|
Esas Sayısı : 2005/29
Karar Sayısı:
2009/138
Karar Günü:
8.10.2009
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu
(E.2005/29),
(E.2006/10)
İTİRAZLARIN
KONUSU :
27.1.2000 günlü, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un 5.
maddesinin (a) fıkrasının, “hakimler ve savcılar” ile “Devlet memurları ve
diğer kamu görevlileri” yönünden Anayasa’nın 7.,
128. ve 140. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemidir.
I- OLAY
Emekli bir
Mülkiye Başmüfettişi ile Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tarafından, temsil
tazminatı ödenecek kişilerin ve tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin
olarak çıkarılan Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan
davalarda itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
İtiraz başvurularının gerekçelerinde özetle,
Anayasa’nın 7. maddesinde yer alan yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye
Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği kuralı
uyarınca idarenin düzenleme yetkisinin sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir
yetki olduğu, yasayla düzenlenmesi Anayasa’da hüküm altına alınmış bir
konuda yasama organının idareye düzenleme yetkisi vermesinin yasama
yetkisinin devri anlamını taşıyacağı, Anayasa’nın 140. maddesinde hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve
ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev
yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin
kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili
veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması
ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren
suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük
işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre
kanunla düzenleneceğinin öngörüldüğü, Anayasa’nın 128. maddesinde de
memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük
işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verildiği, itiraz konusu
kuralla makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan
Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek olanlara temsil tazminatı
ödenmesinin hüküm altına alındığı, hakim ve savcıların mali haklarının
Anayasanın 140. maddesi uyarınca yasa ile düzenlenmesi gerekirken bu konuda
düzenleme yapma yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi ve “yüksek hakimlik
tazminatı” öngörülen kadrolarda bulunanlardan temsil tazminatı verilecek
olanların Bakanlar Kurulunca belirlenmesinin öngörülmesi nedeniyle itiraz
konusu kuralın hakim ve savcılar yönünden Anayasa’nın 7. ve 140.
maddelerine aykırı olduğu, Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin
mali haklarının da Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca yasa ile düzenlenmesi
gerekirken bu konuda düzenleme yapma yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi
ve “makam tazminatı” öngörülen kadrolarda bulunanlardan temsil tazminatı
verilecek olanların Bakanlar Kurulunca belirlenmesinin öngörülmesi
nedeniyle itiraz konusu kuralın Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri
yönünden Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
III- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
27.1.2000 günlü,4505 sayılı Yasa’nın itiraz konusu kuralı
da içeren 5. maddesi şöyledir:
“a) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu
ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre makam veya yüksek
hâkimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar Kurulu
Kararı ile belirlenecek olanlara 30 000 gösterge rakamının memur
aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek
üzere temsil tazminatı ödenir. Temsil tazminatı göstergelerini kadro
ve görev unvanı itibariyle farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
b) Temsil tazminatı, damga vergisi hariç herhangi
bir vergiye tabi tutulmaz ve bu tazminata hak kazanma ve ödemelerde makam
tazminatı ile yüksek hâkimlik tazminatına ilişkin hükümler uygulanır.
c) Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan
hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı
statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmez. Bu tazminata hak kazananlara
personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı
ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen
yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik
ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net
tutarından mahsup edilir. Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına
uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür. Benzeri
ödemelerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının
teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir. Bu tazminat her ne
şekilde olursa olsun ikramiyelerin veya başka bir ödemenin hesaplanmasında
dikkate alınmaz.
d) Makam tazminatı ile yüksek hâkimlik tazminatı
ödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye
ayrılanlara temsil tazminatları bulundukları en üst görev esas alınarak
ödenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurularında, Anayasa’nın 7., 128. ve
140. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca E.2005/29 sayılı dosyada 5.4.2005 gününde, E.2006/10
sayılı dosyada 7.2.2006 gününde yapılan ilk inceleme toplantılarında,
dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine
oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
27.1.2000 günlü, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle
İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi
Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (a) fıkrasının, “Devlet memurları ve diğer
kamu görevlileri” yönünden iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan
itiraz başvurusuna ilişkin 2006/10 Esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/29 Esas
sayılı dava ile birleştirilmesine, esasının kapatılmasına, esas incelemenin
2005/29 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 8.10.2009 gününde
oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları, işin esasına ilişkin
rapor, iptali istenilen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, Anayasa’nın 7. maddesinde yer
alan yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine
ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği kuralı uyarınca idarenin düzenleme
yetkisinin sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetki olduğu, yasayla
düzenlenmesi Anayasa’da hüküm altına alınmış bir konuda yasama organının
idareye düzenleme yetkisi vermesinin yasama yetkisinin devri anlamını
taşıyacağı, Anayasa’nın 140. maddesinde hakim ve
savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici
veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması
açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması ve
yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işlerinin
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenleneceğinin öngörüldüğü, Anayasa’nın 128. maddesinde de memurların ve
diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,
hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin
kanunla düzenleneceği hükmüne yer verildiği, itiraz konusu kuralla makam
veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar
Kurulu kararı ile belirlenecek olanlara temsil tazminatı ödenmesinin hüküm
altına alındığı, hakim ve savcıların mali haklarının Anayasanın 140.
