← Resmî Gazete · 15 Nisan 2009 · Sayı 27201

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

15 Nisan 2009 ÇARŞAMBA

Resmî Gazete

Sayı : 27201

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/3131

Karar No:2009/3528

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Kilis Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi:28/12/2006

Numarası:Esas No: 2005/581 Karar No: 2006/606

Davacı:Zerin Erinmez

Davalı:Hasımsız

Dava Türü:Gaiplik

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Zerin Erinmez tarafından açılan davada eşi Mehmet İhsan Erinmez'in gaipliğine karar verilmesinin istendiği mahkemece de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 32. maddesinde yer alan:

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”

Hükmü uyarınca gaiplik kararının istenebilmesi için, aynı Kanunun 33. maddesinde belirtildiği şekilde ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması ve mahkemece, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimselerin, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağrılması gerekmektedir. Bu süre ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

İncelenen dosyadan, gaipliğine karar verilen Mehmet İhsan Erinmez'in hakkındaki son haber alma tarihinin 10/12/2002 olduğu, dava tarihi itibariyle aradan üç yıl geçtiği anlaşılmıştır.

Mahkemece Türk Medeni Kanununun 33. maddesinde öngörülen ikinci bir ilanın yapılmaması ve son haber alma tarihinden itibaren en az beş yıl geçmeden adı geçenin gaipliğine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 2/3/2009

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/1912

Karar No:2009/4076

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Bala Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi:20/8/2002

Numarası:Esas No: 2002/180 Karar No: 2002/173

Davacı:Seda Akbaydoğan

Davalı:Muhammet Ali Akbaydoğan

Dava Türü:Boşanma

Temyiz Türü:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin davalı aleyhine 9/8/2002 tarihinde açtığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, tarafların boşanma ve diğer hususlarda anlaştıklarına ilişkin taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının anılan Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanları ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 9/3/2009

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2007/21189

Karar No:2009/3020

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Sakarya 1. Aile Mahkemesi

Tarihi:28/3/2006

Numarası:Esas No: 2005/631 Karar No: 2006/172

Davacı:Arif Tarak

Davalı:Derya Beslan

Dava Türü:Soybağının Reddi

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Arif Tarak'ın Derya Beslan'a karşı açtığı davada, eski eşi olan davalının kendisinden habersiz olarak nüfusuna kaydettirdiği 18/10/2001 doğumlu Alper Tarak'ın babası olmadığına ve soybağının reddine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 286/1. maddesinde; kocanın soybağının reddi davası açarak babalık karinesini çürütebileceği, bu davanın ana ve çocuğa karşı açılacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 426/2. maddesine göre bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamınca ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atanması gerekmektedir.

Bu davada nesebi reddedilen küçük Alper ile annesinin menfaati çatışmaktadır.

Mahkemece; küçüğe kayyım tayin ettirilmesi husumetin kayyıma yöneltilmesi gösterdiği takdirde delillerin toplanması gerekirken küçüğe kayyım tayin ettirilmeden eksik inceleme ile işin esasının incelenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 23/2/2009

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/8645

Karar No:2009/4203

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Gönen Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Tarihi:21/3/2006

Numarası:Esas No: 2005/750 Karar No: 2006/135

Davacı:Hafize Gezer

Davalı:İsmail Duman

Dava Türü:Evlat Edinme

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Hafize Gezer tarafından 26/12/2005 tarihinde açılan evlat edinme davasının yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulü ile davalı İsmail Duman’ın adı geçen davacı tarafından evlat edinilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinin birinci fıkrasında "evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır" hükmü yer almaktadır.

Dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden 6/1/1964 doğumlu davacı ile 2/6/1979 doğumlu davalı arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de gerekirken, davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 9/3/2009