|
Karar Sayısı
: 2009/15032
16 Haziran 2005 tarihinde Kanberra’da
imzalanan, 7/4/2009 tarihli ve 5883 sayılı Kanunla
onaylanması uygun bulunan ilişik “Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya
Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma”
ile Ek Protokol’ün onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 13/5/2009 tarihli ve
610 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25/5/2009 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
C. ÇİÇEKB. ARINÇA. BABACANM. AYDIN
Devlet Bak. ve Başb. Yrd.Devlet
Bak. ve Başb. Yrd.Devlet Bak. ve Başb. Yrd.Devlet
Bakanı
C. ÇİÇEKF. N. ÖZAKM. Z. ÇAĞLAYANF.
ÇELİK
Devlet Bakanı V.Devlet Bakanı Devlet BakanıDevlet Bakanı
E. BAĞIŞS. A. KAVAFC. YILMAZS.
ERGİN
Devlet BakanıDevlet BakanıDevlet BakanıAdalet Bakanı
M. V. GÖNÜLB. ATALAYB. ATALAYM.
ŞİMŞEK
Milli Savunma Bakanıİçişleri BakanıDışişleri Bakanı V.Maliye Bakanı
N. ÇUBUKÇUM. DEMİRR. AKDAĞB. YILDIRIM
Milli Eğitim BakanıBayındırlık ve İskân BakanıSağlık BakanıUlaştırma Bakanı
N. ÇUBUKÇUÖ. DİNÇERN. ERGÜNÖ. DİNÇER
Tarım ve Köyişleri
Bakanı V.Çalışma
ve Sos. Güv. BakanıSanayi ve Ticaret BakanıEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V.
E. GÜNAYV.
EROĞLU
Kültür ve Turizm
BakanıÇevre
ve Orman Bakanı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE AVUSTRALYA ARASINDA
YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE
KORUNMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA
Türkiye
Cumhuriyeti ve Avustralya (“Taraflar”),
Özellikle
bir Taraf yatırımcılarının diğer Tarafın ülkesindeki yatırımlarıyla ilgili
olarak, sermaye akışını teşvik etmenin ekonomik etkinlik ve kalkınma
açısından önemini kabul ederek ve bu akışın, Tarafların aralarındaki ekonomik
ilişkileri ve teknik işbirliğini geliştirmekteki rolünün ayırdında olarak,
İstikrarlı
bir yatırım ortamı meydana getirmek ve ekonomik kaynakların en etkin
biçimde kullanılmalarını sağlamak üzere, yatırımların adil ve hakkaniyete
uygun muameleye tabi tutulmasının arzu edildiğini kabul ederek;
Bir
Taraf yatırımcılarının diğer Tarafın ülkesindeki yatırımlarının, bu Tarafın
yasaları çerçevesinde gerçekleştirileceğini kabul ederek;
ve
Bu
amaçların takibinin, yatırımların korunmasına yönelik ilkelerin ve bu ilkelerin
Tarafların ülkelerinde daha etkin bir biçimde uygulanması için tasarlanmış
kuralların açık bir biçimde ifade edilmesi ile kolaylaşacağını kabul
ederek,
Aşağıdaki
şekilde anlaşmaya varmışlardır:
MADDE 1
TANIMLAR
1.
Bu Anlaşmanın amaçları bakımından:
(a)
“yatırım” , taraflardan birinin yatırımcıları tarafından yatırılan ve diğer
Tarafça kendi hukukuna ve zaman içinde uygulanan yatırım politikalarına
tabi olarak kabul edilen her türden varlığı ifade eder ve aşağıdakileri
kapsar:
(i)
ipotek, tedbir, rehin gibi hakları içermek üzere maddi ve gayri maddi
mülkiyet hakları,
(ii) hisse senetleri ve sermaye hisseleri gibi, fakat
bunlarla kısıtlı olmamak kaydıyla, tüzel bir kişiliğe katılımın herhangi
bir şekli,
(iii) para ya da ekonomik değer taşıyan bir alacak,
(iv)
telif, patent, ticari marka, ticari isim, endüstriyel tasarım, ticari sır, know-how ve ticari itibara
ilişkin hakları da kapsayan fikri mülkiyet hakları,
(v)
tarım, ormancılık, balıkçılık ve hayvancılıkla iştigal etme; doğal
kaynakları araştırma veya çıkarma, ürünleri üretme, kullanma ve satma
haklarını kapsayan, kanun veya sözleşme ile tanınan ekonomik bir değer
taşıyan iş imtiyazları ve ekonomik faaliyeti sürdürmek için gereken diğer
haklar,
(vi) tesislerin örgütlenme ve operasyonları, fikri
mülkiyet hakları dahil olmak üzere mülkiyet
haklarının edinimi, kullanımı ve idaresi, fon yaratma ve döviz alım satımı
gibi yatırımlarla ilgili faaliyetler.
