|
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
Esas No: 2008/1914
Karar No: 2009/13138
İnceleme Kararın
Mahkemesi:Kadıköy 5. Aile Mahkemesi
Tarihi:13/3/2007
Numarası:Esas No: 2006/744Karar No: 2007/148
Davacı:Ayşe Petek Arıcan
Davalı:İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü
Küçük:Efe Kartal
Vasi:Nermin Fügen Altuntaş
Dava Türü:Evlat Edinme
Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Ayşe Petek Arıcan'ın İstanbul İl Sosyal Hizmetler
Müdürlüğüne karşı açtığı davada, 22/10/2005
tarihli evlat edinme geçici bakım sözleşmesiyle kendisine teslim edilen
20/12/2004 doğumlu Efe Kartal'ı evlat edinmek istediği, 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun 463 üncü maddesi uyarınca vesayet altındaki küçüğün evlat
edinilmesi hususunda vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da
izninin alındığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile adı geçen
küçüğün davacı tarafından evlat edinilmesine, ayrıca küçüğün anne isminin
Ayşe Petek, soyadının da Arıcan olarak nüfusa
kayıt ve tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
Söz
konusu davada, adı geçen davacı Türk Medeni Kanununun 307 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Evli
olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir."
hükmüne göre küçüğü evlat edinmiştir.
Anılan
Kanunun 314 üncü maddesinde evlat edinmenin hükümleri düzenlenmiş olup, bu
maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında:
"Evlatlık
küçük ise evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse çocuğa yeni
bir ad verebilir. Ergin olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse
evlat edinenin soyadını alabilir.
Eşler
tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan
küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları
yazılır." Hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda
değinilen 314 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre evlat edinilen küçük,
evlat edinenin soyadını alacaktır. Mahkemece evlat edinme kararı
verilirken, küçüğün soyadına ilişkin olarak bir hüküm verilmesine gerek
bulunmamaktadır.
Yine,
314 üncü maddenin dördüncü fıkrasına göre, ayırt etme gücüne sahip olmayan
küçüğün nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları
yazılması, eşler tarafından birlikte evlat edinme hali için öngörülmüştür.
Tek başına evlat edinme durumunda, küçüğün ana ve baba adı olarak evlat
edinenin adının yazılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu
itibarla, mahkemece evlat edinme kararının verilmesi ile yetinilmesi
gerekirken, idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde evlat edinilen küçüğün
anne adı ve soyadına ilişkin olarak da hüküm kurulması usul ve yasaya uygun
bulunmamıştır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 2/7/2009
|