun iptali istenildiği,
mahkemece dosya üzerinden mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli ve
yetkili Akşehir Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi biçiminde karar
verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü
Kanununun 7. maddesinde "Diğer bir mahkeme yahut idari makam veya
yargı merciinin görevine giren bir dava veya iş kendisine arz olunan
mahkeme, duruşma yapmadan görevsizlik kararı verebileceği gibi davanın her
safhasında kendiliğinden görevli olmadığına da karar verebilir."
denilmiş devamında ise "Görev itirazı davanın her safhasında ileri
sürülebilir." hükmü getirilmiştir. Yine aynı yasanın 27.
maddesinde ise "mahkeme vazifedar veya selahiyettar olmadığından dolayı dava arzuhalinin
reddine karar verdiği takdirde arzuhali ve dava dosyasına ait olduğu
mahkemeye gönderir ve yeniden harç alınmaz." denilmektedir. Bu yasal
düzenlemeler dikkate alındığında mahkemece görevsizlik kararı verilmesi
halinde dava dilekçesinin reddine de karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Nevar ki mahkemece görevsizlik kararı verildiği
halde dava dilekçesinin reddine de karar verilmediğinden oluşturulan hüküm
usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
Hal böyle olunca Yargıtay C.
Başsavcılığının HUMK'nun 427/6 maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteminin açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün
sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA,
Kararın onaylı bir örneğinin
Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına,onaylı bir örneğinin Yüksek Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına, dava dosyasının da yerel mahkemesine gönderilmek
üzere Yüksek Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine, 10/12/2009
gününde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
18. Hukuk Dairesinden:
Esas No :
2009/8811
Karar No :
2009/12227
YARGITAY İLAMI
Davacı Çetin Turgut ile davalı
Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 6/5/2008 günlü ve 2008/29 Esas-187 Karar sayılı kararın
yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 2/7/2009 gün ve Hukuk-2009/166446 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı Çetin Turgut tarafından
açılan soyadının düzeltilmesi davasında, yapılan yargılama sırasında 6/5/2008 tarihli oturumda nüfus idaresi temsilcisi hazır
olmadığı halde hüküm verildiği, soyadının düzeltilmesine dair hükmün ilan
edilmesine ilişkin karar verilmediği anlaşılmıştır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri
Kanununun 36/1-a maddesinde "Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları,
düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum
üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu
yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları
Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru
huzuru ile görülür ve karara bağlanır." hükmü yer almaktadır.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu
Kanun hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda hüküm
verilmesi,
4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun 27. maddesi uyarınca soyadının düzeltilmesine dair hükmün ilan
edilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 21/12/2009 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
|