(b)
“hasılat”, bir yatırımdan elde edilen ya da
türeyen; kar, temettü, faiz, sermaye kazançları, royalti
ödemeleri, yönetim ya da teknik yardım ödemeleri, fikri mülkiyet haklarıyla
bağlantılı ödemeler ve tüm diğer yasal gelirleri kapsayan bir meblağ
anlamına gelir.
(c)
“yatırımcı”,
(i)
bir tüzel kişi; ya da
(ii) Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olan bir gerçek
kişi; ya da
(iii) Avustralya vatandaşı ya da daimi mukimi olan
gerçek kişi anlamına gelir.
(d)
“tüzel kişi”, maddi kazanç için örgütlenip örgütlenmediğine; özel mülkiyete
konu olup olmadığına ya da sınırlı ya da sınırsız sorumlu olarak
örgütlendiğine bakılmaksızın,
i)
Taraflardan birinin hukuku çerçevesinde; ya da
ii) bu Maddenin 1(d)(i) paragrafında tanımlanan bir
yapı ya da paragraf 1(c)(ii) ya da 1(c)(iii)’de tanımlanan bir gerçek kişi tarafından sahip
olunan ya da kontrol edilen ve üçüncü bir ülkenin mevzuatı çerçevesinde;
kurulan, birleştirilen, oluşturulan ya da diğer
biçimlerde usulüne uygun olarak örgütlenen ve şirket, birlik, ortaklık ya
da hukuki olarak tanınan diğer bir yapılanma anlamına gelir.
(e)
“daimi mukim” Avustralya hukukuna göre Avustralya’daki ikameti zamana bağlı
tutulmamış gerçek kişi anlamına gelir.
(f)
“serbestçe çevrilebilir döviz”, Uluslararası Para Fonu’nca sınıflandığı
biçimiyle serbestçe kullanılabilir döviz ya da uluslararası döviz
piyasalarında yaygın biçimde ticareti yapılan döviz anlamına gelir.
(g)
“ülke”, kara ülkesi ve kara suları yanında Taraflardan herbirinin
doğal kaynakların araştırılması, çıkarılması ve korunması amacıyla,
uluslararası hukuka uygun olarak, üzerinde yargılama veya egemenlik
haklarının bulunduğu deniz alanlarını ifade eder.
2.
Bu Maddenin 1(a) paragrafının amaçları açısından, yatırıma dönüşmüş hasılatlar, yatırım olarak muamele görecekler ve
varlıkların yatırım veya yeniden yatırımda kullanım biçiminde herhangi bir
değişiklik, bunların yatırım olma niteliğini etkilemeyecektir.
3.
Paragraf 1 (d) (ii) açısından “sahiplik” ya da
“kontrol” meselesi, özel durumun olgusal özelliklerine bağlı olacaktır.
Aşağıdaki olgular, diğerleri yanında, böylesi bir mülkiyet ya da kontrolün
delili olarak kabul edilecektir:
(a)
tüzel kişinin sermayesinde etkin bir kontrolü mümkün kılacak esaslı bir
doğrudan ya da dolaylı ortaklık, söz gelimi, özellikle sermayenin %
50’sinden fazlasına doğrudan ya da dolaylı katılım ya da çoğunluk hisselerine
sahip olma; ya da
(b)
aşağıdakileri mümkün kılacak biçimde oy haklarının doğrudan ya da dolaylı
kontrolü
(i)
yönetim ya da işleyiş üzerinde nihai erkin icrası; ya da
(ii) yönetim kurulu ya da diğer herhangi bir yönetsel
merciin oluşumu üzerinde nihai erkin icrası.
MADDE 2
ANLAŞMANIN UYGULANMASI
1.
Bu Anlaşma ne zaman yapılmış olursa olsun tüm yatırımlara uygulanacaktır.
Anlaşma yürürlüğe girmesinden önce ortaya çıkan uyuşmazlıklara
uygulanmayacaktır.
2.
Taraflardan birinin bir tüzel kişisi, üçüncü bir ülkenin bir vatandaşı ya
da tüzelkişisinin
sahipliği ya da kontrolü altındaysa, Taraflar kendi yasalarına bağlı
olarak, bu Anlaşmanın tanıdığı hak ve faydaların böylesi bir tüzel kişiliğe
genişletilmemesine, ortaklaşa istişare ile karar verebilirler.
3.
