← Resmî Gazete · 29 Aralık 2009 · Sayı 27447

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 18. ve 21. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

29 Aralık 2009 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 27447

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2009/5240

Karar No: 2009/10496

YARGITAY İLAMI

Davacı Ahmet Özler’e velayeten annesi Şerif Özler ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12/8/2008 günlü ve 2008/154-340 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/4/2009 gün ve Hukuk-2009/100868 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Mahkemece, davacı Ahmet Özler’in 17/11/1992 olan doğum tarihi 17/6/1994 olarak düzeltilmişse de, adı geçen kişi nüfusa 30/11/1992 tarihinde kaydedilmiştir. Bir kişinin doğmadan nüfusa kaydı söz konusu olamayacağından bu suretle bir düzeltme nüfus kayıtlarında çelişki yaratacaktır.

Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında çelişki yaratmamak ya da yaşamın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 19/11/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2007/21990

Karar No: 2008/15800

YARGITAY İLAMI

Mahkemesi: Karaman İcra Mahkemesi

Tarihi: 14/9/2006

Numarası: 2005/7-2006/172

Davacı (3. Kişi): AYGÜN İNEKÇİOĞLU vek. Av. Sevim Sarı Öztürk

Davalı: KARAMAN İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın H.U.M.K.'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2007 tarih ve 2007/143438 sayılı Karaman İcra Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 14/9/2006 gün ve 2005/7 E. 2006/172 K. sayılı kararının HUMK'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi incelendi.

Davacı 3. kişi tarafından Karaman İcra Müdürlüğüne karşı açılan davada; Boşandığı eşi Ömer İnekçioğlu'nun borcundan dolayı Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2002/3047 Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibi sırasında kendisine ait ev eşyalarının 18/1/2005 tarihinde İİK'nun 97/a maddesi uygulanmak suretiyle haczedildiğini belirterek şikayet yoluyla icra memurunun işleminin iptaline karar verilmesinin istendiği; Mahkemece söz konusu uyuşmazlık istihkak davası olarak nitelendirilerek "İstihkak iddiasının Kabulü ile Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2002/3047 Esas sayılı takip dosyasında yapılan muhafaza ve hacze ilişkin işlemin İİK'nun 97. ve devamı maddeleri gereğince kaldırılmasına" karar verildiği görülmüştür.

Davacı 3. kişi haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek haciz işleminin iptalini talep ettiğinden uyuşmazlığın istihkak davası olarak nitelendirilmesi doğrudur. Ancak istihkak davasında asıl çekişme 3. kişi ile alacaklı arasında bulunduğundan takip alacaklısı zorunlu olarak davalıdır. Davacı her ne kadar sadece İcra Müdürlüğünü davalı olarak göstererek dava açmış ise de Mahkemece yapılması gereken takip alacaklısının davaya katılımının sağlanması ve bu nedenle takip alacaklısına dava dilekçesi ve davetiye tebliğ olunarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

Öte yandan 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 4949 sayılı Yasa'nın 101. maddesi ile değişik 363. maddesi hükmüne göre alacak miktarı dikkate alınarak mahkemece verilen kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de istihkak davalarında alacak ve hacizli malların değerinden hangisi az ise o miktar dava değerini oluşturduğundan takip konusu alacağın 598.035.714.250 TL (598.035.71 YTL) olduğu hacizli malların değerinin ise 3.200.00 YTL olup 2006 yılında verilen kararlar için İİK'nun 363. maddesi hükmüne göre temyizde kesinlik sınırının 3.12.00 YTL olarak uygulandığı gözetildiğinde gerek alacak gerekse hacizli malların değeri itibariyle hükmün kesin olarak verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.