|
Yargıtay
2. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2008/3131
Karar
No:2009/3528
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Kilis Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:28/12/2006
Numarası:Esas No: 2005/581 Karar No: 2006/606
Davacı:Zerin Erinmez
Davalı:Hasımsız
Dava Türü:Gaiplik
Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Zerin Erinmez tarafından açılan davada eşi Mehmet İhsan Erinmez'in
gaipliğine karar verilmesinin istendiği mahkemece de davanın kabulüne karar
verildiği anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 32. maddesinde yer alan:
“Ölüm
tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber
alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu
ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar
verebilir.”
Hükmü uyarınca gaiplik kararının istenebilmesi için, aynı
Kanunun 33. maddesinde belirtildiği şekilde ölüm tehlikesinin üzerinden en
az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması
ve mahkemece, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan
kimselerin, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan
ilanla çağrılması gerekmektedir. Bu süre ilk ilanın yapıldığı günden
başlayarak en az altı aydır.
İncelenen
dosyadan, gaipliğine karar verilen Mehmet İhsan Erinmez'in
hakkındaki son haber alma tarihinin 10/12/2002
olduğu, dava tarihi itibariyle aradan üç yıl geçtiği anlaşılmıştır.
Mahkemece
Türk Medeni Kanununun 33. maddesinde öngörülen ikinci bir ilanın
yapılmaması ve son haber alma tarihinden itibaren en az beş yıl geçmeden
adı geçenin gaipliğine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 2/3/2009
—— • ——
Yargıtay
2. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2008/1912
Karar
No:2009/4076
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Bala Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:20/8/2002
Numarası:Esas No: 2002/180 Karar No: 2002/173
Davacı:Seda Akbaydoğan
Davalı:Muhammet Ali Akbaydoğan
Dava Türü:Boşanma
Temyiz Türü:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
vekilinin davalı aleyhine 9/8/2002 tarihinde
açtığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, tarafların boşanma
ve diğer hususlarda anlaştıklarına ilişkin taraf vekillerinin duruşmadaki
beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz
edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl
sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin
davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.
Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin
bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat
getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda
taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.
Taraflar
hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim
tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup,
toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup
olmadığının anılan Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken,
davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanları ile
boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 9/3/2009
—— • ——
Yargıtay
2. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2007/21189
Karar
No:2009/3020
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Sakarya 1. Aile Mahkemesi
Tarihi:28/3/2006
Numarası:Esas No: 2005/631 Karar No: 2006/172
Davacı:Arif Tarak
Davalı:Derya Beslan
Dava Türü:Soybağının Reddi
Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Arif Tarak'ın Derya Beslan'a karşı açtığı davada,
eski eşi olan davalının kendisinden habersiz olarak nüfusuna kaydettirdiği 18/10/2001 doğumlu Alper Tarak'ın babası olmadığına ve soybağının reddine karar verilmesini istediği,
mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin
kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 286/1. maddesinde; kocanın soybağının
reddi davası açarak babalık karinesini çürütebileceği, bu davanın ana ve
çocuğa karşı açılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan
Kanunun 426/2. maddesine göre bir işte yasal temsilcinin menfaati ile
küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamınca ilgilisinin
isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı
atanması gerekmektedir.
Bu
davada nesebi reddedilen küçük Alper ile annesinin menfaati çatışmaktadır.
Mahkemece;
küçüğe kayyım tayin ettirilmesi husumetin kayyıma yöneltilmesi gösterdiği
takdirde delillerin toplanması gerekirken küçüğe kayyım tayin ettirilmeden
eksik inceleme ile işin esasının incelenerek karar verilmesi usul ve yasaya
aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 23/2/2009
—— • ——
Yargıtay
2. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2008/8645
Karar
No:2009/4203
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Gönen Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Tarihi:21/3/2006
Numarası:Esas No: 2005/750 Karar No: 2006/135
Davacı:Hafize Gezer
Davalı:İsmail Duman
Dava Türü:Evlat Edinme
Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Hafize Gezer tarafından 26/12/2005
tarihinde açılan evlat edinme davasının yapılan yargılaması sonucunda,
davanın kabulü ile davalı İsmail Duman’ın adı geçen davacı tarafından evlat
edinilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinin birinci fıkrasında "evlat
edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş
küçük olması şarttır" hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki
nüfus kayıt örneklerinden 6/1/1964 doğumlu davacı
ile 2/6/1979 doğumlu davalı arasındaki yaş farkının onsekiz
yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece,
yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de
gerekirken, davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı
bulunmuştur.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 9/3/2009
|