Bu Anlaşma, 1. Maddenin 1 (d) (ii) paragrafı
kapsamındaki üçüncü bir ülkenin mevzuatına göre kurulmuş olan bir tüzel
kişiye, aynı konuyla ilgili olarak bu üçüncü ülkeyle var olan yatırımların
korunması anlaşmasının hükümlerine başvurulmuşsa, uygulanmayacaktır.
4.
Bu Anlaşma aşağıdaki hallerde, Avustralya’nın vatandaşı olmayıp, daimi
mukimi olan gerçek kişilere uygulanmayacaktır:
(a)
aynı konuyla ilgili olarak, Türkiye Cumhuriyeti ile bu şahsın yurttaşı
olduğu üçüncü ülke arasında var olan yatırımların korunması anlaşmasının
hükümlerine başvurulmuşsa; ya da
(b)
şahıs, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı ise.
MADDE 3
YATIRIMLARIN TEŞVİKİ VE KORUNMASI
1.
Her bir Taraf; ülkesinde, diğer Tarafın yatırımcılarının yatırımlarını
mümkün olduğunca teşvik edecek ve kendi kanunları ve zaman içinde uygulanan
yatırım politikalarına uygun olarak yatırımları kabul edecektir.
2.
Her bir Tarafın yatırımcılarının yatırımları daima adil ve eşit bir
muameleye tabi tutulacak ve diğer Tarafın ülkesinde tam koruma ve güvenliğe
sahip olacaktır. Hiç bir Taraf, kanunlarına tabi olarak, bu gibi
yatırımların yönetimine, sürdürülmesine, kullanımına, tasarruffuna,
genişletilmesine veya elden çıkarılmasına, keyfi veya haklı olmayan
tedbirlerle, hiç bir şekilde engel olmayacaktır.
3.
İşbu Anlaşma, Taraflardan birinin bir yatırımcısının, diğer Tarafın işbu
Anlaşmanın hükümlerinden daha elverişli olan herhangi bir kanun veya
politikasının hükümlerinden faydalanmasına engel olmayacaktır.
MADDE 4
YATIRIMLARIN TEŞVİKİ
1.
Her bir Taraf ülkesindeki yatırımlara ve bunlarla ilgili faaliyetlere,
kendi kanun ve nizamları ve yatırım politikaları çerçevesinde, benzer
durumlarda üçüncü bir ülke yatırımcılarının yatırımlarına tanınandan daha
az elverişli olmayacak bir şekilde izin verecektir.
2.
Her bir Taraf, kurulmuş olan bu yatırımlara, hangisi elverişli ise, benzer
durumda kendi kanunları, nizamları ve yatırım politikaları çerçevesinde
kendi yatırımcılarının yatırımlarına veya herhangi bir üçüncü ülke
yatırımcılarına tanıdığından daha az elverişli olmayacak bir şekilde
muamele edecektir.
3.
Her bir Taraf, kendi kanunlarına uygun olarak, ülkesinde yatırımlar yapan
diğer Taraf yatırımcılarının ve bunlarca yatırımlarla ilgili faaliyetler
için istihdam edilen personelin, kendi yatırımcılarıyla olan uyuşmazlıkları
ile ilgili dava açmak ve haklarını tatbik etmek maksadıyla, yetkili adli
veya idari makamlarına başvurabilmesini temin edecek, kendi
yatırımcılarının (üçüncü bir ülkede gerçekleştirilen tahkim dahil olmak üzere) diğer Tarafın yatırımcıları ile
yapılmış yatırımlar ile ilgili uyuşmazlıkları nasıl çözeceğini
belirlemesine izin verecek ve sonuç olarak verilecek herhangi bir hükmün
veya kararın tanınmasını ve tenfizini
sağlayacaktır.
4.
Bu Madde’nin hükümleri bir Tarafın, Taraflardan birinin taraf olduğu
aşağıdaki anlaşmalardan kaynaklanan herhangi bir muamele, tercih veya
ayrıcalığı, diğer tarafın yatırımlarına tanımasını gerektirmeyecektir.
(a)
mevcut veya gelecekteki gümrük birlikleri, serbest ticaret anlaşmaları,
bölgesel ekonomik entegrasyon teşkilatları, veya
benzer uluslararası anlaşmalar,
(b)
tamamen veya kısmen vergilendirme ile ilgili mevcut veya gelecekte
imzalanacak anlaşma.
MADDE 5
PERSONELİN GİRİŞİ VE
İKAMETİ
1.
Her bir Taraf, vatandaş olmayanların girişi ve ikameti ile ilgili zaman
içinde uygulanan kanunlarına tabi olarak, diğer Tarafın yatırımcısı olan
gerçek kişilerin ve bu diğer Tarafın tüzel kişilerince istihdam edilen
personelin yatırımlarla bağlantılı faaliyetlerde bulunması amacıyla
ülkesine girmesine ve ülkesinde kalmasına izin verecektir.