maddesi uyarınca yasa ile düzenlenmesi gerekirken bu konuda düzenleme yapma
yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi ve “yüksek hakimlik tazminatı” öngörülen
kadrolarda bulunanlardan temsil tazminatı verilecek olanların Bakanlar
Kurulunca belirlenmesinin öngörülmesi nedeniyle itiraz konusu kuralın hakim
ve savcılar yönünden Anayasa’nın 7. ve 140. maddelerine aykırı olduğu,
Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin mali haklarının da
Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca yasa ile düzenlenmesi gerekirken bu
konuda düzenleme yapma yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi ve “makam
tazminatı” öngörülen kadrolarda bulunanlardan temsil tazminatı verilecek
olanların Bakanlar Kurulunca belirlenmesinin öngörülmesi nedeniyle itiraz
konusu kuralın Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri yönünden
Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa’nın 7. maddesinde, “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Bu yetki devredilemez.”; 128. maddesinde, “…Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”; 140. maddesinde de “…Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve
ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici
veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması
açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması ve
yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir…” denilmektedir.
Anayasa’nın anılan maddeleri uyarınca yasayla
düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırları
belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütme
organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa’ya uygun
olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi, sınırsız,
belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.
İtiraz konusu kuralda, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim
Personel Kanununa göre makam veya yüksek hâkimlik tazminatı öngörülen
kadrolarda bulunanlardan Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek olanlara
30.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı
sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödeneceği ve
temsil tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle farklı
olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu belirtilmektedir.
Temsil tazminatı, Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca
Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin, 140. maddesi uyarınca hakimlerin ve savcıların yasayla düzenlenmesi gereken
özlük hakları kapsamında yer almaktadır.
İtiraz konusu kural ile temsil tazminatı ödenecek
kişiler ile temsil tazminatı göstergelerinin belirlenmesi hususlarında
Bakanlar Kuruluna düzenleme yetkisi verilmiştir.
Temsil tazminatı ödenecek kişilerin belirlenmesi
hususunda Bakanlar Kuruluna verilen yetki sınırsız değildir. Temsil
tazminatı ödenebilmesi için bulunulması gereken kadrolar yasa koyucu
tarafından belirlenmiş ve bu kadrolarda bulunanlar arasından temsil
tazminatı ödenecek kişilerin tespiti konusunda Bakanlar Kuruluna yetki tanınmıştır.
Buna göre, kişilerin temsil tazminatı alabilmeleri için öncelikle 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek
Öğretim Personel Kanununa göre makam veya yüksek hâkimlik tazminatı öngörülen
kadrolarda bulunmaları gerekmektedir. Bu suretle temsil tazminatı
alabilecek kişiler bakımından çerçeve belirlenmiş ve bu kapsam dahilinde temsil tazminatı ödeneceklerin tespiti
hususunda Bakanlar Kuruluna sınırlı bir yetki verilmiştir.
Temsil tazminatı göstergelerinin belirlenmesi
hususunda Bakanlar Kuruluna tanınan yetki de sınırsız bir yetkiyi ifade
etmemektedir. Ödenecek temsil tazminatı miktarının üst sınırı yasa koyucu
tarafından belirlenmiş ve bu miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı
göstergelerinin kadro ve görev unvanı itibariyle farklı olarak tespiti konusunda
Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu belirtilmiştir. Buna göre, 30.000
gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu
bulunacak miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödenecektir. Bu miktarı
geçmemek kaydıyla Bakanlar Kuruluna temsil tazminatı göstergelerinin, kadro
ve görev unvanı itibariyle farklı olarak belirlenmesi hususunda sınırlı bir
yetki verilmiştir.
