← Resmî Gazete · 22 Mayıs 2009 · Sayı 27235

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 13. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

22 Mayıs 2009 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 27235

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2008/3619

Karar No: 2009/6144

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Gemerek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Tarihi:5/6/2007

Numarası:Esas No: 2007/23 Karar No: 2007/65

Davacı:Nuran AY

Davalı:Ali AY

Dava Türü:Boşanma

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Nuran Ay vekili tarafından Ali Ay'a karşı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, 16/4/1990 doğumlu Ufuk Ay'ın velayetinin davacıya verilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dosyadaki nüfus kayıt örneğinden; velayeti davacıya verilen küçüğün annesinin, davalının boşandığı eşi olan Şerife olduğu, tarafların müşterek çocuğu olmadığı anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335'inci maddesinde "ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır" hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 404'üncü maddesinde de velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.

Sözü edilen yasal düzenlemelere göre velayet hakkı, münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup, evlat edinme hali hariç, anne ve baba dışında hiç kimseye tevdi olunamayacağından, mahkemece velayetin davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 1/4/2009

—— • ——

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2009/1827

Karar No: 2009/3253

Mahkemesi: Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Tarihi: 19/6/2007

Numarası: 2006/342-2007/233

Davacı: Abdülkadir Babahanoğlu vekili avukat Tezcan Çakmak

Davalı: Deniz Kurt (Deniz Tic.) vekili avukat Nezif Manav

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 22/4/2003 tarihinde çanak anten satın aldığını, 320,00 YTL.nı ödediğini, bakiye bedel 630,00 YTL.nı ödeyemeyince aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak takipten sonra ödemelerde bulunduğunu ileri sürerek, ödeme miktarına göre borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödemenin istirdadına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, takip tarihi itibariyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

Davacı, davalıya satış bedeli bakiyesini ödeyemediğinden, aleyhine icra takibi yapıldığını ancak takip tarihinden sonra fazlasıyla ödemelerde bulunduğunu ileri sürerek, bu davayı açmıştır. Hakim, iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, talepten fazlaya karar veremez. (HMUK 74. mad.) Davacı bakiye borcunu ödeyemediğini ve aleyhine bu nedenle takip yapıldığını ileri sürdüğüne göre, takip tarihi itibariyle borçlu olduğunu kabul etmiş olmaktadır. Bu nedenle, davacının dava tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davacının talebini aşar şekilde yanlış değerlendirme ile takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı olarak talep ettiği kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 12/3/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.