2.
Her bir Taraf, zaman içinde uygulanan kanunlarına tabi olarak, ülkesinde
yatırım yapmış bulunan diğer Taraf yatırımcılarının tercih ettiği anahtar
teknik ve yönetici personeli, vatandaşlığı ne olursa olsun, ülkesinde istihdam
etmesine izin verecektir.
MADDE 6
KANUNLARIN ŞEFFAFLIĞI
Her
bir Taraf, kanunları, nizamları ve yatırım politikalarının anlaşılmasını
teşvik etme görüşüyle, eğer varsa, diğer Tarafın yatırımcılarının
ülkesindeki yatırımları ile ilgili olan veya bunları etkileyen bu gibi
kanunları, nizamları ve yatırım politikalarını kamuya duyuracak ve çabucak
ulaşılabilir hale getirecektir.
MADDE 7
KAMULAŞTIRMA VE
DEVLETLEŞTİRME
1.
Hiç bir Taraf, aşağıda belirtilen koşullara uyulmadıkça, diğer Tarafın
yatırımcılarının yatırımlarını devletleştirmeyecek, kamulaştırmayacak veya
devletleştirme veya kamulaştırmaya (bundan sonra “kamulaştırma” olarak
işaret edilecek) eşit etkisi bulunan önlemlere konu etmeyecektir:
(a)
kamulaştırmanın, kamulaştırmayı yapan Tarafın dahili
ihtiyaçları ile ilgili kamu yararı için ve yürürlükteki hukuk çerçevesinde
olması;
(b)
kamulaştırmanın ayrımcı olmaması; ve
(c)
hızlı, yeterli ve etkin bir tazminat ödemesinin kamulaştırmaya eşlik
etmesi.
2.
Bu Madde’nin 1(c) paragrafında bahsedilen tazminat, yatırımın
kamulaştırılması veya olası kamulaştırmanın halk tarafından alenen
öğrenilmesinden hemen önceki piyasa değeri esas alınarak hesap edilecektir.
Bu değerin çabucak belirlenemediği durumlarda, tazminat, genel olarak
tanınan değerlendirme prensipleri ve yatırılan sermaye, amortisman,
ülkeye geri dönen sermaye, değiştirme değeri ve döviz kuru hareketleri ve
diğer ilgili faktörleri dikkate alan adil prensiplere uygun olarak
kararlaştırılacaktır.
3.
Tazminat, aşırı gecikme olmaksızın ödenecek, önlemlerin alındığı tarihten
ödeme tarihine kadar ilgili geçerli orandan faiz içerecek ve tarafların
ülkeleri arasında serbestçe transfer edilebilir olacaktır. Tazminat esasen
yatırım yapıldığı döviz cinsinden veya, yatırımcı
tarafından talep edilirse, diğer herhangi bir serbestçe çevrilebilir döviz
cinsinden ödenebilir olacaktır.
MADDE 8
KAYIPLAR İÇİN TAZMİNAT
Bir Taraf herhangi bir ülkenin vatandaşları veya şirketlerince
ülkesinde yapılan yatırımlarla ilgili kayıplara ilişkin, savaş veya diğer
silahlı çatışma, ihtilal, olağanüstü hal, iç karışıklık veya diğer benzer
olaylar sebebiyle herhangi bir tedbir aldığında, zararların iadesi, tazmini
veya diğer bir şekilde halli ile ilgili diğer Tarafın yatırımcılarına
sağladığı muamele, bu Tarafın kendi yatırımcılarına veya üçüncü bir ülkenin
yatırımcılarına tanıdığından daha az elverişli olmayacaktır.
MADDE 9
TRANSFERLER
1.
Her bir Taraf bir yatırımla ilgili bütün transferlerin serbestçe ve gecikme
olmaksızın ülkesi içine ve dışına yapılmasına iyi niyetle izin verecektir.
Bu gibi transferler aşağıdakileri kapsar:
(a)
başlangıç sermayesine ek olarak yatırımın idamesi veya genişletilmesi için
kullanılan her şekilde ilave sermaye;
(b)
hasılat;
(c)
bir yatırımın tümünün veya bir kısmının satışı veya tasfiyesinden elde edilen
meblağlar;
(d)
Madde 8 çerçevesinde ödenecek tazminatlar;
(e)
yatırımlarla ilgili kredilerden kaynaklanan ana para
ve faiz ödemeleri;
(f)
yatırımla ilgili olarak ülke dışından gelen personelin maaş, ücret,
harcanmamış kazançları ve diğer gelirleri;
(g)
Madde 13 çerçevesinde bir yatırım uyuşmazlığından kaynaklanan ödemeler.