İtiraz konusu kuralla, temsil tazminatı ödenecek
kişilerin bulunması gereken kadroların niteliği ve bu kişilere ödenecek
temsil tazminatı tutarının üst sınırı belirlenerek Bakanlar Kuruluna bu
çerçevede ve sınırlı olarak düzenleme yetkisi verilmesi, yasama yetkisinin
devri niteliğini taşımamakta ve hakimler ve savcılar
ile Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarının yasayla
düzenleneceğinin öngörüldüğü Anayasa hükümlerine aykırı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu Yasa kuralı
Anayasa’nın 7., 128. ve 140. maddelerine aykırı
değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT,
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Fettah OTO
bu görüşe katılmamıştır.
VII- SONUÇ
27.1.2000
günlü, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un 5.
maddesinin (a) fıkrasının, “hakimler ve savcılar”
ile “Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri” yönünden Anayasa’ya aykırı
olmadığına ve itirazın REDDİNE,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya
KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Fettah OTO’nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 8.10.2009 gününde
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
Üye
Mustafa YILDIRIM
|
Üye
Cafer ŞAT
|
Üye
Fettah OTO
|
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Serruh KALELİ
|
KARŞIOY YAZISI
İtiraz
konusu kuralla, “hakimler ve savcılar” ile “Devlet
memurları ve diğer kamu görevlileri”nden temsil tazminatı
öngörülen kadrolarda bulunan kişilerden kimlere temsil tazminatı
verileceğinin ve belli bir üst sınırı aşmamak üzere verilecek temsil
tazminatı miktarının belirlenmesi, Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır.
Anayasa’nın
128. maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin, 140. maddesinde de
hakim ve savcıların aylık ve ödeneklerinin kanunla
düzenleneceği öngörülmüştür. Kanunda sadece temsil tazminatının üst sınırı
belirlenerek, sıfır ile bu üst sınır arasında kalan miktardan kimlere ne
kadar verileceğinin Bakanlar Kurulu'nun takdirine bırakılması, Anayasa'nın
öngördüğü anlamda yasa ile düzenleme sayılamaz.
Kuralın,
Anayasa’nın 128. ve 140. maddelerine aykırılık nedeniyle iptali gerektiği
düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Başkanvekili
Osman
Alifeyyaz PAKSÜT
Esas Sayısı : 2005/29
Karar Sayısı:
2009/138
KARŞIOY GEREKÇESİ
27.1.2000 günlü 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un
5. maddesinin (a) fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel
Kanununa göre makam veya yüksek hâkimlik tazminatı öngörülen kadrolarda
bulunanlardan Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara 30 000
gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu
bulunacak miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödenir. Temsil
tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle farklı olarak
belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” denilmiş, itiraz yoluna başvuran
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca da Kural’ın “hâkimler ve savcılar”
ile “devlet memurları ve diğer kamu görevlileri” yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
İtiraz konusu kuralla temsil tazminatı ödenecek
kişiler ile üst sınırı Yasa’da gösterilmiş tazminatın, hangi ölçüt esas alınarak
ne miktarda ödeneceği hususlarının belirlenmesinde Bakanlar Kurulu yetkili
kılınmıştır.
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında,
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük
işleri kanunla düzenlenir.”; 140. maddesinin üçüncü fıkrasında da hâkim ve
savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici
veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması
açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri
sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması ve
yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”
denilmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin bir çok
kararında belirtildiği gibi, Anayasa’da yasa ile düzenlenmesi öngörülen konularda
yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin
verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı,
tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle, Anayasa’da öngörülen ayrık
durumlar dışında, yürütme organına yasalarla düzenlenmemiş bir alanda genel
nitelikte kural koyma yetkisi verilemez. Yürütme organına düzenleme yetkisi
veren bir yasa kuralının Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için
temel ilkelerin konulması, çerçevenin çizilmesi, sınırsız, belirsiz, geniş
bir alanın yürütmeye bırakılmaması gerekir. Yürütme organına, ancak temel
kurallar konulup, çerçeve çizildikten sonra, uygulamaya dönük ayrıntılar
ile uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin konuların düzenlenmesi
bırakılabilir.
İtiraz konusu düzenleme ile yalnızca temsil
tazminatı üst sınırının gösterilmesiyle yetinilmesi, temsil tazminatının
kimlere, hangi ölçüt esas alınarak, ne miktarda ödeneceği hususlarının,
yasa ile düzenlenmeyerek bu konularda Bakanlar Kuruluna geniş yetki
tanınması, yasama yetkisinin devri niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu düzenlemenin
Anayasa’nın 7., 128. ve 140. maddelerine aykırı olduğu
ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Esas Sayısı : 2005/29
Karar Sayısı:
2009/138
KARŞIOY YAZISI
4505 sayılı Yasa’nın 5.
maddesinin itiraza konu(a)
fıkrasında,“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve
Savcılar Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre makam
veya yüksek hâkimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar
Kurulu Kararı ile belirlenecek olanlara 30 000 gösterge rakamının memur
aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek
üzere temsil tazminatı ödenir. Temsil tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle
farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” denilmektedir.