2.
Aksi yatırımcı ve ev sahibi Tarafça kararlaştırılmadıkça, transferler,
yatırımın yapılmış olduğu serbestçe çevrilebilir para birimi veya herhangi
bir serbestçe çevrilebilir para birimiyle ve transferin yapıldığı tarihte
geçerli olan döviz kuru üzerinden yapılacaktır.
3.
Paragraf 1, bir Tarafın iflas ve ödemelerin tatili ile ilgili kanunlarının
adil ve ayrımcı olmayacak şekilde uygulanmasına ve yargısal muameleler
sonucundaki hükümlerin yerine getirilmesine ve tediyesine halel getirmeyecektir.
MADDE 10
HALEFİYET
1.
Eğer bir Taraf yatırımcısının yatırımı, ticari olmayan risklere karşı
kanuni bir sistem dahilinde sigorta edilmişse,
sigortalayanın ilgili sigorta anlaşmasının şartlarından kaynaklanan her
türlü halefiyeti diğer Tarafça tanınacaktır.
2.
Sigortalayan, yatırımcının kullanmaya yetkili olabileceği haklar dışında
hiç bir hakkı kullanmaya yetkili olmayacaktır.
3.
Sigortalayanın sözkonusu Tarafın bir
yatırımcısına bir ödeme yapması ve sözkonusu
yatırımcının haklarını ve taleplerini devir almış olması halinde, bu
yatırımcı, ödemeyi yapan sigortalayan adına hareket etmesine izin verilmedikçe,
diğer Tarafa karşı bu hakları ve talepleri takip edemez.
4.
Bir Taraf ile sigortalayan arasındaki uyuşmazlıklar, işbu Anlaşmanın 13.
Maddesi hükümleri uyarınca çözümlenecektir.
MADDE 11
TARAFLAR ARASINDA
İSTİŞARELER
Taraflar,
içlerinden birinin talebi üzerine, işbu Anlaşmanın yorumu veya uygulanması
ile ilgili konularda istişarelerde bulunacaklardır.
MADDE 12
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ
1.
Taraflar, işbu Anlaşmanın yorumu veya uygulaması ile ilgili her türlü
uyuşmazlığa iyi niyet ve işbirliği ruhu içinde, çabuk ve adil bir çözüm
arayacaklardır. Bu bakımdan, Taraflar bu tür çözümlere ulaşmak için
doğrudan ve anlamlı görüşmeler yapmayı kabul ederler. Eğer Taraflar,
aralarındaki uyuşmazlığın başlamasından sonra altı ay içinde anılan bu
yöntemle uzlaşmaya varamazlarsa, uyuşmazlık herhangi bir Tarafın talebi
üzerine, üç üyeli bir tahkim heyetine veya Tarafların aralarında
anlaştıkları diğer herhangi bir uyuşmazlıkların çözümü yöntemine
götürülebilir.
2.
Tahkim işlemleri, bu gibi işlemleri başlatan Tarafça, diğer Tarafa
diplomatik yollardan bildirimde bulunulması üzerine başlatılacaktır. Bu
gibi bir bildirim, sözkonusu iddianın temelini ve
elde edilmeye çalışılan çarenin tabiatını özet olarak öne süren bir
açıklamayı içerecektir.
3.
Her bir Taraf talebin alınmasından itibaren altmış gün içinde, birer hakem
tayin edecektir. İki hakem, ikincisinin atanmasından itibaren otuz gün
içinde, her iki Tarafla diplomatik ilişkisi bulunan üçüncü bir devlet
vatandaşı olan üçüncü bir hakemi Başkan olarak seçeceklerdir. Taraflar
üçüncü hakemin seçilmesinden itibaren otuz gün içinde Tahkim Heyetinin
Başkanı olarak hareket edecek bu hakemin seçilmesini onaylayacaklardır.
4.
Taraflardan birinin belirlenen süre içerisinde üçüncü hakemin seçilmesini
onaylayacak bir hakem tayin edememesi halinde, diğer TarafUluslararası Adalet Divanı
Başkanı’ndan sözkonusu atamayı yapmasını talep
edebilir.
5.
Eğer iki hakem, atanmalarından itibaren iki ay içinde Heyet Başkanının
seçimi konusunda anlaşma sağlayamazlarsa; Heyet Başkanı, Taraflardan
birinin talebi üzerine Uluslararası Adalet Divanı Başkanı tarafından
seçilecektir.
6. Uluslararası Adalet Divanı Başkanı, işbu Maddenin 4’üncü ve
5’inci paragraflarında belirtilen hallerde görevini yerine getirmekten
alıkonursa veya bu şahıs Taraflardan birinin vatandaşı ise seçim Başkan
Yardımcısı tarafından yapılacaktır ve Başkan Yardımcısı da anılan görevi
yerine getirmekten alıkonursa veya Taraflardan birinin vatandaşı ise seçim
Taraflardan birinin vatandaşı olmayan en kıdemli Divan üyesi tarafından
yapılacaktır.
7.
Bu Madde’de belirtildiği şekilde atanmış hakemlerden birinin istifa etmesi
veya görevini yerine getirmeye muktedir olmayacak hale gelmesi durumunda,
halef bir hakem asıl hakemin atanması için tarif edildiği şekilde atanacaktır
ve halef asıl hakemin tüm yetki ve görevlerine sahip olacaktır.
8.
Tahkim Heyeti ehliyeti ile ilgili bütün soruları karara bağlayacak ve
Taraflar arasındaki herhangi bir anlaşmaya tabi olarak, kendi usul
kurallarını belirleyecektir.
9.
Tahkim Heyeti, Tahkim Heyeti Başkanınca kesinleştirilen zamanda ve yerde
toplanacaktır. Bundan sonra, Tahkim Heyeti nerede ve ne zaman toplanacağını
kararlaştıracaktır.
10.
Tahkim Heyeti Taraflara adil bir duruşma sağlayacaktır. Tahkim Heyeti bir
Tarafın yokluğunda bir karar verebilir. Herhangi bir karar yazılı olarak
verilecek ve yasal gerekçesini ifade edecektir. Kararın imzalanmış bir nüshası
her bir Tarafa iletilecektir.
11.
Aksi kararlaştırılmadıkça, Başkanın seçildiği tarihten itibaren sekiz ay
içinde, bütün beyanlar yapılacak, bütün duruşmalar tamamlanacak ve Tahkim
Heyeti-hangisi daha sonra gerçekleşirse- son beyanlardan veya duruşmaların
bittiği tarihten sonra iki ay içinde karara varacaktır.
12.
Tahkim Heyeti karar almadan önce, duruşmaların herhangi bir aşamasında
Taraflara, uyuşmazlığın anlaşma yoluyla çözülmesini teklif edebilir. Tahkim
Heyeti kararını işbu Anlaşmanın hükümlerini, her iki Tarafın neticelendirdiği
uluslararası anlaşmaları ve uluslararası hukukun genel olarak tanınmış
prensiplerini dikkate alarak verecektir.
13.
Her bir Taraf kendi atanmış hakeminin masraflarını karşılayacaktır. Heyet
Başkanının masrafları ve tahkimin yürütülmesi ile ilgili diğer masraflar
her iki Tarafça eşit olarak üstlenilecektir. Bununla birlikte, Tahkim
Heyeti harcamaların daha yüksek bir oranının Taraflardan biri tarafından
üstlenilmesine karar verebilir.
14.
Tahkim Heyeti nihai ve bağlayıcı olan kararlarını oy çokluğu ile
verecektir.
15.
Eğer bir uyuşmazlık, bu Anlaşmanın 13. Maddesi uyarınca bir uluslararası
tahkim mahkemesine sunulmuş ve hala orada çözüm beklemekte ise, aynı
uyuşmazlık işbu Madde hükümleri uyarınca başka bir uluslararası tahkim
mahkemesine sunulmayacaktır. Bu, Taraflar arasında doğrudan ve anlamlı
görüşmeler yoluyla bağlantı kurmayı engellemeyecektir.
MADDE 13
BİR TARAF İLE DİĞER BİR TARAFIN YATIRIMCISI
ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ
1.
Bir Taraf ile diğer bir Tarafın bir yatırımcısı arasında bir yatırımla
ilgili bir uyuşmaz- lık çıkması durumda,
uyuşmazlığın tarafları uyuşmazlığı ilk önce danışmalar ve müzakereler
yoluyla çözmeye çalışacaklardır.
2.
Eğer sözkonusu uyuşmazlık danışmalar ve
müzakereler yoluyla altı ay içinde çözülemezse, yatırımcı paragraf 4’e tabi
olarak aşağıdakilerden birini seçebilir:
a)
Eğer her iki Taraf uyuşmazlığın çıktığı tarihte 1965 tarihli Devletler ile
Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü
Sözleşmesi’ne (“Sözleşme”) taraf ise, yatırımcı uyuşmazlığın çözümü
amacıyla Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü için Uluslararası Merkeze
(“Merkez”) Sözleşmenin 28 veya 36. Maddelerine göre uzlaştırma veya tahkim
için başvurabilir;
b)
yatırımcı aşağıda belirtilen şartlara tabi olarak uyuşmazlığı Birleşmiş
Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu’nun Tahkim Kurallarına
(1976) uygun olarak kurulmuş bir tahkim heyetine sunabilir:
(i)
Tahkim Heyeti üç hakemden oluşacaktır. Her bir Taraf bir hakemi seçecek, ve bu iki hakem karşılıklı anlaşma ile üçüncü
bir devlet vatandaşı olacak üçüncü bir hakemi, heyet başkanı olarak tayin
edeceklerdir. Bütün hakemler, yatırımcının diğer Tarafa uyuşmazlığı bu
alt-paragraf uyarınca tahkime sunma niyetini bildirdiği tarihten itibaren
iki ay içinde tayin edileceklerdir.