Anayasa’nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin Türk
Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve
devredilemeyeceği öngörülmüştür. Buna göre, yasa koyucu temel ilkeleri
koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz
bir alanı, yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir.
Yasa koyucu, gerektiğinde sınırlarını belirlemek
koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir. Bu bağlamda,
ekonomik, teknik veya benzeri alanlarda temel kurallar saptandıktan sonra
ayrıntıların düzenlenmesinin idareye verilmesi, yasama yetkisinin devri
olarak nitelendirilemez.
İtiraz konusu kural ile temsil tazminatı ödenecek
kişilerin belirlenme yetkisi Bakanlar Kurulu’na tanınmıştır. Bu yetki
uyarınca, makam veya yüksek hakimlik tazminatı
öngörülen kadrolarda bulunanlardan kimlere temsil tazminatı ödeneceği
Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecektir. Bu durumda, yüksek hakimlik ve makam tazminatı öngörülen kadrolarda
bulunanlar, tazminat gösterge rakamları yönünden farklı gruplar içinde yer
aldıklarından, bu kişiler arasında bir ayrım yapmak ve belirlenen kişilere
temsil tazminatı vermek ve miktarlarını belirlemek yetkisi itiraza konu
düzenlemeyle Bakanlar Kurulu’na verilmiş bulunmaktadır.
Temsil tazminatının kimlere, ne miktarda ödeneceği
yasa ile belirlenmeden Bakanlar Kurulu’na yetki tanınması, yasama
yetkisinin devri niteliğini taşımaktadır.
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında,
memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının,
görev ve yetkilerinin, hak ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ile
diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği öngörülmüştür. Bu öngörü
uyarınca, kamu görevlilerinin, aylık ve ödeneklerinin yasa ile düzenlenmesi
gerekmektedir.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali
haklarının, özlük hakları kapsamında olduğu, temsil tazminatının da, bu
kapsamda yer aldığı tartışmasızıdır.
İtiraz konusu kural, makam tazminatı alanlar
arasından kimlerin temsil tazminatı alacağının saptanması konusunu Bakanlar
Kurulunun takdirine bırakmıştır. Buna göre, yasayla düzenlenmesi gereken
bir konu, yürütmenin düzenleme alanına bırakılmıştır. Bu durum, “makam
tazminatı” öngörülen kamu görevlileri yönünden anayasaya aykırı
bulunmaktadır.
Anayasa’nın 140. maddesinin üçüncü fıkrasında “Hakim ve savcıların …
diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve
hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.” denilmektedir.
Hakim ve savcıların mali haklarının, özlük hakları
kapsamında olduğu, temsil tazminatının da, bu kapsamda yer aldığı
açıktır.
Anayasa’nın 140. maddesinde, hakim
ve savcıların özlük işlerinin kanunla düzenleneceği ve söz konusu düzenlemenin
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre yapılacağı
belirtilmektedir.
Hakimlik ve savcılık teminatı, hakim ve savcıların
nitelikli görev yapma olanaklarının sürdürülmesinin sağlanmasıdır
Bu düzenleme ile hakimlerin
görevlerini her türlü etkiden uzak, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun
olarak vicdani kanaatlerine göre yerine getirebilmeleri için diğer kamu
görevlilerinden farklı bazı güvenceler verilmiştir. Özlük işlerinin kanunla
düzenlenmesinin öngörülmesi de bu güvencenin gereğidir. Temsil tazminatının
da bu kapsamda olduğu açıktır.
İtiraz konusu kural, “yüksek hakimlik
tazminatı” alanlar arasından kimlerin temsil tazminatı alacağının saptanması
konusunu Bakanlar Kurulunun takdirine bırakmıştır. Buna göre, yasayla
düzenlenmesi gereken bir konu, yürütmenin düzenleme alanına bırakılmıştır.
Bu durum, “yüksek hakimlik tazminatı” öngörülen
kamu görevlileri yönünden anayasaya aykırı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural,
Anayasa’nın 7., 128. ve 140. maddelerine aykırı
olduğundan İptali gerekir.
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
|