(ii) Gerekli atamaların yukarıda belirlenen süre
içersinde yapılmaması halinde, uyuşmazlığın her bir tarafı, herhangi bir
diğer anlaşmanın yokluğunda Daimi Tahkim Mahkemesi Genel Sekreterinden
gerekli atamaları yapmasını talep edebilir.
(iii) Tahkim kararı işbu Anlaşmaya uygun olarak
verilecektir.
(iv)
Tahkim Heyeti kararını oy çokluğu ile verecektir.
(v)
Tahkim Heyetinin kararı nihai ve bağlayıcı olacak ve uyuşmazlığın tarafları
kararın şartlarına itaat edecek ve uyacaklardır.
(vi) Tahkim Heyeti kararının temelini ifade edecek ve
kararının gerekçelerini verecektir.
(vii) Uyuşmazlığın her bir Tarafı, kendi hakeminin ve
tahkim duruşmalarındaki temsilinin masrafını üstlenecektir. Heyet
Başkanı’nın tahkim ile ilgili görevlerini ifası sırasındaki giderleri ve
tahkimin diğer masrafları uyuşmazlığın Taraflarınca eşit olarak
üstlenilecektir. Bununla birlikte, Tahkim Heyeti giderlerin daha fazla bir
kısmının uyuşmazlığın taraflarından biri veya diğerince üstlenilmesini
kararında belirtebilir ve bu karar uyuşmazlığın tarafları üze- rinde
bağlayıcı olacaktır.
c)
yatırımcı uyuşmazlığın diğer tarafının onayı ile uyuşmazlığı herhangi bir
diğer tahkim merciine sunabilir.
3.
Uyuşmazlığın her bir tarafı; yatırımı kabul eden Tarafın hukukuna uygun
olarak, bu Tarafın yetkili adli veya idari makamları önünde muhakeme
başlatabilecektir.
4.
Paragraf 13 (2) çerçevesinde tahkim yolunun seçiminin bir ön koşulu olarak,
yatırımcı her bir Tarafın adli veya idari makamları önünde aynı konu
hakkında girişimde bulunma veya işlemleri sürdürme konusundaki haklarından
feragat etmek zorundadır.
5.
Bir uyuşmazlığın işbu Madde’nin 2 (a) paragrafına uygun olarak bir
yatırımcı tarafından Merkez’e havale edilmesi halinde:
a)
diğer Taraf, Uzlaştırma ve Tahkim Muhakemeleri Kuruluşu için Merkezin Usul
Kurallarının amaçları bakımından, uyuşmazlığın Merkeze sunulmasına yönelik
rızasını vermiş sayılacaktır;
b)
uyuşmazlığın ortaya çıktığı Tarafın ülkesinde yürürlükte bulunan hukuka
göre kurulmuş veya teşekkül etmiş ve diğer Tarafın yatırımcılarınca
hisselerinin çoğunluğuna sahip olunan bir tüzel kişi, Sözleşmenin 25 (2)
(b) Maddesine uygun olarak, Sözleşmenin amaçları bakımından diğer Tarafın
tüzel bir kişisi olarak muamele görecektir.
6.
İşbu Madde’nin 2. ve 3. paragraflarında belirtilen şekilde harekete
geçildiğinde, hiç bir Taraf aşağıdaki şartlar oluşmadıkça uyuşmazlığı
diplomatik kanallar vasıtasıyla takip etmeyecektir:
a)
ilgili adli ve idari makamın, Merkezin Genel Sekreterinin, tahkim
yetkilisinin veya tahkim veya uzlaştırma komisyonunun sözkonusu
uyuşmazlıkla ilgili olarak yargılama hakkının olmadığına karar vermesi halinde; veya
b)
diğer Tarafın sözkonusu makamca verilen herhangi
bir hükme, karara, emre veya diğer bir tayine itaat etmemesi veya uymaması
halinde.
7. Bir yatırımla ilgili bir uyuşmazlıkla alakalı herhangi bir
yargılama usulünde, bir Taraf sözkonusu yatırımcının
bir sigorta veya garanti sözleşmesine uygun olarak, tazminat veya iddia
edilen kaybın tamamı veya bir kısmı için diğer bir şekilde tazminat
aldığını veya alacağını savunma, karşı-iddia, karşı dava hakkı olarak veya
diğer bir şekilde iddia edemez.
8.
Taraflardan birinin seçimi halinde, 13. Madde sözkonusu
Taraf ile Diğer tarafın bir yatırımcısı arasında yalnızca yerli menkul
kıymetler borsasından yapılan halka açık hisse senetlerinin ediniminden
oluşan ve yatırımcının bu şirkette %10’dan daha az hisse ya da oy hakkına
sahip olduğu yatırımlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanmayacaktır.
MADDE 14
YÜRÜRLÜĞE GİRME, SÜRE VE
YÜRÜRLÜKTEN KALKMA
1.
İşbu Anlaşma, her iki Tarafın işbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için
ülkelerinde gerekli anayasal işlemlerin tamamlandığını biribirlerine
yazılı olarak bildirdikleri tarihte yürürlüğe girecektir. İşbu Anlaşma 15
yıl süresince yürürlükte kalacak ve işbu Madde’nin 2. parag-
rafına uygun olarak sona erdirilmedikçe yürürlükte kalacaktır.
2.
Her bir Taraf, diğer Tarafa bir yıl önceden yazılı olarak bildirimde
bulunarak, işbu Anlaşmayı 15 yıllık ilk sürenin bitiminde veya daha sonra
herhangi bir zamanda sona erdirebilir.
3.
İşbu Anlaşma Taraflar arasında yazılı bir anlaşma ile değiştirilebilir.
Herhangi bir değişiklik, Taraflardan her birinin diğer Tarafa değişikliğin
yürürlüğe girmesi için gerekli tüm dahili
formaliteleri tamamladığını bildirmesi üzerine yürürlüğe girecektir.
4.
İşbu Anlaşmanın sona erme tarihinden önce yapılan ya da gerçekleşen ve bu
Anlaşmanın uygulanacağı yatırımlarla ilgili olarak, bu Anlaşmanın diğer
bütün Maddelerinin hükümleri, söz konusu sona erme tarihinden itibaren
ilave bir onbeş yıl daha yürürlükte kalacaktır.
Bu
Anlaşmayı Taraflar tam yetkili temsilcileri, huzurlarında imzalamışlardır.
İki
nüsha halinde Kanberra’da 16 Haziran 2005
tarihinde, Türkçe ve İngilizce dillerinde, her ikisi de eşit derecede
geçerli olmak üzere imzalanmıştır.
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ AVUSTRALYA
HÜKÜMETİ
HÜKÜMETİ
ADINA ADINA
Kürşad
TÜZMENMark
VAILE
Devlet
BakanıTicaret
Bakanı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE
AVUSTRALYA ARASINDAKİ
YATIRIMLARIN KARŞILIKLI
TEŞVİKİ VE KORUNMASI
ANLAŞMASI’NA EK PROTOKOL
Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ve Avustralya Hükümeti arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (Anlaşma)’nın
imzalanmasında, Anlaşmanın Tarafları:
(a)
İşbu Anlaşmanın amaçları bakımından, Avustralya ile ilgili olarak, “yatırım
politikaları”nın Yabancı Yatırımları Gözden
Geçirme İdare Heyeti tarafından yayımlanan politikalar olduğunu;
(b)
Anlaşmanın amaçları bakımından, özellikle Avustralya’nın yabancı sermaye
politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak, OECD
Sermaye Hareketlerinin Serbestleştirilmesi Kodu çerçevesinde yapmış oldukları
taahhütleri tekrar onaylamayı;
(c)
İşbu Anlaşmanın Madde 2 (4)’ünün amaçları bakımından, Avustralya’nın Avustralya’nın yerleşiği olan bir Türk vatandaşının,
Avustralya içinde yapılmış yatırımlarla ilgiliolarak, bir Avustralya vatandaşı
ile eşit haklara sahip olacağını tanıdığını not ederek; ve
(d)
İşbu Protokol’ün bu Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturacağını ve bu
Anlaşma ile aynı tarihte yürürlüğe gireceğini kabul ederler.
Bu
Protokol’ü Tarafların tam yetkili temsilcileri, huzurlarında
imzalamışlardır.
İki
nüsha halinde Kanberra’da 16 Haziran 2005
tarihinde, Türkçe ve İngilizce dillerinde, her ikisi de eşit derecede
geçerli olmak üzere imzalanmıştır.
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ AVUSTRALYA
HÜKÜMETİ
HÜKÜMETİ
ADINA ADINA
Kürşad
TÜZMENMark
VAILE
Devlet
BakanıTicaret
Bakanı
|